“Sevgililer Günü” ya da “St. Valentine’s Day”

0

Sevgililer Günü

Sevgililerin, eşlerin, nişanlıların ve sair birbirini seven çiftlerin ciddiye alıp sabırsızlıkla beklediği, birbirini sevmeyen, zoraki birlikte yaşayan çiftlerin ise yalancı danslarıyla karşıladığı Sevgililer Günü her yılın Şubat ayının 14’ünde, bazen yeni bir sayfa açılarak, bazen de geçmişi unutup umutla geleceğe bakılarak ama olmazsa olmazı olan hediye alışverişi yapılarak kutlanmakta. Sevgilisi olmayanların ise alternatif olarak annelerine hediye aldıklarını da göz ardı etmemek gerek. 14 Şubat Sevgililer Günü’nün arka planındaki efsaneler de zamanla unutulmaya yüz tutan değerler arasında yavaş yavaş yer almaya başladı. Popüler kültür araçlarıyla kamuoyuna sunulmaya başlaması elbette en büyük etkenlerden biri. Kapitalist sistemin global ekonomiye can verme çabalarına karşılık verecek büyük bir sektörün oluşmasını sağladığını da yadsıyamayız. Çünkü bir çok firma ve kuruluş, sevgililer günü hediyesi konusundaki özel ürünleri ile kendilerine yeni bir pazar yaratmışlardır.

Aziz Valentine, Zeus, Juno ve Kuşlar

Sevgililer gününe ilham kaynağı olan Aziz Valentine ile ilgili bir çok efsane bulunmakta. Zamanla günümüz insanlarına sıkıcı gelmeye başlayan bu efsanelerden bahsetmemek olmaz. Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Junonun Yunan mitolojisindeki karşılığı Hera’dır. Juno’nun mitolojik hikayesinde, tanrılar tanrısı Zeus genel olarak eşlerini aldatan bir çapkındır. Bir gün şekil değiştirerek Juno (Hera) ile birlikte olur. Aldatıldığı ve gururuyla oynadığı için Zeus’u sadece onunla evlendiği takdirde affedebileceğini söyler ve Olimpos Tanrılar Dağı’nın en güçlü kraliçesi olmaya aday olur. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu. Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı’nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Genç Romalı erkekler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu. İmparator 2. Claudius, Roma’yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubatı Hristiyan şehitliğine gömüldü. Aynı zamanlarda Roma’daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramını kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seramoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar. Hristiyan Kilisesinin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramının başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar.

Kimi kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi, Hristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine’nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine’nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine’i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürdü. Bu olaydan 226 yıl sonra 496’da Papa Gelasius Aziz Valentine’i onurlandırmak için Şubat 14’ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemiştir. Yıllar geçtikçe yavaş yavaş Şubat 14 sevgililerin, aşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı bir gün haline geldi. Bununla pararel olarak Aziz Valentine de bütün sevenlerin koruyucu azizi haline gelip böyle anılmaya başlandı. Ancak günümüze uyarlanması 1800’lü yıllarda Amerikalı Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü Kartını yollamasıyla olay olmuş ve yeni bir gelenek doğmuştur.

Bazı kaynaklarda ise Şubat ayının 14’ünde kuşlar eşlerini seçtikleri için bu gün Sevgililer Günü olarak kutlanır..

Kökeni Hristiyanlıktan gelme olduğuna inanıldığı için bir çok Müslüman ülke Sevgililer Gününün kutlanmasına karşı çıkmış ve yasaklamıştır. Suudi Arabistan’da ise bir adım daha ileri gidilerek resmi olarak da kutlama etkinlikleri ve İslami olmayan bu Hristiyan Bayramının kutlanmasında kullanılan ürünlerin satışı dahi ülkede yasaklanmıştır.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here