Yaşam Kırıntıları

0
21

Çocukluğumuzda anlatılan masallardan düşerken bulduk kendimizi bir anda. Yaşımız büyüdüğü için dışarı itelediler bizi o masal diyarlarından. Oysa ne güzeldi geceler; bir soba gürültüsü eşliğinde tavanda dans eden ateşi izlerken, gözlerimiz kocaman dinlerdik annemizi. Bazen o kötü cadıdan korkar uyuyamazdık, bazense prens ya da prenses olduğumuz hayaliyle kucaklardık rahat bir uykuyu. Hansel ve Gretel gibi olduğumuzu hayal edip evin içinde yolumuzu kaybederdik mahsus. Şimdi ise ne soba kaldı ne masal. Beraberinde uyku da gitti peşlerinden. İçimizde ki çocuğun bir masala bu kadar muhtaç olduğunu kim bilebilir ki? Saçlarının okşanmasını, gözlerini bu kadar kapatmak istediğini kim bilir. Masalların gölgesinde büyüyen biz, şimdi ise yaşamın minik bir serçenin ağzında görünmeyen ekmek kırıntısında saklandığını biliyoruz. Bir simitçi tezgahında kalan son simit gibi, bir çocuğun çamurlu bir suyun içinde zıplamak için duyduğu amansız istek ve annesinin onu uyaran bakışları gibi yaşamak. Her gün o cam kenarında oğlunu bekleyen annenin bakışlarında ki mahcubiyet gibi yaşamak. Yıllar önce bir avuç toprağa verdiği oğlunu bekler o anne her zaman, o da bilir gelmeyeceğini ama bekler işte. Bir umuttur yaşamak. Bomboş sokakta ip atlayan o küçük kız gibi, bir süre sonra gelip geçenlerin tuhaf bakışlarından sıkılıp başı önde evine geri dönmesi gibi. Bir babanın tüm gün çalışıp, akşam eve geldiğinde yüzündeki yorgun tebessümde saklı yaşamak. Huzur evinin bahçesinde; tekerlekli sandalyesinin üzerinde, elinde bir resimle çocuklarını bekleyen o hüzünlü annenin yüzünde ki kırışıklıklarda saklı yaşamak. Başını kaldırdığında çocuklarını orada göreceği umudu ile başı öne eğik durması gibi yaşamak.

Büyüdükçe farklılaşıyor işte yaşamak. Bir sarılmaya muhtaç hale geliyor insan. Bazen bir gülüş, bir bakış olarak değişebiliyor bu ihtiyaç hissi. Ne berbat bir histir ki sarılacak kimsen yokken bir çift kolun seni sardığını hayal etmek. Kendi kahve bardağının yanında bir bardak hayalinin bile seni gülümsetmesi. Sonra insanların bu kadar masum olmadığını hatırlayıp kovalamak bu hayallerin hepsini. Yine de bir gün düzeleceklerini ummak. Dedim ya işe bir umuttur yaşamak.

Bir yazar.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here