XI. Ve XII. Yüzyıllarda İslamiyet Ve Türk Kültürü

0
14

Türklerin İslamiyeti Kabul Etmesi

Türkler, İslamiyet’i kabul etmeden önce Şamanizm’e inanıyorlardı. Daha sonraları Şamanizm’in yerini Budizm, Manihaizm, Brahmanizm ve Hristiyanlık gibi dinler almaya başladı. 

Türklerin İslam orduları ile ilk karşılaşmaları Emeviler zamanına rastlar. (661-750)

Kuteybe İbn Müslim’in Horasan valiliği sırasında Buhara ve Semerkant‘a kadar uzanan bölgede yaşamlarını sürdüren Türkler, İslamiyet’i kabul ettiler. Özellikle Kuteybe İbn Müslim’in çalışmaları (705-715) Orta Asya’da İslamiyet’in yayılması ve gelişmesine yol açtı. Bu süreçte Türkler eski dinleriyle yeni yayılmakta olan İslamiyet’i karşılaştırdılar. Yeni dindeki tek tanrı inancı, iman, ahlak ve erdem gibi anlayışlardaki ortak noktalar Türklerin bu dini benimsemelerinde etkili olmuştur. 

Türklerin topluluk halinde İslamiyet’i kabul etmeleri Karahanlılar Dönemi’ne rastlar. (812-1240) Özellikle hükümdar Abdulkerim Satuk Buğra Han’ın 932 yılında İslamiyet’i kabul etmesiyle Türkler topluluk halinde yeni dine dahil oldular. 

Samanoğulları (892-999) zamanında, iki yüz bin çadır halkından kurulu bir topluluğun İslamiyet’i kabul ettiği bilinmektedir. 

İlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlılar, İslami Döneme ait ilk eserleri ortaya koymuşlardır. Bu dönemde yazılan başlıca eserler arasında Kutadgu Bilig, Divan-ı Lügat’it Türk ve Atabetü’l Hakayık’ı sayabiliriz. 

İslamiyetin Türk Kültürüne Etkisi

Türkler, İslamiyet’i kabul ederek yeni bir din, inanç, kültür ve sanatın etkisine girdiler. İslamiyet’le birlikte Türkler, yaşamlarını göçebe bir şekilde sürdürürken yerleşik biçime geçtiler. Köyler, şehirler kurdular. Kurdukları şehirlere hanlar, hamamlar, camiler, kervansaraylar inşa ettiler. Yaptıkları eserleri en ince ayrıntılarına kadar Türk-İslam beğenisine göre süslediler. Tasavvuf düşüncesi çerçevesinde Tasavvuf Edebiyatı gelişti. Hoca Ahmet Yesevi ile başlayan anlayış, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Mevlana gibi çok sayıda düşünür ve sanatçıyı yetiştirdi. 

Yeni Kültürün Edebiyata Yansıması

Türkler, İslamiyet’i kabul etmekle yeni bir din, dil ve kültürle karşılaştılar. Yeni dinin etkisiyle Arapça öğrendiler. Kur’an-ı Kerim’i anlamaya çalıştılar. Yeni din ile eski dinlerini karşılaştırdılar. İki din arasındaki ortak noktalar, yeni dini benimsemelerinde etkili oldu. 

İslamiyet’le birlikte Türkler yeni bir sanat ve edebiyat anlayışına yöneldiler. İslamiyet’i kabul eden ulusların hepsi bu dinin egemen olduğu dil ve sanat anlayışıyla eserler veriyorlardı. Böylece Arap edebiyatı nazım biçimlerini ve aruz ölçüsünü kullanmaya başladılar. Oysa Karahanlılar döneminde İslamiyet’i kabul ettikleri yıllarda devletin resmi dili ile bilim ve sanat dili Türkçe idi. Bilim dili Arapçayı, edebiyat dili olarak da Farsçayı kullanmaya başladılar. Bu anlayış daha sonraki yüzyıllarda da sürüp gitti. Böylece ”Klasik Edebiyat (Divan Edebiyatı)” veya Yüksek Zümre Edebiyatı gibi adlar verilen edebiyat bu şekilde doğdu. Öte yandan İslamiyet Öncesi Dönem‘de öğrendiğimiz sözlü edebiyat da halk arasında sürüyordu. 

Yeni kültür ve sanat anlayışı Karahanlılar döneminde etkili oldu. (932-1212). Müslümanlığı kabul eden Karahanlılar zamanında dil, kültür ve edebiyat açısından çok önemli eserler yazıldı. Yusuf Has Hacip’in ”Kutadgu Bilig”, Kaşgarlı Mahmut’un ”Divan-ı Lügat’it Türk ve Edip Ahmet’in ”Atabetü’l Hakayık” adlı eserleri bunlar arasındadır.

Eserler incelendiğinde Türklerin dil, kültür ve sanat anlayışı bakımından ne kadar ileri gittiği ortaya çıkar. Özellikle ”Kutadgu Bilig’‘ ve ”Divan-ı Lügat’it Türk” anlatım zenginliği, atasözleri, deyimler ve bilgece sözler yönünden oldukça zengindir. Hatta ”Kutadgu Bilig” ile ”Atabetü’l Hakayık”ın Arap ve Uygur alfabesiyle yazılmış örneklerine de rastlanmaktadır.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here