Tüm Entrikalarıyla Yunan Mitolojisi

Öncelikle ‘Mit’ ve ‘Mitoloji’nin tanımlarıyla başlayalım konuya:

MİT NEDİR ?

Okuma yazmanın olmadığı dönemlerde ortaya çıkan ve zamanla yayılarak yazıya dökülen,
dünyanın, insanların ve diğer canlıların yaratılışları üzerine toplumun ortak inancını ve düşüncesini
belirten hikayelere “mit” denir.

MİTOLOJİ NEDİR ?

Mitoloji ise her yönüyle mitleri araştıran ve inceleyen, başka kültürlerin mitleriyle karşılaştırmalar
yapan, kendine özel yöntemleri bulunan, ayrıca bir topluma ve dine ait hikayeleri de anlatan bir bilim dalıdır.

YUNANLILARDA İNANÇ SİSTEMİ

✵ Yunanlılar eski dönemlerde olimpik tanrıları hayatının kaderi olarak; Zeus’u ise tanrıların, insanların ve evrenin hakimi olarak görüyorlardı.
✵ Tanrılar insan şeklini almış, doğa üstü güçlere sahip, ulaşılmaz,ölümsüz, insanları cezalandıran ve ödüllendiren, onlara acılar veren ve tıpkı kendileri de insana has acı ve dertlere sahip olan varlıklardı.

 

YUNAN MİTOLOJİSİNE GÖRE DÜNYANIN OLUŞUMU

 

Evrenin yaratılışa dair bir çok farklı hikaye vardır:

a- Khaos sınırsız, sonsuz bir boşluk ve evrenin şekil almamış haliydi. Khaos, ilk önce Gaia(Toprak Ana) , sonra Tartaros yani yeraltı Ölüler Ülkesi’ni, daha sonra Eros(Aşk), Erebos( yeraltı karanlığı) ve Nyks(Gece)’i doğurmuştur. Nyks en güçlü tanrıçalardan biriydi, ayrıca Ölüm, Sefalet, Ceza ve Uyku’yu doğurmuştur.

b- Orfların geleneklerine göre ise Phanes( kanatlı tanrı), geceyi yarattı ve gece de gökyüzü ve yeryüzünü doğurdu.

c- Gaia, Uranos(Gökyüzü)’u, dağları ve denizi doğurur , daha sonra Gaia Uranos ile birleşir. Bu birleşmenin
sonunda ise 6 erkek, 6 dişi yani 12 tane Titan; 3 tane Kyklo(tek gözlüler) ve 3 tane de Hekatonkheir(Yüz kollular) meydana gelmiştir.

✵ Evren yaratıldığında Uranos en güçlü tanrı olarak biliniyordu, fakat kendi çocukları olan Kyklop’ların güçlendiklerini görür ve gücünü alacaklarından korkar ve onların yer altına Tartaros’a kilitler. Gaia ise bu duruma dayanamaz ve çocukları olan Titanlar’dan yardım ister, yardıma gelen ise  en küçük oğlu Kronos(Zaman Tanrısı)’tur. Kronos, yer altında işlediği demir orak ile babasının cinsel organını keser ve denize fırlatır. Burada oluşan kandan ise Erinyeler(İntikam Tanrıçaları), deniz suyunun köpüklerinden ise (Aşk ve cinsellik tanrıçası) oluşur.

 ✵ Uranos oğlu Kronos’u tehdit ederek şu sözü söyler “senin bana yaptıklarını çocukların da sana yapacak”.

✵ Evrenin hakimi olan Kronos, kardeşi Rheia ile evlenir. Bu evlilikten Zeus, Hades, Poseidon, Hestia,
Hera ve Demeter olmak üzere altı çoçuk dünyaya gelir.

✵ Babasının hissettiği duyguyu yaşayan Kronos, evlatlarının onun gücüne sahip olmasından korkup tüm çocuklarını yer, Zeus hariç.. Çünkü Rhea, Kronos’a bir bezin içine sarıp Zeus niyetine taş yedirir. Bu taş ”Dünyanın göbek taşı” olarak geçer.

✵ Zeus bir mağarada Kuret’ler tarafından bakımı sağlanmıştır, büyüdüğünde ise kardeşlerini babasının midesinden çıkartmıştır. Üstelik Kyklopları ve Hekatonkheir’ları kurtarmasından dolayı, Kykloplar ona gök gürültüsünü ve şimşeği armağan etmişlerdir. Bu olayın devamında ise Titanlar Savaş’ı patlak verir. Kronos ve Titanlara savaş açan Zeus 10 yıl süren bu savaşı kazanır ve Olympos’un hakimi olur.

✵ Zeus yeraltını kardeşi olan Hades’e, denizlerin hakimiyetini ise Poseidon’a bırakmış ve kendisi de
göklerin tanrısı olmuştur.

 

ZEUS

Kronos ve Rhea’nın çocukları olan Zeus’un ismi gökyüzü ışığı, parıldayan, ışıldayan anlamına gelmektedir. Zeus’un 7 kere evlendiği varsayılmakta, tabii bununla kalmayıp bir çok evlilik dışı ilişkisi olmuştur; peri kızları, ölümlü kadınlar hatta erkekler de.

 

Olympos’un En Çapkın Tanrısı Zeus ve Aşkları

1- Metis(Bilgelik Tanrıçası)

Zeus’un ilk karısıdır. Gaia’nın bir kehanetine göre bir kısır döngü meydana gelecek;
Metis bir kız çocuğu doğuracak ve bu çocuktan sonra bir daha hamile kalırsa eğer doğuracağı erkek çocuk,
Kronos’un babası Uranos’u, Zeus’un da babası Kronos’un gücünü elinden aldığı gibi Zeus’u yerinden edecektir. Zeus kulağına giden bu kehanetten sonra hemen Metis’i mideye indirir. Bir gün göl kenarında yürüyüş yaptığı sırada başına inanılmaz bir ağrı girer. Demir ve ateş ustası olan oğlu Hephaistos’u çağırır ve yardım ister. Oğlu da baltasıyla Zeus’un kafasını yarar ve bunun üzerine yetişkin zırhlı vücudu, silahı ve miğferiyle bir kadın fırlar: Athena. Zeus’un kafasından çıktığı için Athena savaşçı kimliğine ek olarak bilgeliği sembolize eder.

2- Themis(Adalet ve Düzen Tanrıçası)

Uranos ve Gaia’nın 12 Titan’dan oluşan çocuklarından biri olan Themis, Zeus’un ikinci karısıdır.
Bu birleşimin sonucunda 3 Moirai(kader) ve 3 Horai(Mevsimler) oluşmuştur.

3- Mnemosyne(Hafıza Tanrısı)

Yine Uranos ve Gaia’nın birleşiminden meydana gelen bir Titanla evlilik yapar. Bu tanrıça yakışıklı bir çobanla dokuz gece boyunca birliktelik yaşar, bu çobanın Zeus olduğunu bilmeden, çünkü Zeus kılık değiştirmiştir. Bunun sonucunda ilham perileri dünyaya gelir.

4- Çapkın Zeus ve Kıskanç Hera’nın İlişkileri

Yunan Mitolojisi’nin güçlü kadını olan Hera, Kronos ve Rhea’nın kızı olmakla beraber Zeus’un hem kız kardeşi hem de karısıdır. Kadınların koruyucusu, doğum tanrıçası olan Hera, guguk kuşu kılığına giren Zeus tarafından evlilik  teklifiyle kandırılır ve bu Kutsal Evlilik gerçekleştirilmiş olur. Zeus’a çok aşık olan Hera, onun çapkınlıklarına tahammül edemez ve kavgacı, hırslı, uyumsuz, kıskanç bir kadın haline gelir. Ares, Hebe ve Hephaistos adında evlatları vardır.

 

✵ Lidya Kraliçesi Lamia ve Zeus’un ilişkisini öğrenen Hera, Lamia’nın çocuklarını öldürür ve onu sürgüne yollar. Hızını alamayan Hera, Lamia’nın gözlerini kapanmaz hale getirerek üzerine lanet salar ve ölen çocuklarının hatırasını sürekli gözünün önüne getirir. Lamia da intikam amaçlı karşısına çıkan tüm çocukları yer.

 

✵ Zeus ile Leda

Zeus Leda’yı korkutmak istemez, bir kuğu şekline girer ve yine bununla da beraber olur. Yeter artık diceniz ama Zeus’a yetmemiş demek ki.. Kastor ve Polydeukes isminde çocukları doğar. Bunlar öldükten sonra denizcilere yardım etmeleri için iki yıldıza dönüştürülür; biri sabah ‘Şafak Yıldızı’, diğeri ise akşam ‘Kutup Yıldızı’ olarak gezgin denizcilere yol gösterir.

 

✵ Semele ve Zeus’un ilişkisini duyan Hera, yaşlı bir kadın kılığına girer ve Semele ile dostluk kurup ağzından laf almaya çalışır. Zeus’tan hamile olduğunu söyleyen Semele’ye inanmamış gibi yapan Hera, onu kuşkulandırmak için elinden geleni yapar ve eğer Zeus’tan hamileysen ”Tüm tanrısal özellikleriyle karşına çıkmasını söyle”ki gerçekten o mu öğrenelim der. İlk başta Zeus onu geri çevirse de, büyük ısrarlar sonunda kendisini gösterir. Fakat faniler bir tanrıya ölmeden bakamazlar, ki bakarlarsa Semele’ye olduğu gibi alevler içinde yok olur yani ölürler. Semele kül olurken, Hermes hemen 6 aylık bebeği ‘Dionysos’ kurtarır ve bebeği 3 ay sonra doğurmak üzere Zeus’un baldırına koyar. Anne karnındaymışcasına Zeus evladını bir güzel besler. Şarap tanrısı olan Dionysos, Zeus’un baldırından doğduğu için cinselliği simgelemekle beraber ikinci kez doğan(2 defa) olarak kabul edilir.

 Hera’nın kurbanlarından biri daha Alkmene, Roma mitolojisindeki Herakles’in annesi olarak bilinir.
Savaş nedeniyle yola çıkan kocası yüzünden yokluğa düşen Alkmene’nin imdadına Zeus yetişir, tabi ki yine kılık değiştirerek, Alkmene’nin kocasının kılığına girer ve 3 gün boyunca beraber olurlar, böylece Herakles(Hera’nın Zaferi)’e gebe kalır. Doğacak bu çocuğun insanlık üzerinde büyük bir etkisinin olacağının öğrenen Hera, doğum tanrıçalarıyla anlaşarak Alkmene’nin doğurmasını engellemek için 9 gün boyunca kapısının önünde nöbet tutulur. Yakın bir dostunun sayesinde bu durumu atlatmaya çalışır ve tanrıçalara çoktan doğurmuş olduğu söylenir. Tanrılar çocuğu aramaya koyulduğu sırada ise Alkmene gönül rahatlığıyla doğumunu yapar.Tabi Alkmene ve çocuğu kurutulur kurtulmasına ama olan dostuna olur,
yalan söylediği gerekçesiyle gelinciğe dönüştürürler onu. Hera bu daha çocuk masum demeden Herakles’ten nefret eder ve  onu öldürmesi için yatağına 2 tane yıla bırakır.

✵ Titan Leto ve Zeus’ın ilişkisini kıskanan Hera yine ve yeniden intikam peşine düşer. İkizlere hamile olan Leto’nun peşine doğum yapmasını engellemek için birini takar , lakin Zeus onu kaçması için bir bıldırcına çevirir.  Doğum yapmak için tüm dünyayı dolaşır ve ona Poseidon(Deniz tanrısı) yardım eder. Üç uçlu yabasıyla denize vurur ve  denizden yükselen dalgalar Letos’u koruma altına alır. İlk önce Artemis(Ay Tanrıçası)’i, 9 gün sonra ise ikizi olan Apollo(Müzik ve Kehanet tanrısı)’u dünyaya getirir.

✵ Callisto ve Zeus
Artemis’in arkadaşı olan ve onların doğumuna yardımcı olan Callisto, bir gün kırlarda uyuduğu sırada Zeus tarafından çok beğenilir ve Artemis kılığına girip onunla da bir birliktelik yaşar. Callisto’nun hamile olduğunu öğrenen Artemis onu artık yanında istemez, Hera ise onu bir ayıya çevirir.

✵ Zeus ile Europa

Zeus, Europa’nın güzelliğine vurulur ve ona sahip olmak ister, fakat yine Hera düşüncesi onu çıldırtır. Ne yapayım derken, bir boğa kılığında gelir kızı kaçırır ve onunla beraber olur. Minos ve Rhadamanthys adındaki çocukları dünyada çok adil davranırlar, bu yüzden olsa gerek daha sonra ölüler ülkesinde yargıçlık
yapmaya başlarlar.

 

✵ Zeus ile Danae

Zeus Danae’ye aşık olur, fakat kızın babası Aiskiros doğan torununun kendisini öldüreceği kehanetini duyar ve bu korku yüzünden kızı kimseyle birlikte olmasın diye onu yerin altına her tarafı tunçla kaplı olan bir odaya kapatır, ama Zeus yağmur kılığına bürünür ve yağmaya başlar. Böylelikle Danae ile birlikte olabilir ve bunun sonunca Perseus dünyaya gelir

 

✵ İo ve Zeus
Hera’nın tapınağında rahibe olan İo’yu çok beğenen Zeus birlikte olmak için ısrar etse de olumsuz yanıt alır.
Ama Zeus hiç durur mu gider kıza uykusunda musallat olur. Babası tarafından ülkeden kovulan İo’nun yanına Zeus yine farklı bir kılıkta gelir. Bir işler döndüğünden şüphelenen Hera, Zeus’un yanına uğrar ve Zeus hemen korkudan İo’yu beyaz bir ineğe çevirir ve yeminler ederek aralarında hiç bir şey geçmediğini söyler. Ama Hera bunu yer mi, yemez tabii daha önceden de nelerini gördü geçirdi kadıncağız.. Hemencecik madem bir şey yok bu ineği bana hediye et der. İlk başta kabul etmeyen Zeus tüm ısrarlarına rağmen Hera’ya karşı koyamaz ve hediyesini teslim eder. Bu ineği Zeus’tan uzaklaştırmak isteyen Hera ise onu bir canavarın koruması altına bırakır. İo’nun inek olduğu yetmemiş olmalı ki Hera’ya, bir de onu rahatsız etmek için at sineği yollamış.

 Üç güzeller yarışmasında birinci seçilmediği için Paris ve Troya’ya karşı sonsuz bir nefret hisseden Hera karşı cephede savaşıp Troya’nın yok olmasını arzulamıştır.

 

Paris ile Helena

Troya Kralı’nın oğlu olan Paris doğduğu gün ananesinin gördüğü rüya yüzünden İda dağına bırakılır.
Dişi bir ayı tarafından beslenir ve sonra bir çoban çıkar karşısına ve onu büyütür.
Paris günler geçtikçe yakışıklı bir delikanlı olmaya başlar ve bir gün Zeus, Paris’ten
Artemis, Hera ve Aphrodite arasından en güzeli seçmesini söyler ve en güzele yazılı bir altın elma verilecektir. Paris, Afrodit’i seçer. Hera onu ceza olarak Menelaos’un karısı Helena’ya aşık eder.
Paris Troya’ya gider burada bir kral oğlu olduğunu duyar daha sonra izin  alıp Mykenaia doğru yola çıkar Menelaos’un sarayına uğrar ve Helena’ya aşkını ilan eder. Birlikte Troya’ya kaçarlar.
Bu aşk yüzünden Troya’da 9 yıl süren uzun savaş başlar. 10. yılda hile sayesinde Troya’yı yok etmeyi başarırlar ve halk esir alınır.

 

Hephaistos(Ateş Tanrısı)

 

Zeus ile Hera’nın oğlu ve Afrodit’in kocasıdır. Hera, Hephaistos’u kendi başına yapıp doğurmuştur.
İki ayağı da topal olan Hephaistos, tanrıların en çirkinidir. Hephaistos sakat doğduğu için bu durumdan utanan Hera ondan nefret etmiş ve onu Olympos’tan aşağı fırlatmıştır. Bu yüzden Hephaistos’a Nereidler ve Thetis bakmıştır.  Zeus’un insanları cezalandırmak için gönderdiği Pandora’yı Hephaistos oluşturmuştur.
Hephaistos annesinin yaptığına karşılık onu cezalandırmak ister ve onu yaptığı bir altın tahta bağlar ve kaçar gider. Onu  kurtarabilecek tek kişi yine kendisidir, bu yüzden tanrılar Olympos Dağı’na dönmesi için onu ikna etmek için uğraşırlar. Şarap tanrısı Dionysos onu sarhoş eder ve böylelikle geri dönmesini sağlar. Hephaistos ise bir şartla serbest bırakacağını söyler: Afrodit ile evlenirse Hera serbest kalacaktır ve Hephaistos amacına ulaşır.

 

 

Afrodit ve Ares İlişkisi

Ares ile kaçamak bir ilişki yaşayan Afrodit bir çok çocuğa sahip olur, bunun sonucunda ise Hephaistos tarafından lanetlenir:
Ares ve Aphrodite’nin kızı olan Harmonia’nın evleneceğini duyunca Hephaistos, bu evliliğe
bir aksiyon katmayı düşünür. Düğün günü gelip çatar ve Harmonia’ya kendi eliyle yaptığı lanetli bir gerdanlık hediye eder. Harmonia ve kocası Thebai’de yaşadıkları zaman boyunca bu gerdanlık yüzünden başlarına gelmeyen kalmaz ve sonunda ikisi de yılana dönüşür.

 

 

 

 

Bilgi Ateşi’ni Çalan Tanrı Prometheus


Bir Titan oğlu olan zeki ve kurnaz Prometheus, Titanların kavgaları sırasında tarafsız kalarak Zeus’un gözüne girer. Fakat Prometheus’un niyeti pek de iyi yönde değildir. Atalarının intikamını almak için kendi gözyaşlarıyla yoğurduğu ilk insanı yaratır üstüne de Hephaistos’dan bir kıvılcım çalar ve ateşi insanlara götürüp hediye eder. Bunu öğrenen Zeus anında onu cezalandırır ve onu Kafkas Dağı’na zincirler ve her gün bir akbaba tarafından karaciğeri kemirilir, karaciğeri her gün yeniden oluşur.

 

Pandora(Tanrıların hediyesi)


Zeus kendisinden ateşi çalıp insanlara veren Prometheus’u zincirlediği yetmiyormuş gibi bir de kardeşi Epimetheus’a  balçıktan yapılmış bir tanrısal güzelliğe ve zekaya sahip Pandora’yı eş olarak hediye gönderir.
Epimetheus kardeşinin uyarılarını kulak ardı eder ve Pandora ile evlenmeye karar verir.
Zeus, Pandora’ya evlilik hediyesi topraktan yapılmış, çömleye benzeyen bir kavanoz hediye eder ama bu
kavanozun asla açılmaması gerekmektedir. Zaman geçer, fakat merakını daha fazla bastıramayan Pandora, kavanozu açar ve içindeki tüm kötülükler dünyaya  yayılır. Pandora son anda kutuyu kapatır ve kutuda kalan insanın içindeki “”tur; kötülüğün yayılmamış olması umudu.

 

İNSANLIĞIN KADERİ: DEUKALION VE PYRRHA

Deukalion, Prometheus’un oğlu olup karısı ise Pyrrha’dır. Pyrrha ise Epimetheus ve Pandora’nın kızıdır.
Pandora kutuyu açtıktan sonra tüm kötülükler dünyaya yayılmış, insanlar arasında bitmek bilmeyen kavga ve savaşlar meydana gelmiştir, bu yüzden Zeus ceza vererek onları yok etmek ister ve çok büyük bir tufan yollar. Deukalion ve Pyrrha bir kutu yaparlar ve yağmur yağdığı sırada 9 gün boyunca bunun içinde korunurlar. Karaya ulaştıklarında ise ikisinin dışında kimsenin hayatta kalmadığını fark ederler. Bu yüzden yeni bir insan soyu yaratmayı isterler. Bunu yapabilmeleri için ise; Gaia’nın kemiklerini omuzlarının üzerinden atmalarını gerekmektedir. Deukalion ve karısı önce bu duruma şaşkınlıkla bakarlar. Sonra Deukalion Gaia’nın toprak olduğunu fark eder, buna göre kemikleri de kayalar, taşlar olmalı diye düşünür. Taşları omzunun üzerinden fırlatır ve bu taşlar erkek haline dönüşür,  Pyrrha’nın fırlattıkları ise kadına dönüşürler. Böylece insan soyu yeniden yaratılmış olur.

 

DEMETER(Toprak ve Bereket Tanrıçası)

Rheia ile Kronos’un kızı, yani Zeus’un kız kardeşidir. Yeryüzündeki ekinleri ve mevsimleri temsil eden Demeter, Zeus ile birlikte olur ve Persephone isminde kızları olur.

 

Persephone’un Yeraltı Tanrısı Hades Tarafından Kaçırılışı

Hades, Persephone’u kırda çiçek topladığı sırada görür ve aşık olur ve onu kaçırıp Tartaros’a götürür. Demeter ise deli divane olmuş bir şekilde her yerde kızını arar. Güneş açmaz, ekinler boy göstermez kısaca yeryüzünde sefalet hakimdir. Zeus bu duruma dur demek için Hades’e haber yollayarak Persephone‘yi geri yollamasını aksi taktirde insanlığın sonunun geleceğini söyler.
Zeus, Demeter’e kızının bir şartla kurtulabileceğini söyler: ölüm meyvesi olan nar tanesi yememesi lazım.
Fakat annesine kavuşma ümidiyle evine dönerken kızının ölüm yiyeceğini yediğini öğrenirler.Bu yüzden aralarında şöyle bir anlaşmaya giderler: Persephone üç ay Ölüler Diyarı’nın Kraliçesi olarak Hades’le beraber, dokuz ay da annesiyle birlikte yeryüzünde kalacaktır.  Persephone her yeryüzüne geldiğinde, yeryüzünde tekrardan bahar olur.

 

 

DEMETER VE POSEİDON

 

Demeter bakire olmasıyla övünür, Hera ise bu duruma kıl olmaktadır -bir Hera klasiği daha- ,
Poseidon’nun aklına Demeter ile birlikte olma düşüncesini getirir. Demeter yanına yaklaşmakta olan birini görür ve hemen kendini kısrağa dönüştürüp kaçar, lakin Poseidon’da durur mu hiç kafasına koymuş bir kere
aygıra dönüşüp Demeter’i yakalar ve birlikte olurlar. Bunun sonucunda at Arion ve Despoina dünyaya gelir.

 

 

 

 

VE POSEİDON AŞKI

 

Güzelliği ile bilinen Medusa Athena’nın tapınağında yaşamaktadır. Medusa’nın güzelliği karşısında büyülenen Poseidon onunla birlikte olur. Athena bunu öğrenince hem de kendi tapınağında, sinir küpü olur, böyle bir şeyi kendisine yediremez ve Medusa’yı  cezalandırmayı düşünür, onu fal taşına benzeyen gözleri, ağzından dışarı sarkan dili, kocaman dişleriyle pençeleri olan ve baktığında insanları taşa çeviren
bir yaratığa çevirir.

 

 

 

HERMES

Zeus ve Maia’nın oğlu olan Hermes tanrılardan en kurnaz ve hızlı olanı, ayrıca Zeus’un habercisidir.
Hermes doğduktan sonra annesi tarafından bir mağaraya bırakılır ve daha bebekken kaplumbağa kabuğundan bir lir yapar ve onu çalıp çıkan sesler onu eğlenir.
Bir gün kırlarda dolaştığı sırada Apollon’un ineklerine musallat olur ve onları kaçırır.
Apollon bu duruma çok sinirlenir ve cezalandırılması için Hermes’i Zeus’a götürür. Fakat durum istedikleri gibi gelişmez; Hermes’in lirinden çıkan seslerin etkisi altında kalırlar. Zeus, onu cezalandırmak yerine kanatlı bir başlıkla bir çift ayakkabı verir, bu sayede onu tanrıların habercisi yapar.  Haberci Hermes ölülerin ruhlarını yeraltına götürmekle görevlendirilir; çobanlarla, yolunu şaşıran yolculara tercümanlık yapar.

 

AFRODİT,ADONİS VE PERSEPHONE

Bir kralın kızı olan Myrrha, Afrodit’e yeterli derecede tapmadığı için Afrodit onun cezasını kesmekte kararlıdır ve kızı babasına aşık eder. Babası ile 7 gün 7 gece beraber olur ve son gece babası bu kişinin kızı olduğunu anlar ve onu öldürmeye karar verir. Tanrılar kızın durumuna üzülür ve onu mersin ağacına çevirirler. Ağacın gövdesinden 9 ay sonra ölümlülerin en yakışıklısı olan Adonis doğar.
Afrodit gördüğü gibi ona vurulur ve onu saklaması için Persephone’den yardım ister. Bu güzelliğin karşısında Persephone de boş kalır mı, o da aşık olmuştur  ve onu geri vermeye yanaşmaz. Bu olay ise kavgaya sebebiyet verir. Zeus hemen olaya el atar ve Adonis’in 6 ay Afrodit’in, 6 ay Persephone’nin yanında kalması kararlaştırılır. Adonis yeraltına indiğinde  yaz mevsimi son bulur, kış başlar; yeryüzüne çıktığında toprakların bereketi tekrar gelir ve ilkbahar gelir.  Bir gün Adonis’in avlandığı sırada bir yaban domuzunun saldırmasıyla hayatını kaybeder. Bu durum Afrodit’i kahreder ve güzelliğini kaybeder, buna karşılık tanrılar toplanıp bir karara varır ve Adonis’e yeniden canlandırırlar. Adonis canlandığında  ise tekrardan hava ısınmış, çiçekler açmaya başlamıştır. Bu sebeple, Adonis çiçekli ve güzel baharı simgelemektedir.

 

Apollon ile Daphne

 

Daphne’ye aşık olan Apollon, onunla birlikte olmak için elinden gelen her şeyi yapar. Kıza aşkını anlatmak için peşine düşer ve kız ise bu durumu kabullenmez kaçmaya başlar, çünkü bakire kalmak istiyordur. Kaçmaya devam eden kız bunun üzerine dualar etmeye başlar ve toprağın onu içine alması için yalvarır. Yer yarılır, Daphne birden toprağa gömülmüştür ve bir defne ağacı olarak boy göstermeye başlar. Bu durum karşısında şaşkınlığa uğrayan Apollon , bu defne ağacını yaprakları hiç solmayan ve dökülmeyen ağacı
kavuşamadığı kutsal bitkisi olarak görür

.  

 

 

SISYPHOS


Sisyphos ölüm tanrısını, onun canını almaya geldiğinde hileleyle tuksak durumuna düşüren kahramandır.
Bir süre sonra kimsenin ölmediğini fark eden yeraltı tanrısı Hades, Zeus’a danışır. Zeus kardeşini haklı bulur,eğer kimse ölmezse bir kaosun meydana geleceğinin bilincindedir. Hades’e Sisyphos’u bulmak için yardım edeceğini söyler. Zeus’un sözüyle Ares, Hades’e Sisyphos’u yakalar getirir ve böylece onu  yeraltına mahkum ederler. Sisyphos buradan kaçmanın bir yolunu aramaktadır ve karısından eğer ölürse onun için kusursuz bir cenaze merasimi düzenlenmesi istediğini, fakat eşinin bu isteğini yerine getirmediğini söyleyerek ağlamaya başlar. Hades bu duruma üzülür ve dayanamaz ona bir şans sunar.
Sisyphos’a dünyaya gidip karısını cezalandırması ve istediği gibi bir cenaze töreni düzenlenmesi için fırsat tanır. Yeryüzüne adım atan kurnaz Sisyphos tekrar yeraltına inmeyi kabul etmez. Hades bu duruma köpürür ve haberci tanrı olan Hermes’e Sisyphos’u yakalamasını söyler. Hermes onu yakalar ve Hades’e verir. İşte şimdi Hades ona cezanın Allah’ını verir: Kocaman bir kayayı elleri ile iterek, çıplak ve yüksek bir dağa çıkarmaya tutsak eder. Kaya dağın zirvesine ulaştığında ise bir kısır döngü gerçekleşir; tekrardan aşağıya yuvarlanır, kaya  hiç bir zaman dağın tepesinde durmaz ve bu ceza sonsuza dek böyle sürer gider.

 

 

ECHO VE NARCISSUS

Güzeller güzeli su perisi olan Echo ‘nun bir kusuru varmış – her güzelin olduğu gibi-. Konuşmaya niyetlendiği zaman asla susmazmış.  Bu gevezelik durumu yüzünden çıldıran Hera ona büyü yapar.
Güzeller güzeli Echo artık zamanını ormanın derinliklerinde, sadece başkalarının en son söyledikleri sözleri tekrarlayarak geçirecektir. Bir gün ormana genç, güçlü ve yakışıklı Narcissus gelir. Echo bu delikanlıyı gördüğü gibi yüreğinde aşk çanları çalmaya başlar. Narcissus ilerlemeye devam ederken, Echo aşkından gözü dönmüş bir halde onu takip eder ve durumu fark eden Narcissus orada kim var diye bağırır.
Echo da , “Var,” diye tekrarlar.
Daha sonra Narkissus “Çık ortaya,” der ve Echo da “Ortaya,” deyip karşısına dikilir. Bir süre konuşma böyle sürüp gider, fakat Narcissus konuşmanın devam etmesinden sıkılıp, Echo’yu öylece terk eder. Echo bu aşkın imkansız olduğunun farkına varır ve üzüntüden perişan bir hale gelir. Gözyaşları içinde beddualar yağdıran Echo, onun da sevip kavuşamamasını diler. Bunu duyan Olympos tanrıları bu bedduaya çok güzel karşılık verirler: Kibirli Narcissus’u kendi görüntüsüne aşık ederler.

 

 

NARCISSUS’UN KENDİNE AŞIK OLMASI

Ormanın derinliklerinde berrak bir pınar bulunuyormuş, kimsenin daha önceden ulaşamadığı. Narcissus ormanda avlandığı sırada  bu pınarı görür ve oraya su içmek için eğilir. Eğildiği sırada oradaki dehşet verici güzellikteki yansımasını görür, hiç hareket etmeden şaşkınlıkla kendini izlemeye dalar, fakat dokunmak için elini suya soktuğunda, suda hareketlenmeler meydana gelir ve onu görünmez kılar. Narcissus bu pınarın başından ayrılmaksızın, yemeden içmeden kesilir ve sürekli kendini izler. Sonunda bedeni yorgun düşer ve olduğu yere yıkılıp ölüverir, ayrıca bedeni hiçbir yerde bulunamaz. Söylenenlere göre ise öldüğü yerde daha önceden orada hiç bulunmayan muhteşem güzellikte ve kokuda bir çiçek  açmış. Onu anmak amaçlı bu çiçeğe Narkissos yani Nergis denmiş. Echo bu yaptığından pişmanlık duyup, aşkından dağlarda gezinir ve konuşanların son söylediği kelimeyi tekrarlarmış..

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Tuğçe Kayhan

Yazar - Mareşal

Tüm Entrikalarıyla Yunan Mitolojisi” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up