Tuz Kullanılmalı Mı Kullanılmamalı Mı ?

0

TUZ KULLANILMALI MI KULLANILMAMALI MI?

Beslenme konusunda aklı olmadan fikri olan o kadar çok insan var ki hangi konuyu anlatacağımı gerçekten şaşırdım. Bugünkü konumuz tuz olsun diye karar verdim. Çünkü günlük alanda farkında olmadan oldukça fazla miktarda tuz tüketimi mevcut. Sağlık bakanlığı da konu ile ilgili çeşitli zamanlarda ve dönemlerde çalışma yapmış ancak beklenen oranda tuz tüketimi düşürülememiştir. Tuz nedir? Ne kadar tüketilmelidir? Bu soruları birlikte cevaplayalım.

TUZ NEDİR?

Tuz, bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan, kimyasal ismi sodyum klorür (NaCl) olan birleşiktir. Sofra tuzu olarak biz sodyum klorür kullanmaktayız. Bir besin maddesi olması dışında tuz; dericilikte, hayvan besiciliğinde, su yumuşatma sisteminde ve kimya sanayisinde kullanılır. Çok eski zamanlardan günümüze kadar birçok alanda kullanılmıştır.

Sağlık kısmına gelecek olursak herhangi bir hastalığımız yoksa günlük almamız gereken miktar 5 gramı geçmemelidir. Türkiye’de tuz tüketimi yaklaşık 18 gram olduğu düşünülünce buna bağlı olarak bazı sağlık problemleri ülkemizde yaşamaktadır.

Ülkemizde bu kadar aşırı tüketim sadece tuzun yemeklerde olduğunu zannetmemizden kaynaklanmakta. Ama farkında olmadan birçok besinden tuz almaktayız. Bunların başında da hazır gıdalar bulunmakta. İyi bir muhafaza maddesi olan tuz paketlenmiş ürünlerde gıda koruyucu özelliğinden dolayı sıklıkla tercih ediliyor. Özellikle konserve ürünleri diğerlerine göre daha fazla tuz içeriyor. Bu yüzden de bizim hazır gıdalara bağlı yaygın beslenme alışkanlığımız aşırı tuz tüketmemize neden oluyor.

TUZUN YOL AÇTIĞI HASTALIKLAR

Aşırı tuz tüketimi kalp ve damar hastalığı oluşturması bakımından önemini korumakta. Bununla birlikte hipertansiyon oluşmasını da sebep olan tuz hipertansiyona bağlı kalp büyümesi ve kalp krizi oluşumu riskini arttırıyor. Böbrek hastalıklarının da oluşmasını tetiklediği bilinen diğer bir gerçek. Bunlarla birlikte aşırı kullanım diğer kronik hastalıklara (obezite, şeker hastalığı, böbrek rahatsızlıkları, hipertansiyon) davetiye çıkarıyor. Tuzla alınan yüksek miktarda sodyum inme riskini de arttırıyor.

Peki bu kadar hastalık saydık. ”Biz hiç mi tuz tüketmeyeceğiz?” dediğinizin farkındayım. Bizim bu anlattıklarımız tuzun aşırı miktarda tüketilmesinden kaynaklı olduğu için çözüm de tuz tüketimini 5 gram yani 1 çay kaşığı seviyesine indirmekten geçiyor. Bunun için de evde yemek yaparken normal seviyelerde tuz kullanmak, ekstra yemeklerimize tuz atmamak, kullandığımız hazır gıdalara özellikle de turşu ve diğer kavanoz içindeki ürünleri gün aşırı kullanmaya özen göstermemiz gerekmekte.

İYOTLU TUZ

Türkiye’de sofra tuzu olarak biz iyotlu tuzu kullanıyor ve tavsiye ediyoruz. Çünkü iyot mineralini vücut üretmez ve dışarıdan alınması gerekir. İyot içeriği yüksek olan yiyecekler ıspanak, pazı, deniz ürünleri, çilek, şalgam, kabak, kuru fasulye ve sarımsak, yoğurt gibi sıralanabilir. Ancak bunlardan günlük tüketmediğimiz için yeterli miktarda iyot alamayabiliriz. Bunun için sofra tuzunun iyotlu olması önemlidir.

İyot eksikliği çocuklarda büyüme ve zeka geriliğine, yetişkinlerde ise guatr (troid bezinde büyüme), troid nodülü ve hipotroidi gibi hastalılara yol açmaktadır. Gebelerde ise düşük yapmaya ve erken doğumlara sebebiyet vermektedir. Ayrıca yeteri kadar alınmayan iyot metabolizmayı yavaşlatır ve kilo almanıza sebep de olur. Yiyeceklerden her zaman yeteri kadar alamıyoruz. Çünkü topraklarımızda meydana gelen kayıplar o toprakta iyotun azalmasına ve yetiştirilen ürüne geçmemesine neden olmakta. Bunun için yapılaması gereken ise aldığımız tuzu iyotlu hale getirmemiz önem taşıyor.

 

SONUÇ

Sonuç olarak kısaca ve özetle yapılması gereken tuz tüketilmeli, iyotlu tuz tercih edilmeli ancak tuz tüketimi günlük 5 gram yani 1 çay kaşığını geçmeyecek kadar olmalıdır.

Böylece bir konunun ve tartışmanın sonuna geldik. Umarım sizlere de faydalı olmuştur. Herkese sağlıklı bir ömür diliyorum.

DİYETİSYEN MUHAMMED TURFAN

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here