Şehitler Haftası

0
hasan, kına, şehit, tarihnedio, Toprak, vatan, zafer
hasan, kına, şehit, tarihnedio, Toprak, vatan, zafer

Şehitler Haftası

Şehit Kime Denir ?

Şehit, Allah rızası için vatanı, milleti, dini, uğruna canını veren Müslüman kişiye denir.

Şehitlik:

Peygamberlikten sonra gelen en yüce mertebe şehitliktir. Bizim milletimizde Şehitlik mertebesine ulaşmak, vatanını ve milletini korumak için canını vermek şereflerin en büyüğüdür.

Atalarımız ,

Buradaki insanlara İslam dinini anlatmak, Müslüman toprağı yapmak için yüzyıllarca mücadele verdiler. Nice kanlı savaşlara, nice kahramanlıklara şahit oldu topraklar. İslam dini ile şereflenen bu topraklarımızda, nice ana kuzuları, nice arsan parçaları şehadet şerbeti içip, şehitlik mertebesine erişti.

Atalarımız ele geçirdikleri toprakları sömürmek yerine, o zamanki medeniyeti temsil eden köprü, cami, medrese gibi eserler yaparak adeta bu toprakların gerçek sahibi olduğumuzu gösterdiler.

Kanımızla canımızla,suladığımız bu topraklara göz dikenler oldu. Anadolu parçalanan Devleti’nin elinde kalan son değerli değerli toprağıydı. Ve burayı da elimizden almak istediler. İçlerinde biriken yüzyılların intikamını bu şekilde alacaklarını düşündüler.

Bizi dört bir yandan kuşatarak ,o dönemin en güçlü savaş makineleri ile üzerimize saldırdılar. Vatanı, milleti, toprağı için yıllarca savaşarak yorgun düşen bu millet, ilk başlarda kaybedecek gibi göründü.

Ama sonra mehmetçiğimizin kalplerindeki iman gücüyle,vatan aşkıyla, Mustafa Kemal gibi dehaları ile kötü gidişi önlediler. Mermilere, toplara göğüslerini siper ederek bu cennet vatanı korudular. Eğer bugün başımızı yastığa rahat bir şekilde koyuyorsak,önce Allah’ın sonra geçmişteki ve bu günümüzdeki şehitlerimizin sayesindedir.

Geçmişimizden bugüne nice yiğittiler, nice arslan parçaları gördü bu topraklar. Milletimizde bu İman aşkı, bu vatan aşkı olduğu sürece görmeye de devam edecektir.

 

Koca Yürekli Şehitlerimizden Biri:

 

Yozgatlı (Kınalı) :

Hasan, Yozgat ilinin Sarıkaya kazasına bağlı Karayakup köyündendir. Hasan’ın köyü, çok şehit veren köylerden biridir. Cepheden kötü haberler gelmektedir. Şehit sayısı arttıkça askere alınma yaşı da 18 aya kadar düşer.

Yaşı küçük olan Hasan’ın ailesinde başka erkek olmamasından dolayı askere gitmeme hakkı vardır. Hasan’ın babası şehittir ve ablasının kocası eniştesinden hâlâ bir haber yoktur. Bir yandan yaşadığı bu duygular onu askere çağırırken, diğer yandan da sevdiği kız Melek’le bir gelecek hayali kurmadan edemez. En sonunda kararını, gitmekten yana kullanır.

Hasan’ın annesi Haççe  yavrusundan ayrılmak istemez ama vatan için gerekirse evladını kurban etmekten de çekinmez.

Annesi Hasan’ı askere uğurlarken saçına kına yakar.

Daha bıyıkları terlememiş Bu delikanlı kendisi gibi gencecik arkadaşları ile birlikte yayan yapıldak günlerce yürüyerek Yozgat’tan çıkıp Çanakkale’ye ulaşırlar.

Hasan sayısı azalan birliklere yapılan takviyeler esnasında 64 . Piyade Alayı 1. Tabur 2. Bölüğe intisap edip çakı gibi bir Mehmetçik olmuştur. Hastanın saçları kınalı olduğu için arkadaşları ona Kınalı Hasan lakabını takmıştır.

Kınalı Hasan’ın Hikayesi:

Yüzbaşı Sırrı Bey Hasan’ın bulunduğu 2. Bölüğün komutanı olarak kayıtlarda yer almaktadır.

Askerlerine savaşa bizzat kendisi hazırlayan Yüzbaşı Sırrı Bey talimlerini bizzat kendi yaptırır, sürekli birlik içerisinde dolaşarak askerleri ile tek tek sohbet eder, dertleşirdi. Yaşının genç olmasına rağmen, bir baba edasıyla ve şefkatiyle askerlerine kol kanat gerer ve cephede her bir askeri ile tek tek ilgilenirdi.

Talimlere  başlamadan önce Birliği’ne yeni katılan askerleri ile tanışmak ve sohbet etmek isteyen Yüzbaşı Sırrı Bey, askerleri arasında dolaşırken Hasan’ın başındaki kınayı fark eder. Cepheye gelen askerlerin sağ ayağının parmaklarında, sağ ellerinde veya sağ elinin üç parmağında kına görmeye alışıktı. Başa yakılan kınayı ilk defa görüyordu. Hasan biraz utandı ve üzüldü. Sonra komutanına şu cevabı verdi :

– Komutanım, buraya geleceğim vakit anam yaktı bu kınayı.Ben de niye diye sormadım.

Sırrı Bey:

– Öyleyse bir mektup yaz da sor bakalım annene, Biz de öğrenmiş olalım.

Hasan:

– Ben yazı yazmasını Bilmem ki komutanım.

– Öyleyse sen söyle,bölük yazıcısı yazsın köyüne, bakalım ne cevap gelecek?

Hasan:

Baş üstüne komutanım der.

Istirahat ettikleri bir anda bölük yazıcısı Hasan’ın yanına gelir. Hasan söyler, bölük yazıcısı da .

Hasan selam kelam bittikten sonra bulunduğu yerin güzelliğinden arkadaşlarının dostluğundan çiçeklerin kokusundan, komutanının tatlı dilinden bahseder ve sonunda, konuyu kınaya getirir.

– Anacığım kumandanım saçındaki kınayı sordu, ben bilemedim. Arkadaşlarımın arasında mahçup oldum. Kınanın bir manası varsa bildir de komutanıma söyleyeyim.

Mektup Yozgat yollarına çıkar, ancak ne vakit varır bilinmez. Mektup anasına ulaşır mı ulaşmaz mı okutur mu oku tamam mı belli değildir. Çanakkale’de bir sırtlan gibi saldıran gibi sürekli saldıran düşmanı karşı koymak lazımdır.

İhtiyat kuvvetlerinin fazla bekleyecek zamanı yoktur. 2. Bölük de savaş içerisinde üzerine düşen vazifeyi yapar. Bu harp öyle bir harptir ki dünya’da eşi benzeri olmayan bir vahşet yaşanmaktadır. Anadolu’nun elleri kınalı koç yiğitleri, ellerindeki kıt imkânlara rağmen adeta etten bir duvar örüp düşmana geçit vermeden namusları için, vatanları için vuruşmaya başlamışlardır.

 

Bu ateş cehenneminde nice körpecik delikanlılarımız , elleri kınalı koç yiğitlerimiz şehit olmuştur. Avrupalının canavar makineleri gemileri, topları Gelibolu’yu bir kan gölüne çevirmiştir.

Aradan 2 aya yakın belki daha fazla bir zaman geçmiştir. Yüzbaşı Sırrı bölük karargahına birkaç mektup ulaşmıştır. Yozgat’ın Sarıkaya ilçesi Kara Yakuplar Köyü’nün  köy katibi mektubu Hasan’ın anasına ulaştırmış ve anasının söylediklerini de yazıp cepheye yollamıştır.

Yüzbaşı Sırrı Bey mektubu alarak okumaya başlar. Mektup da Hasan’ın anası şunları yazmıştır.:

Yavrum, Hasan’ım, Kınalı Kuzum,

Mektubun geldi,sanki dünyalar benim oldu. Köy kâtibi okudu, ben ağladım. Kumandanını pek sevmişsin, ne güzel! O senin babanın yarısıdır. Sakın ola yavrum kumandanının emrinden çıkma, dünden aykırı geçme.

Ateşe bas dese basasın yavrum. Kars’tan, Siirt’ten, Adana’dan, Uşak’tan arkadaşların olmuş. Birbirinizi çok sevip, iyi geçinir misiniz. Elbette öylesi yakışır yavrum. Onlar senin Dünya ahiret hakiki kardeşlerindir. Sakın onları incitme yavrum. Sütümü sana helal etmem. Kumandanın saçındaki kınayı sormuş. Bunda bilinmeyecek ne  varmış ki yavrum?

Bizim burada Allah için kurban seçilen koçların başını kına ile süslerler. Ben de dört kardeşin içerisinde en çok seni sevdiğim için seni vatan, millet ve Allah yolunda kurban olarak seçtim. O yüzden başını kınaladım.

“Anan Hatçe”

Sırrı Bey iki gözü iki çeşme mektubu okuduktan sonra posta erini çağırır.

– Şu Yozgatlı Kınalı Hasan’ı bulun bakalım. Mektubunu ona ben okuyacağım, onun okuması yoktu.

Çok geçmeden posta eri geri döner.

– Komutanım Hasan bir hafta önce Arıburnu’ndaki şiddetli muharebede Hakk’a yürümüş.

Sırrı Bey orada gözyaşlarına hakim olamaz. Düşmanın onca güce rağmen Çanakkale’yi neden geçemediğini bir kez daha anlar…..

İşte biz kendi küçük ama kalbi büyük Hasanlar sayesinde aldık bu VATANI !

Geçmişten bugüne ne kadar şehidimiz varsa hepsini rahmetle anıyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun İnşallah.

 

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here