Yürüyen Ceset Sendromu Nedir?

1

Dünya üzerinde çok az sayıda kişide görülen bu sendrom kendilerini ölü gibi hissetmesine sebep oluyor. Dilimizde bir deyim vardır genellikle çok zayıf güçsüz kimse için ya da yorgunluk üşengeçlik gibi sebeplerle yürümeye daha zorlanan kişileri tanımlarken ‘canlı cenaze gibisin’ denir. Bu bir benzetme tabii ki ama kendini gerçekten canlı cenaze gibi hisseden kişiler olduğunu biliyor muydunuz?

Nöropsikiyatrik bir rahatsızlık olan yürüyen ceset sendromu ilk olarak 1980 yılında Fransız nörolog Jules Cotard tarafından tanımlanan ve adını bu doktordan alan Cotard Sendromu’na yakalananlar öyle olduklarına  inanırlar. Vücutlarında kan olmadığını iddia ederler. Bedenlerinden çürümüş et kokusu geldiğini söylerler, Hatta sizi inandırmak için tenimde gezen kurtları  görmüyor musunuz? diye sorarlar.

Dünyada yaklaşık 100 kişi etkileyen bu hastalık belirtileri biraz korkunç. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin ruhsal bozukluklar listesine giren bu hastalık, neyse ki sık görülmüyor. Hastalığın ortaya çıkma yaşı ortalama 52 yaş ve kadınlarda görülme sıklığı daha fazla. Her şeyimi kaybettim duygusu bazen öyle ağır basıyor ki, hasta da fiziksel kayıplar yaşadığını düşünmeye başlıyor. Önce bedenin bir kısmını ardından tüm bedenini kaybettiğini düşünüyor. İşte ölüm duygusu tam o noktada sarıyor hastayı. Öyle olduğu için yemek yemeyi gereksiz buluyor. Artık yürüyen bir ceset olduğuna öyle bir inanıyor ki bunu ispatlamak için bazıları intihar etmeyi bile düşünüyor. Zaman zaman ölümsüz olduğu düşüncesine bile kapılabiliyor hasta.

Bu bir akli depresyon ve intihar eğilimleri olan bir sendromudur. Öyle ki bu durumda hasta her  şeyini kaybetmiş olmaktan şikayet eder. Tutkularını, vücudun bir kısmını ya da tamamını, genellikle hastanın kendi çürümüş etlerinin kokusunu alması bedeninde kurtların gezindiğini iddia etme derecesine kadar uzanır. Sonra öyle uzar ki fenomen kronik bir şekilde insanları uykudan mahkum eden amfetamin / kokayin psikoz acı veren tekrarlayan bir deneyimdir.

Oldukça az rastlanan bu sendrom 2008 yılında 53 yaşındaki Filipinli bir kadında görüldü. Ölü olduğunu söyleyen kadın ailesinden kendisini ölü olduğunu ve morga götürmesini istemişti. Yürüyen ceset sendromu hastalarının ilaç ve beyin elektrik şokuyla tedavisi uygulanıyor. Şu anlık kesinleşmiş bir ilaç tedavisi yoktur. Çalışmalarda, Cotard sendromunun birçok psikiyatri ve organik hastalıkla birlikte olabileceğini göstermiştir.  Etiyolojisinde birçok faktörün rol oynadığı düşünülen bu sendromun psikiyatri sınırlandırma sisteminde yerini bulabilmesi için daha fazla araştırmaya gerek vardır. Birkaç yıl önce Amerika’da yaşayan 17 yaşındaki Harley Smith bu hastalıkla mücadele eden kişilere umut oldu. Genç kız hastalığın ortaya çıkışını şöyle anlattı; “Sınıfta otururken birden bire kendimi ölmüş gibi hissettim, revire gittim hemşire her şeyin normal olduğunu söyledi. Eve doğru giderken içimde birden mezarlığa gidip diğer ölülerle yakın olma isteği doğdu.

Mezarlıklar da piknik yapmak isteyen, korku filmlerinde zombi gördükçe rahatlayan Smith, bu sendromla 2 yıl tek başına mücadele etti. Utancından kimseye bir şey anlatamayan kız tedaviye ancak 19 yaşında başvurdu.

Hastalık beynin amigdala bölümünde yer alan yüzleri tanımayı sağlayan duygularla ilgili bölünmüş nerede meydana gelen bir fonksiyonel bozukluk nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Ruziye Yağmur Sarıkaya

Yazar 1983 doğumlu ve Fen-Edebiyat Fakültesi biyoloji bölümü mezunudur.
Ruziye Yağmur Sarıkaya

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here