Wilhelm Reich: Bütün Büyük İnsanlar Yalnızdırlar.

0

”Senin yakınında, Küçük Adam, düşünebilmek bile çok zor. İnsan senin hakkında düşünürken bile senden uzak olmalı, çünkü sen düşünceyi boğar ve süpürüp atarsın.”

Wilhelm Reich 24 mart 1897 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Galicia şehrinin Dobrzanica köyünde doğmuştur. Ailenin iki oğlundan ilk dünyaya gelendir. Wilhelm’in babası zengin bir çiftçidir. Adı Leon Reich’tir. Annesinin adı ise Cecillia Roniger’dır. Kesin bir kaynak olmamasına rağmen Wilhelm’in babası kayıtlara otoriter, soğuk ve güvensiz bir Yahudi olarak geçmiştir. Çok daha sonraları Wilhelm babasının Yahudilik’ten ayrıldığını, çocuklarını Yahudi gelenekleri ile yetiştirmediğini ve hatta çocuklarının Yahudi Almancası (Yidiş) konuşan diğer çocuklarla oynamasına bile izin vermediğini belirtmiştir. Yetişkinliğinde, kendisini Yahudi olarak adlandıran herkese Yahudi olmadığını söylemiştir. Reich’in biyografisini yazan Myron Sharaf, Reich’in bu şekilde davranmasını kısmen “Yahudi Aşırı Milliyetçiliği”ni reddetmesine, kendi seçimi olmayan bir sınıflandırmaya sokulmaktan hoşlanmamasına ve dışlanan biri olmayı hiçbir zaman istememesine bağlamaktadır. Doğumundan kısa bir süre sonra ailesi, annesinin amcası Josef Blum’un sahibi olduğu, güneyde Chernivtsi – Bukovina’da bulunan Jutinetz Hayvan Çiftliği’ne taşınmıştır.  Reich, seks ve duygulanımların biyolojik kökenleri üzerine olan ilgisinin ve yaptığı araştırmaların kaynağı olarak, hayatın doğal fonksiyonlarının kendisinden asla gizli kalmadığı bu çiftliği göstermiştir.  Hatta bir keresinde aile hizmetçisi kızın, erkek arkadaşıyla ilişkisine tanık olmuş ve sonra bu “aşk oyununu” kendisiyle de oynayıp oynamayacağını sormuştur. Reich’in belirttiğine göre bu olay olduğunda dört yaşındadır ve onun açısından seks hakkında hiçbir gizli yön yoktur. Gençlik Tutkusu (Passion of Youth) adlı otobiyografisinde belirttiği üzere, on bir buçuk yaşlarındayken ilk cinsel ilişkisini, ona bunun nasıl yapılacağını öğreten bir aşçı kadın ile yaşamış ve o günden itibaren yıllar boyunca neredeyse her gün cinsel birleşme yaşadığını söylemiştir.

12 yaşına gelinceye kadar aile ile birlikte çiftlikte kalan bir özel öğretmenden ders görmüştür. 12 yaşına geldiğinde, özel öğretmeni ile annesinin gönül ilişkisinin ortaya çıkması üzerine annesinin intihar etmesiyle dersleri de sona ermiştir. Annesinin ölümü oldukça vahşi bir şekilde gerçekleşmiştir. Gündelik ev temizliğinde kullanılan kimyasalları içerek günler boyu büyük acılar içinde kıvranarak ölmüştür. Bu olay üzerine öğretmen kovulmuştur ve Reich hem annesiz hem öğretmensiz ve içinde büyük bir suçluluk duygusuyla kalakalmıştır.

1920 yılında Reich, annesinin gönül ilişkisinin kendisini ne kadar derinden etkilediğini anlatan bir yazı yazmıştır.  Her gece annesini yatak odasında öğretmeni ile oynaşırken görmüştür. İçeri asla girmemiştir ama dışarıdan dinlemiştir, utanmıştır, öfkelenmiştir ve çok kıskanmıştır. Ayrıca eğer onları izlediğini fark ederlerse kendisini öldürür müydüler merak etmiştir. Kısa bir an aklına annesini kendisiyle de ilişkiye zorlamak gelmiştir. Annesini korumak ile babasına şikayet etmek arasında kararsızlıklar yaşamıştır. Sonra onun ölümünden kendisini sorumlu tutarak aklında onu öldürmüş olduğu düşüncesi gelişmiştir.

Wilhelm, Latince, Yunanca ve doğal bilimlerde yetkinleşmesi amacıyla, Czernowitz Gymnasium lisesine gönderilmiştir. Lise dönemlerinde, kendisini hayatı boyunca rahatsız edecek sedef hastalığına yakalanmıştır.  Sharaf  annesinin intiharının buna neden olabileceğini düşünmüştür. Tedavi sırasında kendisine, şu an hastalığı daha da kötüleştirdiği bilinen arsenik içeren ilaçlar verilmiştir.

Annesinin intiharı üzerine babası yıkılmıştır. 1914 yılında kendisine bir hayat sigortası alarak soğuk bir gölün kenarına gidip saatlerce kalmıştır. Görünürde balık tutmak amacıyla, ancak Reich ve kardeşi Robert’e göre gerçekte yavaş bir intihar için oradadır. Sonuçta, hayat sigortasından hiç para alamayacak şekilde zatürree ve vereme yakalanarak 1914 yılında vefat etmiştir.

Reich, bir yandan çiftliği yöneterek diğer yandan çalışmalarını sürdürmüştür. 1915 yılında mit Stimmeneinhelligkeit’ten mezun olmuştur. Aynı yılın yaz ayında Ruslar Bukovina’ya saldırmıştır ve Reich kardeşler sahip oldukları her şeyi geride bırakarak Viyana’ya kaçmıştır. Gençlik Tutkusu (Passion of Youth)nda bu durumu şöyle belirtmiştir: “Bir daha ne vatanımı ne de sahip olduklarımı gördüm. Tüm o hali-vakti-yerinde geçmişten geriye hiçbir şey kalmadı.”

Reich, okuldan sonra Avusturya ordusuna katılmıştır ve son iki yılında Teğmen olmak üzere 1915’ten 1918’e kadar orduda görev yapmıştır. 1918 yılında savaş sona erdiğinde Viyana Üniversitesi’nde tıp okuluna girmiştir. Burada öğrenciyken, 1919 yılında Reich’in bir seksoloji semineriyle ilgili belgeleri almak amacıyla Sigmund Freud’u ziyaret etmesiyle ikisi tanışmışlardır. Freud’un Reich üzerinde güçlü bir etkisi olmuştur ve Reich, Freud’un gözde öğrencilerinden biri olmayı başarmıştır. 1920 Ekim’inde 23 yaşındaken Reich’in, Viyana Psikoanalitik Derneği’ne misafir üye olarak kabul edilmesi üzerine Freud, Reich’e analitik hastaları inceleme izni vermiştir. Savaş gazisi olması nedeniyle altı yıllık eğitim sonucunda alınan tıp diplomasını dört yılda almasına izin verilmiştir ve Reich, 1922 yılının Temmuz ayında Tıp Doktoru unvanını almıştır.

Reich, 1922-1924 yılları arasında Viyana Üniversite Hastahanesi’nde dahiliye bölümünde çalışırken diğer yandan Nöroloji ve Psikiyatri Kliniğinde, Profesör Julius Wagner-Jauregg gözetiminde nöropsikiyatri alanında çalışmalarını sürdürmüştür. 1922 yılında psikanalist olarak kendi muayenehanesini kurarak klinik asistan olmuştur ve 1924 yılında Freud’un Psikoanalitik Poliklinik’inde müdür yardımcılığı yapmıştır. Viyana’daki Psikoanalitik Enstitüsü fakültesine girmiştir ve nevrozun sosyal nedenleri üzerine araştırma yapmıştır.

Viyana’dayken kendisine analiz için gelen ve sonradan kendisi de analist olan tıp öğrencisi Annie Pink ile tanışmıştır.  17 Mart 1922 yılında Annie Pink 20’sinde, Reich ise 25 yaşına girmesine bir hafta kala Otto Fenichel’in şahitliğinde evlenmişlerdir. Bu evlilikten iki kızı olmuştur. 1924 yılında Eva ve 1928 yılında Lore dünyaya gelmiştir.  1930 yılında işçi sınıfının yoğun olarak yaşadığı Berlin’e taşınarak kliniğini açmıştır. Seks hakkında eğitimler vererek broşürler hazırlamıştır. Cinsel Devrim (The Sexual Revolution) adlı kitabı Viyana’da yayımlanmıştır. Alman Komünist Partisi’ne katılmıştır ancak Komünistlere aşırı açıksözlü ve sözünü esirgemez geldiği için 1933’te partiden ihraç edilmiştir. 1934 yılında politik saldırganlığından ötürü Uluslararası Psikanaliz Birliği’nden de ihraç edilmiştir.

Evliliği esnasında, 1927 yılında eşinin arkadaşlarından Lia Lasky da dahil olmak üzere birçok ilişkisi olmuştur.  1932 yılında Elsa Gindler’dan Laban Hareket Analizi eğitimini almış bir koreografist ve dans terapisti olan Elsa Lindenburg ile başlayan ciddi ilişkisi sonucunda 1933 yılında eşi Annie Pink ile ayrılmışlardır. Ocak 1933’te Hitler başbakan olduğunda Reich ve Lindenburg Almanya’da yaşıyorlardı. 2 Mart 1933’te Völkischer Beobachter adlı Nazi gazetesi, Reich’in Ergenlerin Cinsel Mücadelesi (The Sexual Struggle of Youth) adlı kitabı hakkında bir saldırı yazısı yayımlamıştır. Kendisini küçük düşürmeye yönelik “kadın avcısı”, “komünist” ve “özgür cinsel sevginin avukatı” gibi yakıştırmalar yapılmıştır. Ertesi gün Lidenburg ile birlikte Viyana’dan ayrılarak İskandinavya’da, ilk olarak Danimarka’ya taşınmışlardır. Burada Danimarka gençliğini Alman Seksolojisi ile kötü etkilediği suçlaması gibi daha birçok sorunla karşılaşınca İsveç’e ve oradan da 1934 yılında Norveç’e taşınmışlardır.

Reich, Oslo Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü’nde Profesör Schjelderup’un desteğiyle beş yıl Norveç’te kalmıştır. Vegeto-Terapi’nin ilkeleri ile ilgili ilk sunumunu 1934’te İsviçre-Lucerne’de düzenlenen 13. Uluslararası Psikanaliz Kongresi’nde, Psişik Temas ve İstemdışı Akım (Psychic contact and vegetative current) adlı makalesi ile yapmıştır ve 1935-1940 yılları arasında terapi tekniğini geliştirmiştir. Cinsel aşka arzu duyma yeteneğinin, “Orgazm Potansiyeli” (orgastic potency) adını verdiği, cinsel aşkı gerçekleştirebilmek için gerekli olan fiziksel yeterliliğe bağlı olduğunu savunmuştur. Fizyolojik olarak ortaya çıkan dört ayrı safha üzerinden erkek orgazmını ölçümlemeyi denemiştir.  Birinci safha psikoseksüel cinsel gerilim safhası; ikinci safha penisin sertleşmesi ve enerji yüklenmesi – Reich bunu elektriksel olarak ölçmüştür; Üçüncü safha orgazm esnasında peniste yüklü olan enerjinin boşalımı; ve dördüncü safha penisin gevşemesi. Reich, ölçümleri sonucunda gözlemlediği bu enerjinin tüm yaşam formlarında açıkça var olan bir güç olduğuna inanmıştır.

Reich, Avrupa’daki Psikanaliz dergilerinin üretken bir yazarı olmuştur. Esasen psikanaliz, nevrotik semptomların tedavisi konusuna odaklanmıştır. Reich’in Kişilik Çözümlemesi (Character Analysis) bugün Ego psikolojisine doğru olan gelişimin önemli adımlarından biridir. Reich’e göre bir insanın sadece kendine özgü semptomları değil tüm karakteri nevrotik fenomen olarak dikkate alınmalıydı. Bu kitapta ayrıca Reich’in Zırh Teorisi (The Theory of Body Armoring) de ortaya konmuştur.  Bu teoriye göre bastırılmış psikoseksüel enerji, kaslarda ve organlarda gerçek fiziksel engellere neden olabilir ve bahsedilen bu beden zırhı, enerjinin serbest kalmasını engelleyebilirdi. Orgazm, bu zırhı delmenin tek yoluydu. Bu teoriden hareketle, Freud’un görüşlerine de uygun olan; mutlu ve sağlıkli bir hayat için sağlıklı cinsel hayatın önemi ortaya kondu.

Reich’in düşüncesine göre orgazm, sadece boş zaman değerlendirmeye yarayan bir zevk değil, bedenin duygusal enerjisini düzenleyen bir düzenleyicidir. Orgazmın en iyi yanı, fazla enerjinin serbest kalmasıyla nevrotik durumların oluşumunu azaltmasıdır. Reich toplumdaki seksüel baskı nedeniyle, orgazm sırasında fazla enerjinin vücuttan atılımını sağlayan, kendisinin Orgazm Potansiyeli dediği, bu yeteneğin çok az kişi tarafından gerçekleştirilebildiğini iddia etmiştir. Orgazmdan yoksun olan erkek ve kadın sürekli bir gerginlik içindedir ve bu gerilimi içinde tutmak için beden zırhı geliştirmiştir. Dış baskılar ve iç gerginlik nevrozun, nefretin, sadizmin, açgözlülüğün, faşizmin, yabancı düşmanlığının ve antisemitizmin temelidir.

Freud’la birlikte, akıl hastalıklarının kaynağının cinsel gelişim olduğunu kabul etmiştir. İkisi de birçok psikolojik sorunun bilinçaltı süreçlere dayandığına inanmışlardır, çocukluğun erken dönemlerinden itibaren gelişmeye başlayan cinsel duyguların bastırılmasının akıl sağlığı açısından önemli sonuçları vardır. Tam bu noktada, bir Marksist olan Reich (bakınız: Freudo-Marxism), cinsellik üzerindeki sosyal baskının kaynağı olarak burjuva ahlakını ve onun sosyo-ekonomik yapısını göstermiştir.  Birçok nevroza neden olan cinsel baskının en iyi tedavisi aktif ve günahkarlık duygusundan arındırılmış bir cinsel hayat olabilirdi. Böylesi bir ahlaki özgürlüğün ancak ve ancak baskıcı burjuva ahlakının kökeni olan ekonomik yapı ortadan kalktığında mümkün olabileceğini iddia etmiştir.

1928 yılında Avusturya Komünist Partisi’ne katılmıştır ve Sosyalist Cinsel Danışma ve Araştırma Derneği (Socialist Association for Sexual Counseling and Research)’ni kurmuştur. 1934 yılından 1939 yılına kadar, bedendeki istem dışı enerji üzerine – özellikle de hayatın kaynağına yönelen Deri Direnç Yanıtı hakkında gözlem, deney ve araştırmalar yapmıştır ve bunları “Biyon Deneyleri” olarak adlandırmıştır. Çekirdekli tek hücreli canlılar (protozoa) üzerinde incelemeler yapmıştır. Çimen, kum, demir, ve hayvan dokusunu kaynatarak, potasyum ve jelatin ekleyerek vezikül yetiştirmiştir. Bunları bir heat-torch yardımıyla kor oluncaya kadar ısıtarak, gözle görülebilir şekilde ışıyan enerjinin parlaklığını, yanışını gözledi ve mavi kesecikleri tespit etmiştir.  Hayatın ilkel formlarından biri olduğuna inandığı, ölü madde ile canlı doku arasında özelliğe ve protozoa gibi tekhücreli organizmalara dönüşebilecek potansiyele sahip olan bu veziküllere “biyon” adını vermiştir. Soğutulmuş karışımı besiyeri içine koyduğunda bakteriler üremiştir ama havada veya kullandığı malzemelerde daha önceden bakteri olduğu gerekçesiyle araştırmadan vazgeçmiştir.

1936 yılında Reich şunları yazmıştır:

“Madem ki her şey zıtlığı ile var, öyleyse tek hücreli organizmaların iki farklı var oluşu olmalı: (a) hayat, organizmaları yok ediyor, başka bir ifade ile var olan organizmalar organik çürüme sonucu yok oluyorlar ya da (b) hayat organizmaları koruyor ve inorganik materyal halinden organik hayata getiriyor.”

Cansızdan canlı oluşumunu ifade eden bu dirimdışı türeme (spontaneous generation) düşüncesi Reich’i kanserin tedavisini bulduğuna inandırmıştır. Hayatı yok eden organizmalara Almanca “ölüm” anlamına gelen “Tod” kelimesinin ilk harfini ekleyerek “T-Basili” adını vermiştir. Kanser (The Cancer Biopathy) adlı kitabında yerel bir hastahaneden aldığı çürüyen bir kanserli doku kültüründe bu basilleri nasıl bulduğunu açıklamıştır. T-Basili’nin protein parçalanmasından meydana geldiğini yazmıştır. Neşter şeklinde, 0.2 ila 0.5 mikrometre uzunluğundaydılar ve farelere enjekte edildiğinde iltihap ve kansere neden oluyorlardı. Hücredeki orgone enerjisi yaşlanmaya veya yaralanmaya bağlı olarak azaldığında, hücreler biyolojik bozulmaya uğradığı ya da öldüğü sonucunu çıkarmıştır.  Bir noktada, T-Basili gelişimine hücre içinden başlıyordu. Kanserin öldürücü etkisinin nedeni ise T-Basili’nin önlenemeyen gelişimiydi.

1930 yılından sonra Reich, terapi seansları esnasında hastalarının fiziksel yanıtları ile daha ilgili hale gelmiştir.  1930 yılının sonlarına doğru psikoanalizin birçok büyük tabusunu ihlal etmeye; hastalarının arkasına oturmak yerine yanına oturmaya ve onlara dokunmaya başlamıştır. Erkek ve kadın hastalarından soyunmalarını, bazen ise iç çamaşırlarını da çıkartarak tamamen çıplak kalmalarını istemiştir. Sadece şikayetlerini dinleyip “Neden böyle düşünüyorsun?” analizinin yanıtlarını not almaktansa onlarla sohbet ediyor, sorularına cevap vermiştir. Bu yaklaşım, analitik tarafsızlığı sarsıcıydı. Bir analizci, aktarım adı verilen süreçte, hastaların geçmiş arzularını, aşklarını, nefretlerini, nevrozlarını yansıttığı boş bir projektör perdesi gibi olmalıydı, hasta ile diyaloğa girmemeliydi. Reich, psikanalizde mevcut bu gibi tabuların hastaların nevrozlarını daha da güçlendiğini ve hastalarının kendisinin de bir insan olduğunu görmelerini istediğini yazarak, gittikçe bu tabulardan uzaklaştı.  Hastaların “beden zırhları” üzerine kasıtlı olarak gidiyor, hastaların kaslarını gevşetmek ve böylece gerginliklerini azaltmak amacıyla parmakları veya avucuyla hastaların ağız, boyun, sırt ve kalçalarına dokunuyor, hastaların hareketlerinin yumuşaması ve nefes alışlarının sakinleşmesini istiyordu. Beden zırhının bu şekilde ihlal edilerek çözülmesi sonucunda çocukluk dönemlerinde bilinçaltına itilmiş anılar tekrar hatırlanıyordu. Eğer seans başarıyla sonuçlanmışsa, hastaların memnuniyet bildiren istemsiz hareketler içeren beden dilinden bunu anlayabiliyordu. Reich, buna “orgazm refleksi” adını verdi. Cinsel ilişki sırasında “orgazm potansiyeli” ve “orgazm refleksi” Reichyen terapi’nin iki amacı haline geldi. Reich, hastalarının bedenlerinde gözlediği bu enerji akışına “biyo-elektrik” ve bu terapiye de “orgazmoterapi” (orgasmotheraphy) adını verdi. Ancak sonradan, politik nedenlerle bu terapiden vazgeçti.

Oslo’daki biliminsanları, Reich’in biyonlar hakkındaki çalışmalarını saçmalık olarak değerlendirerek şiddetle karşı çıkmışlardır. idens Tegn adlı önde gelen liberal bir gazete 1937 yılında bilim insanlarının ve diğer gazetelerin de desteğini alarak Reich aleyhinde bir mücadele başlatmıştır. 1937 yılının eylül ayından 1938 yılının sonbaharına kadar Oslo’nun büyük gazetelerinde aleyhinde 100’ün üzerinde makale yayımlanmıştır. 1937’de ülkenin önde gelen kanser uzmalarından Leiv Kreyberg’in Reich’in biyon deney örneklerini mikroskop altında incelemesine izin verildi. Kreyberg, Reich’in hazırladığı karışımında kullandığı kültür ortamının aslında steril olduğunu ancak söz konusu bakterilerin beklendiği gibi stafilokoklar olduğunu açıkladı. Reich’in havayoluyla gelen bakterileri önlemek için kullandığı araçların Reich’in inandığı kadar güvenilir olmadığını söyledi. Kreyberg, Reich’i basit bakterijolojik ve anatomik gerçekleri önemsememekle suçlarken Reich de Kreyberg’i mikroskop altında, yaşayan kanser hücrelerini tanılamakta başarısız olmakla suçladı. Böylece, bir bilimsel gelişme fırsatı daha uygunsuz çekişmelerle bozuldu.

Reich, bu bakteri örneklerinden birini bir başka Norveçli biyolojiste, Oslo Bakteriyoloji Enstitüsü Profesörü Thjötta’ya gönderdi. Profesör Thjötta bakterilerin havadan geldiğini söyleyerek Kreyberf ile aynı sonuca vardı. Thjötta ve Kreyberg, görüşlerini 19 ve 21 Nisan 1938 tarihleri arasında Aftenposten gazetesinde yayımladılar. Söz konusu yazıda Reich’e “Bay Reich” diye hitap eden Kreyberg, Reich’in birinci sınıfta okuyan bir tıp öğrencisi kadar bile bakteri ve anatomi bilgisi olmadığını iddia etti. Reich, Kreyberg’den çalışmalarını bir kez daha kontrol etmesini istediğinde, Kreyberg buna değmeyeceğini söyleyerek reddetti.

Reich’in Hayatın Kaynağı Üzerine Biyon Deneyleri (The Bion Experiments on the Origin of Life) adlı kitabı 1938’de yayımlanması üzerine hakkında sistemli yalan haber saldırıları başlatıldı. “Yahudi pornocu” ve “hayatın kökeni”ni kirletmeye cürret eden biri olarak lanse edildi. Alan Vantwell, Reich’in araştırma sonuçlarını açıkladığı yazısının sadece bir paragrafına odaklanarak, Reich’in söylediği “Kanserin anlaşılması açısından faydalı olduğu kanıtlandı.” cümlesinden yola çıkarak uydurma bir kanser tedavisinin provokasyonunu yapmakla suçladı.

Şubat 1938’de vizesi doldu. Norveçli birkaç bilim insanı vizenin uzatılmasına karşı çıktı. Kreyberg, konuyla ilgili “Eğer bu tutum, Reich’i gestapo’nun kucağına atmak amacını taşıyorsa buna karşı çıkarım ancak Reich’i edepli davranmaya itecek bir şey olursa bu çok iyi olurdu.” demiştir. Yazar Sigurd Hoel, amatör biyolojik deneyler yapmanın nasıl olup da bir suç haline geldiğine hayret etmişti, “Ne zamandan beri biyoloji eğitimi almamış birinin mikroskoptan bakması sürgün için bir gerekçe haline geldi?” diye soruyordu. Reich, denizaşırı ülkelerden büyük destek gördü. İlk olarak 1938’de Norveç gazetelerinde Reich’in sosyolojik çalışmalarının “bilime benzersiz ve çok değerli katkılar sağladığı”nı söyleyen Bronislaw Malinowski’den ve tüm dünya tarafından ilerici olarak bilinen İngiltere’deki Summerhill School’un, kurucusu Alexander Sutherland Neill’den destek gördü. A. S. Neill, Norveç basınına verdiği demeçte “Reich hakkında başlatılan karalama kampanyasının oldukça cahil ve barbarca olduğunu, demokrasiden çok faşizmi andırdığını” söyledi. Norveç entelektüel hoşgörüsüyle gurur duyuyordu, o nedenle “Recih meselesi” hükümeti yola getirdi ve bu nedenle bir uzlaşma sağlandı. Reich’in vizesi uzatıldı ancak ülkede psikanaliz çalışması yapmak isteyenlere lisans almalarını gerektirecek bir kanun çıkarıldı ve tabii ki Reich’e bu lisans verilmeyecekti.

Tüm bu karalama kampanyası sırasında Reich, bir komisyona “biyon deneylerini tekrarlamak” ile ilgili sorduğu soru dışında kamuoyuna bir açılımı olmadı. Sharaf, Reich’in çalışmalarına karşı başlatılan bilimsel muhalefetin Reich’i kişisel olarak sarstığını ve ilişkilerini kötü etkilediğini yazar. Dikkatsizce davranışları sonucunda kazandığı kötü ün, onu küçük düşürdü ve gücendirdi, kendine güveni sarsıldı. Kendini yaftalanmış, avlanmış ve işkence görmüş gibi hissediyordu. Artık halkın arasında rahat değildi ve aleyhinde olan araştırmacılar karşısında şiddetli ve kötü duygular besliyordu.

Sharaf’ın yazdığına göre, 1934 ve 1937 yılları arası Reich’in hayatının en mutlu yıllarıydı. Elsa Lidenberg ile olan ilişkisi iyi gidiyor ve onunla evlenmeyi düşünüyordu. 1935 yılında Lidenberg hamile kaldığında sevinçten havalara uçtular, bebek için elbiseler ve oyuncaklar aldılar. Ancak Reich’in, kendi geleceği hakkında büyük endişheleri vardı. Elsa’nın büyük karşı çıkışlarına rağmen Reich kürtajda ısrar etti ve Berlin’de bir psikanalizci olan Edith Jacobson’un yardımıyla kürtajı gerçekleştirdiler.

1937’de Reich, bir meslektaşının eski karısı sinema sanatçısı bir hastasıyla gönül ilişkisine başladı. Reich’in böyle bir ilişkinin imkânsız olduğunu söylemesine rağmen, başından beri Reich’i baştan çıkarma niyetiyle terapilere katıldığı belli olan kadın istediğini aldı. Bu süre içinde, bu ilişki nedeniyle Reich çalışmalarına ara vermiş olsa da, ilişkinin bitimiyle birlikte oldukça profesyonellik dışı şartlarda analizlerine tekrar başladı. Sonunda, kadın Reich’i basına gidip aralarındaki ilişkiyi anlatmakla tehdit etti. Ancak böyle bir durumun Reich kadar kendisini de yıpratacağını anladı. Bir meslektaşı kendisine “Neden böyle bir ilişkiye girdin?” diye sorduğunda “Bir erkeğin bazen aptalca davranması gerekir.” diye cevap verdi. Reich’in ayrıca Norveçli bir tekstil tasarımcısı olan 25 yaşındaki Gerd Bergersen’le de bir ilişkisi oldu.

Kendisi aleyhinde basında başlatılan karalama kampanyası son hızla ilerlerken, içinde aniden Elsa’ya karşı şiddetli bir kıskançlık hissederek kendisine işlerinde yardımcı olmasını isteyip hiçbir şekilde ondan ayrı bir hayat istemediğini belirtti. Elsa bir koreografi üzerinde çalışırken çıkan tartışmada Reich’in şiddete başvurması üzerine önce polisi aramayı düşünen Elsa, Reich’in bir skandalı daha kaldıramayacağını düşünerek bundan vazgeçti ancak bu olay ilişkilerini olumsuz etkiledi. Reich, Elsa’ya kendisiyle birlikte Amerika’ya gelmesini teklif ettiğinde Elsa, “Hayır.” cevabını verdi. Sonradan yazdığı bir mektupta belirttiği üzere bu hayatındaki en zor “Hayır.” dı.

1938’yılında Hitler, Avusturya’yı istila etti. Reich’in eski eşi ve iki kızı zaten çoktan Avusturya’yı terk ederek Amerika’ya gitmişti. Bu yılın sonunda, Kolombiya Tıp Okulu’ndan bir psikanalizci olan Theodore P. Wolfe, Norveç’e gelip Reich gözetiminde çalışmaya başladı. Wolfe, Reich’e Reich’in Amerika’ya yerleşmesinde yardım etmeyi ve New York’taki Sosyal Araştırmalar Okulu (New School for Social Research)ndan resmi davet almayı önerdi. Wolfe ve Reich’in eski öğrencilerinden Walter Briehl, Reich’in birkaç bin dolarlık maaş alacağını garanti ettiler. Wolfe, ayrıca Amerikan hükümetinde çalışan bir memur olan Adolph Berle’ye Reich için torpil de yaptırdı. Sonunda 1939 Ağustos ayında vizesini alan Reich, savaşın başladığı 3 Eylül’den önce Amerika’ya giden son gemi olan Stavenger Fjord ile Norveç’ten Amerika’ya yola çıktı.

İki yıl boyunca New School’da öğretmenliği sırasında ilk olarak Amerika’nın New York şehrinin Queens ilçesinin Forest Hills semtinde 75-02 Kessel Caddesi’nde kaldı. Sonra aynı bölgede, 9906 69. Avenue caddesinde hayvan deneyleri için kullandığı bodrumu, birinci katında ofis olarak kullandığı geniş bir odası, yemek odası, oturma odası ve her hafta seminer öğrencilerini ağırladığı bir odası daha olan iki katlı bir eve taşındı. Normalde yemek odası olan oda laboratuvar oldu. En üst katta sekreteri Gertrud Gaasland ve hizmetçisinin paylaştığı iki yatak odası vardı, diğer üç oda ise Reich’in yatak odası ve terapi odalarıydı.

Gertrud Gaasland, Reich’i 29 yaşındaki Ilse Ollendorf ile tanıştırdı. Reich hala Elsa’ya aşıktı ama Ilse, Reich’in hayatını düzenlemek adına Reich’in hayatına girdi. Sekreterlik ve muhasebecilik işlerini üstlendi, laboratuvar tekniklerini öğrendi ve Elsa’nın yapmaya isteksiz olduğu bu işler ile, Reich’in hayatında olmaya ne kadar istekli ve uyumlu olduğunu gösterdi. Ilse ve Reich, 1939 Noelinde birlikte yaşamaya başladılar ve Ilse 2 Ocak 1940’ta Reich’le birlikte çalışmaya başladı. 1944’te Peter adında bir çocukları oldu ve 1946’da evlendiler.

Oslo’da aleyhinde başlatılan karalama kampanyası sonrasında Reich’in karakteri değişti, kendini sosyal hayattan çekti. Eski arkadaşları ve eski karısıyla bile arasına mesafe koydu. Bir arkadaşına oyunu kuralına göre oynayacağını söyledi: mesafeli, az da olsa gururlu ve aşktan uzak… Böylece toplumdaki insanlar saygı duyacaklardı. Amerika’daki öğrencileri onu meslektaş olarak değil insan olarak tanır hale geldiler, kendisine yakın olmayanlar bile ona adıyla hitap ediyorlardı. Ocak 1940’ta Elsa’ya aralarındaki ilişkiyi bitirmek amacıyla, çaresizlik içinde olduğunu ve bir köpek gibi onursuz bir şekilde öleceğine inandığını söylediği bir mektup yazdı.

1920’lerin sonlarına doğru Sharaf’ın iftira olduğunu belirttiği, Reich’in akıl hastası olduğu ve hastahanede tedavi gördüğü ile ilgili bir dedikodu yayıldı. Reich, paranoyak, sinsi, saldırgan ve fanatik olarak görülüyordu. Sharaf konu ile ilgili, psikanalistlerin aykırı gördükleri kişiler ile ilgili hastalık iddia ederek onları dışlama eğilimi olduğunu ama bu eğilimin hiçbir zaman Reich’e yapıldığı kadar amansızca ve yıkıcı yapılmadığını yazar. Reich’in çalışmaları, dedikoduyu yayan kişi tarafından, hoşuna gidip gitmemesine göre pre-psikotik (psikoz öncesi) “iyi Reich” ve post-psikotik (psikoz sonrası) “kötü Reich” olarak bölümlendirilmişti. Psikanalistler, 1920’lerde karakter üzerine yaptığı sağlam çalışmaları gerekçesiyle; politik radikaller ise 1930’larda Marksizmi baz alan psikoloji araştırmaları nedeniyle aklı başında olarak değerlendirdiler.

Freud, başlangıçta “artma, azalma, elegeçirme ve deşarj özelliğine sahip, geçmiş hatıraların üzerine yayılan beden üzerindeki aşırı elektrik yükü” olarak tanımladığı libido kavramını, 1925’te terkederek bunun sadece bir fiziksel enerji olduğunu söyledi. Reich, Freud’un terkettiği bu düşünceyi biraz daha geliştirerek, ilkel kozmik enerjiyi keşfettiğini öne sürdü. Buna “orgon”, bu konudaki araştırmalara ise “orgonomi” adını verdi.

Orgon; mavi renkli, aynı anda birden fazla yerde var olan (omnipresence), çıplak gözle görülebilen ve hava olayları, gökyüzünün rengi, yerçekimi, galaksilerin oluşum düzeni, duygulanımların ve cinselliğin biyoloyik ifadesi gibi şeylerden sorumluydu. Fırtınalı havalarda yolculuk yapan gemilerin direklerinden sıçrayan elektrik akımının (Bkz: St. Elmo Ateşi) orgonun varlığının kanıtı olduğunu öne sürdü. Kırmızı kan hücreleri, bitki klorofilleri, eşey hücreleri, protozoalar ve kanser hücrelerinin orgon sayesinde olduğunu iddia etti.

İlk zamanlarda insanlığın, orgon bilgisini ikiye ayırdığını söyledi: fiziksel ve mekanik yaklaşım için Esîr (ether) ve ruhsal ve öznel yaklaşım için Tanrı. Reich şunu yazdı:

“Tanrı var oluşun her aşamasında olan, beden içinden ve var olan her şeyin içinden aralıksız akan en temel kozmik enerjidir.”

1940 yılında orgon akümülatörleri adını verdiği, atmosferdeki orgon enerjisini toplamaya ve depolamaya yarayan kutuları üretti. Bu kutulardan bazıları laboratuvar hayvanları içinken, bazıları da bir insanın sığabileceği kadar genişti. Bunlar çeşitli metal (ferrous) katmanlardan ve yüksek bağıl yalıtkanlık sabitli organik yalıtkanlardan oluşuyordu. Görünümü, büyük ve boş bir kondansatör gibiydi. Orgone enerjisinin, doğadaki maddelerin organizasyonu ve yoğunlaşmasından, negatif-entropik gücüyle sorumlu olduğu düşüncesi bu kutu ile yapılan deneylerin dayanağıydı. Bu kutular, kısa süre sonra basında şiddetli dedikodulara neden oldu: bu kutuların, kontrol edilemez sertleşmeye neden olan “seks kutuları” olduğu şeklinde haberler yapıldı.

Reich’in teorisine göre, hastalıkların birincil nedeni orgon enerjisinin azalması veya beden içinde hapsedilmesiydi. Çeşitli hastalıklardan muzdarip birçok hasta üzerinde orgon akümülatörü ile klinik deneyler yaptı. Hasta, akümülatörün içine oturur ve vücudunun “yoğunlaştırılmış orgon enerjisi”ni emmesi sağlanırdı. Vücudun bazı parçalarına uygulanması için daha küçük taşınabilir akümülatörler üretti. Bu akümülatörlerin gözlenen etkileri, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, bazı tür tümörleri yok etmesi olmasına rağmen Reich, bunu böyle bir tedavi yöntemi olarak ortaya koymaktan kaçındı. Akümülatör, ayrıca kanserli fareler ve yetiştirilen bitkiler üzerinde de denendi ve elde edilen olumlu sonuçlar plasebo etkisine dayandırılamayacağı konusunda Reich’i ikna etti. Yapılan deneyler Psikanaliz Birliği tarafından şarlatanlık olarak değerlendirildi ancak Reich, fiziksel ve akıl hastalıklarında bir Büyük Birleşik Teori (Grand Unification Theory) geliştirdiğine inanıyordu.

Reich, orgonun aksine hayat sonlandıran bir başka enerji türü daha olduğunu varsaydı ve bunu Ölümcül Orgon – ÖOR olarak adlandırdı. ÖOR’un çölleştirme gibi etkileri üstlendiğini yazdı ve atmosferdeki orgon enerjisini manipule ederek, bulutları birleştirip dağıtarak yağmur yağmaya zorlayacak Bulut Dağıtanları tasarladı. Bu, içi boş metal borular ve suya sokulmuş kablolardan oluşuyordu. Reich’e göre bu cihaz, atmosferde öncekinden daha güçlü orgon enerji alanı oluşturacaktı.

Reich, Bulut Dağıtan ile “Kozmik Orgon Mühendisliği” adını verdiği birçok deney yaptı. 1953’te, Maine eyaletinin Bangor şehrinde yabanmersini tarlalarında kuraklık tehlikesi ortaya çıkınca birkaç çiftçi Reich’e eğer yağmur yağdırabilirse para ödemeyi teklif ettiler. Meteoroloji dairesi günlerdir, Reich’in deneylerine başladığı 6 Temmuz 1953’te saat 10:00’dan önce yağmur yağmayacağını belirtiyordu. Bangor Daily News gazetesinin 24 Temmuz tarihli haberinde:

Dr. Reich ve üç asistanı, “yağmur yapıcı” cihazı Grand Lake gölünde, Bangor hidroelektrik barajı yakınlarına kurdular. Küçük bir silindir üzerine asılmış, kablolarla bağlı, bir takım içi boş borulardan oluşan bu cihaz bir saat on dakika kadar çalıştı. Ellsworth şehrindeki güvenilir bir kaynağa göre 6 Temmuz gecesi ve 7 Temmuz sabah erken saatlerine kadar aşağıdaki değişiklikler gözlendi: “Pazartesi akşamı saat 10:00’u geçtikten kısa bir süre sonra yağmur çiselemeye başladı, geceyarısına doğru hafif ve düzenli yağmura dönüştü. Yağmur gece boyunca devam etti ve ertesi sabah Ellsworth’taki yağış miktarı 0,61 santimetrekare olarak ölçüldü.”

Hayrete düşmüş bir görgü tanığı ise yağmur yapma süreci hakkında şunları söyledi: “Cihazı çalıştırmaya başladıklarından kısa bir süre sonra, şimdiye kadar gördüğünüz en tuhaf görünümlü bulutlar toplanmaya başladılar.” Yine aynı görgü tanığı, bilim insanlarının bu cihazı manipule ederek rüzgarın yönünü ayarlayabileceklerini söyledi. Yaban mersini ekinleri hayatta kaldı, çiftçiler memnun olduklarını beyan ettiler ve Reich ücretini aldı.

30 Aralık 1940’ta Reich, Albert Einstein’a bilimsel bir keşif yaptığını ve konuyu tartışmak istediğini belirten bir mektup yazdı ve 13 Ocak 1941’de Princeton’a, Einstein’ı ziyarete gitti. Beş saat boyunca konuştular ve Einstein, Reich’in çinko kaplı çelik ve ağaç ve kâğıt ile izole edilmiş Faraday kafesi dışına inşa ettiği orgon akümülatör deneylerini kabul etti. Reich’in tahmin ettiği gibi, Einstein, eğer bir cismin sıcaklığı bir etken olmadan artıyorsa bu fizikte “bomba etkisi” (bombshell) olabilirdi.

İkinci görüşmelerinde Reich, Einstein’ın bodrumunda, üzerinde, içinde ve yakınlarındaki sıcaklığı alan küçük bir akümülatör cihazı denedi. Cihazı ayrıca faraday kafesi içinde de deneyerek sıcaklıkları karşılaştırdı. Reich’in deneyinde olduğu gibi, Reich’in orgon enerjisinin faraday kafesinde biriktirilebileceği iddiasına uygun olarak  Einstein’ın deneyinde de sıcaklık artışı gözlendi. Ancak, Einstein’ın asistanlarından biri, yerdeki sıcaklığın tavandakinden düşük olduğunu fark etti. Bu açıklama üzerine Einstein deneyi değiştirdi ve bu etkinin basitçe oda içerisindeki sıcaklık eğiminden kaynaklı olduğu sonucuna vardı. Reich’e mektup yazarak deneyinin sonucunu ve Reich’in deneylerine biraz daha kuşkucu bakması gerektiğine yönelik umut ifadelerini belirtti.

Reich 25 sayfalık bir mektupla Einstein’a cevap verdi. Tavandan yayılan ısıma, “havada bulunan mikroplar” ve “brown hareketi”ne katılarak yeni buluşlara neden olabileceğini söyledi. Einstein ile Reich arasındaki bu mektuplaşmalar 1953 yılında, muhtemelen Einstein’in izni olmadan, Einstein Meselesi (The Einstein Affair) adıyla yayımlandı.

12 Aralık 1941’de, Pearl Harbor’dan beş gün sonra Reich, gece saat 02’de evindeyken FBI tarafından komünist geçmişe sahip olan bir göçmen olduğu gerekçesiyle tutuklandı ve üç haftadan fazla tutulacağı Ellis Island’a götürüldü. Öfkeden ne yapacağını bilmez bir halde geçmişinde komünist olmasından, yeterli tanık olmamasına karşın, ilk eşini ve yaşadıkları fakir hayatı sorumlu gösterdi. Sedef hastalığı yeniden azdığı için doktoru tarafından Reich’in bir hastahane gözetiminde tutulması gerektiğine otoriteler ikna edildi. Ilse, haftada iki kez onu ziyaret etmeye izinliydi. Wolfe ve bir avukat ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Wolfe, birçok kez Washington’a protesto amacıyla gitmesine rağmen, tutuklandığını 26 Aralık’ta ancak öğrenebildi ama yine de Reich’in neden tutuklanmış olabileceğini anlayamıyordu. FBI tarafından Reich’e evinde bulunan Hitler’in Kavgam, Troçki’nin Hayatım ve çocuklar için rusça alfabesi kitaplarıyla ilgili sorgulandı. Sonunda, Reich’in açlık grevine gitmekle tehdit etmesi üzerine 5 Ocak 1942’de serbest bırakıldı. 2000’yılında FBI tarafından Reich ile ilgili 789 sayfalık belgeler açıklandı:

Bu Alman göçmen, kendisini Tıbbi Psikoloji Doçenti, Orgon Enstitüsü Yöneticisi, Wilhelm Reich Vakfı’nın araştırmacı hekimi ve genel müdürü ve biyolojik enerjinin veya hayat enerjisinin kaşifi olarak tanımlamaktadır. 1940’ta Reich’in komünist bağlantılarının derinliğini tespit etmek amacıyla bir soruşturma başlatıldı. Bir Düşman Uyruk kurulu, Reich’in A.B.D. güvenliği için bir tehdit oluşturmadığına hükmetti.

Terapi gelirlerinden kazandıkları ve öğrencilerinin bağışlarıyla geçinen Reich, 1942 Kasım’ında Maine’de Dodge Pond yakınlarında 647,5 dönüm arazi, orman ve tepelerden oluşan “Orgonon”u satın aldı. 1945’te orada bir laboratuvar kurdu ve 1948’de yine bir laboratuvarı, kütüphanesi ve atmosferik orgon çalışmaları için gözlem güvertesi olan Orgon Enerji Gözlemevi’nin inşaasına başladı.

1947’ye kadar Reich, Amerika’da eleştirisiz basının keyfini sürüyordu. Psikoterapi uygulamaları iyi gidiyor, psikoanalitik teorileri üniversitelerde öğretiliyor ve Amerikan Medikal Birliği Gazetesi ve Amerikan Psikiyatri Gazetesinde tartışılıyordu. İsmi Amerikan bilim insanları listesinde yayımlandı ve The Nation dergisi Reich’in yazıları hakkında olumlu görüş belirtti. Sadece bir bilimsel gazete, Psikosomatik Tıp (Psychosomatic Medicine) gazetesi, Reich’in orgon hakkındaki düşüncelerine “gerçeküstücü yaratım” diyerek onu eleştirdi.

Şöhreti Mayıs 1947’de aniden düşüşe geçti. 26 Mayıs’ta bağımsız yazar Mildred Edie Brady tarafından The New Republic gazetesinde Wilhelm Reich’in Tuhaf Durumu başlıklı ve alt başlığında Reich’i “Nevroz ve kanseri tatmin edici olmayan cinsel birleşmeye dayandıran, sadece bir bilimsel gazetenin karşı çıktığı adam” olarak tanımlayan bir makale yayımlandı.  Brady, söz konusu makalesinde şunları yazdı: “Orgon, cinsel orgazm sonrası olduğu söylenen, Reich’e göre, kozmik enerjidir. Reich onu sadece keşfetmekle kalmamış, görmüş, ispatlamış ve Maine’de bir kasabaya -Orgonon- da adını vermiş. Burada, muhtemelen bundan “orgazmik potansiyel” sağlayan, hastalarına kiraladığı akümülatörleri üretmiş. Sharaf buradaki imalı anlatımın açık olduğunu, ancak bu akümülatörlerin kullanılmasındaki asıl amacın kanser tedavisi olduğunu ve kanserli olmayan biri için orgazmik potansiyeli harekete geçirdiğini yazar. Brady’e göre, büyüyen Reich tarikatına dikkat edilmesi gerekiyordu.

Tıbbi aletlerle ilgili reklamlar ve düzenlemeler Federal Ticaret Komisyonu (Federal Trade Commission) ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (U.S. Food and Drug Administration – FDA) tarafından ortaklaşa düzenleniyordu. 23 Temmuz’da Federal Ticaret Komisyonu’nun Tıbbi Tavsiye Departmanı’ndan Dr. J.J. Durrett, FDA’ya mektup yazarak Reich’in talebi üzerine orgonun sağlığa yararlarını incelemelerini istedi. FDA, konuyla ilgilenmek üzere bir müfettiş atadı. Teftiş sonucunda Reich’in 250 akümülatör ürettiği öğrenildi. FDA, “büyük ölçüde dolandırıcılık” olduğuna karar verdi. Sharaf konuyla ilgili, FDA’nın incelemeleri sırasında bir tür seks mesleği olduğundan kuşkulandığını, orgonomi ile ilgilenen kadınlar hakkında FDA’nın bu kadınlarla ne yapıldığını sorduklarını yazmaktadır.

Kasım ayında, Reich Komplo adında bir yazı yayımladı. Zincirleme Duygusal Reaksiyon:

“Doğasal fenomenleri, silahlar bana doğrultmadan araştırma hakkım için yalvarıyorum. Ayrıca asılarak idam edilmeden hata yapabilme hakkını da istiyorum. Kızgınım, çünkü iftiralar her şeyi yapabilir ancak şu an da görüldüğü gibi hakikatler çok az şey.”

Sharaf konuyla ilgili, Reich’in gittikçe, Brady’in Stalin’in ajanlarından biri ve “komünist suikastçi” olduğuna inandığını yazar. Yıllar boyunca FDA, Reich’in öğrencileriyle, hastalarıyla ve hekimlerle Reich’in orgon akümülatörleri hakkında sorular sorarak görüşmeler yaptı. 29 Temmuz 1952’de FDA tarafından Orgonon’a önceden haber verilmemiş bir denetim yapıldı. Müfettişlerden biri FDA’nın kendi müfettişi, diğeri FDA’nın tıp uzmanı ve üçüncü müfettiş ise FDA’nın tıbbi cihaz uzmanıydı. Reich’in çatkapı misafirlerden nefret ettiği biliniyordu: bir keresinde yandaki araziyi gözetleyen bazı insanları elinde silahıyla kovalamıştı. FDA’dan gelen müfettişlere de ateş açıp kendisiyle görüşmek istiyorlarsa önce yazdıklarını okumalarını söyleyerek Orgonon’dan ayrılmalarını söyledi.

Bu ziyaret ile FDA’nın denetleme dönemi, Reich’in de “hükümetin kabadayıları”, “kızıl faşistlerin maşaları” gibi kavgacı karşılıkları ile birlikte başlamış oldu. Reich, hükümette devlet başkanı olan Eisenhower da dahil olmak üzere kendini koruyacaklarına inandığı güçlü arkadaşları olduğu fikrine kapıldı. A.B.D. hava kuvvetlerinin Orgonon üzerinden uçuyor oluşu da her şeyin yolunda olduğu izlenimi destekliyordu.

10 Şubat 1954’te, ABD savcılığı, Federal Yiyecek, İlaç ve Kozmetik Kanunu’nun (Federal Food, Drug, and Cosmetic Act) 301. ve 302. maddesine dayanarak orgon akümülatörlerinin eyaletler arası dolaşımının ve Reich’in bu cihazın promosyon ve reklamını yapan yazılarının yasaklanması istemiyle dava açtı. Reich, hiçbir mahkemenin onun çalışmalarını değerlendirebilecek nitelikte olmadığını söyleyerek mahkemeye çıkmayı reddetti. Clifford Mahkemesi’ne yazdığı uzun mektupta şunları yazdı:

”Benim bu davadaki hakiki konumumla birlikte bugünün bilim dünyası, benim Yiyecek ve İlaç Dairesi’ne karşı bir davaya girmeme müsade etmiyor. Böyle bir davaya girmek, ilkel, atom öncesi orgon enerjisi gibi özel bir branş hakkında hüküm verme hak ve yetkisinin hükümette olduğunu kabul etmek anlamına gelecektir. Ben, bu nedenle, tarafınıza eksiksiz bir güven ile bu davadan çekiliyorum.”

Mahkeme 19 Mart 1954’te, Reich’in akümülatörleri satışıyla ilgili yasaklama emrini Reich’in gıyabında onayladı. Verilen hüküm, dava isteminde talep edilenden daha kapsamlıydı: Tüm akümülatörler ve parçaları ile bunlar hakkında yazılmış tüm promosyon materyalleri ve kullanma talimatlarının yok edilecekti. Bu, Reich’in orgone enerjisi hakkında yazdığı on kitabı da, orgon ile ilgili referansları silininceye kadar kapsıyordu. Bu kitaplar arasında Kişilik Çözümlemesi ve Faşizmin Kitle Ruhu Anlayışı da vardı.

Mayıs 1956’da Reich Bulut Dağıtan (cloudbuster) ile deney yapmak amacıyla Arizona’ya seyahat etti. Reich’in yokluğunda ve bilgisi olmadan, öğrencilerinden biri olan Dr. Michael Silvert yasaklama emrini ihlal ederek akümülatörlerden bazılarını ve yasaklı bazı kitapları Maine eyaletindeki Rengeley Kasabası’ndan New York’a götürdü. Reich ve Silvert mahkemeye itaatsizlik ile suçlandılar. Bir kez daha Reich yasal savunmasını yapmayı reddetti ve bunun üzerine Maine’de Portland’daki mahkemeye zincire bağlanmış olarak çıkarıldı. Kendi avukatlığını kendisi üstlendi, yasayı ihlal ettiğini kabul etti ve savunmasında mahkemeye kitaplarının bir kopyasını gönderdi. 7 Mayıs 1956’da mahkemeye itaatsizlikten suçlu bulundu ve iki yıl hapsine karar verildi. Silvert ise bir yıl bir güne hüküm giydi. 1949’da Wilhelm Reich ve öğrencileri tarafından kurulan Wilhelm Reich Vakfı’na ise 10.000 dolar para cezası verildi.

Reich’in arkadaşlarından ve akademi üyesi bir psikiyatrist olan Dr. Morgan Herskowitz, mahkeme heyetine şunları yazdı: “Kendisini tarihsel bir kişilik olarak gördüğünden, tarihsel konuşmalar yapıyor ve böyle yaparak mahkeme heyetini etkiliyordu. Onun yerinde olsaydım, hapishaneden kaçmak isterdim, özgür olmak isterdim vs. Ben olsaydım, mahkemeyi kesinlikle hukuk ilkeleri ile etkilemeye çalışırdım. Ama o bunu yapmadı.”

Reich Ocak 1956’da temyize gitti ancak Temyiz Mahkemesi, alt mahkemenin verdiği 11 Aralık tarihli kararı uygun bularak onayladı. Bunun üzerine ABD Yüksek Mahkemesine başvuran Reich, Mahkemenin 25 Şubat 1957 tarihinde, alt mahkemelerin kararlarının incelenmesine gerek olmadığına hükmetmesi üzerine Silvert’le birlikte cezalarında mümkünse bir indirim ya da ara verme isteminde bulundular. 11 Mart’ta talepleri kabul edilmezse hapishane yolunun görüneceği bir celse duruşma daha düzenlendi. Duruşma sonucunda mahkeme heyeti ABD Şartlı Tahliye Kurulu’na Reich’in cezada bir indirim veya erteleme istediğini bildirdi ancak hükümet Reich’in orgon akümülatörü pazarlamaktan vazgeçmeyeceğini belirtti. Reich son olarak devlet başkanına müracaat etti ancak sonuç alamadı.

5 Haziran 1956’da, Reich mahkeme kararına ilk kez temyize giderken, iki FDA görevlisi de Reich’in akümülatörlerinin imha edilişini denetlemek için Orgonon’a geldi. Akümülatörlerin büyük çoğunluğu satılmış olmakla birlikte 50 tanesi Silvert ile birlikte New York’taydı. Orgonon’da ise sadece üç akümülatör vardı ve FDA görevlilerinin bunları imha etmeye yetkileri yoktu, sadece imhanın gözetlenmesi ile yetkilendirilmiştiler. Bu nedenle Reich’in arkadaşları ve oğlu Peter baltalarla makineleri parçaladılar. 26 Haziran’da görevliler bu kez reklamla ilgili materyallerin ve Reich’in bazı kitaplarının imhasına gözcülük etmek için geri geldiler.

26 Temmuz’dan önce Reich tarafından akümülatörlerin imhasına engel olmaları için birçok kez başvurulan Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (American Civil Liberties Union – ACLU), 26 Temmuz’da Reich’in onlardan yardım istemeyi kesmesine rağmen, konuya ayrılan yer az da olsa kitap yakmayı eleştiren bir basın bülteni yayımladı. İngiltere’de de A. S. Neill ve Herbert Read imzalı bir protesto mektubu yazıldıysa da yayımcı bulunamadı. 23 Temmuz’da, kalan 50 akümülatör de New York’ta onları üreten S.A. Colins and Sons şirketi tarafından imha edildi.

23 Ağustos’ta, altı ton ağırlığındaki kitapları, dergileri ve makaleleri New York’un doğu yakasında 25. Cadde’deki Gansevoort çöp yakma fırınında yakıldı. Sadece yasaklanacağı ama imha edilmeyeceği zannedilen 12,189 kopya Orgon Enerji Bülteni, 6,261 kopya Uluslararası Seks Ekonomisi ve Orgon Araştırmaları, 2,900 kopya Duygusal Salgın ve Orgon Biyofiziği Karşılaştırması, 2,976 kopya Orgon Enstitüsü Yıllıkları ve ciltli kitaplarının Cinsel Devrim, Kişilik Çözümlemesi, Faşizmin Kitle Ruhu Anlayışı[19] gibi birçoğu da imha edildi. Bu imha faaliyeti, Amerikan tarihindeki en yanlış sansür uygulamalarından biri olarak değerlendirildi.

Kitapların imhasında da, akümülatörlerin imhasında olduğu gibi, Reich’in arkadaşları imha emrini uygularken FDA’nın sadece imhayı gözleme yetkisi vardı. Bunlardan biri olan Victor Sobey şunları yazdı: “Tüm harcamalar ve emekler Orgon Enstitü Matbaası tarafından sağlandı. Üç büyük kamyon kiralandı. Kendimi tıpkı öldürülmeden önce kendi mezarları kazdırılan insanlar gibi hissettim. Kendi mezarlarını kazdır, vur ve içeri fırlat. Sürekli, yazılı eserlerle dolu, kutu üstüne kutu taşıdık.”

20 Şubat 1957’de Reich, vasiyet hükümlerini gerçekleştirmek için kızı Eva’yı tayin ederek son vasiyetini imzaladı. 12 Mart’ta, kendisine hayran bir psikiyatrist olan Richard C. Hubbard’ın bulunduğu Danbury Federal Hapishanesi’ne gönderildi. Hubbard, Reich’i muayene ederek paranoya, büyüklük kuruntusu, zulüm ve referans fikirleri tespit etti.

Hasta kendisinin üstün keşifler yaptığını hisseder. Yıllar geçtikçe hatalı ve psikozlu düşüncelerini giderek evrensel kabul görmüş düşüncelere uygun şekilde detaylandırarak açıklar. “Rockerfellows bana karşı” (Büyüklük kuruntusu). “Hapishane üzerinden uçan uçaklar, hava kuvvetleri tarafından beni cesaretlendirmek için gönderiliyorlar.” (Referans fikirleri ve megalomani)

22 Mart’ta Pensilvanya eyaletinde, Levisburg şehrindeki, öncekinden daha iyi psikiyatrik imkânları olan, Federal Cezaevi’ne gönderildi. Burada tekrar muayene edildi ve bu kez akli olarak yeterli olduğu ve kişiliğinin bozulmamış olduğu görüldü. Ancak yine de stresten dolayı psikozlu olabilirdi. İki gün sonra, 13 yaşındaki oğlu Peter’a şunları yazdı:

Levinsburg’dayım. Ben iyiyim ve kesinlikle düşüncelerim de. Zamanın çoğunu hesap yaparak geçiriyorum. Ben bir tür “şeyler üstü”yüm, neler olduğunun tamamen farkındayım. Bana bir şey olursa benim için çok üzülme. Biliyorum, Peter, güçlüsün ve iyi. Önceleri, beni burada ziyaret etmenin iyi olmayacağını düşündüm. Bilmiyorum. Kargaşa içindeki bu dünyada, şu an öyle hissediyorum ki, senin yaşındaki genç bir erkek, hayat yolunda kendisini nelerin beklediğini tecrübe etmeli, “karın ağrısı”ndan önce onu anlamalı. Bu nedenle, konuşmak, hakikat bildiğin yoldan ayrılmamak, aslında, dürüstlük, tarafsızlık ve kurumların üzerinde olmaktır – asla sinsi ve korkak olmak gibi değil..

Peter onu Levisburg’da birkaç kez ziyaret etti. Reich Peter’a çok ağladığını söyledi ve gözyaşlarının “harika sakinleştirici” olduğunu söyleyerek ağlamasına izin vermesini istedi. Peter’a son mektubunu 22 Ocak’ta yazdı. Keyfi yerinde olduğunu ve 10 Kasımda serbest bırakılacağı günü iple çektiğini söyledi. Cezasının üçte birini tamamladığında birkaç gün için izin almak amacıyla bir duruşma ayarladığını ve Peter’la birlikte Horward Johnson Restaurant’ta bir yemek ayarladığını yazdı.

Reich, 3 Kasım günü sabah yoklamasına katılamadı ve saat 7:00’de yatağında ayakkabıları dışında tamamen giyinik halde ölü olarak bulundu. Hapishane hekimi, “ani kalp sektesi sonucu miyokardiyal yetersizlik” nedeniyle gece öldüğünü söyledi. Orgonon’da orman içinde belirlediği bir araziye, bir yıl önce satın aldığı, Maineli bir zanaatkar tarafından yapılan tabut içinde gömüldü. Ölümünde dini tören yapılmasını istemedini, sadece Franz Schubert’in bestelediği, Marian Anderson’un seslendirdiği Ave Maria şarkısı çalınmasını istediğini belirtti. Mezar taşında kolayca okunabildiği üzere: “Wilhelm Reich, Doğum: 24 Mart 1987, Ölüm:… ” Reich’in doktor arkadaşlarından Dr. Elsworth F. Baker, Reich’in cenazesinde şunları söyledi: “Binlerce yıldır, dahası son iki bin yıldır insan ırkının kaderini değiştirecek böyle bir adam dünyaya geldi. Tüm büyük adamlara olduğu gibi; çarpıtma, iftira ve zulüm onu izledi. O hepsiyle mücadele etti, ta ki organize komplo tezgâhı onu hapisaneye gönderip öldürünceye kadar.”

Mezarının yanında Bulut Dağıtan’ın bir kopyası vardır ve laboratuvarının olduğu evi ise şu an Wilhelm Reich Müzesi’dir. Hiçbir psikiyatrik veya bilimsel gazetede ölüm ilanı veya anma yazısı yayımlanmadı. Time Dergisi 18 Kasım’da şunları yazdı:

”Öldü. Wilhelm Reich, 60 yaşında, ünlü bir psikanalizci, Sigmund Freud’un arkadaşı ve izleyicisi, Wilhelm Reich Vakfı’nın kurucusu, son zamanlarda geniş kitlelerin bildiği ortodoks olmayan seks ve enerji teorilerinin geliştiricisi, kalp sektesi sonucu, Levisburg Federal Hapishanesi’nde, iki yıllık cezasını çektiği yerde, icadını dağıttığı için, orgon enerji akümülatörünü (Yiyecek ve İlaç Kanunu’nu ihlal etmekten), telefon kutusu ebatlarında atmosferden enerji topladığı söylenen ve içine giren hastayı, nezle, kanser ve iktidarsızlığı tedavi edebilen.”

Reich’in çalışmalarına, söz konusu talimat gereği engel olundu. Ölümünden sonra 50 yıl boyunca “imhadan ve tahrif edilmekten korunacak şekilde” depolanan yayımlanmamış yazılarını bıraktı. Araştırmacılar, biliminsanı olsalar bile, 2007 yılına kadar bunlara ulaşamadılar.

Yeni araştırma dergileri 1960’larda Reich’in çalışmalarıyla ilgilenmeye başladılar. Hekimler ve doğal bilimcilerden oluşan küçük çalışma grupları ve enstitüler, Reich’in çalışmalarıyla ilgilenerek araştırma çalışmalarına başladılar. Yine de geniş bilim çevreleri Reich’in çalışmalarına uzak kaldı. William Steig, Robert Anton Wilson, Norman Mailer, William S. Burroughs, Jerome D. Salinger ve Orson Bean, Reich’in orgon terapilerine sahiptiler ve orgon akümülatörleri Avrupa’da, özellikle de Almanya’da bazı alanlarda kullanılıyordu. Orgon akümülatörlerinin etkileri üzerine çift-kör deney yönetemiyle ilk çalışma, Marburg Üniversitesi’nden Stefan Müschenich ve Rainer Gebauer tarafından yapıldı ve Reich’in ulaştığı bazı sonuçlar doğrulandı. Bu çalışma, sonradan Vienna Üniversitesi’nden Günter Hebenstreit tarafından da tekrarlandı. Reich’in etkisi modern psikolojide hissedildi. Reich, Beden Psikoterapisi ve bazı duygulanım bazlı psikoterapilerin öncüsüdür: Örneğin, Fritz Perls’in Gestalt Terapisi ve Arthur Janov’un Primal Terapi’sini etkilemiştir. Biyoenerjetik Analiz’in kurucusu Alexander Lowen ve Radiks Terapi’nin kurucusu Charles Kelley, Reich’in çalışmalarına alabildiğine özen gösterdiler. Birçok pratisyen psikanalist, 1933’te Kişilik Çözümlemesi yayımlandığında (1949’da genişletilmiştir) Reich’in karakter teorisine itimat etti. Amerikan Orgonomi Fakültesi (American College of Orgonomy)  1968 yılında Dr. Elsworth Baker tarafından ve Orgonomik Bilim Enstitüsü (Institute for Orgonomic Science)  Dr. Morton Herskowitz tarafından kuruldu ve bugün hala Reich’in orijinal tedavi yöntemlerini kullanmaktadır. Reich’in, Wilhem Reich Müzesi’nde fotokopi olarak bulunan araştırma günlükleri dışında, eserlerinin neredeyse tamamı yeniden basıldı. Ancak kitapların ilk baskılarına ulaşmak mümkün değil. Çünkü Reich, hayatı boyunca kitaplarını sürekli geliştirdi ve kitapların telif hakkında sahip olanlar sadece en son versiyonun yayımlanmasına izin veriyorlar. 1960’ların sonlarına doğru, Farran, Straus ve Giroux onun tüm büyük çalışmalarını tekrar yayımladılar.

Reich sürekli olarak popüler kültürü etkilemeye devam etti. Orgon ve cloudbuster’a Clutch, Hawkwind, Pop Will Eat Itself, Turbonegro, Bob Dylan, ve Patti Smith (“Birdland” albümünde Horses) şarkılarında rastlanmaktadır. Kate Bush’un Cloudbusting şarkısı, Reich’in tutuklanması ve hapse atılmasını, 1973’te babasının hikâyesini anlattığı Bir Hayaller Kitabı kitabını yazıp yayımlayan oğlu Peter’ın gözünden anlatmaktadır. Şarkının klibi Julian Doyle tarafından çekildi, tasarlayan Terry Gilliam, klipte Reich’i canlandıran Donald Sutherland ve Reich’in oğlu Peter’ı canlandıran Bush. Reich’in kadın orgazmı üzerine yazdığı makalesi World Party grubunun “Little Man Within” şarkısına esin kaynağı oldu. Sözlerin yazarı Karl Wallinger’dır. Bilim kurgu yazarı Robert Anton Wilson Reich’in hayat hikâyesinden yola çıkarak Cehennemdeki Wilhelm Reich oyununu yazdı. Ayrıca 1987 yılında kitap olarak da yayımlanmıştır. Reich’in çalışmaları, İtalyan yazar Valerio Evangelist’inin Araştırmacı Eymerich’in Gizemi eserinde anlatılmıştır. Reich, zamanının çok ötesinde düşünen hayalperest biri olarak tasvir edilmiştir. Reich’in öğretileri hakkında 1971 yılında Sırp yönetmen Dušan Makavejev tarafından çevrilen Organizmanın Gizemi (W.R.: Mysteries of the Organism) adlı film, film eleştirmeni Roger Ebert tarafından 2007 yılının “Harika Film” serisinde listelendi. Jon East’ın yaptığı kısa drama filmi Yapılabilir, 1999’da Venedik Film Festivali’nde Gümüş Aslan’a aday gösterildi. Reich, 2000 yılında Alan Moore’un çizdiği Supreme adlı çizgi romanda süper kahraman “Orgone Lad” olarak karşımıza çıkacak ve sonradan Superman’a esin kaynağı olacaktır. Bob Dylan’ın Desire albümünün “Joey” şarkısında, “O Attica’da 10 yıl geçirdi, Nietzsche ve Wilhelm Reich okuyarak” denmektedir. Jack Kerouac’ın 1951’de yazdığı Yolda (On The Road) adlı otobiyografik romanında, Old Bull Lee karakteri (gerçekte William Burroughs’tur) sahip olduğu orgon akümülatörünün faydalarını över ve nasıl “daha organik” ağaçlıklar yetiştirilebileceğinden bahseter. Aynı şekilde Burroughs da kendi otobiyografilerinde orgon enerjisine çokça gönderme yapar. İngiliz televizyon dizisi Peep Show’un beşinci sezon final bölümünde, dizinin iki ana karakteri Reich’in orgon teorisini yorumlayan bir tarikata girerler. Reich, David Sherman’ın 2008’de şehir planlamacısı Del Webb hakkında hazırladığı Ekilmemiş Toprak Ütopyaları (Wasteland Utopias) adlı belgesele konu oldu.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here