Tevekkül Nedir?

0
88
Bakara Suresi, 186. ayet: Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.

Tevekkül deyince aklımıza ne gelir ? Bir işi yapmak için çalışıp sonra Allah’a havale etmek. Türk Dil Kurumu’na göre evet böyle. Bu zaten böyle olmalı dinimizce de değil mi ? Evet böyle olmalı. Peki biz ne yapıyoruz ? Çalışmıyoruz ve sadece ”Rabbim yardım et” diye dua ediyoruz. Bu şekilde duamızın kabul olmayacağını bile bile bunu yapıyoruz. Bunu size bir kıssa ile anlatmak istiyorum :
Hazret-i Musa hastalanınca, “İlaçsız da Allahü Teâlâ şifa verir.”diyerek ilaç kullanmadı. Allahü Teâlâ ( İlaç kullanmazsanız şifa ihsan etmem.) buyurdu. Hazreti Musa ilacı kullanınca iyi oldu. Fakat sebebini merak etti. Allahü Teâlâ ( Tevekkül etmek için, benim adetimi, hikmetimi değiştirmek mi istiyorsun ? İlaçlara tesir veren kimdir? Elbette tesirleri yaratan benim ) buyurdu.
    Sevinçte, üzüntüde, sıkıntıda , bollukta, kendimizi kimsesiz hissettiğimiz zaman ve bunların dışında her an , her saniye tevekkül etmeliyiz. Biliyoruz ki Allah her şeyi görür ve bilir. Tevekkül kavramını tam anlamıyla anlayabilmek için peygamberlerin hayatına bakmak gerekir. Yukarıda anlattığım gibi Hz.Musa, Hz Adem, Hz.İbrahim ve diğer peygamberler ve son peygamber Hz.Muhammed. Yaşamları boyunca büyük sıkıntılar çeken peygamberlerimiz hayatları boyunca hep Rabbim’e teslim olmuşlar, her an onu anmışlar ve her işlerinde tevekkül etmişlerdir. Hoşunuza gideceğini düşündüğüm bir kıssa ile devam etmek istiyorum.

Peygamber Efendimiz (s.a.s) ve Hz. Ebû Bekir, Medine’ye hicret için yola çıkmışlardı. Durumdan haberdar olan müşrikler her tarafta onları aramaya başlamışlardı. Takip edilmemek ve müşrikleri şaşırtmak amacıyla Allah Resûlü, yol arkadaşıyla birlikte Sevr Dağı’nda bir mağaraya sığınmıştı. Müşrikler, bir ara mağaranın önüne gelip dayanmışlardı. Bu esnada Hz. Ebû Bekir, “Yâ Resûlallah! Eğilip ayaklarının dibine bir baksalar bizi görecekler.” sözüyle endişesini dile getirmişti. Allah’a karşı her daim tam bir güven ve teslimiyet içinde olan Resûlullah Efendimiz ise âyette de ifade edildiği üzere şöyle diyerek arkadaşını sakinleştirmiş ve bir yönüyle bizlere tevekkülü öğretmişti: “Üzülme! Allah bizimle beraberdir. Allah’ın yanlarında olduğu iki kişi hakkında neden endişe ediyorsun ki?”

 

 

Yazının başında sizlere de dediğim gibi çalışmadan sadece Rabbim’e dua ederek tevekkül yapmış olmayız ve Rabbim bu şekilde bize yardımcı olmaz. Bu konuyla ilgili bir tane daha kıssayla devam etmek istiyorum.

Çalışıp çabalamadan yan gelip yatan, sonra da “Biz mütevekkil kimseleriz.” Diye söyleyen kimseleri Hz. Ömer; “Siz Allah’a değil, başkalarının malına güvenen kimselersiniz. Mütevekkil; toprağa tohumu attıktan sonra Allah’a güvenen kimsedir.” diye azarlamıştı.

 

Bakara Suresi, 186. ayet: Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.

 

Her ne kadar bizi seven ailemiz , arkadaşlarımız da olsa bazen kendimizi çok yalnız ve sıkıntılı hissederiz. O an ne yapacağımızı bilemeyiz. İşte o Rabbim’e sığınmalıyız. Tabi bu söylediğimi yanlış anlamanızı  istemem. Tabi ki her zaman Rabbimizi anmalıyız. Sadece o an bize yardımcı olacak en önemli ve en güzel şey duadır.  En azından ellerimizi semaya açıp dua etmeliyiz. Rabbim her şeyi duyar , görür ve o kullarını sever. 

 

• Tevekkül İle İlgili Ayetler:

— Enfal Suresi 2.Ayet:
Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.

—  Talak Suresi 3.Ayet:

Allah’a tevekkül edene , Allah kâfidir.

— Enfal Suresi 49.Ayet:

Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Halbuki kim Allah’a tevekkül ederse hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.                

— Yunus Suresi 85.Ayet:

Onlar da şöyle dediler: “Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!”                     

 — Hud Suresi 123.Ayet: 
Göklerin ve yerin gaybını bilmek Allah’a mahsustur. Bütün işler ona döndürülür. Öyle ise ona kulluk et ve ona tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.           

—  Nahl Suresi 99.Ayet:

Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.

—  Ahzab Suresi 48.Ayet:

Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.                               

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here