Seslerin Çıkarılması, Ses Yolu, Ses Cihazı

0

Sesler akciğerden başlayıp ağız ve burunda sona eren teneffüs yolları ile bu yollar üzerinde sıralanmış organlar tarafından meydana getirilir.

Seslerin söylenmesinde akciğerden itibaren sırasıyla nefes borusu, gırtlak, ağız boşluğu ve burun yolu bir ses geçidi olarak vazife görürler.

Bu ses geçidinin muhtelif noktalarında hareket edebilen, birbirine yaklaşıp uzaklaşabilen organlar vardır. Bu organların da yardımı ile ses geçidi açılıp kapanmak, daralıp genişlemek suretiyle değişik şekillere girebilir. İşte ciğerlerden yükselen hava cereyanı dışarı çıkmak üzere ses geçidinden geçerken geçidin içindeki organları da harekete getirerek açılıp kapanması ve daralıp genişlemesi neticesinde sesler teşekkül eder. Sıkışıp açılan geçitte hava cereyanı kendisine yol bulmak için karşısına dikilen organları zorlar, onlara çarpar, sürtünür, böylece seda hâline geldikten sonra son olarak bir noktada karşısına çıkan bir kalıptan, bir engelden geçer ve ses hâline gelerek dışarı çıkar. Dışarı çıkmak isteyen havanın ses geçidinde çarptığı ve sürtündüğü yol ve organlar hançere, boğaz, ağız ve burun boşlukları ile ses telleri, küçük dil, damak, dil, dişler ve dudaklardır.

Ses Telleri

Demek ki seslerin teşekkülü için her şeyden önce ciğerlerden bir hava akımının yükselmesi lazımdır.

Ciğerlerin sıkışması ile yükselen bu hava akımı nefes borusundan geçerek o borunun sonunda, seslerin teşekkülü bakımından ilk mühim noktaya, seslerin teşekkülünde çok büyük rolü olan bir noktaya gelir. Bu noktada ses telleri bulunur. Ses telleri adını verdiğimiz organ karşıdan karşıya atılmış teller halinde olmayıp, hançerenin sonunda karşı karşıya gelen yarım daire şeklinde iki dudacıktan ibarettir.

Bu dudacıklar ön tarafta daima bitişik bulunurlar. Arka tarafta ise normal teneffüs ve bir çok seslerin teşekkülü sırasında aralıklı bulunurlar. Yani bir kısım seslerin teşekkülüne ses telleri iştirak etmez, hava akımı arkadaki aralıktan geçerek yoluna devam eder. Diğer bir kısım seslerin teşekkülüne ise ses telleri büyük ölçüde iştirak ederler. Ses tellerinin iştiraki gereken sesler çıkarılacaksa derhal dudacıkların arka tarafı da kapatılır. Ciğerlerden gelen hava birleşmiş olan dudacıklar arasından kendisine bir yol açmak üzere onları iter. Bu itme neticesinde hava akımının karşısına çıkmış olan ses telleri titrer, hava akımı onları titreterek aralarından geçer. Bu titreşimden bir kısım seslerin teşekkülü için zaruri olan seda meydana gelin. Ses telleri bazen de, kapandıktan sonra titreşmez ve hava akımına hiç yol vermezler. Hava onlara çarparak sesi meydana getirir.

 

Küçük Dil, Ağız Yolu, Burun Yolu

Seslerin teşekkülünde ciğerlerden yükselen hava akımının ses geçidinde ses tellerinden sonra uğradığı ikinci mühim nokta ağız ve burun yollarının birleştiği noktadır. Bu noktada küçük dil bulunur. Küçük dil damağın arka tarafına, yumuşak damağın sonuna asılı bulunan ve hava akımı karşısında çok kolay hareket edebilen bir organdır.

Küçük dil, gelen hava akımı karşısında, teşekkül edecek sese göre vaziyet alır. Gelen havaya ağız yolunu açık tutması gerekince, yükselerek geniz yolunu kapatır. Havanın geniz yolundan çıkmasını gerektiren seslerde ise, aşağıya sarkarak arka tarafı yükselen dil ile birlikte ağız yolunu kapatır ve havayı geniz yoluna sevk eder. Geniz seslerinin sayısı çok azdır. Seslerin asıl büyük kısmı ağız yolu açık olduğu zaman teşekkül eder. Ağız yolunda seslerin teşekkülü için başlıca rolü oynayan organ dildir.

Dil, gelen hava ve seda akımı karşısında, teşekkül edecek sese göre çeşitli hareketler yapar, türlü şekillere girer. Kabarır, yayılır, damak ve dişlerle temasa gelir. Böylece gelen hava veya seda akımını çeşitli noktalarda çeşitli kalıplardan geçirerek şekilli seda, yani ses haline getirir. Bu suretle hava veya seda akımı ses tellerinden dişlerin dışına çıkıncaya kadar bir çok sesler teşekkül etmiş olur. Bazı seslerde ise hava veya seda akımı dişleri geçtikten sonra bile henüz ses haline gelmiş olmaz. Bu seslerin teşekkülünde dudaklar rol oynar. Gelen ve o zamana kadar karşısına bir engel çıkmamış olan akımı dudaklar kalıptan geçirerek ses haline getirirler.

Kaynak

Prof. Dr. Muharrem Ergin, ve Eğitim Fakültelerinin ve Edebiyatı Bölümleri İçin Türk Dil Bilgisi, syf. 31-32

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here