Yazar ve Bestekar Ahmet Rasim’in Ölüm Yıldönümü

0

21 Eylül,

Türk Edebiyatı 1932 yılında, tam da bugün, kıymetli yazarlarından biri olan Ahmet Rasim’i, Heybeliada’daki evinde kaybetti.

Mezarı da Heybeliada’da bulunan Ahmet Rasim’in zor olmakla beraber çok başarılı bir yaşam öyküsü vardır.

 

SANATA GÖTÜREN ÇOCUKLUK

Henüz annesinin karnındayken babası tarafından terk edilen yazar, ilkokuldan sonra yetim, yoksul ve başarılı çocukların okuduğu Darüşşafaka’ya girip, orayı birincilikle bitirmiş, burada Fransızca öğrenmiş ve Zekai Dede’den müzik dersleri almıştır. İleriki yıllarda, buradaki okul yıllarını ve çocukluğunu anlatacağı ‘Gecelerim ve Falaka’ adlı da bir kitabı vardır. Türk Edebiyatına farklı türde değerli eserler kazandıran yazar, okulda aldığı müzik dersleri neticesinde de altmışa yakın beste yapmıştır. Yediden yetmişe herkesin bildiği,

‘Bu akşam gün batarken,

Aman geç kalma erken gel’

güftesi de Ahmet Rasim’in günümüze kadar gelen bir eseridir.

Okul bitiminden sonra memuriyetlikle başlayan iş hayatı, henüz okul sıralarındaki yazıya olan düşkünlüğü sebebiyle, büyük bir hızla gazetecilik, çevirmenlik, yazarlık ve öğretmenlik olarak devam etmiştir. Yazarlık hayatı da, Fransızca’dan çevirdiği eserleri, Ahmet Mithat Efendi’ye götürüp de onun takdirini kazanmasıyla başlamıştır.

 

NELER YAZDI ?

Ahmet Rasim, fıkra türünün edebiyatımızdaki ilk önemli ustasıdır. Roman, öykü, tarih, coğrafya, gezi, fıkra, anı, dilbilgisi gibi pek çok alanda eserler vermiştir. Edebiyattaki Batılılaşmaya karşı çıkmış, Serveti Fünun dergisinde yazmakla beraber oradaki yazarlara da hep karşı çıkmıştır. Sohbet havasında, kısa ve sade cümleler kurduğu yazılarında şehir yaşamını, kendi döneminin yaşantısını bütün ayrıntılarıyla anlatmıştır.

Edebiyat dergilerinin yanı sıra, mizahi yönünü ön plana çıkararak büyük beğeni topladığı yazıları da mizah dergisinde yayınlanmıştır. Dil bilgisi, imla, tarih, aritmetik konularında ders kitapları da çıkarmıştır.

Ahmet Rasim yaşama hep iyimser bakmış, en acı olayları bile gülümseyerek mizahi bir üslupla anlatmıştır. Ahmet Rasim’den hep çok başarılı bir gözlemci diye bahsedilir. Gözlemlerini bir ressam gibi tasvir eder ki, biraz yeteneğiniz varsa, kitabı kapatıp okuduğunuz satırların resmini çizebilir ya da gözleriniz açıkken o satırların rüyasını görebilirsiniz.

 

SİYASİ HAYATI VE VEFATI

Ahmet Rasim, 1927’de Atatürk’ün yönlendirmesiyle İstanbul milletvekilliği yapmıştır. TBMM’nin üçüncü ve dördüncü dönem milletvekilliğini, sağlığı bozulup da vefat edene kadar sürdürmüştür. Hastalanınca istirahate çekildiği Heybeliada’daki evinde 68 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here