Üniversite Öğrencilerinin Yaşadığı Zorluklar

2
48
Üniversite Öğrencilerinin Yaşadığı Zorluklar
Üniversite Öğrencilerinin Yaşadığı Zorluklar

Doğduğumuz andan itibaren hep bir şeyler öğrenmek ihtiyacıyla ilk olarak ailemizden daha sonra da okuldan eğitim alırız. Anaokulu ile başlayan okul yolculuğumuz ilkokul, lise, üniversite ile devam eder. Annemizden ilk ayrıldığımız yer ilkokul sıralarımızdır hiç şüphesiz. Okula geldiğimizde annemizi bırakmak istemeyiz. Çünkü güvenemeyiz, çünkü annemiz, babamız, kardeşimiz yoktur orada. Yıllar geçtikçe alışırız okul ortamına. Her gün akşam evimize geliriz çünkü. Ve o an gelir ki üniversite için ailemizden ayrılırız. Üniversite ileride yapacağımız meslek için adımımızı attığımız ilk yerdir. Tabi bazen ailemizden kopar ve başka bir şehre gideriz. Kimimiz yurtta kalır, kimimiz evde. Tabi ailemizden kopmamız ile beraber bazı sorumluluklarda bizimle birlikte gelir. Bunları sıralayacak olursak en başında parasızlık ve aile özlemi vardır. Gelin hep birlikte ne gibi zorluklar yaşadığımızı bir daha gözden geçirelim.

 

1.PARASIZLIK :

Türkiye’de hangi şehre, hangi üniversiteye giderseniz gidin, tüm öğrencilere zorlukları sorduğunuzda sanırım verecekleri ilk cevap parasızlık olacaktır. Kendi kendine yaşama sorumluluğunu üzerine alan genç, aldığı burs ile geçinmeye çalışmaktadır. Bu genç bir de köyden geldiyse ailesine yük olmamak adına onlardan para istemeye çekinecektir. Tabi ailesinden para isteyemeyen genç yurt, ev kirası, telefon, yol parasını çıkartmak adına bazı işlerde çalışmak durumunda kalır. Çünkü gerçekten günümüzün bu şartlarında parasızlık çok zor.

 

2. AİLE ÖZLEMİ:

Üniversite sonuçlarının açıklanması ile hangi ile gideceğini öğrenen genç ve ailesi bir hazırlık içerisine girerler. Her iki tarafta çok heyecanlıdır. Baba ve anne “Kızım/oğlum üniversite kazandı.” diye gururlanırken aynı zamanda içlerine de bir burukluk girer. Çünkü evlatlarından 18 yaşına kadar hiç ayrılmamışlardır. Genç belli etmese de aynı burukluk onda da vardır. Günler geçer ve ayrılma zamanı gelir. Sarılıp , öpüştükten, biraz da ağladıktan sonra iki tarafta birbirinden ayrılır. Anne çocuğunu uğurlarken bir yandan dua okur diğer yandan da gözyaşlarını silmeye çalışır. “Kızım / oğlum, inince mutlaka ara olur mu annem?” der annelerimiz. Babalarımız güçlü durmaya çalışır çünkü onlar babadır. Gençte de “Ben şimdi nasıl dayanacağım?” düşüncesi oluşur. Tabi günler geçtikçe iki taraf da alışmaya başlar. Ailesi artık gelsin diye beklemektedir. İşte o kavuşma anı yok mu , o anı dondurup dondurup tekrar izlemek isteriz.

 

3. KUYRUKLAR:

 

En çok yaşadığımız zorluklardan birisi de kuyrukta bekleme sorunudur. Eğer kalabalık bir yurtta kalıyorsan ve gittiğinde yemek kuyruğu oluşmuşsa vay haline. O kuyruk bitmeyecekmiş gibi gelir. Sadece yemek de değil, ATM kuyruğu, dolmuş sırası, evde kalanlar için fatura sırası, okulda yemek için sıra.

 

 

4. SINAV ZAMANI YER SIKINTISI:

   Benim gibi kalabalık bir yurtta kalıyorsanız ve vize ve final zamanları ders çalışma salonlarındaki masaları kapmaya çalışmak için değişik yöntemler uyguluyorsanız beni anlıyorsunuz. Sadece yurtlarda da değil. Okul kütüphaneleri, çalışma yerleri olan kafeler tıklım tıklım dolu olduğu için zaten yarım yamalak olan o ders çalışma hevesiniz tamamen kaçıyor. Sonucunun bazen kavga, tartışma ile de bittiğini biliyorsunuz. Kişi ders çalışmak için o masaya oturuyor. Kitaplarını dağıtıyor kimse oturmasın diye ve gidiyor. Bekliyorsun bekliyorsun yok gelmiyor. Az önce dediğim tartışma ve kavga olayı da tam bu noktada çıkıyor. Bu da en çok sıkıntı çektiğimiz noktalardan birisi.

 

5. YURT VE EVDEKİ SORUNLAR:

Üniversiteyegelmeden tek başına yaşadığımız odamızı , üniversite yıllarında, evde ve yurtta başka kişiler ile paylaşmak zorunda kalıyoruz. E haliyle bu da bazı anlaşmazlıklara yol açar. Işık , fazla ses yapma, temizlik, yemek, kurallara uymama bunlar anlaşmazlığı da beraberinde getiriyor. Biliyoruz ki sadece o evde ya da odada tek başına yaşamıyoruz ve bazı şeyleri yapmayı sevmesek de o kurallara uymak zorundayız. Sanırım evde kalan erkekler için temizlik , yemek; kızlar içinse ses yapma, temizliğe özen göstermeme önemli sorunlar. Yurda geldiğimizde ise gecenin bir yarısı telefonla bağırarak konuşmak , saatin 24.00 olduğunu, diğer arkadaşının sabahın erken saatinde kalkacağını bile bile ışığı kapatmamak, oda içerisindeki kurallara uymamatır sorunlar.

 

6. ULAŞIM:

Gittiğimizşehre göre değişen okul ve yurt arasındaki mesafe de çektiğimiz zorluklar arasındadır. Hocalarımızın sabahın erken saatine ders koyması ile başlayan ulaşım sıkıntısı, akşam vakti bir sinema, konferans, tiyatro sonunda yurda ulaşmak için adeta bir koşucu olmamızla devam eder. Sabah iş , okul saatinin başlaması ve trafiğin oluşması, dolmuş, otobüs , metrolardaki sıkışıklık biz öğrencileri çok zorlamaktadır.

 

 

Bütün bu sıkıntılara rağmen hem kültürel, hem gelişimsel olarak en çok kazandığımız zamanlar üniversite yıllarıdır. En doğru arkadaşlarımızı bulduğumuz, en çok eğlendiğimiz, kişisel gelişimiz açısından en çok konferans, sempozyum, etkinliğimize katıldığımız. Ve bu yaşadığımız ve yaşamaya devam edeceğimiz zorluklar bizim bir birey olmamızı sağlayacaktır. Bol bol gezmeniz, bol bol eğlenmeniz, bol bol öğrenmeniz dileğiyle.

You may also like

Share

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here