Seyfullah ( Allah’ın Kılıcı ) Halid Bin Velid (r.a)

2

Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v) Medineye hicret etmişti.İslam dinine katılım bir çok yerde artmış ve müslüman sayıları artık düşmanları korkutmaya başlamıştı.İslam düşmanı olan en büyük kabilelerden Kureyş kabilesi bu durum karşısında ne yapacağını bilemiyordu.Halid Bin Velid hakkı olan komutanlığı vermeyen Kureyş kabilesinden ayrılmış ve Filistin’e yerleşmişti  ve Mekke’ye dönmeye ikna edilemiyordu.Bunun üzerine Kureyş kabile lideri Ebu Süfyan,Halid Bin Velid’in çocukluk arkadaşlarından birini görevlendirerek Filistin’e gönderdi.Filistin’de Halid Bin Velid’e durumu izah etti.İslam’ın çok geniş kitlelere ulaştığını,Bedir Savaşını kaybettiklerini ve Kureyş’in sana ihtiyacı var diyerek ikna etmeye çalıştı.Bu konuyu düşüneceğini söyleyen Halid Bin Velid arkadaşını uğurladı.Gece boyunca bu konuyu düşündü.Kureyş,hakkı olan komutanlığı vermemiş ve onu topraklar;ından gitmeye zorlamıştı.Şimdi neden dönüp onlara yardım edeyim ki diye düşünüyordu.Ailevi ilişkileri de pek iyi değildi.Kardeşleri dahi onu gaddar olarak nitelendirmişti.Dönmek için bir sebep bulamıyordu.Bunları düşünürken uyuya kaldı.Rüyasında babası ve kardeşi Velid’i gören Halid Bin Velid,Mekke’ye gitmeliyim.Farklı bir durumla karşılaşırsam ve hakkım olanı bana vermezlerse geri dönerim düşüncesiyle yola koyuldu.Halid Mekke’ye gittiğinde durumu gözlemlemeye başlamıştı.Bedir savaşının izlerini silemeyen ve intikam isteyen bir Kureyş vardı.Ebu Süfyan,Halid Bin Velid’e görünmek istemiyordu.Kendisi de liderliği kaybetmekten korkuyordu.Halid Bin Velid’in böyle bir isteği yoktu.Arkadaşları Kureyş lider olarak seni görmek istiyor Halid deseler de,sözlerini yarıda kesip istemediğini söylüyordu.Gözlemlerini tamamladıktan sonra küçükken ava çıktıkları arkadaşları Osman Bin Talha ve Amr Bin As’ın yanına gitti.Avı özlediğini söylemesi üzerine ava çıktılar.Av esnasında kardeşi Velid’i sordu.Velid’in Medine’de olduğu ve esir düştüğünü anlattılar.Büyük bir hiddetle kardeşinin esir olarak kalamayacağını ve onu gidip alacağını söyledi.Ertesi gün Medine yoluna düşen Halid Bin Velid, bir sonraki savaşın nerelerde yapılabileceğini de hesaplamaya çalışıyordu.Medine’de bir çok eski arkadaşını gören Halid,onları Kureyş’e dönmeleri için de ikna etmeye çalıştı.Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v ) karşısına çıkan Halid,kardeşi Velid için gerekli bütün diyeti ödeyeceğini belirterek teslim edilmesini istemişti.Bu kabul edilerek Velid teslim edildi.Velid’i teslim aldıktan sonra tekrar Mekke yoluna düşen Halid,Uhud bölgesine gelindiğinde kardeşi Velid tarafından durduruldu.O sırada savaşın burada yapılmasının çok büyük avantaj olduğunu fark etti.Konuşmalar esnasında burada savaşın olabileceğini gördü.Uhud dağının etrafında tam tur atını sürerek ilerledi.Zamanlama harikaydı.Bütün savaşı kafasında canlandırmıştı.Daha sonrasında kardeşi ile konuşması şu şekildedir.

Velid : Sana bir şey söylemem gerekli

Halid : Nedir ? 

Velid : Beni Medine’den ayıramazsın.Beni sana vermeselerdi vallahi seninle gelmezdim.Ben müslüman oldum ve onlarla beraber can vereceğim.

Bunları duyan Halid çok sinirlenir.Kardeşi Velid’e işkence etmeye başlar.Mekke’ye geldiğinde emir veren Halid,kardeşi Velid’in zincire vurulmasını ve zindana atılmasını emreder.Benim bir daha ki ziyaretime kadar ekmek ve su verilmeyecek emrini verir.Bir sonraki gelmesine kardeşi Velid kaçmış ve Medine’ye geri dönmüştür. Uhud zamanı yaklaşmaktadır.Kureyş’in ileri gelenleri intikam istemekte ve Halid’e savaşın nasıl yapılacağını sormaktadırlar.Halid,bir şekilde Müslümanları Medine’den çıkarmaları gerektiğini aksi takdir de savaşı kazanmanın hiç bir yolu olmadığını söylemektedir.Mekke savaş çığlıkları arasında çıkar ve Uhud’a yerleşir.Bütün erzak ve kervanları soymaya,yağmalamaya ve müslüman kıyımı yapmaya başlarlar.Bunları duyan Müslümanlar hiddetlenerek Uhud için efendimizden izin isterler.Müslümanlar Uhud için yola çıkarlar.Okçular tepesine 50 okçu yerleştiren peygamberimiz ne olursa olsun burayı terketmeyeceksiniz emrini verir.Tepeye 50 okçu yerleştirildiğini gören Halid,burayı aşması gerektiğini biliyordur.50 okçunun az olduğunu ve aşabileceğini düşünür.Birliklerin bir kısmını Okçular tepesinin arkasına yerleştirir ve ben gelene kadar burada bekleyin emrini verir.Tekrar savaş alanına dönen Halid,bir grup kişiyle bu tepeye doğru at sürer.Fakat 50 okçu öyle bir ok atmaktadır ki tepeye yaklaşamaz bile.Bir süre savaş alanında bulunmaya devam eder.Savaş alanında Hz.Ali’yi görür.Bütün heybetiyle savaş alanını inleten Hz.Ali’nin peşine düşen Halid,kalabalığı yararak üstüne ilerlemekteydi.O ara dikkatini çeken olayı ömrü boyunca unutmamıştır.Hz.Ali savaştığı esna da birini yere düşürür.Tam kılıcını indirecekken müşrik yüzüne tükürür.Hz.Ali öldürmekten vazgeçerek kılıcını indirir.Bu durum karşısında donup kalmıştır.Daha sonra Hz.Ali’yi savaş esnasında bir daha yakalayamaz.Halid bu duruma çok üzülür.Hz.Ali ile yapılacak bir düellonun ne kadar iyi olacağını düşünür.Savaş esnasında duruma göz attıktan sonra geri çekilme emri gelir.Ufak gruplarla kaçmaların devam etmesini sağlayın.Müslümanlar savaş alanından kaçtığımızı düşünsünler diyerek Uhud arkasına atını sürer.Müşriklerin kaçtıklarını zanneden müslümanlar,dağınıklık içinde kovalamaya başlarlar.Okçular tepesinin boşaldığını gören Halid,Savaşı artık kaybetme şansımız yoktur diyerek atını sürer.Dağınık ve düzeni olmayan müslümanlar geri çekilmek zorunda kalır ve Halid Bin Velid Uhud savaşını kazanır.Kureyş artık zafer çığlıkları arasında Halid Bin Velid’i takdir ediyor ve ona minnetlerini sunuyordu.

Bu yaşanan olayların ardından toplanan Kureyş kabilesi,Müslümanların artık zayıfladığını ve son bir saldırıyla bu işin üstesinden gelinebileceğini düşünmekteydi.Halid ise çok endişeliydi.Artık Hz.Muhammed (s.a.v) Medine’den dışarı çıkmayacağını biliyordu.Mekke’nin ticareti zaten sekteye uğruyordu.Kervanlarına el konuluyor ve artık kimse kervana katılmak istemiyordu.Medine’de yapılacak olan bir savaş,Kureyş kabilesinin sonu da olabilirdi.Medine’ye at sürerek en zayıf noktaları tespit etmeye başladı.Bir süre orada kaldıktan sonra Mekke’ye geri döndü.Artık savaş kararı verilmiş ve Medine’ye yola çıkılmıştı.Medine’ye gelindiğinde ise göreceği durum şok edici olacaktı.Büyük hendekler kazılmış ve buralardan at ile geçilmesinin imkanı yoktu.Yaklaşıldığında dahi bekleyen okçular yağmur gibi ok atabiliyordu.Hiç bir şekilde yaklaşılamıyordu.Arkadaşları ile birlikte gecenin karanlığından faydalanan Halid Bin Velid,2 gün boyunca Medine’ye sızmayı başarmıştır.Peygamber efendimize suikast düzenlemek isteyen Halid, iki gece sonrasın da fark edildi ve atlarla kaçmak zorunda kalmıştı.Hendek savaşını Müslümanlar kazanmıştı.Hendek savaşında dahi Hz.Ali’nin yaptığının sebebini merak etmekle geçirdi.Mekke’ye geri dönüldü.Müslümanların umreye gelmesi yasaklandı.Peygamber efendimiz (s.a.v) bu durum karşısında yola koyuldu.Bunu duyan Mekke şimdi tam zamanı dışarı çıktılar artık savaş zamanı dese de Kureyş güçsüz düşmüştü artık.Anlaşmanın en mantıklı yol olacağını düşündüler.Aralarında Halid Bin Velid’in de olduğu bir grup yola koyuldu.Hudeybiye anlaşmasını imzaladılar.Bu anlaşmaya göre;

  • Müslümanlar kabe’yi ertesi yıl ziyaret edebilecekler ve 3 gün süreden fazla kalamayacaklar.
  • Müslümanlığı kabul eden birisinin velisi istediği takdirde Mekke’ye teslim edilecek.Mekke’ye sığınan bir Müslüman hiç bir şekilde teslim edilmeyecekti.
  • Her iki taraf kabilelerle anlaşma yapabilecek fakat askeri yardım alamayacaklardır.
  • Her iki taraf ta birbirleriyle 10 yıl savaşmayacaktır.

Sene içerisinde hac vazifesini tamamlamadan dönen efendimiz,bu durumdan dolayı çok üzüldüğünü fakat ilerde bizim için daha iyi olacağını düşünüyordu.Öyle de oldu.İslam sancağı büyümeye devam etti.Mekke fethine gelindiğinde;fetih süresi okuyarak Mekke’ye girdi.Sadece Halid Bin Velid, Ikrime Ebu Cehil’in küçük bir ordusunu geri püskürttü.

Hz.Muhammed (s.a.v) Mekke’ye geldiğinde Halid’in kardeşi Velid’e “Halid nerelerde ? Onun gibi birisinin İslamiyeti tanımaması,bilmemesi olmaz.O gayret ve kahramanlıklarını müşriklere karşı gösterseydi ne kadar hayırlı olurdu.Kendisini sever üstün tutardık” buyurdular.Velid bunun üzerine Halid’e mektuplar yazarak durumu anlatır.Cahiliye devrindeki hiç bir şeyin kendisine göre olmadığını her zaman söylemiştir.Fakat savaşlarda şehit ettiği Müslümanlar aklına geldikçe peygamberimizin karşısına çıkmaya utanır.Müslümanlarla yaptığı her savaştan pişman dönen Halid,kardeşinin gönderdiği mektuplardan da cesaret alarak yola çıkmayı düşündü.Çocukluk arkadaşı Osman Bin Talha ile Medine yoluna düştü.Seher vakti yola çıktılar Hadde denilen yerde Amr Bin As ile karşılaştılar.O da Peygamberimize doğru gitmekte ve Müslüman olmayı arzu etmekteydi.Yol boyunca Peygamberimizin nasıl karşılayacağını konuştular.Tedirginlikle de olsa yola devam ettiler.Medine’ye yaklaşıldığında yıkandılar.En güzel elbiselerini giyip mescide gittiler.Azarlanmaktan korkan Halid Bin Velid,durum karşısında çok sevindi.Peygamber efendimiz ( s.a.v ) efendimiz dostça karşılamış ve “Sana doğru yolu gösteren Allah’a hamd olsun” ya Halid buyurdular.

İslam ile şereflenen Halid,sonrasında hiç bir savaşı kaybetmemiştir.Peygamber efendimizin vefatından sonra sahte peygamberle savaşan Halid Bin Velid,Günümüzde dahi İslam sancağı altında toplanan ülkelerin bir çoğunu fethetmiştir.

İslam ile şereflendikten sonra Mu’te gazasında bulundu.Kendisi için görev bekleyen Halid Bin Velid.Peygamberimizin emri ile asker olarak görev aldı.Peygamber efendimiz “Cihada çıkacak olan şu insanlara Hazreti Zeyd bin Harise’yi kumandan tayin ettim. Eğer o şehit olursa yerine Cafer bin Ebi Talib geçsin. O da şehid olursa yerine Abdullah bin Revâh’a geçsin. Eğer o da şehit olursa, aranızda münasip gördüğünüz birini seçip ona tâbi olursunuz.” buyurdu.Peygamber efendimizin belirtiği komutanlar Mu’te de şehit oldular.Sancak Hazreti Sabit Bin Akrem herkesi etrafında toplayarak aranızdan münasip olanı seçin dedi.Biz seni seçtik dediler.Sabit Bin Akrem ise Halid Bin Velid’e dönerek senin savaş tecrüben ve askerdeki uyandıracağın etki benden fazladır.Komutanlık senindir sancağı acele al.Savaş devam ederken bu işlerle oyalanmak bizim aleyhimize olmaktadır.Böylece Halid Bin Velid sancağı aldı.Akşama kadar çok müthiş bir çarpışma oldu.Onun bu maharetine kafir ordusu bile şaşırdı.Sabah olunca ilk işi ordu düzenini değiştirmek oldu.Ordunun sağ tarafında savaşanları sol tarafına,Sol tarafında savaşanları arkaya,arkada savaşanları ise ön tarafa aldı.Arkada bir süvari birliği bırakarak atları koşturmalarını ve toz çıkarmalarını emretti.Sabah olduğunda çarpışmaya tekrar devam ettiler.Karşılarında dünkilerden farklı yüzler gören kafir ordusu,paniğe kapıldı.Arka tarafta ise hiç bir şey görünmüyor ve sürekli bir toz bulutu arka tarafın üstünü kapatıyordu.Farklı yüzler gören Rum ordusu,Müslümanlara yardım gelmiş diyerek geri çekilmeye başladı.Panik havasını ve geri çekilmeyi fırsat bilen Halid Bin Velid,saldırı düzenine geçip Rum ordusunu bozguna uğrattı.Bu fevkalade başarısından sonra Peygamber efendimiz,Halid Bin Velid’e Seyfullah lakabını ile şereflendirdi.

İran, Arap ve Bizans ordularıyla pekçok savaşa girdi. Hiçbirinde yenilmedi. Gideceği yere kendisinden önce adı varırdı. Fethettiği şehre bir işgalci gibi değil, bir fatih gibi girerdi. Herhangi bir yere gitmeden önce yol boyunca öncüler gönderir, gerekli emniyet tedbirlerini alır, sonra yola çıkardı. Fethettiği yere bir vali tayin eder, idareyi ona bırakırdı. Tayin ettiği bir memur vasıtasıyla zimmilerden cizye toplatırdı. Köylü ve çiftçileri vergiden muaf tutardı. Savaşta fedakarlığı kimseden beklemez, ilk önce kendisi atılırdı. Bunu gören asker kendisini örnek alır böylece bir feragat seli meydana gelirdi.

Hz.Ömer devri fetihlerine de katılan Halid Bin Velid,642 yılında Humus’ta vefat etti.Muharebe meydanında şehit olmadığına çok üzüldü ve şunları söyledi.“Şimdiye kadar 100’e yakın muharebe de bulundum.Bedenimde ok,kılıç ve mızrak yarasından boş kalan yer yoktur.Ne yazık ki ben yatağımda rahat can veriyorum.” buyurarak vefat etmiştir.Halid Bin Velid’in kabri,Humus şehrinde,kendi adını taşıyan ve Sultan II.Abdülhamit tarafından tamir edilen cami içerisindedir.

 

Share

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here