Yalnız Adam Hz. Ebû Zer Gıfârî

0
41

Ebu Zer Gıfârî (radıyallahu anh) ilk müslüman olanlardandır. İsmi Cündeb Bin Cünadedir. Müslüman olmadan önce künyesi Ebu Memle idi. Müslüman olunca peygamberimiz Ona Ebu Zer künyesini verdi. Lakabı Mesih-ül islam`dır.Ebu Zer Gıfârî Mekke`nin ticaret yolu üzerinde yaşamakta olan Beni Gıfâr kabilesindendir.

     Arabistan`da bulunan diğer kabileler cahiliye devrinin her çeşit kötülüğü işliyor ve putlara tapıyordu. Ticaret kervanlarını çevirip,yağmacılık yapmalarıyla tanınmıştır.Kavmi arasında atılganlığı ,cesaretliği, gücü kuvveti ve yiğitliği ile çevresinde tanınırdı. Fakat Ebu Zer bunların hiçbirinden bir tat almıyordu,zavallı insanların elleriyle yonttuğu putlara ilah diyerek tapmalarına şaşıyordu, putlardan nefret ediyordu.  Her şeyin bir yaratıcısı olduğuna inanarak, yol kesme işinde vazgeçti. İnsanlardan uzak bir hayat yaşamaya ve Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için kendisine yol gösterecek bir rehber aramaya başladı. Ebû Zer Gıfârî hidayete adım adım yaklaşmakta iken ,Muhammed aleyhisselam`a Allahü teâlâ tarafından peygamberlik verilmişti artık insanlar birer ikişer Müslüman olmakla şerefleniyodu. Nihayet bu haber Beni Gıfâr kabilesinin yurduna da ulaşmıştı. Mekke’de gelen biri Mekke’de bir zat var senin söylediğin gibi “La ilahe illallah” diyor ve peygamber olduğunu bildiriyordu dedi. Gıfârî bu haberi alır almaz kardeşi üneysi Mekke’ye gönderip bir haber getirmesini istedi. Üneys, Mekke’ye gidip peygamber efendimizin mübarek cemali, sohbeti ve ihsânları ile şereflendi . Hayran kaldı sonra memleketine geri döndü. Kardeşi Ebu Zer `e vallahi öyle yüce bir zatı gördüm ki, hep hayrı, iyiliği emrediyor kötülükten sakındırıyor deyince,Ebû Zer kardeşinin getirdiği haber üzerine hemen Mekke’ye gitmeye karar verdi. Ebû Zer Gıfârî Mekke’de kimseyi tanımıyordu. Kimseye bir şey sormadan Kâ`be`nin yanına varıp oturmuştu. Peygamberimizi görmek istiyor ve bir işaret arıyordu. Akşam üstü bir sokak köşesine çekildi. Hz Ali Ebu Zeri gördü. Garip olduğunu anlayarak alıp evine götürdü. Halinden bir şey sormadı Ebu Zer`de anlatmadı. Sabah olunca tekrar kâ`be`ye gitti. Akşama kadar dolaştığı halde bulamadı. Hz Ali o gece yine onu gördü ve onu tekrar evine götürdü sonraki gün yine aynı şey oldu bu sefer hz Ali sordu. Ebû Zer`de bana doğruyu söyleyeceksen anlatayım dedi. Hz Ali`de söz verince ,anlattı Ebu Zer . Hz Ali; “sen doğruyu buldun,şimdi ben o zâtın yanına gidiyorum beni takip et” dedi . Ebû Zer`de onu takip ederek, peygamberimizin mübarek yüzünü görmekle şereflendi ve orda kelime-i şahadet getirerek müslüman oldu. O ilk müslüman olanların beşincisiydi. Ebû Zer müslüman olmasından itibaren hicretin beş yılına kadar gecen uzun süre zarfından Beni Gîfar da kaldı. Hendek Gazvesi`nin ardından medine`ye intikal ederek muhacirler arasına katıldı. Müslümanlar için en zorlu askeri harekattan biri olan Tebük seferi esnasında zayıf devesi ile yolculuk yapmak zorunda kalan Ebu Zer ,ordunun konaklama yerine sonradan ulaşabildi. Yolculuk sırasında zayıf devesini bırakıp  yürüyerek kızgın çöllerden geçerek ulaştı . Peygamber efendimiz bu davranışından son derece memnun ve müteessir olan Allah resulü Ona hayır duada bulunmuştur ve ashabına ” o yalnız yürür, yalnız ölür ve yalnız haşrolunur” demek suretiyle onun daha sonraki hayatı hakkında bilgiler vermiştir.

Vefatına kadar insanlardan uzak bir vaziyette hayatını devam ettirdi. Ebû Zer , hicretin 32.yılının Zilhice ayında Rebeze`de yalnız vefat etti.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here