Psikanalist ”Erich Fromm”

0

Belki okuduğunuz kitaplardan, gördüğünüz derslerden adını duymuş olabilirsiniz belki de çok iyi biliyor seviyorsunuzdur. Kitaplarıyla yeni pencerelerden baktıran, sözleriyle düşünmenizi sağlayan, ortaya attığı fikirlerle insanı zenginleştiren önemli bir insan Erick Fromm.

Erick Fromm’un Hayatı

Ünlü psikanaliz, sosyolog filozof Erich Fromm 23 Mart 1900 tarihinde doğdu. Musevi kökenli Almanya doğumlu bir Amerikalı. Marksist-Sosyalist ve insancıl bir yaklaşımda öncüdür. Toplum bilimi ve psikanaliz eğitimini Heidelberg ve Münih Üniversiteleri’nde gördü. 1922 yılında doktora eğitimini tamamladı. Münih’te ruh bilimi ve ruh hekimliği üzerine incelemeler yaptı. Daha sonrasında Berlin psikanaliz enstitüsünde eğitim gördü ve 1931’de mezun oldu. Mezun olduktan Almanya’da Nazi harekatının güçlenmesi ile İsviçre’nin Cenevre şehrine yerleşti. 1933 yılında Chicago ruh çözümleme hastanesinden davet aldı. Amerika Birleşik Devletleri’ne bu sayede gitmiş oldu. Kadrosunda bir uzman olarak görev aldığı Frankfurt toplumsal Araştırma Enstitüsü ile birlikte New York’a taşındı. Kolombiya Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı.

1946 yılında William Alonson White Ruh Hekimliği, Ruh Çözümleme ve Ruh Bilim Enstitüsü’nün kuɾuculaɾı aɾasında yeɾ aldı. Ve birçok üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı. (Yale Üniveɾsitesi, New Yoɾk Üniveɾsitesi, Bennington Koleji, Michigan Eyalet Üniveɾsitesi)

Bu kadar çalışmanın ardından profesörlük unvanını hak etmişti. 1949 yılında Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi’nde bir profesör olarak çalışmaya başladı. Tıp Fakültesi lisansüstü bölümünde ruh çözümleme şubesini kurdu, emekli olana kadar orada çalıştı. 1965 yılında emekli oldu. 1980 yılında İsviçre’de öldü.

Erich Fromm’un Felsefesi

Kapitalist bir ortamda kapitalizmi ayakta tutanın Libido olduğunu düşünüyordu. Onun için Libido ailede oluşan bir değer yani bir kültür gibiydi. Toplum içinde şekillendiğini öne sürmüştü. Fromm için Libido Marx’ın tutku kavramına eş değerdi.

Modern insanın kapitalist sistemden dolayı korkak ve etkisiz hale geldiğine inanır. Kapitalist sistem bireyin kendine güvenini kendine inanışını ortadan kaldırır. İnsanlara bürokrasinin ve ekonominin acizliğini sunar. Bunun sonucunda bireyler topluma katılamaz, toplumdaki başarısı yok denilecek bir konuma ulaşır. İnsanlar fikirlerini sunamaz ve sadece evet veya hayır diyebilmelerini sağlar.

Hümanist ve bütüncül bir sosyal Paradigma oluşturmaya çalışan Fromm modernitenin sorunlarını anlamaya ve çözmeye çalışmıştır. Modernite de ki yabancılaşma sorununun çözümünü insanın aydınlanması ve bilgilenmesi ile toplumunda kültürel, siyasi, teknolojik açıdan gelişmesiyle olabileceğini savunmuştur. Modern insanın bunalımının psikolojik, sosyolojik ve antropolojik temelleri üzerinde durmuştur.

Özetle Marxist, Sosyalist ve insancıl dünya görüşünü benimsemiştir. Batı kapitalizmi ve Sovyet komünizmi reddetmiştir.

Biyofili hipotezine olan katkıları ile evrimsel psikoloji konusundaki araştırmalara temel sağlamıştır.

Erick  Fromm’un dünyayı etkileyen görüşleri nedeniyle eserleri birçok dile çevrilmiştir.

Erich Fromm’un Eserleri;

  • Özgürlükten Kaçış (1941)
  • Kendini Savunan Insan / Ahlak Felsefesinin Psikolojisine Iliskin Bir Arastirma (1947)
  • Ruh Çözümleme ve Din (1950)
  • Unutulmus Dil (1951)
  • Saglikli Toplum (1955)
  • Sevme Sanatı (1956)
  • Sigmund Freud‘un Kisiligi ve Etkileri (1959)
  • Bırakın İnsan Kazansın: Bir Sosyalist Manifesto ve Program 1960
  • Zen Budizm ve Ruh Çözümleme – D.T. Suzuki ve Richard de Martino ile birlikte (1960)
  • Marx‘in İnsan Anlayışı (1961)
  • Yeni Bir Insan Yeni Bir Toplum (Yanilsama Zincirlerinin Ötesinde) Marx ve Freud‘un Kiyaslanmasi (1962)
  • Sevginin ve Siddetin Kaynagi (1964)
  • Tanrılar Gibi Olacaksınız (1966)
  • Umut Devrimi (1968)
  • Meksika Köyünde Toplumsal Karakter – Michael Maccoby ile birlikte (1970)
  • Ruh Çözümlemeciliğin Bunalımı: Freud’un Denemeleri, Marx ve Toplumsal Ruh Bilim (1970)
  • İnsandaki Kökenleri (1973)
  • Sahip mı, mı? (1976)
  • Erdem ve

Erick Fromm’un Sözleri;

Aşk ‘Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var’ diye başlar, ‘Sana ihtiyacım var. Çünkü seni seviyorum’ diye olgunlaşır.

Kardeş sevgisi tüm insanları sevmektir. Ve tek kişiye ait olmaması en büyük özelliğidir.

İnançlı olabilmek cesur olmayı tehlikeye atılabilmeyi acı ve düş kırıklığına hazırlıklı olmayı gerektirir. Emniyet ve güvenlliği yaşamın birinci koşulu sayanlar inançlı olamazlar.

Sıkılmama sevmenin tek koşuludur.

Sevgi olmadan insanlık bir gün için bile var olamaz.

Makina yüzünden zaman insanın hükümdarı oldu.

Tüm insanlar eşittir, çünkü onlar toprak ananın çocuklarıdır.

Mantıklı düşünce kavramından bir kuramın oluşturulmasına doğru atılan her adımda inanca gerek vardır.

Hiç bir şey yaratıcılığı aşk kadar teşvik etmez, tabi aşkın gerçek olması koşuluyla

Sevmek kendini karşılıksız olarak adamak, sevgimizin sevilen kişide de sevgi oluşturacağı ümidini taşımak demektir. Sevgi bir inanç eylemidir. İnancı az olanın sevgisi de azdır.

Gerçek hiç bir zaman şiddet tarafından çürütülemez.

Ancak kendinden bir şeyler verebilen kişi zengindir.

Bütün ağır psikolojik hastalıkların temelinde narsizm yatar.

Eğer sevgi bir çiçekse,saygı onu koruyan saksıdır.çiçek solmaya başlamışsa dikkat edin saksı mutlaka çatlamıştır.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here