Seyyan Hanım Kimdir ?

0
83


Seyyan Oskay, kimilerine göre yerli Edith Piaf…

1913 yılında Selanik’te, beş çocuklu bir ailede dünyaya gelmiş. Daha minicik yaşlardan itibaren sesinin güzelliği tüm çevresinin dikkatini çekmiştir.
Türk Tango tarihinin ilklerinden olan Seyyan Hanım her zaman şöhretten uzak, sade bir yaşantı sürmüştür.
16 Mayıs 1989 da Maltepe’de hayata gözlerini yummuştur.

 

SEYYAN HANIMIN DOĞUMU
Memleketin ilk tango solistlerinden olan Seyyan Hanım’ın annesi Rabia Hanım, babası Hikmet Bey’dir.
Babası Hikmet Bey Milli Mücadele sırasında Atatürk’ün kuryeliğini yapmış, vatansever biriydi. İleri görüşlü kişiliği ile dikkat çeken Hikmet Bey, kızına verdiği Seyyan ismiyle de bunu kanıtlamıştır.
Seyyan, eşitlik anlamına geldiği için kızına bu ismi seçmiş, diğer erkek kardeşleriyle aynı haklara sahip olarak büyümesini istemiştir.

Seyyan Hanım henüz 7 yaşındayken babasını kaybetmiştir. İlköğreniminden sonra İstanbul Konservatuvarında Talorika Bey’den ders alırken maddi sıkıntılar yüzünden sahne hayatına başlamıştır.

 

SEYYAN HANIMIN FAALİYETLERİ

Türk Tangosuna hayat veren nadide sesiyle gönüllerde taht kuran Seyyan Hanım, bir sene sonu konserinde, ünlü besteci Kaptanzade Ali Rıza Bey tarafından dinlenir. Ali Rıza Bey kendi eserlerini Seyyan Hanım’a okutup, genç yaşta plak çıkarmasına önayak olmuştur.

Seyyan Hanım ilk konserini Kadıköy’de Opera Sinemasında vermiştir.Radyo programları yanı sıra 1930’lu yıllarda nezih müşterili mekanlarda tango söylemeye başlamıştır.

Piyano başında daima kollarını çapraz yapıp dik duruşuyla işine gösterdiği saygıyı segilemiştir sahnede.

Seyyan Hanım kısa zamanda memlekette bilinen bir solist olmuştur. Kendisi şöhrete hiç önem vermemiş genç yaşta eğitimini yarıda bırakmasının nedenini maddi zorluklar olarak açıklamıştır.
Bir gün onu dinlemeye gelen Sayıt Bey ile tanışır. Kısa zamanda evliliğe dönüşen beraberlikleriyle Sarıkamış’a taşınır.Şöhretin tam zirvesindeyken terk edip evlilik hayatını seçen Seyyan Hanım bundan sonrakini yaşamını Anadolu’nun en ücra kasabalarını dolaşarak geçirir.
1941 yılına kadar sahnelerden uzak kalsa da müzikle olan ilişkisini kesmemiştir. İstanbul’a yeniden dönerek bir plak daha çıkarmıştır.
”Mazi”, ”Mehtaplı Bir Gece”, ”Sevdim Bir Genç Kadını” gibi eserleri Türk Tango dünyasına armağan ederek 1942’de meslek anlamında müziğe veda etmiştir.

1979 yılında düzenlenen bir FEHMİ EGE’yi anma gecesinde 45 yıldan sonra ilk defa sahne almıştır.

Eşi Albay Sayıt Bey’in ölümğnden sonra acısını yatıştıran tek şeyin, yaşadığı hiç bir şeyden pişmanlık duymaması olduğunu ifade etmiştir.

Seyyan Hanımın bir özelliği de Cumhuriyetin ilk yıllarında, kadınların erkeklerle eşit şartlarda olduklarının kanıtlandığı bir dönemde ön planda yer almasıdır. O bu dönemin en önemli ismi olmayı başarmıştır.
5 Şubat 1932 de ilk kez Mazi kalbimde bir yardır tangosunu yorumlayan Seyyan Hanım Türk Tangosunda yerini almıştır.
Bu eser ilk Türk tangosudur. Bestesi Necip Celal Andel, güftesi Nejdet Rüştü Efe’ye aittir. Cumhuriyet döneminin ilk batı tarzlı hafif müziği dense de melodik yapısı, sıcaklığı be içtenliğiyle bizden olduğu çok belirgindir.

 

SEYYAN HANIMIN ÖLÜMÜ
Her zaman gözlerden uzak olmayı tercih eden Seyyan Hanım, ölümünde de gözlerden uzaktaydı. Maltepedeki evinde çocukalrı yanında 16 Mayıs 1989 da 76 yaşında vefat etmiştir.

 

TANGO NEDİR?

Tango; Arjantin kökenli bir dans ve müzik türüdür.
1800’lü yıllarda Avrupa’dan Güney Amerika’ya göç eden işçi sınıfından insanların yaşadıkları sıkıntıları dışa vurma şekli diyebiliriz. Alt tabaka insanların arasında doğan bu dans ve müzik türü, ailelerini bırakıp gelen işçilerin arasında bir tür eğlence aracı idi.
Eşlerini ve çocuklarını bırakarak göç edenler yüzünden buralarda bir erkek nüfus patlaması fahişelik mesleğini endüstri haline getirmişti. Hal böyle olunca erkeklere yönelik gece hayatıyla iyice yaygınlaşan tango zamanla üst tabaka insanlar tarafından da beğenilip , kabul görmeye başladı.
1920 ve 1940 arası altın çağını yaşamış olan tango, salon tangosu olarak her kesimde kabul edilmiştir.

Arjantin’de ilk tango parçası “Toma Mate Che’dir” 1857 tarihinde kayda geçirilir.
Tangonun temel çalgısı; Alman icadı olan akordeonun akrabası Bandoneondur.

Tango; hüzün, nefret, yoksulluk, şiddet, ayrılık, ölüm gibi duyguların harmanlanıp, dansa ve müziğe yansıma şeklidir.
Tango dansı; kadın ve erkeğin tutkuyu zirvede yaşadığı bir danstır.Kadın yönlendirilmek ister, erkek yönlendirir.Yükselen müzikle beraber tek vücut olma halidir. Çift, dünyaya karşı savunmasız ve hiç bir şeyi değiştiremeyecek kadar güçsüzdür. İşte tangonun felsefesi budur.

 

TÜRK TANGOSU NEDİR?

Türkiye’de icra edilen tango müziğidir. Arjantin tangosunun sembolu olarak nitelendirilen isimlerin başında Orhan Avşar gelir.
Türkiye’nin tangoyla tanışması Cumhuriyetin ilanından sonra çok sesli müziğin gelişmesi ile olmuştur. Çabuk benimsenmiş ve yayılmıştır.En öne çıkan bestakarlar; Necip Celal, Necdet Koyutürk ve Fehmi Ege’dir.
Tango, Atatürk için sanatsever kadın ve erkeklerin, zarif ilişkiler içinde, birlikte çağdaş ve uygar bir toplum yaratmasını sağlayan bir dans sanatıdır. Çağdaşlaşmak adına ülkemizde atılan adımlarda dansın ve tangonun yeri büyüktür.

 

 


Ancak tango dansı, müziği kadar ülkemizde kabul görmemiştir.Bunun nedeni dans stilinin fazla müstehcen bulunmasıdır.

Türkiye’de ilginç bir gerçek vardır. Tangonun ulusal marş gibi söylendiği tek ülke Türkiye’dir.
Evet! La Cumparsita,ülkemizde her düğünde açılış marşı gibi kabul görmüş uygulanmıştır. Oysa Avrupa Dans Federasyonuna üye olmayan tek ülke yine Türkiye’dir.
Tango Türkiye’deki altın çağını Şecaattin Tanyerli, Seyyan Hanım, Necip Celal Andel, Fehmi Ege zamanında yaşamıştır.

Aslında tango; ülkemizdeki burjuva kesimin arabesk müziğidir dersek çok da yanılmayız galiba. 1970’li yıllarda burjuvaların Batı duruşunu arabeske uyarlayıp tango haline getirilen eserleri benimsemelerinden bunu anlayabiliriz.

 

10 EFSANE TÜRKÇE TANGO
1.Seyyan Hanım / siyah gözlere

2.Celal İnce / Seni Düşünürken

3.Dilek Türkan / Mazi Kalbimde Bir Yaradır

4.Sema Moritz / Hasret

5.Esin Engin / Dinle Sevgili

6.Fehmi Ege / Ayrılık Ölümden Beter

7.Celal İnce / Kıskanıyorum

8.Sema Moritz / Kırık Gönül

9.Şecaattin Tanyerli / Papatya Gibisin

10.Şecaattin Tanyerli / Gözlerine Bakarken

Özge Güneş
En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here