Üçüncü Dünya: Galiyevizm

0

Üçüncü Dünya: Galiyevizm

“Hareket etmezsen,zincirlerini farkedemezsin.” L.Tolstoy

1 Ocak 1923 SSCB kurulur. Yönetimde Stalin vardır. Duma Meclisi, özerk devletlere söz veren tavrını değiştirip, coğrafi komşuları olan ülkelerde “asimile” başlatmıştır. Bu dönemde, Türkçü akım fikir düşünürlerinden Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan ve İsmail Gasprinski, Türk vatandaşlarının haklarını savunan görüşleri savunur. Mustafa Suphi ve Sultan Galiyev isimleri ise yan yana anılır.

Sosyalizm kavramı Galiyev için (Türk) Tatar Turancılığı anlamında telaffuz edilir. Günümüz sosyalist algısının da çok uzağındadır. Hayatına dair bilgileri kendi otobiyografisi (1923) “Ben Kimim” başlıklı eserden öğreniyoruz.

Kazan’da Tatar Pedagoji Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra (1911) iki yıl öğretmenlik yapmıştır. Okuldaki vazifesini bırakıp Ufa Belediyesi Kütüphanesi’nde memurluk yapmıştır. Gazete yayıncılığı ve editörlük ile fikirlerini yazmaya başlamıştır.

Tabi; Sultan Galiyev’in düşüncesinin “sömürülen milletlerin hakları” çerçevesinde geliştiğini izliyoruz.”Galiyev, sömürge durumundaki Doğu ülkelerine öncelik veren bir stratejiyi benimsemiştir.Bu doğrultuda da Marksizm’deki “proleterya diktatörlüğü” kavramı yerine ‘sömürge, yarı sömürgelerin metropoller üzerindeki diktatörlüğü’ düşüncesini geliştirmiş kurguladığı ‘sömürgeler enternasyonalite’ ye giden yolda öncelikle Turan Sosyalist Federe Devleti kurulması gerektiğini savunmuştur” (Demirhan Fahri Erdem/Makale)

Sultan Galiyev hakkında pek çok güncel yazı ve birbirini tekrar eden makale yayınları ile karşılaştım. Bu bakımdan arı bilgiye erişim için “başlıklar” dahilinde incelenmesini öneririm.

Mary Ann Evans, döneminin cinsiyet ayrımcılığından ‘ kadın yazar’ olduğunu gizleyip takma erkek isim kullanarak yayınlarını sürdürmüştür. Galiyev’in takma isim tercih etmesindeki amaç da gene ortak düşünce “eşitlik” izini belli ettirmeden Rus Klasiklerini Tatarca-Başkırtça dillerine çevirdiği yayınlarını hazırlarken, bir nevi ‘panslavizm’. Ruslaştırma politikasına karşı direniş örgütlerindeki çalışmalarına devam edişidir. Yaydığı bildiriler “I. Dünya Savaşı’nda Tatar ve Başkırt askerleri, Çarlık Rusya ordusu içinde savaşa katılmasın” yönündedir.

Kazanlı Mir Said Galiyev

Kazanlı Mir Said Galiyev 1892’de, Özerk Başkırdistan Sterlitamak Bölgesi’nin Şipoyevo köyünde doğdu. Öğretmen ailesine mensup babası Haydar Ali,annesi Aynilhayat Hanım’dır. İlköğrenimini de (1903) Kırmıskali Köyü’nde tamamlamıştır.

1911-1914 yılları arasında Ufa’da yayımlanan Ufimsky Vestnik gazetesinde “devrim ve yenilikler” üzerine düşünce yazıları yazmıştır.

Bakü Tatar Kız Lisesi’nde öğretmenliğine devam etmiştir.”Milliyetçi” tavrı daha da keskinleşmiş, Bakü Şehir Meclisi’nde ticaret vekilliği görevi yürütmüştür. Davasına yönelik faaliyetlerini sürdürürken, Moskova’ya davet edildi. Rusya Müslümanları Kongresi sekreteri seçildi. Molla Nur Vahidaf ile yoldaşlığı esnasında da Müslüman Sosyalist Komitesi’de dahil oldu.Komite komiserliğine atandı. Bu sırada da “Jizn-Natsionalnostey” gazetesinin editörlüğünü üstlendi.

1919-1920’de Lenin tarafından durdurulmaya maruz kaldı. Zeki Velidi Togan ile beraber Turan Federe Sosyalist Devleti’ni amaçlayan “İttihat ve Terrakki Cemiyeti”ni kurmuştur. Fakat altını çizmek gerekir ki bu cemiyet sonraları amacından saparak Galiyevizm maddelerini geçersizleştirmiştir.

İlk başlarda “sosyalist devrimci” kimliğinden zamanla sıyrılmasındaki neden; Müslümanlara yönelik sömürge hedefli “diktatör rejim” farkındalığı ve SSCB’nin dağılacağı görüşünü savunmaya başlamasıdır.Böylelikle 1921 yılı Stalin ile iletişimi gerginleşmiştir. Yazdığı,”Müslümanlar Arasında Din Karşıtı Propaganda” makalesinde sosyalizmi eleştirel makaleler neşretmiştir. Troçkist suçlamasıyla tutuklanan Galiyev, 1940/1941 yıllarında idam edildiği rivayet edilir.

TRT Belgesel yayın kayıtlarından “Sultan Galiyev” izleyebilir, sahaflardan asıl baskı araştırma kitaplarını edinebilirsiniz. Galiyev’in Marksist Proleterya (sapmış merkezi otorite) dayatmasına karşı sürdürdüğü en önemli rol, bugün de güncelliğini koruyor. Başta Müslüman halklar ve Türkler, batının çeşitli yerlerinde engellerle karşılaşmaktadır.

Tuğba Şahin

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here