Şukufe Nihal Başar Kimdir?

0
50

Kendisini tanımaya başlamadan önce gelin o “İnanma” adlı muhteşem şiirini okuyalım:

Güldümse inanma, bil ki bu gülüş
Güldüğüm sabahın bir rüyasıdır
Dudaklarımdaki acı bükülüş
Veda akşamının sonsuz yasıdır.

Hangi kudret var ki solan ruhuma
Senden sonra yeni bir ışık versin
Söner gün geçince bu hain humma
Ağlar mıyım başka acıyla dersin?

Bir salgın alevsin içimde bugün
Yakmaya en sönmez yerden başladın
Eriyip sönersem ancak büsbütün
Sevmiş diyeceksin beni bu kadın.

Bu muhteşem dizeleri okuduktan sonra gelin Şukufe Nihal Başar kimmiş tanıyalım.

Şukufe Nihal Başar ,1896 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Babası Miralay Ahmet Bey, annesi Nazire Hanım’dır. Şukufe hanımın babası memurdur ve bu yüzden Osmanlı devletinde değişik değişik şehirlere seyahat ederlermiş bu seyahatlerin Şukufe Hanım’a katkısı olmuştur. Seyahatler sayesinde Arapça, Farsça, Fransızca öğrenmiştir. Babasının Şukufe Hanım’a çok katkısı olmuştur diyebiliriz. Buna bir örnekte şöyle verelim; babasının evde düzenlediği toplantılarda tanıdığı devlet adamları, şairler, yazarlardan aldığı ilhamla memleket meselelerin küçük yaşta ilgi duyup ve bu sayede şiir yazmaya da çok küçük yaşlarda başlamıştır. Şukufe Hanım’ın ilk yazısı 13 yaşında iken Mehasin gazetesinde yayınlanmıştır. 16 yaşında ilk evliliğini ailesinin zoruyla yapmıştır. 1916’da İnas Darülfünunu’na (Kadın Üniversitesi) girmiş, Darülfünun’da eğitimi devam etmekte iken ilk eşi ile birlikte “Mekteb-i Ümit” adında bir okul kurmuş ve eğitimciliğe başlamıştır. Şukufe Hanım Darülfünun mezunu ilk kadındır.
Mezun olduğu yıl ilk şiir kitabı “Yıldızlar ve Gölgeler” yayımlanmıştır. Kitapta yer alan şiirleri Servet-i Fünun etkisinde ve aruz vezninde yazılmıştır. LYS sınavına çalışan arkadaşlar kendisinin ismini bu dönemde duyacaklardır.
Kurtuluş Savaşı sırasında Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nde etkin rol oynamıştır. Evinde yaptığı toplantılarda kadınları milli mücadeleye destek olmaları için teşvik etmiş; Sultanahmet mitingi’nde Halide Edip Adıvar’ın yanında durmuş , Fatih mitingi’nde konuşmasıyla kalabalığı ateşlemiştir. Yani edebi kişiliği yanı sıra milli mücadele zamanındaki duruşu ve kişiliği ile de bilinen bir türk kadınıdır. Ve bunu sadece milli mücadele zamanında değil sonrasında da devam ettirmiştir. Buna örnek şunu verebiliriz:

Cumhuriyetin ilanından sonra, 1924 yılında kurulan, kadınların siyasi haklarını kazanması için mücadele eden Türk Kadınlar Birliği’nin kurucuları arasında da yer almıştır.

Şükûfe Nihal Hanım, 1953’e kadar öğretmenliğini sürdürmüştür.
Bir yandan da edebî yaşamı devam eden Şükûfe Hanım; 1927’de yayımladığı “Hazan Rüzgarları”ndaki şiirlerinde aruz veznini bırakıp hece ölçüsünü kullanmıştır. Bu bilgi LYS de Şukufe Nihal Hanım hakkında sorulabilecek bir soru kalıbıdır dikkat edelim! Genellikle milli mücadele zamanında yaşadığı için konuları; kadın, yurt sorunları ve aşktır. Şiirlerinin yanı sıra öyküler ve romanlar kaleme almıştır. 1928 yılında “Tevekkülün Cezası” adlı öykü kitabı ve ilk romanı “Renksiz Istırap” yayımlanmış ve bunları, “Çöl Güneşi”(1933) adlı romanı izlemiştir. 1935 yılında “Finlandiya” adında gezi notları yayımlanmıştır. Şukufe Hanım’ın Faruk Nafiz Çamlıbel ile aşk yaşadığı düşünülmektedir. Ve bunu 1938 de yayımlanan “Yalnız Dönüyorum” adlı romanına bağlamaktadırlar. 1946 yılında yayımlanan “Domaniç Dağlarının Yolcusu” adlı gezi notları Şakir Sırmalı tarafından “Sır” adıyla filme çekilmiştir.

Son olarakda “Çölde Sabah Oluyor” adlı romanı yayımlanmıştır. Şukufe Nihal Hanım Cumhuriyetin aydın kadınlarından biriydi ve bu yüzden Anadolu’nun geri kalmışlık sorunu üzerine de şiirler yazmıştır. Bu arada devrin şairlerinin aşkları ile de tanınmıştır. Ona aşık edebiyatçılar arasında Nazım Hikmet, Ahmet Kutsi Tecer ve Faruk Nafiz Çamlıbel’in adları geçmektedir. Ayrıca Servet-i Fünun’un ünlü öğretici metin yazarı Cenap Şahabettin’in kardeşi şair Osman Fahri, Şukufe Hanım’a olan aşkı yüzünden intihar etmiş ve ona şu dizeleri yazmıştır:

“Sen benim hem-dem-i hayalatım,
Ben senin yar-ı tesellikárın
Olacakken; fakat, nedense, Nihal
Sen benim gözlerimde dert aradın..”

24 Eylül 1973’te İstanbul’da yaşamını yitiren Şukufe Hanım Rumelihisarı Aşiyan Mezarlığı’na gömülmüştür.
Şukufe Nihal Başar’ın Eserleri:
Şiirleri :
Yıldızlar ve Gölgeler (1919)
Hazan Rüzgarları (1927)
Gayya (1930)
Yakut Kayalar (1931)
Su (1933)
Sıla Yolları (1935)
Sabah Kuşları (1943)
Yerden Göğe (1960)
Şükufe Nihal / Şiirler (1975)

Roman :
Renksiz Istırap (1928)
Yakut Kayalar (1931)
Çöl Güneşi (1933)
Yalnız Dönüyorum (1938)
Çölde Sabah Oluyor (1951)
Vatanım İçin

Öykü :
Tevekkülün Cezası

Gezi Notları:
Finlandiya (1935)
Domaniç Dağlarının Yolcusu (1946)

Ahmet Kaya

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here