Sesine Özlem, Sana Hasret

Sesine Özlem, Sana Hasret

Sevince her şey daha güzel olacak diye düşünür . Bilmez ki asıl olayların yaşanacağını, her şeyin düğüm düğüm olacağı bir girdaba doğru sürükleneceğini…

Sevmek neden bu kadar içler acısı?
Neden bir uçurumun yanı başından geçen daracık bir yol gibi ?.. “Bu sözün aslına bakarsanız sevmek yerine yaşamak kelimesi kullanılmış. Sevmeyen insan yaşamak nedir bilmez. Değiştirip yazmak istedim o yüzden. Her seven de yaşıyor derseniz bana göre yaşıyor. Ama yaralı ama deli divane, kalbi kırık ya da fazla aşık… Kalbinizin olduğunu hissettiren her yaşadığınızı hissettirir. İnsan sevdikçe insandır…

Sait Faik Abasıyanık’ta farklı bir şekile bürüyüp dile getirmiş; “Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor. ” işte günümüz sevgileri.

İnsanlar bütün duygularını sosyal medyada yaşamaya başlamış. Bütün acılarını, sevinçlerini, hüzünlerini, dertlerini, sevgilerini göstere göstere yaşamaya alışmışlar. Konuşmalarını sosyal medyadan sürdürür hale gelmişler. Sosyalleşmeyi unutmuşlar. Arayıp sormayı, duygularını ondan dinlemeyi, bir tatlı tebessüme kanmayı… Kelimelerin gücüne kanmışlar, emojilerden anlam çıkarmaya başlamışlar. Kırmışlar, kırılmışlar istemeden… Farkında bile olmadan… Yüz yüzeyken çözülecek sorunlarını yazarak çözmeye çalışmışlar. Heba etmişler kendilerini… Belki usanmışlar bu durumdan. İstemeden kırmaktan, yanlış anlaşılmaktan. Sevmişler, çok sevmişler..

Haberleşme vasıtaları çoğalırken, insanlar ruhen birbiriyle haberleşemiyor. Sosyal medya çıktı mertlik bozuldu. Normal şartlarda yüz yüze gelince utanıp sus pus olacağımız insanlarla öyle bir konuşuyoruz ki ne yaptığımızın farkında bile değiliz. Kırdık mı döktük mü ?.. Tek bir emoji eksikliği nelere mâl oluyor… Gerçek hayata dönsek kıyamıyoruz oysa ki…

İnsan her zaman anlatmak istediğini kelimelere sığdıramıyor. Ne kadar çabalasa da anlatamıyor. Duygusu eksik kalıyor, sevgisi eksik kalıyor. Telefon iletişimi kolaylaştırmıyor, zorlaştırıyor ne yazık ki.. Normal konuşabilmenin, anlaşılabilmenin ne olduğunu yüz yüzeyken anlıyoruz.. Ya da o kadar kırıp döküyoruz ki yüz yüze gelecek fırsatı bile veremiyoruz birbirimize. Sarılarak halledebileceğimiz şeyleri nasıl da büyütmüşüzdür…

aslında “lütfunda hoş kahrında ” diyebilmektir. Her şeye rağmen yanında olacağını hissettirebilmektir. Tutacağı eli bir ömür bırakmayacağını hissetirebilmek. Onun iyi yanlarını sevip kötü yanlarını görünce ondan uzaklaşmak değildir sevmek… Onu daha iyi bir insan yapabileceğine inanmaktır. Sevgi birlikteliktir çünkü. Her şeye rağmen, her kötü olaya rağmen. Ben senin içini biliyorum diyebilmektir. Her anları mutlu geçecek diye bir şey yok. Ben seninle mutsuzluğa da varım diyebilmelidirler.

Birlikteyken kimse sizi kolay yıkamaz. Arkanızda size dayalı bir kalp daha vardır çünkü bilirsiniz. Güvenirsiniz. Seversiniz. Sarıldığınızda sağınızdaki boşluk onun kalbiyle dolar. Sevmek, birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmaktır. Destek olmaktır. Sarıp sarmalamaktır.
Sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevebilmektir.

Sesini duyunca bile sessizleşen iki insanın sevgisini yazıyorum buraya. Yüz yüze gelince sus pus olacak kişilerin sevgisini yazıyorum. Kalbimi koyarak yazıyorum. Direk şahsa yazmıyorum, kimseyi kırmıyorum böylelikle istemeden de olsa. Kendi kendime yazıyorum. Okuyana dokunsun istiyorum. Sevmek yorulmak demek değildir. Anlaşılsın istiyorum. Yorsa bile, yorgunluğunu sevmektir..

Sevince her şey daha mümkünmüş gibi görünüyor. Her zorluğun üstesinden gelebilecekmiş gibi hissediyor insan. Yürüdüğü yola gülümsüyor, baktığı duvara gülümsüyor. Yaşama sevinci gelip yerleşiyor kalbinin ortasına. Her zaman yanında olacak diye de bir şey yok. Sevgi mesafe tanımaz. Aynı fikirde olunacak diye de bir şey yok. Çünkü sevmek düşüncelerin son noktasıdır. Seven insanlar hayatın aynı penceresinden bakarlar. İçlerinde taşırlar birbirlerinin sevgisini. Onun sevdiğini severler, onun sevmediğini ondan daha çok sevmezler… Kıymet bilmek, vermek böyledir. Hissettirmek gerekir. Sözcüklere dökülmez bazı şeyler. İnsanın içine işlemektir asıl mesele. Duygularını belli edemese de sessizliğinden bile anlaşılır seven… Kıskanır, sorgular, karşı çıkar… Ona bir şey olunca dayanamaz, çözüm yolları arar. Kıyamaz çok seviyorken..

Seven vazgeçmez, bekler. Hep bekler… Gelmese bile bekler.. Rüyalarına girecek kadar severek bekler. Her zaman söyleyemez duygularını. Utanmaktır sevmek aslında.. Kendini ona adamaktır. Gönlün onun sevgisinden başkasını kabul etmemesidir. Sevmek zor değildir, sürdürebilmektir zor olan. Her yönüyle severse insan, onları da aşar. İmkansızlıklar bozulur. Denklemleri tutmaz. Hesapsız kitapsız sevilir. Katlanılır, dayanılır. Sevgi özgürlüktür. Sevgi egoyu yıkan tek eylemdir.

Ne olursa olsun, eğer birini seviyorsanız vazgeçmeyin. Bir an olsun bile onun sevgisini hissetmişseniz… Çünkü seven hiçbir zaman emin olamaz sevildiğinden ve nice sevgiler tükenir gider. İnsanlar belirsizliğin değersizlik olduğunu düşünür. Kelimelere sığdıramayanlar hissettiremeyince de böyle bir dram oluşur.

Sonuna kadar gidin sevginizin arkasından. Elinizden gelen her şeyi yapın. Elinizden geldiğince hissetirmeye çalışın. O saklanırsa siz bulun onu, çıkarın sükûnet kuyusundan. Eğer bir kez olsun hissetmişseniz onun sevgisini içinizde…

Mutlu sonları herkes sever. Çabalamadan  güzel şeylere ulaşılmaz. Seven her zaman bekler. Aranızda ne yaşanmış olursa olsun, ne kadar kırgın olursanız olun, onun için gururunuzu bir kenara bırakmaya değmez mi? Vaktiniz varken sevdiğinizi söyleyin, sesini duymak istiyorsanız arayın, görmek istiyorsanız görüşün. Hala alabiliyorken… Hala vaktiniz varken …

Sevgi ve hasretle... 💙❤

 

Nazmiye

Nazmiye

Çayın da derdi var, dedi adam..
Ateşler içinde yandığına göre,
Unutulduğunda soğuduğuna göre,
Bekleye bekleye acıdığına göre
Var bir derdi.
Nazmiye

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Nazmiye

Çayın da derdi var, dedi adam.. Ateşler içinde yandığına göre, Unutulduğunda soğuduğuna göre, Bekleye bekleye acıdığına göre Var bir derdi.

Sesine Özlem, Sana Hasret” için bir yorum

  • 15 Nisan 2018 tarihinde, saat 19:39
    Permalink

    Sesine özlem sana hasret..!
    Yukarda ki cümle öyle okunup da hemen alt tarafa geçecek kadar basit olmamalı. Bir düşünmeli okuyan “sesine özlem” nedir diye , onu kendi içinde tekrar edip durmalı “sesine özlem” , “sesine özlem”… O zaman belki bazı şeyler kıymete biner o zaman belki de asıl mana anlaşılır.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up