Kazım Ersun Yanal

Ersun Yanal,17 Aralık 1961 tarihinde İzmir’de Buca’da doğmuştur.Tam adı Kazım Ersun Yanal’dır. Annesi Behiye... 

Hayat

Hayat Hayat bazen sobada yaktığımız el gibidir Yaklaşma ,elleme derler, değme elini yakarsın ,canın acır derler.. Dinlemezsin.. Çünkü... 

Piyango 2

Piyango, toto, loto, at yarışı,casino kumarı vs. bütün şans oyunları. Adı gibi oyun işte. Yıllardır nice insanlara... 

Piyango

Rızkı veren Hüda’dırKula minnet eyleme..   “İsa (as) günün birinde bir kabristana uğramıştı.... 

Aşk Aslında Oydu…”O” ise Mevlana Celaleddin Rumi …

  O bir okyanustu aslında; İçinde kendine has ilmi, güzelliği ve sırları olan büyük bir okyanus. Öyle ki ; aşkı... 

Yaşamak – Cahit Zarifoğlu

Kategori : Ana Sayfa, Eğitim - Etiketler :, , , , , , , , , - Tarih : 07 Aralık 2017

Share

YAŞAMAK 

 

Neden diye sormayın hemen. Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz.
Kişinin ihtiyaç duyunca aramasının binlerce çeşidi olmalı.

Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, arayacağımız yer bellidir. Bakınırız ve onun işaretlerini tanımakta güçlük çekmeyiz.

Sıkıntı kollarını göğsümde kavuşturmuş. Soluk alırken, genişleyip daralan kaburgalarım, zamanın boşuna ve nedensiz geçtiğini biliyor.

Çoktandır yabancı bir cismin kalbime sürtünmekte olduğunu biliyorum.

Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
Kederli olduğumda söylenemez zaten. Buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felâket geçirenlerim var.
Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.

Hiç beklemiyordum, birden bana çevirdi bakışını. Tanrım ne büyük bir merak içindeydi bu bakış. Durmadan sormaktaydı. Hayattan ne beklediğimi sormaktaydı…Günü birlik yaşama içinde elde edilebilen sayısız imkanlar kaçırmıştı.

Bu durumda ona bakmak zordu. kımıldayarak ondan kurtulmaya çalıştım. Fakat bakışımı tutmuştu, ondan ayrılamıyordum, tanışmıştık bir kere. Tekrar karşılaştığımız takrirde, sorularını, ikinci kez tekrarladığını bilerek, düşündü mü der gibi, başkalarının öğrenmelerine duyulan güvensizlikle, yine alay ederek tekrarliyacağını düşünüyordum. Fakat umulmadık bir anda başka, herhangi bir şeyle ilgilenmeye başladı… Birden sahipsiz kalmıştım. Bakışım, yere paralel durmak zorunda bulunan, fakat içindeki sertlik süratle yumuşayan bir bakır tel gibi eğiliyordu boyuna. Durumun saçmalığını kavrayıncaya kadar bir an bocaladım. Bu belki de devam edecekti ama, seni hissettim. Evet, bakıyordun, yanılmamıştım...Bunu hissetmemden ne kadar önce başlamıştım bilmiyorum ama, bakışlarımız karşılaşınca kaçtın, önüne döndün…ve dönmen için zamanın vardı. Fakat dönmemiştin. Omuzlarından bana dokunup kaldığını anladım.

Görüyordun, beni hissediyordun.

Ve o zaman başladı.

İste yine bir şey var.

Bakıyordum sana.

Şimdi birşeysin benim için…Varsın.
Fakat bocalıyordum.

Gizlice düşündüğüm, farkedilmesinden korktuğum hakikat sen miydin, yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiç bir teşebbüste bulunmadan birden bire atmak için yine hayal mi kuruyordum.

Dedim ya işte, bocalıyorum.

Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Share