Zaman Bir Akıntıdan İbarettir

0

Bir Akıntıdan İbarettir

Öğrenmeye başlayan insanları başaklara benzetiyorum. İçleri boşken, hiçbir şey bilmiyorlarken yıkılmaz kale gibi dururlar karşında. Her şeyi bildiğini zannederek. Asidirler, sabit fikirlidirler. Kolay kabullenemezler başkalarının düşüncelerini. Varsa yoksa kendi fikirleridir. Başka düşünceleri kabul etmedikçe saygı da duyamazlar. Kendilerini de geliştiremezler. Öğrenmekle başlar her şey. Kendine güvenin öğrendikçe artar. Güvenin artması demek egoistliğe yaklaşmak demek değil tabii ki. Bilmenin vermiş olduğu gururdur.
Sınırı yoktur bazı şeylerin. Öğrenmek de bunlardan biridir. Doğumdan ölüme bir şeyleri öğrenerek yaşımına devam eder. Yeri gelir öğrenir yeri gelir öğretir. Bilmemek ayıp değildir çünkü öğrenmemek ayıptır.
Öğrenmeye başlayan insan kendini durduramaz. Öğrendikçe öğrenmek ister. Bildikçe bilmek ister. Kelime haznesini arttırmak, faydalı olmak ister.

Başak gibidir öğrenmeye açık insan. İçi doldukça ağırlığı artar, başı eğilir… Tevazu sahibi olur, alçakgönüllülüğün ne demek olduğunu öğrenir. Bilgiye açtır her zaman. Öğrenilerek kazanılacağını bilir. İmam-ı Azam’ın da dediği gibi “Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi. ” O kadar bilgiye rağmen ne de güzel bir tevazu…

İnsanlar doğar, bebekken ağlayınca mama geleceğini öğrenirler. Biraz büyürler, çocukluklarında istedikleri oyuncakları almak için hangi aile bireyine nazlanacağını öğrenirler. Gençlik çağlarına gelirler ailelerinin yönlendirmelerini dikkate almayıp, hedeflerine ulaşacakları yolların hevesine kapılıp risk almayı öğrenirler. Yaşları ilerler, orta yaşlarına gelirler. Gereksiz riskler almayıp ailesiyle ortak karara varması gerektiğini öğrenirler. Yaşlanırlar heveslerine kapılmanın, gereksiz işlerle uğraşmanın, insanları kırmamaya dikkat etmenin ne demek olduğunu öğrenirler. İnsanların neyle incineceğini, nelerden hoşnut olacağını… Yaşamak demek bir bakıma ilerlemek demektir hayatta…

İnsan öğrenerek yaşayabilir. Bilmeyi reddeden kendini yaşıyor sanmasın. Sadece nefes alan herhangi bir canlı olarak görsün kendini. Gittikçe zaten o şekile girecektir. İlerlememek demek, olduğun yerde kalmak demek değildir. Zaman bir akıntıdır. İlerlemeyen geriler. Yaşamın kuralı bu. Emek olmadan rahmet olmaz. Çabalamadan her şey kolayca öğrenilmez. Bilgiler kitaplardan kafamıza akmaz. Öğrenmek için kitabı olduğu rafından alıp okumaya başlamamız gerekir.

Bir başka konu da öğrendiğimiz şeyin ne olduğudur. Bizi ilerletecek, geliştirecek şeyler midir öğrendiklerimiz? Öğrendiğimiz şeyler bize yarar sağlayacak mı ? Her kitabı okumak demek öğrenmek demek değildir.       Öğrendiğimiz şeye göre değişir bize yararı. Her okuyorum diyen de bilge olmuyor o yüzden. Ya da her üniversite okumuş olan hayatına bir şeyler katarak, bir şeyler öğrenmiş olarak mezun olmuş olmuyor. Nice diplomalı cahiller görüyoruz…

Asıl öğrenmek farkında olarak öğrenmektir. Yaşayarak öğrenmektir. Öğrendiğini uygulamaktır. Sana bir şeyler katmasıdır. İlerlemektir. Seni ilerletmesidir. Yanlış şeyler öğrenip geri bir zihniyete sahip olmamalı insan. Böyle şeyler de öğrenerek kazanılır. meselesi olur o da. Bile bile yanlışı . İnsanın ilerlemesi de kendi elinde, gerilemesi de. Yanlış demek bir bakıma da akıntının tersine yüzmek oluyor. İlerleyeceğine gerilemek. Yarar sağlamak yerine zarar vermek… Kimi harcamış olur bu durumda insan ? Kendini mi ? Dünya geliş sebebini mi? Ondan beklentisi olan çevresindeki insanları mı ? Gerileyen insan birey olarak özgür olsa da çevresine bağlıdır her zaman için. Gerek kan bağıyla gerek duygusal olarak. Kendini kötü etkileyen bu duruma duygusal olarak yaklaşırsak bu durumun sadece onu değil çevresindekileri de etkilediğini görebiliriz.

Faydalı şeyler öğrenmemenin, ilerleyememenin sonuçlarını çevremize de yansıttığımızı görünce yaptığımız düşüncesizce hareketler bencillik değil de nedir ? İnsan her şeyden önce kendi kabini yoklamalı. Dünyaya geliş amacına bakmalı. Her şeyin merkezinde öğrenme dürtüsü olduğunu görmeli. Yunus Emre’nin de dediği gibi:
İlim ilim bilmektir
İlim kendini bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır.

Nazmiye

Nazmiye

Çayın da derdi var, dedi adam..
Ateşler içinde yandığına göre,
Unutulduğunda soğuduğuna göre,
Bekleye bekleye acıdığına göre
Var bir derdi.
Nazmiye

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here