Yunus Emre’nin Hayatı

0
14

Şiirin özüdür Yunus Emre, her evin gizidir Yunus Emre. Öyle bir hayat yaşamıştır ki duyanı hayrete düşürür, duymayanı bin pişman ettirir Yunus Emre’nin bu dünyadaki gurbeti, hasreti, acısı ve her şeye rağmen yılmadan Allah’a yakarışı.

Yunus Emre 1240 yılında dünyaya gözlerini açmış, Türk tasavvuf şairlerinin en sevilen ve şiirleri dilden dile söylenen büyük halk ozanıdır. Bütün  edebiyat eleştirmenleri Yunus Emre’nin şiirlerinin bu kadar özlü ve sade bir dille yazılmasının nedenin merak etmişlerdir. Yunus Emre’nin yaşadığı yer Anadolu toprakları olunca, Yunus Emre’nin yüreğindeki sevgi de böyle büyük olunca ortaya  en güzel şiirlerin söylendiği ahenk cümbüşü  çıkmıştır. Yunus Emre’nin hayatı ile ilgili bilgiler sınırlıdır.  Bazı şiirlerinde Eskişehir’in Sarıköyü geçtiği için Yunus Emre’nin Eskişehirli olabileceği düşünülmüştür. Dervişlik yaptığı zamanlarda birçok şehri gezmiş, halkın yanında olmuş ve doğayı bağrına basmıştır.

Yunus Emre’yi Yunus Emre yapan  çok önemli bir olay vardır. Bu olay Yunus Emre’nin hayatını değiştirmiş,  evinin babası, Elif Hatun’un kocasıyken  Taptuk Emre’nin  öğrencisi olur ve dervişlik makamına kadar yükselir. Bir kış zamanı Yunus’un evinde  buğday yoktur. Yunus, Hacı Bektaş Dergahı’na gider ve yardım ister. Hacı Bektaş Veli, Yunus’a Taptuk Emre’ye gitmesini söyler. Taptuk Emre, Yunus Emre’yi görünce onun sakin ve olgun kişiliğinden etkilenir yanında kalmasını ister. Ancak Yunus ailesini düşünerek bu isteği kabul etmez. Ama yolda yaptığı hatayı anlar. Ve Yunus Emre  bana bu un bir yıl yetecek, ama o dergahta öğrendiklerim  bir ömür benimle olacak diye düşünür. Taptuk Emre’nin Dergahı’na geri döne. Taptuk Emre’den af dileyerek dergahta kalmak istediğini söyler.  İşte Yunus Emre bu şekilde ‘’Hamdım. Piştim. Yandım. ‘’ sözünün hakkını vermiştir. Dergahta öğrendiği bilgiler ve Yunus Emre’nin içindeki güzellikler bir araya gelince Yunus Emre’nin dilinden baldan tatlı dizeler dökülmüş ve bu tatlı dizeler edebiyatımızı hala taptatlı ve capcanlı tutmaktadır.

Yunus Emre’nin yaşadığı zaman Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılış süreci ve Moğol İstilası’nın tüm Anadolu’yu perişan ettiği döneme denk gelir. Belki de Yunus Emre’nin sözlerindeki güzellikler ve aşk yaşadığı döneme umut olmak için söylenmiş sözlerdir. Allah sevgisini ve Allah’a olan inancını her şiirinde bize hissettiren Yunus Emre yaşadığı acıların ve halkın gözyaşlarının tesellisi olarak dillendirmiştir yüreğinden oluk oluk akan feryatları, sevgileri ve o hiç bitmeyen Allah aşkını. Yunus Emre’nin o kadar sade bir üslubu vardır ki eserleri günümüzün diliyle aynı şekildedir. Yunus Emre bütün dünyayı kucaklayan ve bütün dünyaya sevgisini anlatabilmiş yüreği insan kokan bir ozandır.  Yunus Emre  1320 yıllarında hayata gözlerini yuman Yunus Emre sonsuz aşk ile bağlı olduğu Allah’a kavuşmuştur.

YUNUS EMRE’NİN ESERLERİ

Bu dünyadan bir Yunus geçmiş, bir daha geçmez onun gibisi. Çünkü özü sözü bir yiğitti Yunus Emre. İki  şaheseri Divan’ı ve Risaletü’n Nushiyye adlı eseridir. Ynus Emre’nın Divan adlı eserinde 400’e yakın şiiri vardır. Şiirlerinde hoşgörüyü, Allah sevgisini anlatmıştır. Divan’daki şiirleri hem hece ölçüsüyle hem de aruz ölçüsüyle yazılmıştır.  Divan’ında  mesnevi ve gazel  nazım biçimlerini kullanmıştır. Bütün dünyaya nam salan ilahileri de bu Divan’ın içindedir.

Diğer önemli eseri ise Risaletü’n Nushiyye’dir.  Kitabın anlamı nasihatler kitabıdır.  Bu eserde 13 beyitlik bir mukaddime (giriş) bölümü bulunur. Giriş bölümünün ardından mensur (düz yazı) şeklinde yazdığı sözleri yer alır.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here