Yanlışa Yanlış Duygusu Ve Kontrolü

0
62

”Başkasının yanlışını olduğu yerde bırakmalısın. ” 

Çok doğru ama bir o kadar da zor bir aforizma daha. Başkasının yanlışını olduğu yerde bırakmak. Bunu kaçımız yapabiliyoruz? Ben her zaman yapamıyorum. Peki ya siz?

Birisi bize bir yanlış yaptığında bu çoğu zaman gözümüze batar. Bazen başkalarının yanlışlarını öyle bir önemseriz ki bu yanlışı düzeltmeye çalışırız. Bazen ise yanlışlar bize yapıldığı için bir yanlışta kendimiz yaparak durumu daha da kötü hale getiririz. Yanlışa yanlış. Yanlışın sonucunda bir yanlış daha. Yanlışın yanlışı.

Sanırım yanlışa yanlış yapma duygusu insan doğasında var. Yani bu bilimsel olarak kanıtlandı mı bilmiyorum, araştırmadım. Sadece ben böyle düşünüyorum. Yanlışa yanlış yapma duygusu nedir diyeceksiniz. Hemen açıklayayım. Yanlış olan bir şeye yanlış tepkiler verebilmemizi sağlayan tüm duyguların tümü. İntikam, hüzün, öfke vb. Tabi yanlışa yanlış duygusu diye bir şey yok bu benim adlandırmam.

Bu duruma yanlışa yanlış duygusu diyebilirsiniz ya da başka isimler takabilirsiniz hiç önemli değil. Buna ne derseniz deyin bu gayet insani bir durum ve kesinlikle bu durumu kontrol altına almayı öğrenmemiz gerek.

Bir insan düşünün. Bu insanla herhangi bir ilişki içerisindesiniz. Mesela bir ortamı paylaşıyorsunuz ve bu ortamda sıklıkla bir arada bulunmak zorundasınız. Bu insanın yanlış olan bir takım düşünce ve inanışları var. Bu düşünce ve inanışlar gereği sizinle arası çok iyi sayılmaz. Çünkü siz onun gibi inanıp düşünmüyorsunuz. Bu durumda ne yaparsınız?

Bazı insanlar o kişinin düşüncelerini değiştirip söz gelimi ”doğruyu öğretmeye” falan çalışırlar. Ancak bu saçmalıktan başka bir şey değildir. Bu yanlışlar üzerine kurulmuş bir yanlış daha demektir. Evet doğruyu öğretmek oldukça gerekli olabilir ancak bunu her durumda yapamazsınız. Karşınızdaki insan tüm söylediklerinize rağmen yine de düşüncesinden ve inançlarınızdan vazgeçmiyorsa bence siz ona doğruyu öğretmeye çalışmaktan vazgeçin. Çünkü ”öğrenmek” eylemi sadece kişi tarafından istenildiğinde gerçekleşebilen bir eylemdir. Öğrenmek istemeyene hiçbir şey öğretemezsiniz. Aksine inancına ve düşüncesine daha çok sarılıp daha çok kavga çıkarmasına sebep olursunuz. Kendinizi ifade edin ve eğer karşıdaki bunu kabul etmiyorsa onun yanlışını orada bırakıp hayatınıza devam edin. Bu onun hayatı, onun düşünceleri, onun inançları. Size herhangi bir engel değil. Onu orada bırakın ve ileriye doğru adım atın. Sizin için önemli olan o insanın düşünceleri değil, kendinizin eylemleri olmalıdır.

Başka bir durum ve başka bir örnekten söz etmek istiyorum.

Birisi size karşı sebepsiz bir negatiflik hissediyor diyelim. Size kanı hiç ısınmadı falan. Sizden hiç haz etmiyor. Eğer bu kişi ile sürekli aynı ortamı paylaşıyorsanız bu sizin için önemli bir şeydir. Ancak arkadaşlar unutun gitsin. Tek cümleyle unutun gitsin arkadaşlar. Bırakın sizi sevmesin, sizden haz etmesin, size hiç kanı ısınmasın. Kimin umurunda? Dünyada o kadar çok insan var ki size kanı ısınanlar mutlaka olacaktır. Dünyada gerçekten amacı olan insanlar var. Genelde bu derece bir haz etmeme durumuna sahip insanlar günlerini dedikodu yaparak geçiren insanlardır. Ancak unutmayın dünyada bir sürü insan var ve hepsi oturup bütün gün dedikodu falan yapmıyor. Hayatınızı yaşayın. Onun sizi sevmemesi size ne kaybettirir? Hayatında neyi etkileyebilir? Neye engel olabilir? Onun ne düşündüğü neden umurunuzda olsun ki?

Çevrenize bakın. Olmak istediğiniz yeri kendinize sorun. Oturup bütün gün dedikodu yapan insanlardan mı olmak istiyorsunuz? Hayatınızın tüm anlamı bu mu? Arasında olmak istemediğiniz insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü çokta önemsemeyin bence.

Gelişim önemlidir arkadaşlar. Kendiniz gibi insanlarla birlikte olun. Bu kendini beğenmişlik falan değil. Bu aklını kullanabilmek. Ama dedikodu yapan tiplerin arasında buna kendini beğenmişlik derler. Ben ise buna akıllılık diyorum. Kendimden örnek vereyim. Çevremde kendim gibi insanlar isterim. Sorumluluk sahibi, zekasını kullanabilen, düzgün ve mantıklı insanlar.

Yahu bütün gün gezip tozan , hiçbir şey yapmamayı seçen, bomboş hayatlar yaşayan insanların arasında olup ne yapacaksınız? Bırakın ya. Kendini geliştirmek isteyen insan zaten aklı başında davranır. Başkalarına yanlış yapmamaya çalışır. Yaptığında düzeltmeye çalışır ve kimseye haz etmemek gibi bir ön yargıyla yaklaşmaz. Bu yüzden gelişin arkadaşlar. Gelişin ve gelişime açık insanlarla iletişim kurun. Çünkü inanın bana gelişmeyen insanlarla olmak sizin de gerilemenize sebep olur.

Kısacası söyleyeyim ki tek bir hayatınız var. Sadece bu var ya sadece bu var. İşte bu yüzden mümkün olduğunca en iyi şekilde yaşamak gerekmez mi? Dininiz ne olursa olsun, öldükten sonra neye inanıyor olursanız olun bu şuanki hayatınızın tek garantili hayat olduğunu değiştirmez. Ne yaparsan şuan yaparsın. Şuan içinde bulunduğun hayatı sadece şuan yaşayabilirsin. Daha sonraları bunu yaşamak için fırsatında zamanında olmayacak. Yok öyle bir fırsat. Unut bunu. Reenkarnasyona bile inanıyor olsan yine de öyle bir fırsat olmayacak. Arkadaşlar reenkarnasyonun kuralı bile bunu kanıtlar. Öyle dünyaya rastgele gelmeyeceksiniz. Yaptıklarınızın karşılığı bir hayat yaşayacaksınız. Yani en iyi ihtimalle bir daha dünyaya geleceğim diyenler için söylüyorum bunu.

Bunu okuyan insan. Senin şuanki hayatından başka bir şeyin yok. Bir gün daha bitti. Bir gün daha azaldı. Ve sen bugün kendin için ne yaptın söyler misin? insanların saçmalıklarına takılıp kendi kendini geriletmek dışında ne yaptın? Olumlu bir şey söyle bana. Mesela de ki benim için anlamı olan bir şey yaptım de. Yazı yazdım de. Müzik dinledim de. Görmek istediğim bir yeri gördüm de. Konuşma yaptım de. Alışveriş yaptım de. Birisine yardım ettim de. Ama bir şey söyle. Günün verimli olmasını sağlamak için gün sonunda ne yaptığını kendine söyle.

Başkalarının yanlışlarını gerçekten de orada bırakın. Bırakın ya. Bırakın ve ilerleyin. Bırakın ve gidin. Daha güzel ve daha verimli günlere gidin. Kendiniz gibi olan insanların yanına gidin. Sizi gerileten her şeyi geride bırakıp ilerleyin. Kendiniz dışındaki şeylere çok fazla takılmayın. Çünkü gerçekten gerek yok. Başkasının yanlışlarına takılmaya cidden gerek yok. Evet kendimizi düşünmeliyiz. Ancak belli bir ölçüde. Başkalarını da düşünmeliyiz ancak bu da belli bir ölçüde olmalı. Yardım etmek güzel, sevmek, sevilmek, zaman geçirmek, dertleşmek. Ama bu başkalarının yanlışlarına takılmanız için yeterli bir sebep değil. Başkasının değil kendi yanlışlarınıza takılın ve düzeltmeye çalışın. Başkalarının yanlışları için sadece ufak uyarılarda bulunun ve eğer anlamıyorsa boş verin gitsin. Gerçekten boş verin. Çünkü hiç önemli değil. Kim ne yaparsa yapsın siz kendi hayatınızı yaşamaya devam edin ve bu hayatı mümkün olduğunca en iyi, en verimli şekilde yaşayın.

Ne istediğinizi bilin. Gittiğiniz yerde neden orada olduğunuzu bilin. Yaptığınız her eylemin kendiniz için bir anlamı mutlaka olsun. Ne istediğinizi bilirseniz ortamda kötü insanlar olsa bile orada neden olduğunuzu kendinize hatırlatabilir, esas amacınıza odaklanabilirsiniz.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here