Sinsi Hepatit Virüsü

0

Hepatit virüsünün basit tanımına bakılacak olursa; karaciğerdeki  iltihaplanmanın vücuda etkisiyle başlar. Ardından siroz veya karaciğer kanserine kadar etki eder. Virüsler genellikle ağız yoluyla bulaşır ve hızla tüm vücudu etki altına alır.  Hepatit virüsü eğer doğuştan gelen bir etkiye sahipse kronik bir hal alabilir.

Yaklaşık olarak 25 asırlık köklü bir hastalıktır. Hemen her dönemde insanlığın mücadele verdiği bu hastalığın keşfi de maalesef zaman almıştır. Özellikle son çeyrek asırda tüm dünyada tıbbın en çok dikkat çeken ve en çok araştırılan konuları içerisine girmiştir. Tarihçesine bakılacak olursa ilk olarak M.Ö V. Asırda bulaşıcı sarılık olarak karşımıza çıkar. İlk bulgunun ardından 12. Asırın sonlarında ise İtalya’da Papa Zacharias’ ın sarılıklı hastaları toplumdan tecrit etmesi ile devam etmiş Avrupa, Afrika ve Amerika’da ki harplerde orduda meydana gelen salgın ile dikkat çeker.

1855 yılına gelindiğinde bu hastalığın karaciğerde bulunan safranın bağırsağa ulaşmasını engelleyen mukuslu tıkacın bu hastalığa sebebiyet verdiği bulgularına rastlanmıştır.

1883 yılında Mr Donalt bu hastalığın  bakteriden ibaret olduğunu öne sürmüş o dönemlerde kullanılan arsenikli ilaçların enjeksiyonu sonucu oluşan salgının karaciğere verdiği etkiyle Hepatit bulguları karşılaştırıldığında bu hastalığa ‘’ Postarsenik Sarılık’’ terimini kullanmış ve bu bulgu ile hepatit in anlaşılma evresi büyük oranla tamamlanmaya doğru ilerlemiş, hepatit tedavisinde büyük bir devrin açılmasına sebebiyet vermiştir.

1970 li yıllara gelindiğinde karaciğerde ki ödemli kısmın iğne ile biyopsisinin alınması yaşayan hastada hepatitin tetkikinin mümkün olması işi daha da aydınlığa kavuşturmuştur.

ABD ordusunda II. Dünya savaşı sırasında aşılama ve kan nakillerinden sonra görülen sarılık vakalarının da araştırılması kan nakilleri sonucunda da bu virüslerin bulaşabileceğinin bir ispatı olmuştur. Daha sonra hayvanlara yapılan deneyler sonrasında virüsler daha net tanınmış ve aşısı daha etkili ve seri bir hal almıştır.   Zamanla elektron mikroskopi ve immünolojideki yenilik ve gelişmeler bir başka tıbbi devrin habercisi olmuş 1980’lere gelindiğinde hastalığın çeşitleri ve tedavi yöntemleri netlik kazanmıştır.

Bu virüsün başlıca çeşitleri ise şöyle;

Hepatit A genelde hijyen koşullarına dikkat edilmediği takdirde besinler üzerindeki bakterilerin oral yollarla alınmasıyla meydana gelir. İlk belirtileri sindirim sistemi üzerinde görülür.

Hepatit B-C-D  virüsleri genelde kan nakillerinde veya cinsel temasla meydana gelir. Günümüzde AİDS adı verilen hastalık hepatit C ye örnek verilmektedir. Bu üç virüs beraberinde kronik hastalıkları da getirmektedir. Kronikleşme süresi ise 6 ay sürmektedir. Kronikleşme evresine gelen bir hasta ise hepatit taşıyıcısı olur.  Müdahale edilemediği takdirde bu virüsler karaciğerin iflasına kadar ileri gidebilir. Hepatit D ve B virüsü kişilerde aynı anda görülebilir.

Hepatit E genelde  anne ve bebek arasında görülür.  Hamilelik döneminde annelere ve doğum sırasındaki tramvalarla  bebeğe geçmektedir.

Sinsi hepatit ten korunmanın yolları;

Öncelik olarak hijyen koşullarına dikkat edilmeli, tıraş bıçağı, tırnak makası, diş fırçası gibi kişisel eşyalarımızın yalnızca bize ait olması. Medikal malzemelerin, enjeksiyon aletlerinin  alkolle sterilize edilmesi veya tek kullanımlık olması. Hamileliği veya hamilelik şüphesi olan annelerin yeme, içme özellikle su tüketiminde hijyen koşullarına son derece dikkat etmesi.

 

.

Merve Nazlı

... acayip tuhaf, tuhaf ve acayip...
Merve Nazlı

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here