Reptilianlar Gerçek Mi?

0
32

Reptilianlar Gerçek Mi?

Reptilianlar hakkındaki iddialar ilk kez, bir komplo yazarı olan David Icke tarafından ortaya atılmıştır. David Icke bu iddialarında oldukça ileri giderek dünyanın sürüngenimsi yeşil uzaylılar olarak tanımladığı Reptilianlar tarafından yönetildiği, hatta ve hatta İngiliz kraliyet ailesi gibi pek çok önemli ailenin de bu ırktan olduğu iddiasını öne sürmüştür.  “En Büyük Sır: Dünyayı Değiştirecek Olan Kitap” adlı eserinde bu iddialarına yer vermiştir.

Elimizde bu konularla alakalı hiçbir kanıt olmadığından bu iddiaları doğru kabul etmesek de bu iddiaların doğru olduğuna inanan, azımsanamayacak kadar çok kişi bulunmaktadır.

Reptilianlar insanlar gibi iki ayağı üzerinde yürüyen, insanların aksine vücutları ve yüzleri sürüngenlerle benzeşerek kertenkele derisine benzeyen, gözleri sarı renkli olup bir yılanınki gibi dikine bir çizgiden oluşan bir tasvirle anlatılırlar. Ellerinin dört parmaktan oluştuğu ve elleriyle ayaklarının pençe şeklinde olduğu ileri sürülmektedir. Kuyrukları olduğundan da bahsedilmektedir.

Zaten adlarını bu özelliklerinden almışlardır. Reptilian adı, kökü “Reptile” olan bir kelimeden türemiştir ki bu kelimenin anlamı “sürüngen”dir.

David Icke’a göre bu yaratıklar 1.5 – 3.7 metre yükseklik arasında bir boya sahiplerdir. Ayrıca kan içtiklerinden de söz edilmiştir.

Kendi içlerinde farklı türlere ayrıldıkları da söylentiler arasındadır. Bunlardan bir tanesi onların tam kanlar ve melezler olarak ayrıldıklarına dairdir.

Ayrıca şekil değiştirebilen bir tür oldukları da söylenmektedir ki bununla alakalı bir olay yaşadığını söyleyen birisi şunları anlatmıştır: Kişinin kendisi, gecenin bir vakti evindeyken uyanmıştır. Karşısında merhum kocasını görmüştür. O anda kocasının ruhunun kendisini ziyaret ettiğini düşünmüştür; lakin o sırada karşısındaki görüntü değişmiş ve yeşil derili, yılan gözlü bir varlığın şeklini almıştır.

Bu varlıklar hakkında ayrıca oldukça ilginç olan başka iddialar da vardır: İstedikleri zaman görünmez olabildikleri ve kapalı kapıların, kalın duvarların ardından geçebildikleri gibi. Fakat kuantum fiziğine göre görünmezlik ve maddelerin birbiri içinden geçmesi durumu mümkünatı olan bir durummuş. Bu sebeple bazı insanlar bu durumu, Reptilianların insanlardan daha gelişmiş varlıklar olmaları durumuna yormuştur.

Reptilianların geldikleri yere dair iki farklı düşünce tarzı vardır. Bazı insanlar onların dünyadayken geliştiklerine, galaksiler arası seyahat konusunda uzmanlaştıktan sonra dünyadan ayrıldıklarına ve milyonlarca yıldan sonra geri döndüklerine inanmaktalardır. Diğer türlü inanlara göre ise onların ana gezegeni Draco (Ejderha) takım yıldızındaki Alpha Draconis yıldız sistemidir. Söylendiğine göre onlar binlerce yıl önce dünyaya gelmiş ve dünyayı insanlarla paylaşmışlardır.

Reptilianların insanlarla pek çok farklı yolla iletişim kurabildiği de söylentiler arasındadır. Bunlardan bir tanesi telepatidir. Bahsedilen bir başka yöntem ise sembollerdir. Bazı eski kavimlerden günümüze kadar ulaşan kalıntılarda bu sembolleri görmenin mümkün olduğu söylenir. Hatta bazıları Reptilianların gerçekliği açısından bu sembolleri kanıt olarak görmektedir.

Bunlardan bazıları: Yunan (Boreas (Aquilon), Cecrops I, Typhon, Echidna, Gorgonlar) ve Çin (Ejderha Kralları, Fu Xi, Shenlong, Nüwa, Beyaz Yılan) mitolojilerindeki bazı öğeler; Sümerlerde Annunakiler, üç büyük tek tanrılı dinlerde (Musevilik-Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam) görünen sembollerdir. (Yılanlar, ilk iki insan olan Hz. Âdem ile Hz. Havva’nın kandırılmalarına vesile olmuşlardır.)

İnsanlarla iletişim içerisindelerken karşılarından nasıl bir etki alırlarsa ona göre tepki verdikleri de söylenir. Misal olarak karşılarındaki kişi agresif bir şekilde davranmaya başlamışsa etkiye tepki olarak onlar da agresifleşirlermiş.

Ayrıca bir başka söylenti de uyuşturucu maddeleri çok sevip sıkça kullandıklarına dairdir. Uyuşturucu maddeler sayesinde zihni boşalan insanlarla daha kolay iletişim kurabilirlermiş. Bu sebeple uyuşturucunun insanlar arasında son hız yayılmasından Reptilianların sorumlu olduğunu düşünenler de varmış.

Bilirsiniz ki insanları yönlendirmek için en etkili yol medyadır. Bundan sebeple ki müzik ve televizyon sektörünün kontrolünün Reptilianların elinde olduğunu söylemektelerdir. Hatta müzik kliplerinde ve filmlerde pek çok sembol kullanarak insanların zihinlerinde yer edindikleri de iddia edilmektedir.

 

İnsanları henüz anne karnındayken seçip cenin içerisine enerji vererek ya da diğer bahsettiğimiz iletişim yöntemleriyle insanları kontrolleri altına aldıkları da söylenmektedir. Bu kişilerin toplumda önemli yerlere gelmesiyle onları kendi çıkarları için yönlendirdikleri de belirtilmektedir. Bu sebeple pek çok politikacının ve şarkıcının Reptilian olup olmadıkları konusuyla alakalı ortalıkta dolaşan pek çok iddialar ve videolar bulabilirsiniz.

Reptilian kontrolündeki birisinde ani üşüme ve titremeler, herhangi bir hastalığı olmamasına rağmen öksürük krizleri, kalp ağrıları ve rahatsızlıkları, uyku bozuklukları, uykudan uyandıktan sonra tekrar uyumada güçlük çekme gibi belirtiler görünebileceği de söylenmektedir.

Bu kişilerde ortak olarak bulunduğu bahsedilen özellikler ise aşağıdaki gibidir:

  • Bencillik,
  • Para ve maddeye düşkünlük,
  • Dış görünüşe aşırı önem ve estetik ameliyatı yaptırma durumu,
  • Marka takıntısı,
  • Duygusuzluk (duyguları ifade edememe, soğukluk),
  • Lüks ve gösterişe karşı aşırı sevgi… gibi.

Yine iddialardan biri, David Icke’ın hayal gücünün fazla gelişmiş olmasıyla bütün bu iddialarda bulunduğudur ve günümüzde bilinen bazı şeyleri sembolize ederek bazı imalarda bulunmuştur.

Ayrıca bazı kaynaklarda insan DNA’sıyla kendi DNA’larını melezleştirdikleri, bu sebeple beynimizi tam kapasite kullanamadığımız da belirtilir.

Peki amaçları nedir?

Bazıları, onların kendi gezegenlerindeki atmosferi dengelemek için bizim altınlarımıza ihtiyaç duyduklarına inanırlar.

Diğer bir teori ise hayatlarını eğlenerek geçirmeleri için güce ve otoriteye ihtiyaç duymalarıdır.

Akıl almaz derecede metafiziksel bir açıklama içeren bir başka teoriye göre ise, bir alt boyut olan dördüncü boyutta yaşamaktalardır.

Esasen, Reptilianların yapmaya çalıştığı söylenen başlıca şeylerden biri, ıstıraba ve kaosa neden olmak, sürekli çatışma olmasını sağlamaktır. Bunun nedeni, Reptilianların kıskançlık, korku ve öfke gibi negatif enerji içeren şeyleri bir besin kaynağı olarak kullanmalarına dayandırılır.

Bütün bunlara dayanarak tam olarak planlarını bilmenin zor olduğunu söyleyebiliriz.

Reptilianların gerçek olup olmadığına dair kesin kanıt gözüyle bakılan bir delil bulunmamaktadır. Bu sebeple bütün bu yazıyı okuduktan sonra Reptilianların gerçekliğine kendiniz karar verebilirsiniz.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here