Sabran Ya Nafsi (Sabret Ey Nefsim)

2

.Bismillahirrahmanirrahim Hamd Alemlerin Rabbine salât ve selam Muhammed a.s ‘a ashabına ve O’nun güzide ailesinin üzerine olsun. Her insanın bir vazgeçilmezi vardır. Bazı insanlar Hakkı bazıları da ne yazık ki batılı seçer vazgeçilmez olarak ve tabi ki vazgeçemem dediğin ne varsa hayatının baş koltuğuna oturttuğun şeydir o …

 

 

 

 

 

 

İlk paragrafı okuduğunuzda eminim hepinizin gözünde bir şeyler canlandı.Bazılarınız işinizi bazılarınız sevdiğinizi bazılarınız ise çocuklarınızı canlandırdınız hayal dünyanızda ve daha birçok şey…

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı süsleyeceğine inandığım bir hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum.Bir genç kız vardı,o zamanlar başarılı sayılabilecek bir okul kazanmış,tek amaçları eline diploma alması olan kızımızın ailesi de büyük bir hevesle kızlarını okula kaydettirmişlerdi. Genç kız saf ,temiz yürekli ve çevresindekilere göre iyi denilebilecek bir kıvamdaydı fakat ne yazık ki ailesi onu İslam dan bihaber yetiştirmişdi .Hani cahil insan bildiği olmadığı için gördüğüne inanır ya o da inandı ,inanmak zorundaydı çünkü inanmak hayatın içinden idi işte , fıtratın gereğiydi… Okulunun birinci senesini başarıyla tamamlamıştı.İkinci senesinde tökezlemeye başladı ,neden mi?Hepiniz tahmin etmişsinizdir ,bizim kız gönlünü kaptırmıştı bir delikanlıya .Bunu ona söylemeden edemezdi,bir yandan nefsi bir yandan İblis sürekli dürtüp duruyordu tazeciği …

 

 

 

 

 Genç kız her gün delikanlıyı görüyor ve içten içe eriyordu  gönül’e aşk düşmüştü bir kere çaresi yoktu işte . Günler geçti artık dayanamayacağını anlayan genç kız delikanlıya açılmaya karar vermişti . Delikanlı da bizim kızı sevmişti fakat ne yazık ki sevmenin anlamını bilmeden sevmişti o da …. Her gün buluşuyorlar asla ayrılacaklarına inanmıyorlardı hatta öyle ki onları görenler imrendiklerini bile söylüyorlardı .Ah! işte gel gör ki onlar görmüyorlardı ! Haramın içinde adeta bir bataklığa sürüklenmiş iki yıl geçti .İki yıl sonra içlerine çöken huzursuzluğu dindirmek adına onları huzura kavuşturacak yeni bir yol aramaya başladılar… Genç kız bir gece herkes uyuduğunda arkadaşının hediye ettiği bir kitabı okumaya başladı , gözlerinden inciler döküle döküle okudu okudu okudu…Ben ne yaptım dedi içinden, Rabbin’i unutmuştu, iki yıldır Kuran okumuyor namaz kılmıyordu ne çok dünya kokuyordu böyle…Sabaha kadar bu düşünceler le baş başa kaldı ve sabah olduğunda hayatını değiştirecek bir karar almıştı , çoktan yapması gerekeni yeteri kadar ertelemişti Rabbin’i çok özlemişti , çok hasret çekiyordu gönlü ,bu hasret ona ıstırap veriyordu…

 

 

 

 

Sabah olduğunda ilk iş bu düşüncesini delikanlıyla paylaştı ,hamd olsun Alemlerin Rabbine ki onun yüreği de güzel di hemen ısınmıştı bu düşünceye ve Rabbi uğruna vazgeçtiler birbirlerinden Genç kızın imtihanı bundan sonra hayli zorlaşmıştı.İslami bir hayat sürmeye söz veren genç kız önce tesettüre girdi , namazını, Kur’an nını, orucunu eksik etmedi , Allah’ın helallerine helal haramlarına ise haram gözüyle bakmaya ve uygulamaya çalıştı, çabaladı . Bütün bunları zevkle de yaptı fakat kızın ailesi onun böyle bir hayat sürmesini istemiyordu bundandır ki genç kıza yapmadığı zulmü ,eziyeti ,işkenceyi bırakmadı .Bu imtihan zordu ama imtihanı gönderen düşünülünce hafifliyordu adeta onun gözünde … Genç kız bunların yanında bir de gönül yorgunluğu yaşıyordu ,artık evlilik yaşının geldiğini düşünüyordu ,hiçbir zaman delikanlı ya olan sevdasını kaybetmemişti bilakis her namazdan sonra ona dua ediyor ,Rabbin’den bağışlanmalarını istiyordu. Bir gün yine dayanamayarak delikanlıya ulaştı ve izdivaç teklifinde bulundu ancak delikanlıdan gelen cevap ona adeta diz çöktürmüştü . Gönlünde ona yer olmadığını söylemişti , gönül dediğinin gözle bağlantısı mı var yoksa gönül bağlanamaz mı yani , gözden uzak olan gönülden de uzak oluyordu demek ki peki ama öyle ise genç kızın içindeki neydi? Şimdi duralım da düşünelim hikayeyi baştan sona o da vazgeçemem dedi , sevdiğimden ,ailem den, güzelliğimden ,okulumdan ,geleceğimden ve daha birçok şeyden vazgeçemem dedi buna sahip te çıktı nitekim fakat vazgeçemem dedikleri ondan bir bir vazgeçti .Sonra ne mi oldu Allah için vazgeçtiklerin asla kaybettiklerin değildir düsturuyla yoluna devam eden bir genç kız kazandı İslam … Çünkü geriye döndüğünde sadece Rabbini bulmuştu genç kız, Rabbi onunla konuşmuştu. Estaizubillah” Bakara 2/153 Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.” demişti Şimdi siz de bir düşünün hiç bir şey için geç değil ,huzur yalnızca O’nda .Huzur yalnızca İslam da Gayret bizden başarı Allah’tandır…

Share

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here