Türk Medeni Kanunu’nun Kabulü

0

TÜRK MEDENİ KANUNU
Medeni Hukuk Nedir?
​Medeni hukuk, kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen, kişilerin doğumundan (tüzel kişilerde kuruluşundan) ölümüne (tüzel kişilerde, tüzel kişinin sona ermesine) kadarki ilişkilerini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Kişiler hukuku, evlilik hukuku, eşya hukuku, miras hukuku; medeni hukuk kapsamında yer alırlar ve medeni kanunla düzenlenirler. Borçlar hukuku ve ticaret hukuku da aslında medeni hukukun birer uzantısıdır. Medeni hukuk salt bir hukuk dalı olmaktan ziyade hukukun özüdür.

17 Şubat 1926’da kabul edilen Kanunu Medeni ve 22 Nisan 1926’da kabul edilen Borçlar Kanunu İsviçre’den alınarak yürürlüğü girmiştir. İsviçre Medeni Kanunu’nun Avrupa’da hazırlanan en son Medeni kanun olması ve her türlü yenilikleri içermesi, Sorunlara akılcı ve pratik çözümler getirmesi, Demokratik olması, Kadın-erkek eşitliğine dayanması, Laik bir anlayışla düzenlenmiş olması, yine bizim toplum yapımıza en uygun kanun maddelerini içermesi; bu kanunun tercihinde etkin rol üstlenmiştir. 17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, Türkiye’de laik bir özel hukuk sisteminin başlangıcını teşkil etmiştir. Daha sonra bu kanunun dilinin ağır olması, toplumun ihtiyaçlarında bir takım değişikliklerin olması üzerine, Kanunu Medeni’nin sınırlarından çıkmamak ve hükümlerinin çocuğuna riayet edilmekle birlikte; Türkiye Büyük Millet Meclisinde 22 Kasım 2001 ‘de kabul edilen ve 1 Ocak 2002 ‘de yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ile 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi yürürlükten kaldırılmış oldu. Türk Medeni Kanunu; Türkiye’de medeni hukuk alanına ilişkin başlıca kuralları içeren bir mevzuattır. Başlangıç hükümleri dışında, kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku olmak üzere dört kitaptan ve toplam 1030 maddeden oluşur.

Medeni Kanunun Hayatımıza Getirdikleri
Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesi ile Türk halkının hayatına bir çok yenilik ve modernize getirilmiştir, ancak en önemlileri olarak görülen ve en çok göze çarpan yenilikler başlıklar halinde aşağıda belirtilmiştir.
-Resmi nikah zorunlu hale getirilmiştir. Böylece evlilik devlet kontrolü altına alınmıştır.
-Tek eşlilik zorunluluğu getirilerek Türk ailesi modern bir yapıya kavuşturulmuştur.
-Mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almaları sağlanmıştır.
-Boşanma hakkı düzenlenmiş ve kadınlara da bu konuda haklar tanınmıştır.
-Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanınmıştır. Böylece kadın ve erkekler arasında ekonomik ve sosyal alanlarda eşitlik sağlanmıştır.
-Toplumsal hayatın çağdaş kurallara göre düzenlenmesinin sağlanması, Türkiye’de yaşayan gayrimüslim halkı da etkilemiştir. Müslüman olmayan halk Lozan antlaşmasının kendilerine tanıdığı haklardan vazgeçerek Türk medeni kanununa uymak istemişlerdir. Bu istekleri kabul edilmiştir.
-Patrikhane ve konsoloslukların yargı yetkileri sona ermiştir.
-Türkiye’de hukuk birliği sağlanmıştır.
-Laik hukuk anlayışı toplumun her kesiminde uygulanır hale gelmiştir.

Türk Medeni Hukukunu Önemli Kılan Sebepler
Türk Medeni Kanunu, Atatürk devrimlerinin temeli, laik hukuk düzenine geçişin belgesi, bir hukuk ve uygarlık anıtı olarak kabul edilmektedir.
Türk Medeni Kanunu, kısaca Medeni Kanun’un geçmişi 1923 yılına dayanmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk, 1923 yılında Bursa’da halka yaptığı bir konuşmada şöyle demiştir: “Yeni Türkiye, ne zamana ne de ihtiyaca uymayan mecellenin hükümlerine bağlı kalamaz. En uygar uluslar derecesinde hukuk kurallarımızı da iyileştireceğiz. Yüz sene, beşyüz sene, bin sene evvel yaşayan bir toplum için yapılan yasalarla bugünkü toplumu yönetmeye kalkışmak gaflettir, cehalettir.” İşte bu duygu ve düşüncelerle toplumun ihtiyaçlarına karşılık verecek şekilde modernize edilerek yürürlüğe sokulan Türk Medeni Hukuku’nun getirdiği hüküm ve kurallar hayatımızın her alanında bizleri ve bütün toplumu, düzene ve nizama sokmaktadır. Hakkın arandığı neredeyse hemen her yerde Türk Medeni Hukuku vardır. Nikah akdinden tutun da boşanmaya kadar; mal sahibinin zilletliğinden, hırsızın zilyetliğine kadar hakkın her alanda ayrım yapılmadan korunmasında Medeni Hukuk vardır. Medeni Hukuk sayesinde bugün bütün kardeşler mirastan eşit pay alabilmekte; baba, çocukları arasında ayrım ve kayırmacılık yapamamakta, her yaştaki kişi ve kişilerin hakları korunduğu gibi, anne karnındaki ceninin bile tam ve sağ doğmak koşuluyla hak sahibi olabilmesine imkan tanınmaktadır.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here