Ve İşte O Gün

0

 

Tarih 11 KASIM 1914. Osmanlı İmparatorluğu İtilaf Devletlerine savaş ilan etti. Peki bu savaş ilanının arkasında nasıl bir süreç gelişmişti. Hafızamızı tazeleyelim hadi. Dünya artık küçülmeye başlamıştı. Coğrafi Keşifler, Sanayi Devrimi ve makineleşme sonrasında Dünya küresel bir köy olma yolunda emin adımlarla ilerliyordu. Sanayileşme hızlarını artıran Batılı güçlü devletler bir yarış içerisine girmişlerdi. Pastadan an fazla payı almak isteyen bu devletler kendi çıkarları için bir araya geldiler. Fransa, İngiltere ve Rusya aralarında imzaladıkları gizli antlaşmalarla Dünya’yı çoktan paylaşmışlardı. Bu üç devlet İtilaf Devletleri diye adlandırdığımız blokun önde gelenleriydi. Bu blokun karşısında ise Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bulunmaktaydı.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu arşidükü bir Sırp suikastçı tarafından öldürülünce savaş başlamış oldu. Sırplardan intikam almak isteyen Avusturya-Macaristan imparatorluğu Almanya’nın bu savaşta kendisine destek vermesini istedi ve tabi ki Almanya bu teklifi kabul etti. Çünkü Almanya diğer batılı güçlü devletler gibi pastadan en fazla payı almak değil pastanın hepsini tek başına “yemek” istiyordu. Bu yüzden Almanya için her cephe hedefine ulaşması için bir yoldu. Almanya’nın desteğini alan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Sırplara savaş ilan etti. Sırbistan Krallığı Rusya desteğiyle kurulmuş bir devletti. Durum böyle olunca Rusya Sırbistan Krallığı’nın yanında savaşa girdi ve Almanya’ya saldırmak için hazırlıklara başladı. Rusya ile Fransa arasındaki dostluk ve daha önceden Fransızlara ait olan ancak Almanya tarafından işgal edilen Alsace-Lorraine topraklarını geri alma isteği nedenleriyle Fransa’da Almanya’ya karşı cephe açtı.
Yavaş yavaş herkesin cephesi belli olmaya başlamıştı. Bir tarafta Fransa, Rusya ve Sırbistan diğer tarafta ise Almanya ve Avusturya-Macaristan vardı. Fransızların güçlü savunma hattını geçemeyen Almanya 750.000 askeriyle kuzeyden Belçika üzerinden Fransa’yı işgal etmeye karar verdi ve tarafsız olan Belçika’ya girdi. Savaş hukukuna ve uluslararası antlaşmalara aykırı davranarak tarafsız bir ülkeye giren Almanya’ya İngiltere’nin tepkisi büyük oldu ve İngiltere Almanya’ya savaş ilan etti. Fransız savunma hattını güçlendirme noktasında İngiltere askeri yardımda bulundu. Artık İngiltere’de İtilaf Devletleri safına katılmıştı. Almanya batıda Fransız ve İngiliz kuvvetleriyle çarpışırken doğuda da Ruslarla mücadele ediyordu. Savaş başlamadan önce Almanya, Avusturya-Macaristan ile ittifak kuran İtalya ise İtilaf devletlerinin kendisine Avusturya-Macaristan topraklarının bir kısmını vaat etmesiyle saf değiştirdi ve Avusturya-Macaristan’a saldırdı.
Açılan tüm cephelerde siper savaşı başladı ve çatışan her iki taraf ele geçirdiği hatta kalma ve biraz olsun ilerlemek için bazen haftalarca çatıştı. Savaş resmen bir çıkmaza girmişti. Savaşın kaderini değiştirecek merkez ülke ise Osmanlı İmparatorluğuydu. Savaşın başlarında Fransa-Rusya-İngiltere blokunda yer almak isteyen Osmanlı’yı bu üç ülke geri çevirmişti. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu İtilaf devletlerinin gözünde “Hasta Adam” olarak görülüyordu ve güçlü bir müttefik değildi. Ayrıca bu üç devlet gerek sömürgelerine giden jeopolitik toprakların Osmanlı’nın elinde olması gerek Osmanlı’nın sahip olduğu zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını ele geçirme istekleri ve gerekse Osmanlı topraklarının kendileri için çok büyük bir pazar olması gibi nedenlerle Osmanlı İmparatorluğu’nu müttefik olarak değil yazımın başında belirttiğim “Pasta” nın en lezzetli dilimi olarak görüyorlardı.
Osmanlı İmparatorluğu hükümetini yöneten İttihat ve Terakki Partisi yöneticileri ise savaşa girip girmeme konusunda ve savaşa girilecekse hangi blokta yer alınması gerektiği konularında mutabık kalamıyorlardı. Ancak partinin önde gelen isimlerinden olan Enver Paşa Alman hayranıydı ve Almanların gelişmiş silah gücüyle bu savaştan galip çıkacağına inanıyordu. Nitekim Akdeniz’de İngiliz takibine takılan Alman donanmasına ait Goben ve Breslau adlı iki savaş gemisi Çanakkale boğazına gelerek Osmanlı İmparatorluğuna sığındı. Osmanlı bu gemilerin kendilerine ait olduğunu Almanya’dan sipariş edildiğini belirtti ve gemileri İngiliz takibinde kurtardı. Daha sonrasında ise bu gemilere Osmanlı İmparatorluğu sancakları çekildi ve Karadeniz’e açılması için emir verildi. Karadeniz’e açılan yeni isimleriyle Yavuz (Goben) ve Midilli(Breslau) savaş gemileri Rusya’nın Sivastopol limanını bombaladılar ve böylelikle Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmiş oldu.
Bu olay sonrasında İngiltere ve Fransa, 3 Kasım 1914 günü Çanakkale Boğazı önlerine gelerek boğaz giriş tabyaları olan Seddülbahir ve Kumkale’yi bombardıman etti. 5 Kasım’da İngiltere’nin ve 6 Kasım’da da Fransa’nın, Osmanlı Devletine savaş ilan etmesi üzerine, Osmanlı Devleti 11 Kasım’da savaş ilan etti. 14 kasım’da da Cihad-ı Mukaddes ilan etti.
Peki savaş bitti mi?

 

Onur Kartal

Tam olmaya çalışan bir yarım şair.
Onur Kartal

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here