Yahya Kemal’in Tazmin Gazeli

0
148

YAHYA KEMAL BEYATLI:

( Ahmet Haşim )

Cumhuriyet dönemi edebiyatının başlamasında iki önemli temsilci vardır. Bunlardan birisi Ahmet Haşim diğeri ise Yahya Kemal‘dir. Aynı dönemde yaşayan ama birbirinden çok farklı olan şairlerden Yahya Kemal kendisine güvenen , kendisini seven bir insandır. Ahmet Haşim ise Yahya Kemal’in tam zıttı diyebiliriz. Tek başına yaşayan, dış görüntüsünden memnun olmayan birisidir. Bununla birlikte ikisi de edebiyatımız için inci değerinde kişilerdir.

 

 

                               ( Yahya Kemal )

Yaya Kemal aynı zamanda milletvekilliği, büyük elçilik yapmıştır. Küçük yaşında Fransa’ya gitmiştir ve o zaman Fransızca’ya dair bir şey bilmemektedir. 9 yıl Fransa’da kalmış ve orada iyi bir eğitim almıştır. Aruzu şiirlerinde çok güzel bir şekilde uygulayan şair “Ok” şiiri hariç diğer şiirlerini aruz ölçüsü ile yazmıştır. Hayatta iken hiçbir şiiri yayınlanmamıştır. Vefatından sonra şiirleri Nihat Sami Banarlı tarafından yayınlanmıştır. Birçok şiiri bestelenmiştir. Şiirlerini besteleyen kişi ise Munîr Nurettin Selçuk’tur. Şiir kitapları

• Eski Şiirin Rüzgariyle
• Kendi Gök Kubbemiz’dir.
Yahya Kemal Fransa’da kaldığı sürede oradaki şairleri ve şiir anlayışlarını çok iyi bir şekilde öğrenmiş ve uygulamıştır. Buna rağmen toplum, tarih konularında şiirleri vardır. Yahya Kemal’in etkilendiği parnasizm , sembolizm ve neo-klasizm onu saf şiire götürecektir. Saf şiirin Türk edebiyatındaki en önemli iki temsilcisinden birisidir. Şiirde ahenk, musiki arayan bir şairdir. Onun değer verdiği konulardan birisi de derûni ahenktir. Eski Şiirin Rüzgariyle adlı şiir kitabında gazelleri vardır. Aşağıda gördüğümüz gazel de o kitaptan alınmış bir gazeldir. Haydi gelin hep birlikte Tazmin adlı gazeline bakalim.

TAZMİN
Kan aktığı günden beri can u tenimizden
Yâkût fer almış denilür ma’denimizden

Bir gün ser-i kûyundan eğer geçsek o mâhın
Billah o çemenzar yanar dâmenimizden

Bir şeb bizi sevk etse felek mev’id-i aşka
Vuslat tutuşur şûle-i pirâhanemizden

Erbâb-ı temâşâya sehergâh-ı bahârân
Biri levha-ı hûnin görünür şîvenimizden

Biz bülbül-i muhrik-dem-i şevkâ-yı firâkız
Âteş kesilir geçse sabâ gülşenimizden

(Yahya Kemal Beyatlı)

Günümüz Türkçesi ile ;
Ruh bedenimize girdiği günden beri,
Rivayet edilir ki yâkût bile bizim madenimizden can alır.

Bir gün ay yüzlü sevgilinin evinin önünden geçersek,
Kenarından gevşek bile o çimenlik(yeşil alan) tutuşur.

Bir gece felek bizi o vadedilen aşka gönderse,
O kavuşma haliyle kalbimiz yanar , tutuşur.

Herkesin hoslanarak baktığı baharların sabahları
Bizim matemimiz ile bize bir kanlı tablo gibi görünür.

Biz ayrılığın ateşi ile yanık(ateşli) şakışlarıyla meşgul olan öyle bir bülbülüz ki,
Gül bahçenizden geçecek olan sabah yeli(meltem) bile olsa yanar , tutuşur.

Kelime Anlamları:

–Yâkût: Bir çeşit maden.
–Fer: Işık
–Ser-i Kûy: Sığınak, bulunulan yer, ev.
–Mâh: Ay
–Çemenzâr: Yeşillik, çimenlik.
–Felek: Kader, gökyüzü.
–Mev’id: Vadedilen.
–Şeb: Gece.
–Şule: Kıvılcım.
–Vuslat: Kavuşma.
–Pîrâhane: Süslü ev.
–Erbâb: Ulu, malik.
–Temâşa: Hoşlanarak bakma, seyretme.
–Sehergâh: Sabah vakti.
— Bahârân: Baharlar.
–Levha-ı Hûnin: Kanlı Tablo.
— Şiven: Matem,yas. İnleme, sızlama.
— Muhrik: Yakıcı.
–Dem: An.
— Şekva-yı Firâk: Ayrılıktan şikayet eden.
— Saba: Sabah yeli.
–Gülşen: Gül bahçesi.

Peki şiirin ismi neden tazmin? Tazmin ne demek ? Hemen açıklıyorum. Tazmin kelime anlamı olarak zararı ödeme anlamına gelmektedir. Edebi terim olarak anlamı ise, başkasına ait bir mısra ya da beyiti kendi şiirine alma sanatıdır. Nazımda tazmin edilen mısra ve ya beyitin sahibinin zikri şarttır.

Peki Yahya Kemal bu şiirde hangi beyiti kimden aldı ? Şiirdeki son beyit Sarı Selim(2.Selim)‘e aittir. Sarı Selim bu beyiti cariyesi Nurbanu Hatun için yazmıştır. Yahya Kemal de bu beyiti kendi şiirinde kullanmıştır.

Peki bu şiirin kalıbı nedir? Hangi söz sanatları kullanılmıştır ? Şiirin kalıbı mef’ûlü mefâ’îlü mefâ’îlü fe’ûlündür. Şiirde sevgili mâha benzetildiği için istiare(benzetme) sanatı , ilk beyitte can, ten, kan kelimeleri arasında tenasüp(uygunluk) , sevgilinin evinin önünden geçtiğimizde yeşillik yer bile tutuşur derken de mübalağa(abartma) sanatı kullanılmıştır.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here