Yeşil Sahaların Efsane İsimleri

0

Bazı insanlara basit bir kelime; bazısına her harfi ayrı bir anlam içeren; büyülü bir oyun. Yalnız ortak bir nokta var ki; “futbol” dil, din, ırk ve cinsiyet ayrımı yapılmadan sevilesi bir oyun.

” No To Racısm.”

Ofsaytı bilmeyen de kadın; futbol bilgisiyle taş çıkartacak olanda. Futbolu sevmeyen de erkek; Pembe pantolonlu olan da 🙂 Fakat futbol sevgisini ve hayatımızdaki önemini özetlememiz gerekirse eğer; “Futbol ölüm – kalım meselesi değildir. Ondan çok daha önemlidir.” diyen İskoç futbolcu; “Bill Shankly” ‘ ye kulak vermemiz gerekir.
“Futbol aslında basit bir oyundur; zor olan ise basiti oynamaktır.” diyerek, aslında futbolun içerisindeki karmaşık ve aleni durumu anlattı bize; “Johan Cruyff”.

 

Johan Cruyff (1947 – 2016 / HOLLANDA)

Kendisine ait bir dönüş tekniği ile, futbol literatürüne; “Cruyff dönüşü” isimli bir çalım tekniği bırakmıştır. Cruyff, enteresan kişiliği ve basiti oynayabilmesi ile dikkat çeker.
⦁ Total futbolun öncülerinden “sarı fare” lakaplı Cruyff; 25 Nisan 1947 yılında Hollanda’nın Amsterdam kentinde Dünya’ ya gelmiştir.
⦁ 1964 yılında Ajax takımı ile profesyonel kariyerine başlamıştır. 1973 yılına kadar top koşturduğı Ajax takımı adına 190 gol kaydetmiştir.
⦁ Ardından sırasıyla (1973-78) FC Barcelona, (1979-80) Los Angeles Aztecs, (1980-81) Washington Diplomats, (1981) Levante, (1981-83) tekrardan eski takımı olan Ajax ve (1983-84) Feyenoord takımlarında oynamıştır.
⦁ Avrupa’ da 3 kez “Yılın Futbolcusu” ödülünü alan ilk futbolcudur. (Toplamda 3 futbolcu / Marco van Basten ve Michel Platini)
⦁ Kariyerini noktaladıktan sonra FC Barcelona klubünü çalıştırmış ve bugün ki Barcelona futbolunun temellerini atan kişidir.
⦁ Akciğer kanseri olan Cruyff; 24 Mart 2016 yılında 69 yaşında iken; Barselona’ da hayata gözlerini yummuştur.
Kariyerini doğduğu takımın ezeli rakibi Feyenoord’ da noktalaması ise biraz manidar. Cruyff futbola felsefik açıdan yaklaşmış ve futbol adına yeni bir çığır açmıştır da diyebiliriz. Birçok ünlü futbolcunun onu örnek alması; zeka dolu sözlerinin hala biryerlerde yazılı olması bunların örnekleridir. Cruyff; mentalitesi, tekniği ve futbol zekasının haricinde sözleri de efsaneleşmiş bir futbolcudur. Cruyff tarafından söylenen ve futbola kalıcı bir iz bırakan bazı sözleri;

⦁ “Futbol basit bir oyundur, zor olan ise basiti oynamaktır.”
⦁ “İtalyanlar size karşı galip gelemezler fakat siz onlara mağlup olabilirsiniz.”
⦁ Doktorlar sigara içersem futbolu bırakmam gerektiğini söylediler; ben de futbolu bıraktım.

 

 

George Best (1946 – 2005 / İRLANDA)

Dünya futbolunda bir Maradona, Cruyff veya Pele olamamasının sebeplerinden birisi de Kuzey İrlanda’ lı olması olabilir. Futbolu ve özellikle kendisine has sözleriyle, Manchester Unıted klubünde efsaneleşen George Best;
⦁ 22 Mayıs 1946 tarihinde Kuzey İrlanda’ nın Belfast bölgesinde Dünya’ ya gelmiştir.
⦁ 15 yaşında iken, o dönem Manchester United’ in yetenek avcısı Bob Bishop tarafından keşfedilmiştir.
⦁ Profesyonel kariyerine; altyapısından yetişdiği Manchester United takımı ile 1963 yılında adım atmıştır.
⦁ Genç yaşında Manchester United kadrosunun favori oyuncusu olmuş ve “Beşinci Beatle” lakabını almıştır.
⦁ 1966-67 sezonunda kariyerinin adeta doruk noktasına ulaşmış; ve 68 sezonunda “Avrupa Yılın Futbolcusu” ödülüne layık görülmüştür.
⦁ 1974 yılında United takımı ile önce kiralık olarak yolları ayrılmış ve ardından salon futbolu dahil birçok klupte oynamıştır. Kariyerinde Manchester Unıted takımından sonra en fazla San Jose Earthquakes klubü ile başarıya ulaşmıştır. (57 maç, 54 gol)
⦁ 1988 yılında Windsor Park (Kuzey İrlanda) stadında jübelisini yapmıştır.
Best’ ten sonra kulüpteki 7 numaralı formalara bakıldığında; Eric Contana, David Beckham, Cristiano Ronaldo isimleri ile karşılaşılır. Manchester United takımında “7 numara” olmanın ayrıcalığını; George Best ile başlamış olarak kabul edebiliriz. Oynadığı futbolun aksine sözleri ile de gündem olan efsane futbolcunun akılda kalan sözlerine bir göz atalım;

⦁ Çirkin birisi olsaydım, Pele’ nin ismi bile okunmazdı.
⦁ 1969 yılında içkiyi ve kadınları bıraktım. Hayatımın en berbat yirmi dakikasıydı.
⦁ David Beckham hakkında ise ; “Biraz yavaş koşuyor, sol ayağını da kullanamıyor herhalde, bir de hiç kafa topuna çıktığını görmedim onu, bunların haricinde iyi galiba”.
⦁ İçkiyi bıraktım, ama sadece uyurken.
⦁ Eğer bana dört kişiyi çalımlayıp 30 metre mesafeden Liverpool’ a mükemmel bir gol atıp tribünleri ayağa kaldırmak mı, yoksa Dünya güzelini yatağa atmak mı? diye sorarsanız, karar vermesi çok zor olurdu. Şanslı biriydim ve her ikisini de yaptım. Ama birini 50 bin kişinin gözü önünde.

 

 

Romario de Souza Faria (1966 – / BREZİLYA)

Gol makinası olarak tabir edebileceğimiz, 1000 gol barajını aşarak Dünya’ da en çok gol atan 2. futbolcu ünvanını elinde tutan Romario;
⦁ 29 Ocak 1966 yılında Brezilya’ nın Rio de Janerio kentinde Dünya’ ya gelmiştir.
⦁ Babası, Roma ve Rio kentlerini çok sevmesinden dolayı, oğluna “Romario” ismini vermiştir.
⦁ 1979 yılında Olaria takımı ile başlamıştır futbol hayatına. (Alt yapı)
⦁ 1985 yılında Vasco de Gama kulübü ile profesyonel futbolculuğa yükselmiştir.
⦁ PSV, Barcelona, Flamengo, Valencia, Fluminense, Al-Sadd, Miami FC, Adelaide United takımlarında forma giymiştir.
⦁ 7 kez gol kralı olmuştur ve 2007 yılında 1000. golünü kaydetmiştir.
⦁ 1047 maça çıkmış ve toplamda 1256 gol attığı kaydedilmiştir.
⦁ Futbolu; profesyonel olarak başladığı Vasco de Gama kulübünde 2008 yılında bırakmıştır. Ve aynı yıl Vasco de Gama takımında Antrenörlüğe başlamıştır.
Romario; atmış olduğu goller ile Pele’ nin bir adım gerisinde kalmıştır. Brezilya’ da halen milletvekilliği yapan efsane futbolcunun akılda kalıcı en bariz sözü ise şudur;
“Tanrı beni gol atmam için gönderdi.”

 

 

Diego Armando Maradona (1960 – / Arjantin)

Kulüp kariyerinden ziyade, genel anlamda oynadığı futbolu, hızı, tekniği ve yeteneği ile efsaneleşmiş olan Diego Armando Maradona;
⦁ 30 Ekim 1960 yılında Arjantin’ in Buenos Aires kentinde doğmuştur.
⦁ 1969 yılında futbol hayatına Estrella Roja takımı ile altyapıdan başlamıştır.
⦁ 1975 yılında transfer olduğu Argentinos Juniors klubünün altyapısında oynamış ve bir yıl sonra profesyonel futbolculuk kariyeri başlamıştır.
⦁ 1981 yılınd Boca Juniors takımına, bir sene sonra ise Barcelona takımına transfer olmuştur. 2 sene kaldığı Katalan ekibinden de ayrılarak sırası ile; Napoli (İTA), Sevilla (İSP), Newell’ s Old Boys (ARJ) ve Boca Juniors (ARJ) takımlarında oynamıştır.
⦁ 1986 Dünya Kupası finalinde Batı Almanya’ yı 3-2 yendikleri maçın sonunda “Altın Top” ödülü verilmiştir.
⦁ İsmi Napoli takımlarından itibaren; kokain ve uyuşturucu maddelerle birlikte anıldıktan sonra futbol kariyeri olumsuz etkilenen Maradona, 92 yılında futboldan 15 ay men edilmiş ve ardından futbola geri dönmüştür.
⦁ Arjantin takımının sembolü haline gelmiş olan Maradona; 1997 yılında Boca Juniors forması ile futbolculuk kariyerini noktalamış ve ardından Teknik Direktörlük kariyerine başlamıştır.
1986 Dünya Kupası’ nda, çeyrek final maçında İngiltere’ ye karşı oynanan maçın ilk golünü yan toptan el ile ağlara yollayınca gol kabul görmüş ve herhangi bir ceza almamıştır. Ve o golün adı; sahibi gibi efsaneleşmiştir. “Tanrı’ nın eli.”
Ardınan attığı ikinci gol ise; 60 metre top sürme mesafesinde, rakip oyuncuların beş tanesini geçerek gole ulaştığı için; 2002 yılında FIFA tarafından; “Yüzyılın Golü” seçilmiştir.
57 yaşındaki Arjantin’ li efsane; Fujairah SC takımının teknik direktörlük görevini yapmaktadır.

 

 

Pele (1940 – /Brezilya)

Futbol adına, belki de Dünya’ da yaşayan en büyük efsane O’ dur. Ayakkabı boyacılığı yaptığı zamanlarda kendisin keşfeden; mucidi De Brito’ nın “Bu çocuk Dünya’ nın en iyi futbolcusu olacak.” dediği Pele;
⦁ 23 Ekim 1940 tarihinde Brezilya’ nın Tres Coraçoes şehrinde Dünya’ ya gelmiştir.
⦁ Tam adı; Edson Arantes do Nascimento’ dur.
⦁ 1947 yılında Bauru AC takımı ile futbol hayatına giriş yapmıştır. (Altyapı)
⦁ 9 yıl oynadığı altyapıdan ayrılıp, 1956 yılında Santos kulübüne geçerek Profesyonel futbol hayatına adım atmıştır.
⦁ Bu efsane kariyerinde yalnızca 2 kulüpte oynamıştır. (1956 – 74) Santos ve (1975 – 77) New York Cosmos.
⦁ Kariyeri boyunca üç defa FIFA Dünya Kupası’ nı kaldırmıştır.
⦁ Toplamda 6 maçta beşer gol atmış ve toplam 92 maçta Hat – trick yapan Pele; futbol kariyerinde 1281 gol atarak kırılmasına imkansız gözüyle bakılan bir rekora imza atmıştır. Dünya’ nın en golcü ve en çok gol kralı olan futbolcusudur.
⦁ 1977 yılında Cosmos takımı ile gol krallığını yaşayarak futbola veda etmiştir.
⦁ 2013 yılında ; “FIFA Ballon d’Or Prix d’Honneur” ödülüne layık görülen ilk oyuncudur.
Pele Dünya futbolunda öyle bir isimdi ki; adına savaş durdurulmuş ve kurallar çiğnenmiştir.
Nİjerya, Biafra ile yaptığı savaş sırasında; maçta Pele’ yi izleyebilmek adına 2 günlük ateşkes ilan etmiştir.
Başka bir olayda ise;
Brezilya Ligi’ nde bir resmi maç esnasında Pele’ nin oyundan atılmasına adeta isyan eden taraftara ve baskıya dayanamayan hakem; Pele’ yi oyun dışı bıraktıktan 15 dakika sonra Pele’ yi tekrardan oyuna almıştır. Bu tuhaf olay sonrasında hakem hiçbir ceza almamış ve aksine federasyonu tarafından takdir edilmiştir.

“Şans insanın ayağına bir kez gelir. Benim her iki ayağıma binlerce kez geldi. Şimdi geride kalan yıllara değil, kaçırdığım gollere üzülüyorum.”

 

 

 

Franz Beckenbauer (1945 – / ALMANYA)

Alman futbolunun ekolü, eski futbolcusu, idarecisi, teknik direktörü, Bayern Münih takımının eski başkanı ve Almanların deyimi ile “der Kaiser” yani “İmparator.”
⦁ 1905 doğumlu Franz ve 1913 doğumlu Antonia çiftinin oğulları Franz Beckenbauer; 11 Eylül 1945 yılında Almanya’ nın Münih kentinde Dünya’ ya geldi.
⦁ Fritz Walter’ i örnek olan Beckenbauer; 1954 tarihinde SC 1906 München takımı ile amatör düzeyde futbola başladı ve 1959 yılında Bayern Münih’ in altyapı takımına transfer oldu.
⦁ 1963 tarihinde Münih takımının A takımına çıkarak, profesyonel futbol hayatına geçiş yaptı. Bu tarihte Bundesliga 2. ligde bulunan Münih takımındaki ilk maçına; 6 Haziran 1964 tarihinde, St.Pauli takımına karşı oynanan maçta çıkmış ve ilk golünü bu maçta kaydetmiştir.
⦁ 1977 sezonuna kadar Bayern Münih formasını “libero” olarak terleten Beckenbauer; 21 Mayıs 1977 tarihinde karşılaştıkları Borussia Mönchengladbach maçı sonrası; Münih taraftarlarına veda etti.
⦁ Bayern Münih’ le yollarını ayıran Beckenbauer; kendince şahsi sebeplerden dolayı, o dönemlerin meşhur takımı olan, Amerika’ nın Cosmos takımına transfer oldu.
⦁ 1980′ li yıllarda tekrar ülkesine dönmeye karar veren Beckenbauer; Kasım ayında Bundesliga ekiplerinden Hamburger SV takımına transfer oldu.
⦁ 1982 yılında Hamburg takımını futbolculuğunun son durağı olarak belirlemiş ve aktif futbola Teknik Direktör olarak devam etmeye karar vermiştir.
⦁ 1984 yılında Alman Milli Takımına antrenör olarak getirildi.
⦁ 01 Eylül 1990 yılında Fransız ekip Marsilya takımını çalıştırmaya başladı.
⦁ 1991 tarihinde idareci olarak döndüğü eski takımı Bayern Münih’ te önce Başkan Yardımcısı ve Teknik Direktörlük görevlerini ifa ettikten sonra; 1 Temmuz 1994 tarihinden itibaren Başkanlık koltuğuna oturdu.
⦁ 2006 yılında Yönetim üyesi olarak girmiş olduğu FIFA kurumunda; Başkan Yardımcılığı görevine kadar yükselmiş ve ardından 2011 yılında bu görevden ayrılmıştır.
⦁ En önemli başarıları; 1990 yılında düzenlenen World Cup’ ta Alman Milli takımına kazandırmış olduğu Şampiyonluk ve 95-96 sezonunda Bayern Münih ile yaşamış olduğu UEFA Kupası Şampiyonluğudur.
⦁ Toplamda üç evlilik yapmış ve beş çocuğu bulunmaktadır.

 

Arthur Zico ( 1953 – / BREZİLYA)

Bir zamanlar Fenerbahçe Spor Klubü’ nün Teknik Direktörlüğünü yapmış olan Brezilyalı yaşayan efsane Arthur Zico;
⦁ Asıl adı Arthur Antunes Coimbra Zico olan efsane futbolcu; 3 Mart 1953 yılında Brezilya’ nın Rio de Janerio kentinde Dünya’ ya gelmiştir.
⦁ Futbol kariyerine 1967 yılında Flamengo kulübü ile başlayan Zico; 1971 yılında A takıma yükselerek profesyonel hayatına geçmiştir.
⦁ Brezilya Milli takımının efsaneleri arasında bulunan Zico; Flamengo takımından sonra; Udinese takımında oynamış ve 1985 yılında tekrar Flamengo takıman transfer olmuştur.
⦁ 1994 yılına kadar futbolcu olarak devam ettiği spor hayatına Kashima Antlers takımı ile veda etmiş ancak yine aynı takıma 5 yıl sonra Teknik Direktör olarak gelmiştir.
⦁ Zico Teknik Direktörlük kariyerinde en çok Fenerbahçe SK ile adını duyurmuştur.
⦁ 1983 yılında World Soccer tarafından “Yılın Futbolcusu” seçilen Zico; 1991 yılında Brazilya’ nın Spor Bakanlığı görevine getirilmiştir. Brezilya’ da halen geçerli olan “Zico Yasası” futbol adına düzenlemeleri içermektedir.
⦁ Japonların ona “Sakka no Kamisama” Futbolun Tanrısı lakabını vermiş olmalarına rağmen; çoğu ülkede “Beyaz Pele” olarak anılmaktadır.

 

 

Ferenc Puskas (1927 – 2006 / MACARİSTAN)

İsmi, 2009 yılında FIFA eski başkanı Sepp Blatter tarafından, “en güzel gol” adı altında verilen “Puskas Ödülü” ‘ne ilham veren efsane Macar “göbekli golcü” Ferenc Puskas;

⦁ 2 Nisan 1927 tarihinde Macaristan’ ın Budapeşte kentinde doğmuştur.
⦁ Tam adı Ferenc Purczeld olan Puskas; 1943 yılında Kispest AC takımı ile profesyonel kariyerine başlamıştır.
⦁ Resmi kayıtlara göre 177 maçta 187 gol atarak ismini duyurmuş ve sırasıyla; Budapest Honved FC, RCD Espanyol ve Real Madrid takımlarında oynamıştır.
⦁ Budapes Honvest takımı; Kispest AC takımına Macar Savunma Bakanlığı tarafından el konulması ve artık ordunu takımı olarak nitelendirilmesi sonucu ismi değişerek oluşuştur. Aslında Kispest AC kulübüdür. İsmi değişen kulüpte her oyuncuya bir rütbe verilir ve rütbesi en yüksek oyuncu Puskas olur. “Binbaşı Puskas”
⦁ Puskas Espanyol takımına geçtiği sırada gayri resmi maçlar oynaması sonucunda FIFA’ dan 2 yıl men cezası aldıktan sonra İtalya başta olmak üzere bir çok üst düzey kulübün kapısını çalmış fakat beklediği sonucu alamamıştır. Bu olayların sonucunda 31 yaşındayken mucizevi bir şekilde Real Madrid’ la anlaşarak, kariyerinde yeni bir sayfa açmıştır.
⦁ Real Madrid kariyerine, yaşına rağmen inanılmazları sığdıran Puskas; 4 kere Pichici Ödülü (La Liga Gol Kralı)’ ne sahip olmuştur.
⦁ 1995 yılında IFFHS (Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu) taradından 20. yüzyılın en iyi golcüsü seçilen Puskas; 1964 tarihinde Real Madrid forması ile 37 yaşında iken futbolculuğa veda etti.
⦁ Futbolu bırakmasının ardından bir çok klup ile antrenörlük görevini üstlenen Puskas; Amerika, Arjantin, İspanya, Yunanistan, Arabistan, Avustralya ve son olarak Macaristan’ da görev yaptı.
⦁ 2000 yılında tedavisine çare bulunamayan “dementia” hastalığına yakalanan Puskas; 17 Kasım 2006 tarihinde hayata gözlerini yuman Puskas; kendisini şu şekilde özetlemiştir;

“Futbolda iyi oynadığın sürece yaşarsın. Seyirci iyi oynadığın sürece alkışlar. Alkışlara aldanmayacaksın ve iyi oynayıp sahada ter dökeceksin. Futbolcunun başka çaresi yoktur. Eğer kötü oynarsan o alkışlayan ellerin bir anda sana doğru sıkılan yumruklara dönüştüğünü görürsün. Kesinlikle kızmayacaksın, gücenmeyeceksin ve yılmayacaksın. Yapacağın tek şey var. Daha çok çalışacaksın ve o yumrukların alkışa dönüşmesini sağlayacaksın. Futbolun değişmez yasasıdır bu.”

 

 

Sir Bobby Robson (1933 – 2009 / İNGİLTERE)

İngiliz futbol literatürünün kemikleşmiş efsanesi olan, “Sir” ünvanı almış ve adına sayısız kitaplar, makaleler yazılan İngiliz efsanesi Robson;
⦁ 18 Şubat 1933 tarihinde; İngiltere’ nin County Durham kentinde Dünya’ ya gelmiştir.
⦁ 18 yıllık futbol kariyerinde; Fulham (İNG) kulübü ile başlayan macerasını, West Bromwich Albion takımı ile sürdürmüş ve tekrardan yuvası Fulham takımına dönmüştür.
⦁ 1968 tarihinde Vancouver Royals takımı ile aktif futbolculuk hayatını sonlandırarak, antrenörlük kariyerine devam etmiştir.
⦁ Teknik Direktörlük kariyeri; futbolculuğundan daha ön planda olan Robson; özellikle İngiltere Milli takımının başında iken, aleyhe bir çok eleştri almş olsa da PSV (Hollanda), FC Barcelona (İSP), FC Porto ve Sporting Lizbon (POR) takımlarında ismini parlatmıştır.
⦁ Newcastle Unıted takımının onursal başkanı olan Robson; 1991 yılında yakalandığı kanser hastalığına verdiği mücadelenin yanı sıra bunun için bir de vakıf kurmuştur.
⦁ 31 Temmuz 2009 tarihinde hayatını kaybeden Robson, geride şu sözleri ile hatırlanacaktır;

“Eğer beyaz mendiller sizin için sallanıyorsa fazla endişelenmeyin, başkanınız size sahip çıkacaktır. Ancak beyaz mendiller başkan için sallanıyorsa, siz en iyisi yeni bir yer bulun.”

 

 

 

Alfredo Di Stefano (1926 – 2014 / ARJANTİN)

Pele gibi bir efsanenin; “Dünya’nın en iyi oyuncusu” olarak göstermiş olduğu Alfredo di Stefano;
⦁ 4 Temmuz 1926 yılında Arjantin’ in Buenos Aires şehrinde Dünya’ ya gelmiştir.
⦁ 1943 yılında 17 yaşında iken River Plate kulübü ile futbol kariyerine başlayan Stefano; burada 6 lig şampiyonluğu kazanmıştır.
⦁ 1949 yılında Kolombiya ekibi olan Millionaires kulübünin formasını giydiği sırada Avrupa’ nın dikkatlerini üzerine çeken efsane; Barcelona ve Real Madrid takımlarını kıyasıya bir mücadeleye sokmuştur. Ve kazanan Real Madrid’ in efsane başkanı; Santiago Bernabeu Yeste olmuştur.
⦁ 1953 yılında Real Madrid ile çıktığı maçlarda takımı adına 308 gol kaydeden Stefano, 11 yıl içerisinde; 8 Lig Şampiyonluğu, 1 Copa del Rey, 5 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ve 1 Kıt’alar Kupası şampiyonluğu kazandı.
⦁ 1957 – 1959 yılında Avrupa Yılın Futbolcusu ödülünü kazandı.
⦁ 1964 yılında Espanyol (İSP) takımına transfer oldu ve 1966 yılında 40 yaşında iken futbol kariyerini noktalamış oldu.
⦁ 6 Temmuz 2014 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizi sebebi ile yoğun bakıma alınan efsane, 1 gün sonra 88 yaşında iken hayata veda etmiştir.

Macaristan’ ın önemli spor sitelerinden birine demeç veren Pele, Dünya’ nın en iyi oyuncusunun ne kendisi ne de Maradona olduğunundan bahsetti ve ona göre;

“Dünya’ nın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu Real Madrid’ li Alfredo di Stefano’ dur. Diego Maradona’ nın elle attığı golün dışında kafa golü yok ve sağ ayağı ile topa iyi şut vuramıyor. Oysa Di Stefano komple bir oyuncu, bu nedenle o, en büyük!”

 

Yeşil sahaları zekaları, teknik kapasiteleri, güçleri ve kişilikleri ile zenginleştirip, dönemin izleyicilerine bu denli seyir zevki veren efsaneleri derledik. Bu isimleri herhangi bir yere bağlı kalmadan kendi inisiyatifimiz doğrultusunda hazırladık.

NOT: Sıralama karışıktır.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here