Roswell Olayı Nedir ?

0

İnsanların aklını yıllardır kurcalayan bir soru var: Bu evrende yalnız mıyız?

İnanması zor, alışması da kavraması da bir o kadar zor olan koca boşlukta şimdiye dek yalnızmışız gibi duruyor. Başlangıcımızı bulamamanın verdiği endişeyle birlikte birçok konuyu araştırmaya başladık. Yaratılış yahut Bigbang, evrim bu gibi konularda hemfikir olamasak da, hep beraber merak ettiğimiz konu, bizden başka varlıkların olup olmayışı. Olduklarını varsaysak, bizden haberleri olup olmaması yahut zararlı olabilecekleri fikri. Tüm bu sorular kafamızda dönedursun biz 2 Temmuz 1947 yılına yani olayların başlangıcına gidelim.

2 Temmuz günü ABD’deki New Mexico eyaletinin bir kasabası olan Roswell’de yaşayan Dan Wilmot ve eşi gökyüzünde hızla uçmakta olan büyük biçimli, parlak ve oval bir cisim görürler. Bunun ardından 4 Temmuz günü St. Mary Hastanesinde görev yapan çalışanlar Roswell’in kuzeyinde dönen bir cisim olduğunu fark ederler. Aynı gün Roswell’in 120 km kuzeydoğusundaki Corona bölgesinde fırtına kopar ve gece çevredeki bir çiftliğin sahibi William Brazel ve komşuları patlamaya benzer bir ses duyarlar.

Roswell’deki Enkaz

Sabah çiftliğin yakınlarında bir enkaz bulunur ve yetkililere haber verilir. Amerikan ordusu enkaza ait tüm parçaları 51. Bölgeye araştırma için taşımıştır. Bölgede ve halk arasında uzaylılar olabileceği söylentileri yayılınca Amerikan ordusu bunun UFO değil meteoroloji balonu olduğunu söylemiş hatta bu konu hakkında bir de basın açıklaması yapılmıştır.

Konuya geniş bir çerçeveden bakacak olursak tüm açıklamalara rağmen halk arasındaki UFO düşüncesi yıkılamamış, aynı zamanda bunun ABD’nin kendi düzenlediği bir safsata olduğunu söyleyenlerin sayısı da azımsanamayacak kadar fazlalaşmıştır.

 

Ne kadar bu açıklamaya güvenilir bilemiyorum ancak göz ardı edilemez bir bilgi:

Amerikalı eski bir askeri yetkili ölüm döşeğindeyken Roswell olayında enkazdan uzaylı cesetleri çıkarıldığı, düşenin bir UFO olduğu ve Amerikan ordusunun bunu gizlediği itirafında bulunmuştur.

Olayın gerçekleştiği dönemde üssün halkla ilişkiler uzmanı olan Teğmen Walter Haunt 2008 yılında vefat etmiş ve arkasında ölümünden sonra açılmasını istediği bir mektup bırakmıştır. Mektupta, Amerikan ordusunun bu enkazda ele geçirdiği dünya dışı uzay aracından birçok teknolojiyi elde ettiğini yazmıştır.

Şu açıdan bakacak olursak, insanlar ölüm döşeğinde yahut ölümünden sonra dahi bu konu üzerinde gerçek bir UFO vakası olduğunu açıklama gereği duyuyorsa olayın gerçeklik payı artıyor gibi ancak bunun Amerika’nın gözleri kendi üzerine çekmek için yapmadığını söylemek mümkün değil.

Yıllardır baktığımız, bizden bir parça olan gökyüzünde sürekli olarak görülen ve son yıllarda artan ‘UFO’ düşüncesi bizi daha çok araştırmaya sürüklese de Carl Sagan’ın da dediği gibi bizi bizden koruyacak uzaydan bir el uzanmadıkça burada beraber ve huzur içinde yaşamamız gerek. Bir gün “uzaylılar” gerçekten kendilerini bize tanıtmak için gelirlerse, onlar hakkındaki uydurmalarımız, yazılarımız ve haberlerimize güleceklerine eminim; düşman da, dostta olsalar.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here