Sonsuzluktan Daha Anlamlı Şeyler Vaat Edebilirim

0

Augustus’un sarayındakiler, karısı, kızı, torunları, üvey evlatları , kız kardeşi, Agrippa, akrabaları, hanedanı , dostları, Areius, Maecenas, doktorlar ve kahinler, tüm saray öldü.”

Şuan 20 yaşındayım ve hatırladığım hayatımın neredeyse tamamını depresyon içerisinde geçirdim. Bunun normal bir durum olmadığını biliyorum. Aksine tedavi gerektiren bir durum. Ancak hayatım boyunca sadece bu yıl depresyondan çıkar gibiyim ve şu yukarıda okuduğunuz mor satırlar ilk kez bu kadar az acıtıyor.

Depresyon bende öyle bir hale gelmişti ki depresyondan çıkabilmeyi düşünmek depresyondan daha fazla acıtıyordu. Çünkü depresyon dışındaki her şey orada yazan mor satırlardan ibaret. Çok acı çekmiş insanların bunu kabul etmesi kolay olmuyor. 

Bununla yıllarca boğuştum. Tamam dedim, tamam, onca acı, onca savaş, onca karmaşa bir gün ölmek için mi? Bu soru kafamda her iyi hissetmeye yaklaştığımda dolanıp durdu. Çünkü ben sonsuz bir şey istiyordum hayattan. Sonsuz olsun yeterdi. Bunca sonsuz acının karşılığında sonsuz bir şey istiyordum. Ancak yaşamak o zaman bana mantıklı gelebilirdi. Mesela sonsuza dek burada dünyada yaşamak isteyebilirdim. Ya da evlat edindiğim hayvanım sonsuza dek yaşayabilirdi. Yazı yazabilirdim ama insanlar bunu sonsuza dek okumalıydı. Küçük olsun ya da büyük olsun yine de sonsuz olmalıydı. Çünkü sonsuzluk dışında hiçbir şey mantıklı gelmiyordu. Çalışacağım, para kazanacağım, buradaki yaşamımı ne kadar uzatmaya çalışırsam çalışayım bir gün her şey ellerimin altından kayıp gidecek ve yaşamak için bu kadar çabaladığım gezegene canlı formu olarak veda edeceğim. Bunca çaba gerektiren şeylerin sonunun olması benim için kabul edilebilir bir şey değildi. Anlamsızlık içindeydim. İnsanların neden bir gün daha fazla yaşamak için bu kadar çabaladığını ve neden can tatlıdır dediklerini anlayabilmem mümkün değildi. 

Sonra doğru tedaviyle hayatın aslında anlamsızlığın anlamı olduğunu kabul ettim. Evet ölecektim, evet ne yaparsam yapayım asla sonsuza dek sürmeyecekti. Evet bu dünyaya ne katarsam katayım asla sonsuza dek sürmeyecekti. Bir süre sonra insanlık yok olacaktı. Gezegenin sonu gelecekti. Sevdiğim ve tanıdığım herkes ölecekti. Burada depresyondaki bir kişiye anlatılması gereken en önemli şey anı yaşamak sanırım. Bu anı yaşamak her zaman için geçerli bir kavram olmuyor ancak depresyondaki kişi daima geçmişi yaşıyor. Bu da işleri daha da kötüleştiriyor.

Gereğinden fazla düşünmemeye çalışın arkadaşlar. O mor satırlarda olduğu gibi şuana kadar varlığını bildiğiniz her şey yok olacak. Hiçbir şeyin anlamı olmayacak. Ancak bu asla hayat boş ve gereksizdir demek değil. Hayat boş değil. Gereksiz hiç değil. Ölümün sonunda ne olursa olsun hayat her canlının yaşamak isteyeceği tecrübelerden birisidir. Dinlere inanıyorsanız ölünce yok olmayacağınıza inanıyor olmalısınız. Sonunda yok olmayacağınız gizemli bir deneyim geçirmiş olmak sonsuz bir hayat için oldukça önemli bence. Ölüp sonsuz bir hayata geçiyorsunuz ve başınızdan gizemli şeyler geçmiş oluyor. Dinlere inanmıyorsanız yine de önemli değil. Bir gün yok olacağınızı düşünseniz bile bir zamanlar var olmak sizin için önemli. Bunu önemsemiyor musunuz? Önemseyin. Çünkü inanın bana eğer size seçenek sunulsaydı yine de bir zamanlar var olmayı seçerdiniz. Evet biliyorum hayat berbat, tamam çok acımasız, çok kötü ve korkunç bir yer. Ama hiç var olmamak çok daha kötü. Düşünsenize. Hiç yoksunuz. Sevdikleriniz yok, müzik yok, en sevdiğiniz yemekler yok. Sevdiğiniz insanlara bir kez daha sarılabilmek için neleri vermezdiniz? İnanın bana bir şansınız olsaydı sevdiklerinizin olmasını ve onlara bir kez daha sarılabilmeyi seçer ve sonsuz yok oluşu reddederdiniz. Çünkü reddedilemez bir gerçektir ki sevgi adına geçirilmiş bir saniye, sonsuz yok oluştan daha fazla anlam taşır. Mantıklı bir sebep bulmak zorunda değilsiniz tamam mı bırakın bunları. Dünya mantıklı bir yer değil. Mantıklı olan şeylerin temeli ise gerçekten hiç mantıklı değil. Sadece keyfini çıkarın. İtiraz etmeyi kesin. Burada yok olmak daha iyi diyenler olduğunu biliyorum. Ama yok olmadın. Buradasın tamam mı? Sevdiğin insanlar ve seni seven insanlar var. Seni seven kimse olmadığını düşünüyor olsan bile yine de buradasın ve sen birilerini seviyorsun. Sevginin ne olduğunu biliyorsun. Kimse için bir anlam ifade etmese de evren için bir şey ifade ediyorsun. Sen evrenin canlı formlarından birisin. Hemde en yetenekli formlarından birisi.

Bunca şeyi sadece tek bir gerçeği hatırlatmak için yazdım. Bir gün hiçbir şey bıraktığınız gibi kalmayacak. Sonsuzluğu aramayın. Sonsuzluk yok. Şuana odaklanın. Sizin tek var olduğunuz an ”şuan” çünkü. Şuan yaptığınız şeyi sonsuza dek sürdürebileceğinizi vaat edemem size. Ancak şuan yaptığınız herhangi bir şeyin sonsuzluktan daha anlamlı bir anlamı olabileceğini vaat edebilirim. 

Dünyadaki en sevdiğiniz kişiyi düşünün. Size sonsuzluğu verseler ve ondan vazgeçmenizi söyleseler vazgeçer miydiniz? Vazgeçmezdiniz. Çünkü dünyadaki en sevdiğiniz kişi sonsuza dek var olmayacak bile olsa onunla geçirebileceğiniz süreler sizin için sonsuzluktan daha önemlidir. İşte dünyanın gerçek amacı da budur. Kalıcılık beklemeyin. Sadece anlam bekleyin. Ne yapacak olursanız olun sadece sizin için bir anlam ifade etmesine izin verin. Çünkü hiçbir şey kalıcı olmayacaktır, ama yapmayı seçtiğimiz her şey sonsuzluktan daha büyük anlam taşıyabilir.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here