Prensip Meselesidir Sınırlarını Koruyabilmek

0

Kendi sınırlarını bilen diğer sınırları da önemser. Başka sınırlara da saygı duyar. Prensip meselesidir, karakter meselesidir. Her insan kendine sınırlar da koyamaz. Ya da sınırlarını koruyamaz. Sınır koymak da meseledir, o sınırlara sahip çıkabilmek de.

Bazı insanlar bir insana kapılır ve bütün sınırlarını yerle bir eder. Açılmayan duvarlarını yıkar. Her şeyini bir insana adar. Feda etmek sözcüğünün can bulmuş haline dönüşür. Bazıları hak eder bazıları heba eder emeklerini. Bazıları değer bazıları değmez.

Bazen insan bütün duvarlarını yıkıp ona kavuşmak ister. Onca emek verip duvarı yıktıktan sonra fark eder ki aslında duvarın öbür tarafında kimse yoktur. Elinde koca bir hiç kalır. Duvarı yıktığıyla kalır. Boşa geçen zamanına mı yansın, yıkmak için verdiği uğraşa mı yoksa kendini hiçe sayıp yıktığı duvarıyla beraber yıkılan prensiplerine mi?..

Dünyada ne çok acı var.. Bütün çabalarınız bir insan tarafında hiç ediliyor. Kendi sınırlarınızı koruyamıyorsunuz. Yıllarca uğraştığınız, çizgisini geçmediğiniz sınırlarınız kısa bir sürede yerle yeksan oluyor. Ardından bakakalıyorsunuz. Aştığınız sınırları daha kalınlaştırıyorsunuz o günden sonra. Yeni insanlara tamamen kapatıyorsunuz kendinizi. Ne göze alabiliyorsunuz ne gözünüzü alabiliyorsunuz gidenden.. Hazırsınız artık. Acınızda boğulabilirsiniz.

Kimse için kendi sınırlarınızı aşmamalısınız. İsteyen her zaman yanınızda kalmayı başarıyor zaten bir şekilde. Seven her halinizi seviyor çünkü. Siz o sınırları kaldırsanız da kaldırmasanız da. Kendinizden ödün vermeye ne gerek var ?.. Ben böyle söyleyince belki bazıları o kadar kolay mı zannediyorsun birini çok severken diyebilir. Biliyorum, kolay değil. Ama imkansız da değil. Çok sevmek demek kendini karşındaki insana yer etmek te değildir. Zaten gerçekten seven bir insansa anlayışla karşılayacaktır, önemseyecektir. Önemsemiyorsa zaten baştan bitmiş bir sevgidir o. Baştan kaybedilmiştir.

Kendi prensiplerinizi yıkmaya değer mi güven sorunu yaşadığınız insanlar için ? Kendiniz kalabilmek bu çağda asıl meseleyken, sırf sizden koparmasınlar diye kendinizden ödün vermeye değer mi ? Böyle yaparsanız, onu kaybettiğinizde her şeyinizi de kaybetmiş olacaksınız. Geriye ne sınır kalmış olacak ne de yıkılabilecek bir duvar. O sizi bırakıp gittikten sonra size geriye kalacak olan koca bir enkaz olacak.

Asıl mesele kendin kalabilmekte. Olduğun halinle seni sevebilmekte. Olmadığınız insanlar gibi davranarak sevilmek yerine, olduğunuz insana duyulan nefreti daha samimi buluyor. En azından gerçek bir duygu tatmış oluyor insan. Yalanın tatlı yanlarındansa gerçeğin acılığıyla ilgileniyorum. Yalanla avunacağıma gerçekle canım yansın.

Ben olmayan duygularla bir yalana inanıp kendimi avutacak karakter yoksunu bir insan değilim. Sınırlarım her zaman vardır. Prensiplerimi her zaman korurum. Kaybettiklerime üzülürüm ama acıların beni yıkmasına izin vermem. Kolay değil. Evet. Ama sonradan kaybedeceğini baştan kaybediyorsun. Yıllarını harcamaktansa aylarını harcıyorsun. Unutamayacağın derin acıları yaşamaktansa, geçebilecek acıları tadıyorsun. Üzülüyorsun, evet. Çok üzülüyorsun. Ama alışıyorsun. Zaman çünkü alışmayı öğretiyor. Unutmak mı ? Asla. Dayanamıyorsun belki başlarda. Canın da çok yanıyor haklı olarak ama sınırlarını korumuş, prensiplerine ihanet etmemiş oluyorsun. Kendine saygını koruyabiliyorsun en azından. Prensibini kaybeden kendine saygısını da kaybeder.

Sevdiğiniz insanlara karşı duvarlar örün demiyorum. İlgisiz kalın demiyorum. Fedakarlıklarınızın sınırı olmalı. Özveride bulunabilirsiniz ama kendinizden ödün vermeden. Kendinizi hiçe saymadan. Kendinizin farkında olarak. Seven her şekilde sever. Karşılıklı fedakarlık gerekir.

Yüreğinize, yüreğiyle denk gelen insanlara rastlasın ömrünüz.. ?❤

Nazmiye
Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here