Sinema’nın Mucidi Auguste Lumiere

Auguste denince akla ilk olarak  sinema gelir.Auguste Lumiere 19 Ekim 1862 tarihinde hayata gelmiştir. Lumiere çağımızın en büyük adımlarından biri olan sinemayı bizlere takdim eden büyük mucit.Auguste Lumiere bu başarı yolunda  tek başına koşmamıştır ona kardeşi olan Louise eşlik etmiştir.

Lumiere kardeşler’in babaları resim öğretmeniydi. Babalari Antoine Lumiere öğrencilerine renkleri,ışığı ve yansımaları nasıl kullanacaklarını öğretmişti. En çalışkan öğrencileri ise kendi çocuklarıydı.
Öğretmenlik görevi biten baba Lumiere çocuklarıyla beraber Lyon da fotoğrafçılık yapmaya başladı. Çok kısa bir sürede  işlerini büyüten baba günde dört bin metre kare fotoğraf kağıdı üretebiliyordu.Ancak bu Lumiere kardeşlere yetmiyordu. Kardeşler bu cansız kareleri adeta canlandırmak istiyorlardı ki uzun bir çalışma sürecinden sonra istediklerini elde edeceklerdi.

Baba Lumiere Paris’te yaptığı bir gezi esnasında oğullarının gözlerini kamaştıracak bir cihaz satın aldı. Amerikalı bir mucit olan Edisonun icat ettiği kineteskop. Kineteskop namı diğer sinema;
“Birbirini izleyen saydam resimlerin, ortasında ışık kaynağı bulunan bir kasnağa dizilip bu kasnağın hızla çevrilmesiyle ekranda hareketli bir oluşturan ve film göstericisinin atası sayılan makine.”
İşte bu makine Lumiere kardeşler’in hayalini gerçekleştirmek için en ideal makineydi. Ve Lumiere kardeşlere bu makineyi geliştirerek ve bu makineden ilham alarak 13 Şubat 1895 yılında Sinematografin patentini almaya başladılar. Ve böylece bir çok şeyi değiştirecek  belki de insanoğlunun yeni duygu anlatıcısı olacak sinema tarihi başlıyordu, Lumiere kardeşler sayesinde.

Geliştirdikleri Sinematografin patent adı ‘’Cinematographe Lumiere’’ olarak tarihe adını yazdırdı.ilk Sinematograf hem alıcı hem de gösterici işlevi görüyor du. Alıcının çektiği görüntülerin basımı da sinematografın içinde gerçekleşiyordu.Belkide en önemli detay olan görüntüleri perdeye yansıtmak için gereken hız da kardeşler tarafından bulunmuştu. Lumiere kardeşlerin ilk filmlerinde objektifin önünden saniyede 15 görüntü geçiyordu. Sessiz sinema 1920-1922 yılına kadar saniyede 16 görüntü, daha sonrasındaysa saniyede 18 görüntü kullanılacaktı. Sesli sinemaya geçildiğinde ise sesinde görüntüye uyum sağlaması için bu hız saniyede 24 görüntüye yükseltilecekti.

Lumiere kardeşler 22 Mart 1895 ilk gösterimlerini Paris’te ulusal sanayi destekleme derneğinde gerçekleştirdiler.Film ‘’Lumiere Fabrikasından İşçilerin Çıkışı’’ adını verdikleri bir dakikadan biraz daha uzun süren bir yapımdı. Çok büyük bir ilgi gören gösterim daha sonra başka derneklerde de gösterimi yapıldı.Lumiere kardeşler halka açık ilk gösterimlerini ise 28 Aralık 1895 te gerçekleştirdiler. On filmin sunulduğu gösteri yaklaşık yarım saat sürdü.Program şöyle tanıtıldı;

“Auguste ve Louise Lumiere icat ettikleri bu aygıt, belirli bir süre boyunca objektifin önünde gelişen hareketleri birbirini izleyen bir dizi fotoğrafla saptar, sonra bunların görüntülerini bir salondaki perde üzerinde hareketli olarak gösterir.’’
İlk gösteride şu filmler sunuldu;
Lyon’da ki Lumiere Fabrikası’ndan çıkan İşçilerin Çıkışı, Bebeğin Kavgası, Tuileries Havuzu,  Trenin La Ciotat Garına Gelişi, Alay, Nalbant, Kâğıt Oyunu, Ayrık Otlar, Duvar, Deniz.

35 kişinin seyrettiği bu gösteri ücretliydi. Aslında izleyiciler nasıl bir devrime şahit olduklarının farkında değillerdi.Ama biz şuan bu devrimin farkındayız ve belki de Lumiere kardeşlere büyük bir teşekkürü borçluyuz.
Ama izleyenler sunumu çok beğenmiş ayrıca çok büyük bir  şaşkınlık içindeydiler çünkü çok farklı bir görüntüye şahitlik ediyorlardı. Özellikle Trenin La Ciotat Garına Gelişi,adlı sunumu izleyen seyircilerin durumunu  usta yazar Ercüment Ekrem Tolu  kendi üslubuyla şöyle anlatır;

‘’Avrupa’nın bir yerinde bir istasyon, bacasından fosur fosur kara dumanlar savrulan bir lokomotif, peşinde takılı vagonlar duruyor. Rıhtım üzerinde telaşlı insanlar gidip geliyor. Ama ne gidiş geliş! Hepisini sara nöbetine tutunmuş sanırsınız. Hareketler o kadar hızlı, ölçüsüz ve acayip ki… Tren kalktı elbette ki sessiz sedasız. Aman Yarabbi! Üstümüze doğru geliyor! Zindan gibi salonun içinde kımıldamalar oldu. Trenin perdeden fırlayıp seyircileri çiğnemesinden korkanlar, ihtiyaten yerlerini terk ettiler. Hani ya bende korkmadım değil; lakin merak gelip beni iskemleye mıhladı. Bereket versin ki tren çabuk geçip gitti.’’

Ve beyaz perde sonunda Türkiye’de.
Lumiere kardeşler 1896 yılında Türkiye’ye geldiler.
Topçusu, Türk Piyadesinin Geçit Töreni adlı filmler çektiler. İki yılın sonunda Lumiere kardeşler’in elinde 1000 e yakın film bulunmaktaydı.Tarihin ilk sansürle karşılaşması da Lumiere kardeşler zamanında meydana gelir olay şu şekilde gerçekleşir: 1896 yılının Mayıs ayında Rus çarı 2. Nikola halkını selamlarken tribün çöker çökme esnasında Lumiere kardeşler oluşan hadiseyi an be an kayıt altına almaktadır.Daha sonra polis kayıtlara el koyar ve halka ulaşmasını engeller.İşte tarihteki ilk sansür olayida bu şekilde meydana gelir.

Lumiere kardeşler’in ünleri bütün dünyada hızla yayılmaktaydı. Genel olarak olumlu tepkiler almış olsalar da bazı devletler bu gelişmeye karşı çıkmıştır. Bu ülkeye Amerika’yı örnek olarak verebiliriz Amerikalı üreticiler her ne kadar engel olmaya çalıştıysa da halkın beyaz perdeye duyduğu cazibeye engel olamadılar ve beyaz perde dünyanın dört bir yanına dağılmaya devam etti.

Şimdi sinemanın hayatımızdaki önemi ve yerine baktığımızda Lumiere kardeşlerin ne kadar önemli bir şeyi icat ettiklerini dahada iyi anlıyoruz. Eğer Lumiere kardeşlerin bu sinema merakı olmasaydı belki de hayatımızdaki bu en güzel şeylerden biri olan sinemayla hiç tanışamayacaktık onun içindir ki Auguste Lumiere ve kardeşi olan Louise Lumiere sonsuz Şükran borçlu olduğumuzu düşünüyorum.

Cihat Horanoğlu

Cihat Horanoğlu

Ankara üniversitesi ilahiyat fakültesi öğrencisi
Cihat Horanoğlu

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Cihat Horanoğlu

Ankara üniversitesi ilahiyat fakültesi öğrencisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up