Varla Yok Olan İnsanlar

0

Varla yok olan insanlar sadece gözlerimizin önünden, ellerimizin arasından kayıp gider. Keşke bedenleri gibi kalbimizdeki varlıklarını da giderlerken götürebilseler. Belki o zaman üzerinden yıllar geçse dahi hatıralarımıza düştüklerinde kalbimiz bu kadar titremez.

 

Eskiden ne zaman kalbim kırılsa ”kendim ettim kendim buldum” diyerek bir köşeye çekilir, karşımdakinin ihanetini kendi kalbimde üstlenirdim. Onun çekmesi gereken vicdan azabını ben çekerek kalbimi dipsiz bir vicdan kuyusuna atıp kaçardım. Şimdi düşünüyorum da ben ne kadar safmışım, anlayamamışım.

Kalp sevmeyi seçer, bize kabullenmek düşer. Biz severiz ve karşımızdakine de bu sevgiye karşılık verip vermemek kalır. Karşılık verirse ne ala, çekip giderse kendi kalbinin ayıbı…

Bir insanı sevmek hiçbir zaman mantığımızın kararı olamaz çünkü sevmek kalp işidir. Kimse ”ben bu insanı seveceğim, o beni üzmez” diyerek karşısındakine gerçek bir sevgi besleyemez. ilk karşılaştığınız biriyle daha konuşmadan ona karşı kötü duygular beslerseniz sevmek de öyle bir şey. Elinizde olmaz, sadece kalbinizin gösterdiği yola doğru yürümek zorunda kalırsınız.

İşte gerçek ve samimi duygu böyle bir şeydir. Kalbinizin yönlendirdiği her insanı gerçekten seversiniz ya da nefret edersiniz. Doğru yada yanlış fark etmeksizin, karşılık alıp alamadığınızın bir önemi olmadan öylece sevmek. Ya da bir nedene ihtiyacınız olmadan öylece nefret etmek.

Ah şu kalbimiz başımıza ne belalar açıyor değil mi? Sevsen ayrı dert sevmesen ayrı dert. Görsen ayrı dert görmesen ayrı bir dert. Nedenler ve niçinler önemini yitirirken, öylece duygularımızın peşinde savrulan benliğimizin acı haykırışlarının boş çabaları. Ne çektiğimizin geriye kalan acıları ne de gülümsemelerimizin ardında bıraktığı tuzlu gözyaşları… Öylece kalırız ortada, duygularımızın pençesinin arasında. Öylece kalırız işte…

Güzel anılar biriktiririz, biz fark etmeden her geçen gün alışırız. Büyüklerimiz boşuna dememiş ”alışmış kudurmuştan beterdir” diye. Gerçekten de öyle. Şu dünyada çoğu insanın bir türlü başaramadığı bir şey de alışkanlıklarımızdan kurtulmak.  Alışkanlıklarımız bizim en zayıf noktalarımızdan biridir.

Bir insanı sevmek bizde alışkanlık haline geldiyse vay bizim halimize, gerçekten ayvayı yemişizdir. Çünkü alıştığımız bir insanı, onunla geçirdiğimiz zamanı özleriz. Mesela sizlere şöyle bir örnek vereyim. Bir arkadaşınızla her gece saatlerce konuşuyorsunuz. Bu uzun bir süre devam ediyor ve o bir anda varken yok oluyor, sizden gidiyor. Size kalan ise her gece onunla konuştuğunuz saatlerde içine düştüğünüz boşlukta kıvranmak oluyor. Bir daha onunla birlikte vakit geçiremeyeceğinizi bilmek, kalbinizde büyük bir karamsarlığın yol açtığı ağırlığa neden olur. Her gece telefon elinizde arasam mı aramasam mı soruları arasında sabaha kadar kıvranıyorsunuz.

Bir süre sonra bu alışkanlığın yarattığı boşluk arasında yeni arayışlar içine giriyorsunuz. Başka bir arkadaşınızla başka alışkanlıklar edinmeye çalışırsınız. Fakat sanmayın ki varla yok olan o insanın zihninizden uçup gittiğini, gitmiyor dostlarım, vallahi gitmiyor!

İnsan şunu gerçekten anlamalı ki gidenin yeri asla başkası ile dolmaz. Ve yine insan şunu anlamalı ki gidenin anıları asla yok olmaz.

Bunun bir çaresi mı? İşte bu soruyu bende bilmiyorum. Sizleri bilmem de ben yıllardır bu duygular arasında gidip geliyorum. Sizlere şunun garantisini verebilirim ki geçmiyor fakat alışıyorsunuz. Arada aklınıza geliyor gidip bir bakınıyorsunuz. Eski anıları düşünerek mutluluk ve hüznün karıştığı çukurda saatlerce yüzüyorsunuz. İşte böyle böyle derken yıllar geçiyor, anıların üstüne anılar ekleniyor.

Bir zamanlar canımız olup da varla yok olan insanlar başka ”var” ların arasında ezilmeye mahkum kalıyor. Yine de yok olmuyorlar, cılız da olsa kalbimizin bir yerinde varlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar.

Fatmanur Dereköylü

Fatmanur Dereköylü

Anlatamıyorsan için dışına çıkana kadar kus bütün duygularını yazılara. Mürekkebin ruhun, yazıların da ruhundan sızan umutlarının kırıntıları olsun.
Fatmanur Dereköylü

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here