Sosyal Medyanın İnsan İlişkilerine Etkisi

0
48

  21.yüzyılı artık iletişim ve teknoloji çağı olarak nitelendirmek gayet yerinde bir betimleme olacaktır. 2000’li yıllarla birlikte bir çoğumuzun evine giren bilgisayarlarla birlikte internet ve bu konjonktürde baktığımızda cep telefonları hızlanan iletişim hizmetlerinin temelini oluşturmaktadır. Topluluklar internetin de yayılmasıyla birlikte, sosyalleşmeyi bu alanlara doğru kaydırmışlardır. İlk başlarda sadece bilgi alışverişi veya bilginin kolay elde edilmesi olarak bakılan internet, daha sonraları chat olarak nitelendirdiğimiz ve tanımadığımız insanlarla konuşabildiğimiz mecralara taşınmış ve bunun sosyal medya denilen olayın başlangıcı ve hatta temelini oluşturduğunu görmekteyiz. Sosyal medyanın tanımını da yapacak olursak ;kişilerin internet üzerinde birbirleriyle yaptığı diyaloglar ve paylaşımların bütünüdür. Sosyal ağlar, insanların birbiriyle içerik ve bilgi paylaşmasını sağlayan internet siteleri ve uygulamalar sayesinde, herkes aradığı, ilgilendiği içeriklere ulaşabilmektedir. Bu ana akımın geleneksel medyanın giderek yerini de aldığını söylemek yerinde olur.

     Asıl konumuz olan sosyal medyanın insan ilişkilerine etkisi nasıl, gerçekten korkulduğu gibi reel anlamda sosyalleşmeyi etkiliyor mu? Yoksa bu gerçekten abartılan bir şey mi? Gelin birlikte değerlendirelim.

     Sosyal ağlar veya medya, gerçek anlamda bir yüz-yüze görüşme etkisi yaratmasa da, insan iletişimi konusunda hayatımızın bir parçası olmaya başladı ve hatta oldu! Reel hayatta sosyalleşmeyi etkiliyor mu sorusuna yanıtımızı yine sosyal medyanın etkisiyle oluşan olaylardan, yani gündelik ve sosyolojik etkilerinden değerlendirmek gerek kanaatimce. Çünkü sosyalleşmenin sözlük karşılığı “Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi sürecine verilen isim” olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çerçevede değerlendirdiğimizde asılında günlük olarak farklı insanlarla etkileşim haline girerek toplumsal bir çevre kazandığımızı görmekteyiz. Fakat bu edinilen çevrenin bireyi kötü anlamda etkilediği konuşulmakta sıklıkla. Aslında bakacak olursak insanı iyi veya kötü etkilemesi bireyin kendi elinde olan bir şey! Nasıl yani dediğinizi duymaktayım. Şöyle ki sayın okur senin reel ortamda edindiğin arkadaşın da bireyi kötü şeylere teşvik edebilir bunu seçip seçmemek kişiye veya başka bir deyişle bireye kalmış keza, sosyal medyada  iyi veya kötü şeyleri karşına çıkartacak bunu seçip seçmemek de bireye kalmış. Hatta bakıldığın da oto kontrol mekanizmasını da oldukça geliştirdiğini görebiliriz.Fakat farkında olmadan veya kendimize sınırlar belirlemeden sosyal medyada vakit geçirmek bağımlılığı birlikte getirebiliyor, bunun etkilerini hayatımız içinde sürekli görebiliriz, artık insanlar eskisi gibi otobüslerde günlük muhabbetler edip selamlaşmıyor,bunun yerine ellerindeki telefondan kendilerini ayırmaktan aciz kalıyor.Buna istinaden hazırlanmış bir videoyu izleyelim;

   Tabi ki ortamda birebir konuşmayı bireysel etkileşimi etkilemekte ama bunun da çözümünü yine kendi oto kontrolünüzle aşabilmeyi öğrenmek durumundasınız.

   Sosyolojik olarak sosyal medyaya bakıldığında politik olaylarda nasıl baş rolde olduğunu görmekteyiz. Bunu ülkemizde olan gezi parkı olayları, Arap baharı, Ukrayna da yaşanan olaylarda ve hatta son 15 temmuz olaylarında da sosyal medyanın nasıl efektif ve kitleleri etki altına alan bir mecra olduğunu görmekteyiz..

   Sonuç olarak sosyal medya faydalı bir iletişim aracıdır, fakat biz bunu yanlış şekilde tecrübe etmek yerine,daha dikkatli ve doğru kullanarak faydalarından yararlanabiliriz.

Kutluhan Bölükbaşı
İletişim

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here