Sorular ve Cevaplar

0
Sorular ve Cevaplar
Sorular ve Cevaplar

Söylemek istediğim bir çuval cümle varken sadece ‘iyiyim’ demek acıtıyor beni. İyi misin diye soran herkese haykırmak istiyorum; ‘iyi değilim, yardım edin’ diye. Elimi uzatmak istiyorum korkmadan, tutacaklarına inanarak. İyi olmak istediğimi bilsinler istiyorum. İyi değilim ama biraz yardımla toparlanırım demek istiyorum. İstiyorum ama diyemiyorum.

   İyiyim derken bile, bir kelimenin içine onlarca kelime sığdırıyorum ama göremiyorlar. Yürüyorum sokaklarda, ayaklarımın nereye gittiğini bilmeden gidiyorum insan kalabalığının içine. Binlerce insan var sokaklarda, kalabalıkların içinde yine . Düşünüyorum bir yazar olarak hikayelerini. Elinde çanta ile insanlara çarparak koşan kadının hikayesini. Ya da uzaktan artık küçücük görünen o kambur yürüyen adamın hikayesini. Biraz önce yanımdan geçen, kravatı yamuk, gömleği lekeli, soğuk adamı. Kalemimin yettiği kadar hayat vermek istiyorum bu insanların hikayelerine. Bir acı bir insan. Belki birden fazla acı. Kim bilir? Belki acının yuttuğu bir insan.

   Bir tanıdık yüz görüyor gözlerim. Yaklaşıyor yavaşça bana doğru. Önce eller değiyor birbirine sonra gözler. Bir ısı dalgası yayılıyor vücuda, soğuğa aşina eller ısınınca. Dudaklara yapma bir peyda oluyor. O arada ki iki saniyelik suskunluğa yıllar sığıyor. O susuyor ben susuyorum. Sonra o kahrolası soruyu soruyor. ‘İyi misin?’ diyor yay gibi gerilen dudakları. Kilitleniyorum saniyeler içerisinde. Dudaklarımda yapışıp kalan o tebessüm, içimde ki o da kopan savaş. Ayaklarım olduğu yerde duruyor, oysa içimdeki uçuruma yürüyorum o sırada. Uçurumun kıyısında duruyorum. Yüzümü çevirip benden , soruyorum kendime “iyi miyim?”. Hayır diye bağırıyor içimde ki mahkemenin yargıcı. İnanıyorum ona, biliyorum iyi değilim. Fakat hala bir cevap vermedim. Saniyeler boynuma en kalın urganı dolarken, “iyiyim” diyorum. Gülümsüyor yine nezaketen. O saniye içerisinde içimden birileri bağırıyor; “iyi değilim: yalnızım, , hüzünlüyüm…”. Hemen susturuyorum onu. Yoksa gözlerimde birikenler akmaya başlayacak. Ben ona sormuyorum aynı soruyu, çünkü kimsenin yalan söylemesini istemiyorum inan. Bir şeyler söylüyor dudakları, fakat o sırada içimde kopan savaşla uğraş veriyorum. Dinlemiyorum onu. Koluma dokunuyor, gülümsüyorum ve izin istiyorum. Hoşça kal kelimesiyle bu sohbete bir nokta koyuyorum. Evime doğru götürüyor ayaklarım beni. Bugün de bu kadar yalnızlık yeter. Kendi dünyamı kurduğum yere, evime gidiyorum. Kapıyı açıp giriyorum ve işte beklediğim an;

Uçurumdan düşüyorum.

Bir Yazar.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here