Zemheri Fırtınası’nın Başlangıcı

0

     ZEMHERİ FIRTINASI’NIN BAŞLANGICI

 

8 OCAK ZEMHERİ FIRTINASI’NIN BAŞLANGICI

Zemheri Fırtınası, Miladı takvime göre yılın ilk ayı olarak görünse’de mevsimlere göre kış ayı’nın ikinci ayıdır. 22 Aralık’ta başlayan bu Zemheri ayı 40 gün süren Zemheri veya Erbain soğukları olarak’ta anılmaktadır. 30 Ocak itibari ile de son bulmaktadır. 

Zemheri Arapça da “Kara kış” anlamına da gelmektedir.

 

Eski dönemlerde Zemheri gibi terimler genel olarak halk arasında büyük önem taşımaktaydı. Çünkü, halk takvime göre Zemheri ayının başlangıcını bilir ve hava durumunu ona göre çözümlerdi. Eski dönemlerde meteoroloji bilimi gelişmediği için insanlar Zemheri ayı’na bakarak mevsimin kış olduğunu ve Karakış’ın geldiğini bilir ve ona göre hareket ederlerdi. Günümüzde meteoroloji bilimi geliştiği için Zemheri ayı’nın geldiği bilgileri sadece takvim yapraklarında kaldı denilebilir. Bu fırtınalar-aylar popülerliğini yitirse de genel kültür açısından bilinmesinde fayda vardır. 

Ayrıca bu takvimi halen denizciler ve atalarımız-büyüklerimiz kullanmaktadır. Bizlerin de eski dönemlerde kullanılan bu takvimin nasıl bir akıldır ki her yıl bunun farkına varıp bu şekilde nitelendirmişler ve bu aylara isimler vermişlerdir. Bunun bilinci ile bu ayları unutmamakta-unutturmamakta bizlerin elinde. 

 

Çünkü, Halk takvimi; Bir bölge insanının kültürel miras olarak bize kazandırdığı toplumsal olgular, kurduğu tarihsel, töresel, dinsel, eğitimsel, inançsal bağın gelişmesinde bir katkı payı vardır. Zaman+Hayat ikilisi olarak da tanımlayabiliriz. 

Halk takvimi dediğimiz yerel takvim; bilinen yaygınlık kazanmış takvimlerden daha farklı olarak yılı bölümler. Ayları ve günleri başka bir biçimde adlandırır. Kimi zaman da doğal olaylara-doğal unsurlara iyi ya da kötü özellikler kazandırılarak-yüklenerek adlandırılmaktadır.

 

Zemheri Fırtınası halk arasında diğer bir tabiri ile “Kocakarı Soğuğu’da” denilmektedir. Bu deyimin nereden geldiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, bu soğuklarda ihtiyar-yaşlı insanların üşüdüğü için bu ad verildiği düşünülmektedir.

Ne demiş büyüklerimiz;

“Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi?

Sen bu işin sonunu düşünmedin mi?”

 

“Zemheri’den sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.”

 

“Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar.”

 

Zemheri Arapça da kış anlamına gelen zem ile Farsça da uğultu anlamındaki harir kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuştur.

ZEMHERİR İLE ZEMHERİ ARASINDAKİ FARK;

Halk diline göre, kış mevsiminin en şiddetli zamanı olarak kabul edilen zemheri, zemherir (erbain) ve hamsin dönemi olmak üzere iki döneme ayrılmaktadır. Zemheri geniş anlamıyla 22 Aralık ile 21 Mart arasındaki 3 aylık dönemin tümüne verilen isimdir. Zemherir ise bu 3 aylık kış döneminin en sert geçtiği varsayılan 40 günlük dönemine (22 Aralık-31 Ocak) verilen isimdir. Hamsin dönemi 31 Ocak-21 Mart tarihlerini kapsayan 50 günlük bir dönemdir. Zemherir ve Hamsin dönemleri (yani toplam 90 günlük soğuk dönem) zemheri olarak adlandırılan dönemi oluşturmaktadır.

 

Zemheri Şiiri; 

ZEMHERİ KIŞINDA

Mevsimlerden kış, ayın adı Zemheri

Saçakları buz tutan evimde 

Kaç Zemheri ayında soğuk yediğimi

Tarhana pişirip ısıttım içimi

Hiç üşümedin mi zemheri ayında

Ayları, günleri sayar dururum 

Kara güneş dayanmaz, soğuğa vücut dayanmaz oldu

Alışırsın demelerinden ben bıktım onlar bıkmadı

Yaz güneşi gelse de iliğimiz ısınsa 

Günlerce Zemheri ayazında kalmasak

 

8 Ocak / Zemheri Fırtınasının Başlaması Hayırlara Vesile Olması, İliğiniz’in Isınması Dileğiyle…

 

Üsküp’ün içinde kumaş biçerler Sevdadan gayrısı dar gelir bana Ellerin zoruyla yardan geçerler Ben yarim bırakmam, zor gelir bana Aşkın acısına ferman diyorlar Ellerin fermanı vız gelir bana Olmaz iklimlerden yollar aşırdın Gönlünün fermanı yaz getir bana Kırk düğüm atmışlar sevda üstüne, Yoluna çıkarsa çöz getir bana Zemheri ayında güller açırdın, Gönlümün kışında yaz getir bana…

 

Bilmem şu feleğin bende nesi var Her gittiğim yerde yar ister benden Sanki benim mor sümbüllü bağım var Zemheri ayında (canım) gül ister benden Evlerinin önü zeytin ağacı, Dökülmüş yaprağı kalmış siyacı. Eğer senin gönlün bende yok ise Sen bana kardeş de(canım) ben sana bacı Yoruldum da yol üstüne oturdum Güzeller başıma toplansın diye Gittim padişahtan ferman getirdim Herkes sevdiğine canım sarılsın diye…

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here