Tarihin Utanç Sayfası “TRİPOLİÇE KATLİAMI”

0

 

 

Tarihe utanç diye geçen anlar vardır. Bunlar arasında en utanç vericiler de hiç şüphesiz katliamlardır. Nazilerin Yahudileri katliamı, Fransızların Cezayirlileri katliamı, Ermenilerin hocalı katliamı… bunlar tarihe utanç diye geçtiler. İşte bu utanç verici katliamlardan bir tanesi de yunanların Türklere yapmış olduğu Tripoliçe katliamıdır.

Eflak isyanından sonra, Alexander’in kardeşi Demetrios İpsilanti liderliğinde ikinci isyan hareketi Mora Yarımadası’nda başlatıldı (Mart 1821). Mora’da başlatılan isyan ise çok geniş bir destek kitlesine dayanmış olduğundan kısa zamanda yayıldı. Nisan 1821 sonunda bütün Orta ve Güney Yunanistan’ı sardı. Bu arada yüzyıllardan beri aynı topraklarda bir arada yaşayan Müslüman ahali vahşi bir katliama maruz kalarak kitleler halinde öldürüldü. Mal ve topraklarına el konuldu. İsyanda sağ kalabilen Mora muhacirlerinin sorunları ise 1830’da Yunanistan kurulduktan sonra senelerce devam etti.

Tripoliçe katliamı, Yunan Bağımsızlık Savaşı’ndaki Tripoliçe kuşatması esnasında 23 Eylül 1821 günü şehrin düşmesi ile Müslümanların (Türk) ve Yahudilerin katledilme olaylarıdır. İngiliz asker ve tarihçi Thomas Gordon, katledilen sivillerin sayısını 8.000 olarak tahmin ederken, 8.000 de Osmanlı askerinin öldürüldüğünü belirtmektedir. J. M. Wagstaff ise 10.000 – 15.000 sivilin katledildiğini yazmıştır. Yunan tarihi üzerinde uzman olan tarihçi ve yazar William St. Clair öldürülen sivillerin sayısının 10.000 üzerinde olduğunu belirtmiştir. Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.

İngiliz tarihçi Walter Alison Phillips Tripoliçe katliamı hakkında: “ Üç gün boyunca şehrin sakinleri, bir vahşi çetenin kötülüğüne ve keyfine bırakıldı. Yaş ve cinsiyet ayrımı yapılmadı. Kadınlar ve çocuklar, öldürülmeden önce işkencelere tabî tutuldu. Katliam o kadar büyüktü ki, Kolokotronis kapıdan hisara kadar atının ayaklarının yere hiç dokunmadığını söyledi. Şehirdeki Yunan zaferinden sonra yol kenarları cesetler ile doldu. Kadınların ve çocukların bulunduğu Müslüman kitleleri, yakınlardaki dağlarda sığır gibi doğrandı.

William St. Clair katliam sırasında Tripoliçe‘de bulunan yabancı subayların gördüklerini böyle anlatmıştır: “10 bin üzerinde Türk öldürüldü. Paralarını sakladığı şüphe edilen tutsaklar işkence edildi. Kolları ve bacakları kesildi ve ateşin üzerinde yavaş yavaş kızartıldılar. Hamile olan kadınların karınları kesildi, kafaları kesildi ve köpek kafaları bacaklarının arasına sokuldu. Cumadan pazara kadar hava cığlık sesleriyle doluydu…. Bir Yunan 90 kişiyi öldürdüm diye övünüyordu. Yahudi topluluğu sistemli bir şekilde işkenceden geçirildi…. Haftalarca aç bırakılan Türk çocukları çaresiz yıkıntıların arasında koşarken Yunanlılar tarafından yere atıldılar sonra vuruldular…. Su kuyuları cesetlerle dolduruldu…”

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here