Şarkılarıyla Yıllarla Dansını Bitirmeyen Yegâne İnsan Coşkun Sabah

0
15

 

Sesi müziğiyle dost, udu sırdaşıymışcısına yakınlığı ve söylediği tüm şarkılarla isim yapan kişi 16 Ekim 1952 tarihinde Diyarbakır’da Süryani bir ailenin ikinci oğlu olarak doğan, Coşkun Sabah’dır..

Çocukluğu Diyarbakır’da geçen müziğe 9 yaşında babasına ait olan cümbüşü kendi kendine öğrenmesiyle başlamıştır.. İlkokulu Diyarbakır’da İnönü İlkokulu’nda okuyup, ortaokul birinci sınıfı bitirdiği sene ailecek İstanbul’a yerleşirler ve daha sonra liseyi İstanbul’da Atatürk Lisesi’ni bitirir ..

Babasının işlerinin bozulmasıyla ailenin yükü iki 2 erkek kardeşin üzerine binmiştir.. İki kardeş birlikte çay bahçelerinde müzik yaparak evin geçimine katkıda bulunmaya başlarlar.. Bülent keman, Coşkun ise adından söz ettirecek olan tek çalabildiği udunu çalar.. Ama daha sonra abisinin yardımıyla darbuka ve kanun çalmasınıda öğrenir..

1968 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı’nda okumaya başlar, burada okurken de 1970 yılında İcra Heyeti’ne girer, 1972 yılında İstanbul radyosunda Klasik Koro’da ud çalmaya başlayıp İcra Heyeti’ndeki görevini 1979 yılına kadar sürdürür..

Gönül Akkor ekibinden kemancısı onu saz grubuna alarak yıldızı daha da parlamıştır.. Gazeteci Ergil Tezerdi Fahrettin Aslan’a bahsederek oradan Maksim’e geçmiştir… 21-22 yaşlarında ud sanatçısı olarak şöhreti yakalamaya başlamıştır..

Konservatuardan Bülent Ersoy sınıf arkadaşı olur.. 1978’de bestelediği ‘Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’yi 45’lik yaptı, yer yerinden oynadı, yılın şarkısı oldu, Coşkun Sabah da yılın bestecisi. Arkasından ‘İşte Bizim Hikayemiz’ patladı. Şarkıları bu kadar patlayınca şarkıcı olmaya, kendi şarkılarını kendi söylemeye karar verir..

Ud sanatçısı olarak tanınmaya teklifler gelmeye başlayınca maddi nedenlerle gazinoların tekliflerini kabul edince, Devlet Türk Müziği Korosu’ndaki görevinden istifa etmek zorunda kalmıştır.. Gazinolarda ud sanatçısı olarak çalışmaya başlayınca pek çok sanatçıya udu ile refakat etti. İlk bestesi, Emel Sayın tarafından plağa okunan “Gel kalbime Gir” isimli şarkıdır.  Ardından “Beddua”, “Toprak Alsın Muradımı”, “İşte Bu Bizim Hikayemiz”, “Dert Çekmeye Gidiyorum” gibi besteleri Bülent Ersoy, Emel Sayın, Adnan Şenses, Neşe Karaböcek gibi şarkıcılar tarafından okunmuş, o güne kadar ud virtüözü olarak sahip olduğu ününün yanına besteciliği de eklenip mesleki yetenekleri zenginleşmiştir..

Bülent Ersoy’la çalışırken şarkıların nakarat kısımlarını örneğin, (Çınladın durdun kulaklarımda …) Coşkun Sabah’a söylettirince kaset teklifleri gelmeye başlamıştır.. Tek başına sahne yapmaya başlarken bir Coşkun sabah tarzı oluşturmak istemiştir, udu’yla etkiliyici taksimler çalar onun ardından kendi parçalarını söyler ve daha sonrada başkalarının şarkılarını okuyarak farklı bir tutum sergileyerekte başarılı olmuştur..Daha sonra gelen albüm tekliflerini de değerlendirmiş ve 1981 yılında “Aşk Kitabı” adlı ilk solo albümünü çıkarmıştır. Sonrasında “Bir Pazar Günü”, “Son Buluşmamız”,Hatıram Olsun albümleriyle de çıkışını sürdürmüştür. 1990 yılında piyasaya çıkan Beni Unutma-Aşığım Sana” adlı kasedi tüm zamanların en çok satan kasetleri olmuştur.. Ama 1990 yıllar pop’un doğmasıyla müzik dünyasının doğası değişmeye başlayınca bunun üzerinede  Almanya’ya gitmiştir..

Yaptığı şarkılar hemen hemen hit olmuştur..Günümüzde bile hatırlanıp söylenerek unutulmayanlar arasına girmiştir.. Günümüzde sanat yaşamına ara vermeden canlı performans ağırlıklı olarak devam etmektedir. Bir çok festival, düğün ve müzikholde sahne alarak sevenleri ile buluşmasını sürdürmektedir.. İstanbul Akvarium Alışveriş Merkezinde bulunan CS (Coşkun Sabah) Sinemaları, Coşkun Sabah Ses Kayıt Stüdyosu, Coşkun Sabah Saç Ekim Merkezi ile de bu sahadaki faaliyetlerini devam ettirerek yaşamına bu yönde devam ediyordur..

Kendisini yeniden bir kasetle aramızda görmekten memnun oluruz..Biliyoruz ki yaratan kaynak asla son bilmez..


You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here