Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar – Mısır Uygarlığı

0

UYGARLIĞIN DOĞUŞU VE İLK UYGARLIKLAR
(MISIR UYGARLIĞI)

 

Mısır Uygarlığı

 ➡ Afrika’nın kuzeydoğusunda yer alan Mısır’da ilk yerleşmeler Milat’tan önce IV. (4.) binde Nil nehri ve deltasında başlayan bir uygarlıktır.

¤ (Bütün bölgeyi kapsayan Nil nehrinin yanında Kızılırmak ve yukarısında Akdeniz’in olması açısından Mısır’ın hiçbir sıkıntı çekmediğinin göstergesidir. Su bölgeleri fazla olduğu için tarımı bol bol yapılabilmektedirler. Dolayısıyla Mısır her ihtiyacını karşılayabiliyor, kimseden bir şey satın almaya ihtiyaç duymuyor. İhtiyacını da fazlasıyla karşılıyabildiği için onu ticaret yoluyla satıyor ve para kazancı sağlıyor. Bu durumda Mısır kendi çapında her istediğini yapabilecek durumda bir devlet durumuna geliyor. Bu sayede Mısır çok gelişmiş bir ülkedir. Diğer medeniyetlerden, uygarlıklardan hiçbir şekilde etkilenmemiştir hatta ve hatta diğer medeniyetler Mısır’ı örnek almıştır.)

 ➡ Nil nehri ve çevresinde verimli topraklara sahip olan Mısır’ın etrafı denizler ve çöllerle çevrili olduğu için çok az istilaya uğramıştır. Bundan dolayı diğer uygarlıklara göre özgünlük gösterir. Bu durum aynı zamanda Mısır’da tarih öncesi devirlerinin tarihsel gelişimi uygun olarak yaşanmasını sağlamıştır.

 ➡ Nil nehrinin akış yönüne göre Mısır’ın kuzey bölgesine Aşağı; ve güney bölgesine Yukarı Nil denir.

 ➡ Mısır’da ilk siyasi teşkilâtlanma “nom” adı verilen şehir devletleri şeklindedir.

¤ (Hatırlarsanız Mezopotamya uygarlığında şehirlere site adı verilmekteydi. Mısır’da da şehir devletlerine nom adı verilmiştir. Yani İstanbul şehri değil İstanbul nom dediğimizi düşünün.)

 ➡ Milat’tan önce 3000 yıllarında Kral Menes, Mısır’a tamamen hakim olarak ülkede ilk kez siyasi birliği sağlamıştır.

¤ (Kral Menes Mısır’daki bütün nom’lara hakim olarak ilk kez siyasi birliği sağlamıştır. Siyasi birlik demek: Şehir devletleri halinde yaşıyorlardı, kültürel birlikleri aynıydı, aynı dili konuşuyorlardı ama siyasi birlikleri yoktu ve Kral Menes döneminde birleşti ve siyasi birlik oldu.)

 ➡ Firavunlar döneminin en önemli olayı, Milat’tan önce 1280’de Hititlerle yapılan Kadeş Anlaşması olmuştur. Bu anlaşma tarihte bilinen ilk yazılı anlaşmadır. 

¤ (Uygarlıklar’ın siyasi birlik kurduğu zaman ilk yaptığı şey savaş yapmaktı. Mısır’da kendisine yakın hemen Akdeniz’in üzerinde olan Anadolu uygarlıklarının ilerisindeki kendisine denk gelen Hititliler bulunmaktadır. Dolayısıyla ikisi de güçlü uygarlık olduğundan Mısırlılar Hititlerden ya bir şey alacak ya da bir şey verecek. Bir türlü birbirinden üstün gelemedikleri için Ramses ve Hattuşili kendi ülkeleri için anlaşma yapıyorlar bu anlaşmaya da Kadeş Anlaşması diyorlar. Bu sayede dünyada bilinen ilk anlaşma Kadeş Anlaşması oluyor.)

 ➡ Kral Menes ile beraber Mısır’da firavun adı verilen dini ve siyasi gücü olan Tanrı-kralların yönetimi başlamıştır.

¤ (Mısır’da devlet, firavun adı verilen ve Tanrının temsilcisi sayılan Tanrı-krallar tarafından yönetiliyordu. Dolayısıyla emirleri tanrı buyruğu olarak algılandığı için yönetime bağlılık üst düzeydeydi.)

 ➡ Firavun adı verilen dini ve siyasi gücü olan Tanrı-kralların yönetimi Milat’tan önce VI. (6.) yüzyılda Pers işgaline uğrayan Mısır, Milat’tan önce IV. (4.) yüzyılda İskenderin bölgeye gelmesine kadar bu devletin egemenliğinde kalmıştır.

¤ (Kralların siyasi gücü dinden geldiği için merkezi otoriteleri güçlüdür. Kral ne söylerse halk onu uygulamak zorundadır. Çünkü kralın söylediği şey Tanrı tarafından krala bildirilmiştir Bu sebepten ötürü halk Tanrı’ya karşı gelemedikleri için krala da karşı gelemezler. Firavunlar bu durumu ne kadar kötüye kullanmasalar da arada bazı firavunlar da kötüye kullananlar çıkmıştır.)

 ➡ Kral, bütün insanlardan üstün olup dini ve siyasi tek otoritedir. Bütün topraklar krala aittir. Köylüler ve köleler kral adına karşılıksız çalışırlardı.

 ➡ Tanrı-kral anlayışı devlet yönetiminin teokratik monarşi olduğunu gösterir.

¤ (Teokratik monarşi: dine dayalı yönetim biçimine denilmektedir.)

 ➡ Krallar dan sonra en yetkili kişi vezir’dir. Bununla birlikte devlet yönetiminde soylu ailelerden seçilen maaşlı memurlar görev yapardı

 ➡ Mısır’da toplum; katipler, rahipler, askerler; tüccarlar, zanaatkarlar; çiftçiler ve köleler olmak üzere çeşitli sınıflara ayrılmıştır.

¤ (Bir toplumda tabakalaşma olması şunu göstermektedir: herkes eşit değil, yönetimde demokrasi olması söz konusu değil aynı zamanda köle varsa demek ki toplumsal statüler de eşit olmayan bir yaşam tarzı da var. Bu sadece meslek gruplarına bölünmüş bir statü değil aynı zamanda günlük yaşamdaki eşitsizliği de göz önüne sermektedir.)

 ➡ Mısır’da halk çeşitli sosyal sınıflara ayrılmıştır. Firavun ve üst düzey yöneticiler halinde yer alan bu sınıflar içerisinde rahipler ile katipler güçlü ve etkin olmuşlardır. Rahipler, dini inancın güçlü olmasından dolayı halkı ölümden sonraki hayata hazırlamışlar ve böylece nüfus sahibi olmuşlar ve geniş topraklara sahip olarak zenginleşmişlerdir.

 ➡ Katipler sınıfı en yüksek memuriyettir. Katipler, ülke genelindeki tarım faaliyetleri ve sulama çalışmalarını denetlerdi.

 ➡ Mısır ekonomisi tarım, ticaret ve madenciliğe dayanmıştır.

¤ (Mısırlılar tarımla çok ilgilenmektedir. Yılın belirli zamanlarında Nil nehrinin taşmasıyla tarla sınırlarının bozulmasından ötürü bunun önlemini almak üzere Güneş yılı takvimini geliştiriyorlar. Sınırları belirlemek adına da alan hesaplamak için geometriyi geliştiriyorlar. Dolayısıyla ihtiyaçlar doğrultusunda Mısırlılar kendilerini geliştirmişlerdir.)

 ➡ Mısırlılar, hiyeroglif adı verilen resim yazısı kullanmışlardır. 

¤ (Mısır uygarlığında tarım ürünlerinin alınacak vergilerin hesaplanması matematik biliminin gelişmesine, bu ürünlerin cinsinin belirlenmesi için çizilen resimler 24 harflik Hiyeroglif yazısının ortaya çıkmasını sağlamıştır.)

 ➡ Nil nehrinin taşması zamanı hesaplamak için yapılan çalışmalar astronomi biliminin , Nil Nehri’nin taşması ile bozulan arazi sınırlarının belirlenmesi için yapılan çalışmalarda geometri biliminin gelişmesini sağlamıştır.

 ➡ Mısırlılar çok Tanrılı bir inanışa sahiptirler. Tanrılarını insan ve hayvan şeklinde düşünmemişlerdir.

¤ (Sfenks: kafası koç, kuş, veya insan, gövdesi ise uzanan bir aslan şeklini alan heykel. İlk önce Antik Mısır’da rastlanan Sfenks, antik Yunan mitolojisinde büyük kültürel önem taşımıştır ve ismini buradan almıştır.)
Bundan dolayı Tanrıların barınacakları tapınaklar ve Tanrıları gösteren insan ve hayvan heykeller yapmışlardır. Bu egemen inanca karşı Kral IV. (4.) Amenofis ve Kraliçe Nefertiti sınırda tek Tanrı inancı oturtmaya çalışmış fakat başarılı olamamıştır. Aynı zamanda Mısır’da ölümden sonraki hayatın varlığına da inanılmıştır.
¤ (Ölümden sonraki hayatın varlığına inanmaları sonucunda bedenlerini çürümekten korumak istemeleri mumyacılık sanatının, mumyalama sırasında insan anatomisi ile ilgili öğrenilen bilgiler tıp biliminin, mumyalama da kullanılan ilaçlar da eczacılığın gelişmesine neden olmuştur.)
¤ (Bu bilimsel gelişmelerde ihtiyaçlar ve dini inançlar etkili olmuştur.)

 ➡ Mısırlılar, Güneş yılını esas alan takvimi ilk defa kullanmışlardır. Bir yılı 365 güne ve 12 aya bölmüşlerdir. Bir yılı; taşıma, ekme biçme diye dörder aylık üç döneme bölmelerinde tarımsal faaliyetlerin hayatlarında önemli bir yer tutması etkili olmuştur.  

 ➡ Ülke eyaletlere bölünmüş ve merkezden atanan Valiler tarafından yönetilmiştir.

¤ (Merkezi yönetim sağlanmıştır.)

 ➡ Şehirlerde adalet işlerinin yürütülmesi için mahkemeler kurulmuş fakat firavunlar mutlak yetkiye sahip ve kanun koyucu oldukları için hukuk sistemi Mezopotamya ve Anadolu’daki kadar gelişmemiştir.

 ➡ Mısır’da başlangıçta düzenli bir ordu olmamakla beraber daha sonra düzenli bir ordu kurulmuştur. Ordu, firavuna bağlı maaşlı askerler ve eyaletlerde edilen gelirle yetiştirilen askerlerden oluşmaktadır.

 ➡ Mısır’da kara ve deniz ticaretinin yanı sıra ekonomik hayatın kaynağının tarım oluşturmaktaydı. Ülke toprakları firavun adına işlenirdi. Ancak yalnızca solcuların, memurların ve halkın toprakları olduğu bilinmektedir.

¤ (Bu durum Mısır’da özel mülkiyetin varlığını gösterir.)     

 ➡ Mısırlılar pi sayısını bulmuşlardır. Yazı malzemesi olarak bir bitki olan Papirüsü kullanmışlardır. Kendi buldukları hiyeroglif yazısının yanı sıra Çivi Yazısını kullanmışlardır. İlk yazılı eserleri dini-ahlaki eserler olmuştur. Hiyeroglif yazısı Fenike alfabesinin oluşmasına öncülük etmiştir.

 ➡ Ahiret inancının varlığı dini ağırlıklı mimarinin gelişmesine neden olmuştur. Buna en güzel örnek Mısır kral mezarları olan piramitler’dir.

¤ (Firavunlar için piramit’ler, halk için ise labirent adı verilen mezarlar yapılmış; bu mezarlara her türlü araç gereç yiyecekler konulmuştur. Bu anlayış Mısırlıların ölümden sonraki yaşama inandıklarını gösterir.)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here