Tembelliğin Asıl Nedenleri

0
52
Tembelliğin Asıl Nedenleri

Tembellik, üşengeçlik veya her neyse bu kelimenin Latince’sini de yazsak Çince’sini de yazsak bin bir farklı şekilde ifade de etsek  tembeller için ortada değişen bir şey olmayacaktır.  Onlar için kelimenin yazılımının yanı sıra neden tembelim ben sorusuna bir cevap bile aramak başlı başına bir üşengeçlik seviyesidir.

Bu tarz insanlara aralarına kendimi de katabilirim. İsteği ve arzusu dışında bir şey yaptırmak çok zordur. Yapsalar bile o işten hayır gelmez bundan emin olabilirsiniz. Sizlere kendimden bir örnek vermek istiyorum. Erkek kardeşim her daim dakiktir. Her şeyi programlıdır. Programından saptığı an tabiri caizse sapıtır, kendisini rahatsız hisseder. Yaptığı programlar, planlar onun hayatının bir parçası olmuş. Ben ise erkek kardeşimin zıttı anlamda bir yaşam görüşüne sahibim. Program ve planların benim özgürlüğüme vurulmuş bir pranga olarak algılıyorum. Ve eminim ki bu konuda yalnız değilim. Tabi hayatın her alanında olduğu gibi tembelliğin de bir üst sınırı olmalı. İnsan tembellik ile sorumsuzluk arasındaki o ince çizginin farkında olmalı. Tembelliğin ileri safhalarını sorumsuzluk ile eşdeğer görüyorum. Sorumsuz insan da her zaman kaybetmeye mahkumdur.

Şöyle bir lise yıllarınızı hatırlayın desem sanırım ne demek istediğimi daha iyi, somut bir şekilde anlayacaksınız. Her daim çalışan üşenmek nedir bilmeyen arkadaş şuan o öğretmenlerimizin bizlere verdiğini nutuklarda ki gibi güzel arabalara binip güzel evlerde yaşıyorlar. İstisnaları saymazsak tabi. Tabi başarıya ulaşmada bir çok faktör bulunuyor. Azim, zeka vb. lakin biz şuan olayın üşengeçlik kısmına el atıyoruz. Şimdi de sınav vakti o zeki arkadaşın yanında gördüğümüz sorumsuz arkadaşı hatırlayalım. Umarım bu arkadaşlara miras kalmıştır veyahut şansı yaver gitmiş parayı bulmuştur. Biz tembeller de her şeyin farkında olup üşengeçliğimiz yüzünden son yıl sınava çalışan biz bitti demeden bitmez mantığı ile adeta sanki sihirli değnek bulmuşçasına işin ciddiyetini kavradığımız an sıçrama yapma özelliğine sahibiz. Buna yetenek mi dersiniz, aptallık mı, yoksa cesaret mi , takdir sizin. Bana soracak olursanız sanırım biz Koalalar’dan cesuru yoktur şu hayatta. Kim hayatı pahasına kumar oynar ki; Deliler, Tembeller? Gelecek konusunda pek kaygımız olmaz kendimizi  akıllara Bill Gates’in o meşhur sözünü ve buna benzer söylemleri akıllara getirerek avuturuz. “ Her zaman en tembel insanları işe alırım çünkü tembeller çok karışık işleri bile en kısa yoldan yaparlar”.

 

 

Tembelliğin asıl nedenlerini beş madde’de ele alacak olursak şöyle sıralayabiliriz.

1.Her zaman hem mental hem fiziksel olarak kendimizi yorgun hissetmek.

2.Kafa olarak bulunduğumuz yerden uzakta olmak.

3.Sisteme isyan eden içimizde ki alevin her daim canlı olması.

4.Nasıl olsa her türlü hallederim ha bugün ha yarın anlayışı içerisinde olmak.

5.Kabulleniş, karamsarlık hayatta hiçbir zaman istediği hedefe ulaşamama.

 

Bu maddelerin yanına son olarak psikolojik ve tıbbi etkenleri ekleyebiliriz. Tembelliğin altında ailevi nedenlerden tut ruh sağlığının bozukluğuna kadar bir çok faktör yatabilir. Her ne kadar şaka ile karışık tembelliğin hayalperestliğinden bahsetsem de gerçek hayat ne yazık ki şansa bırakılamayacak kadar tehlikelidir. İşin özü tembellik çağımızın teknoloji ile birlikte en büyük hastalığıdır. İkisi aynı orantıda yükseliyor desek yalan olmaz. Google sayesinde kitap yüzü açmaz olduk. Ekmek almaya bile arabayla gider olduk. Yakın bir dönemde robot çağını merak ediyorum açıkçası  Mr.Robot filminde ki gibi hizmetçi robotlar olduğu vakit herhalde tembellik çağı denilen bir çağa gireceğiz. Yazımı ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle tamamlamak istiyorum. “Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak. Servet ve onun tabii neticesi olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır”.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here