Platonik Aşk

0

Naber platonik aşıklar !

Nasıl durumunuz platonik takılmaya devam mı ?

Platonik Aşk: Karşılıksız duyulan aşk.

Sözlüklerde anlamı bu. Sözlükte üç cümle ile anlatılan durum, uygulamaya döküldüğünde çok acı dolu bir aşk halidir. Kendinizi mutlu zannedersiniz onu uzaktan severek ama aslında siz mutlu değilsiniz. Hayal dünyasında gezen bir Leyla’sınız sadece.

 

Platoniklerin en önemli özelliği hayal dünyasında, ayaklar hiç yere basmadan, sürekli yüksek irtifada uçuş şeklindedir. Ama ne uçuş! Yok böyle bir uçuş şekli. Hayal dünyaları o kadar geniştir ki, her konuda platonik aşklarının üzerine hayal kurabilirler. Belli bir sınırı ve kaidesi yoktur. Öyle noktaya gelir ki hayaller, bir an platonik aşkı gerçek aşka dönüşse dünyaya hükmedeceğini zanneder.

Genelde platonik takılma şekli küçük yaşlarda başlar. Mesela ilkokul da öğretmenine aşık çok sayıda platonik bulmak mümkündür. Bu tarz platoniklere en çok bu çağlarda rastlanır. Mesela kendimden de örnekler vererek başlayalım. Hiçbir öğretmenime platonik ilgi duymadım ama platonik bir aşkım vardı. Sınıf başkanına platonik olarak çok aşk besledim. Ama aramızda çok büyük bir engel vardı, o da benden uzun olması. Boy sorunu nedeniyle hep platonik kaldım ona. Ne kadar komik bir durum değil mi? Yıllar sonra gördüm onu boyumuz aynı olmuş ya…

Çocuklukta ve ergenlikte platonik olmak güzeldir çünkü saftır, temizdir bu aşklar. Bu çağlarda olan aşkların kimseye zararı yoktur hatta aşk demekte fazla olabilir. Hayranlıktan kaynaklı bir platoniklik denilebilir. Zaten bir süre sonra geçer gider.

Sonraki yıllarda da bu durum illa ki böyle devam eder. İlla bir platoniğimiz olur yani. Ama sonraki yıllardaki platoniklik çok fenadır. Acı çekmekten ve hayal kurmaktan başka bir açıklaması yoktur. Hayallerin başlıcası platonik olmayıp onunla beraber yaşanılan aşk dolu günlerdir. Kırlarda, bayırlarda, yeşillik yerlerde, deniz kenarında el ele göz göze yaşanılan anlar. Aşkın en yüksek seviyesi. Yani kutuplarda bile yaşıyor olsanız platonik aşkınızla Hawaii adasında deniz kenarında kumların üzerinde yuvarlanma hayali sürekli döner kafada, durum o kadar vahim yani. Aslında bu hayalleri kurmanın en önemli sebebi filmler, diziler ve video klipler gibi izlediğimiz şeylerdir.

Hayaller kırlardan, bayırlardan sonra daha ileri noktalara gider. Evlenme teklifi, evlilik, çoluk çocuk,aile hayatı falan filan. Ama hayallerden öte gerçekten dibine kadar yaşanılan acılar vardır birde. En kötü noktası bu işte.

Hayalleri kurarsın ama gerçekler çok acıtır. Neticede sen hala uzaktan uzağa seviyorsun durumu vardır. Platoniğin haberi bile yoktur senden belki de. Zaman zaman yanına yaklaşabildiğin, havadan sudan da olsa konuşabildiğin biri ise o kadar problem olmaz. Hiç değilse sesini, kokusunu ve varlığını hissedebildiğin için onlar yetebilir sana. Zaten az da olsa ona platonik aşık olduğunu kesin belli edersin, tabii ki karşındaki odun ya da kalas değilse. Anlar herhalde canım, tabii ki anlar, anlamalı çünkü. Anlar, çünkü sen o geldiğinde değişirsin. Hayran hayran bakışlar, her kelimede onu övme belirtileri, yanlış bir şey yapsa bile tereddütsüz doğru yaptığını onaylama sözleri. Dünya düz bile dese kesin doğrudur çünkü sen bir platoniksin, Allah’ın platoniği, Allah seni bildiği gibi yapsın platonik varlık. Platonik aşkınız sizin farkınızdadır aslında. Eğer o da size ilgili ise ışık vardır tünelin ucunda, cesaret verir size o da hareketleri ile. Bir gün cesaretinizi toplayıp ‘Ya Allah, Bismillah’ deyip açılırsanız sonuç büyük ihtimalle olumlu olur. Hayaller gerçeğe dönüşür, acılar son bulur, gelsin Hawaii adası kumları.

Bir de platonik aşkınızın size karşı beton olduğu durumlar vardır. Aslında o size karşı hiçbir şey hissetmiyordur. Onun için sıradan birisinizdir, hiç bir öneminiz yoktur. Ama yok beyin ona o kadar odaklanmıştır ki sen bu duruma tamamen körsündür. Gözünün önünde apaçık olan durumu göremezsin. Çünkü sen bir platoniksin. Ve bir gün gözün döner açılıverirsin; Sonuç büyük oranda hüsran ile biter. Lafı yeyip bakınır kalırsın; ‘Ya ama ben sana hiç bu gözle bakmıyorum’ dediği zaman duvara karşı filmindeki gibi duvara ‘bammm’ diye toslarsın. O yere göğe sığdıramadığın platonik aşkın, büyük sevdan bir anda ‘Ne biçim insanmış ya, ne kadar kötü biriymiş’ oluverir. ‘Ama o da beni seviyordu’ dersin kendi kendine. Be saf insanım o sana ilgi duysaydı zaten belli olurdu. Sen o kadar ümitsiz bir vaka idin ki bu gerçeği hiç göremedin ki çünkü sen platoniktin.

Gelelim platoniğin en uç noktasına. Platonik aşkına hiç yaklaşamayan, hiç konuşamayan ya da hiçbir zaman konuşmaya cesareti olmayan ve arasında mesafe olan en acı durumunda olan varlıklara. Bu durumda olanlar tam bir küçük Emrah-acıların çocuğu durumunda olanlardır. Öyle uzaktan uzağa bakmaktan başka çaresi yoktur. Öyle bakar bakar bir daha bakar ve yine bakar.

Günleri bakmakla geçer, hayalleri Hawaii kumlarına varamaz,sınırlı alanlarda kalır çünkü hayallerini zenginleştirecek materyal yoktur ki. Allah yardımcısı olsun demek gelir sadece böyle platonik aşıklara. Tabii ki nadiren  mutlu olduğu durumlar da olur. En mutlu an onun resmini gördüğü durumlardır. Sosyal medyada adım adım her yaptığını izlersin, zaten sadece izlersin.

Aşk işte kimine kana kana içirir suyundan, kimini de böyle platonik olarak eritir. Aşk her neticede güzeldir ama acı da olsa tatlı da olsa her hali güzeldir. Hayatında hiç aşık olmayan insan gerçekten insan değildir, duygusu ve kalbi yoktur o insanın. Öyle insanlar bu dünyaya zarar veren insanlardır.

Platonik de olsa aşık olun. Aşktan daha güzel bir duygu yok bu dünyada…

 

Bu arada benim platonik aşkım,tanıştırayım: Rita Ora. Kendisinin dünyada olduğumdan bile haberi yok. Yani ben en ümitsiz platonik aşıklar grubundayım…

 

Sevgilerle aşkla kalın.Yüzünüz hep gülsün…

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here