‘Piyasalar salgınla vurgun yedi peki ya ikinci dalga?’

0

Ekonomistler, virüsün ortaya çıktığı günden bu yana şirket hisselerinin rekor düzeyde değer yitirdiğini ve küresel bazda borsadaki çöküşün 18 trilyon doları bulduğunu açıklamıştı. 

Gazete Habertürk ekonomi yazarı Abdurrahman Yıldırım, piyasalardaki koronavirüs ‘yıkım’ı ile ilgili, “2009’dan beri prim yapan ve tarihi en yüksek düzeylerine çıkan finansal piyasalar ile varlık fiyatları, salgınla büyük vurgun yedi ve dalgalanma yaşadı. Bu dalgalanmanın  çok kısa sürede yarattığı büyük etki ve ilk baştaki sertliği 2008-2009 küresel krizini de aşarak 1929 Büyük Buhranını andırdı” yorumunu yaptı.

Yıldırım, ilk dalga yıkımda piyasaların panik satışlarına gittiğini hatırlattı ve ekledi:

“Piyasalarda panik satışlarla elde edilen nakdin dolara ve hazine tahvillerine gittiğini de, ABD 10 yıllık faizlerinin 9 Mart’ta yüzde 0.318 ile tarihinin en düşük düzeyine inmesi ifade ediyor. Virüs döneminin başlangıcı olarak aldığımız 21 Ocak’ta yüzde 1.776 olan 10 yıllık faiz yüzde 82.1  geriledikten sonra kısmen toparladı ve mart ayını yüzde 0.683’ten kapattı. Yılsonu göre tahvil faizindeki düşüş yüzde 64.3 düzeyinde.”

Dünya borsalarının ilk çeyrekteki ortalama kaybının yüzde 22’yi bulduğunu hatırlatan Yıldırım, “Ancak ilk çeyrek içinde virüs korkusuyla yüzde 34’e kadar geriledikten sonra, alınan önlemlerle  24 Mart’tan itibaren sakinleşmeye başladılar. Tüm dünya borsaları MSCI endeksiyle 9 Mart 2009’da 172.704 düzeyinden 17 Şubat 2020’de 580.023’le rekor noktaya çıkı. 11 yılı bulan yükseliş trendinde dünya borsalarının dolar bazındaki ortalama artışı yüzde 236’ya vardı. 5 haftaya sığan kayıp ise bunun üçte biri” ifadelerini kullandı.

Bu yıkım dalgasını, merkez bankaları ve hükümetlerin açıkladıkları paketlerle bir nebze dindirdiğini kaydeden Yıldırım, Çin ve Asya’nın büyük ölçüde virüsü kontrol altına aldığını, hayatın normale dönmeye başladığını ve fabrikaların yeniden açıldığını vurguladı.

Virüsün ikinci dalgayı da tetikleyebileceğine işaret eden Yıldırım, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

“Virüsün ikinci dalgası da gelebilir. İş sadece Avrupa ve Amerika’da ilk dalganın kontrol altına alınmasıyla atlatılamayabilir. Sonuçta küresel bir salgından, kontrolünün de küresel olduğu bir olaydan söz ediyoruz. Virüs hayatın normalleşmeye başlamasıyla yeniden baş gösterebilir, yaz aylarında güney yarım kürede varlık sürdürebilir, kışın yeniden kuzeye hareket edebilir. Hindistan’dan kötü haber gelebilir.

Ya da ABD’de, Avrupa’da beklediğimiz sürede kontrol sağlanamayabilir. Beklenenden çok daha fazla insani kayıplar olabilir. Asya’da son günlerde gündeme geldiği gibi, normalleşmeyle virüs salgını yeniden geri gelebilir. Bütün bunlar gerçekleşebilir olasılık dahilindedir.

Asya’ya ikinci dalga gelir, Avrupa ve Amerika’da virüs hazirana kadar  kontrol altına alınamazsa, alınamayacağı anlaşılırsa bunun fiyatlaması finansal piyasalarda önceden yapılır. Zaten bıçak sırtındaki piyasalarda ilkine benzer büyük bir satış dalgası daha gündeme gelebilir. İkinci satış dalgasının boyutu da birincisi kadar veya ona yakın sertlikte ve derilikte olabilir.

İşten çıkartmalar ise yaz aylarını beklemiyor bile. Başladı ve süre uzarsa da artarak devam edecek. Çünkü yaz aylarında normale dönüş başlamazsa, şirketlerin de devletlerin de nefesi yetmeyebilir. Bu durumda kitlesel işsizlikler gündeme gelebilir. İş başka yere doğru gidebilir. Virüs sonrası toparlanma da çok ağır olur, virüs sürecinde yaşananlar da.

Virüsün seyri, kontrol altına alınması veya sürecin uzaması ekonomi ve piyasalar açısından son derece önemlidir. İş ya kurtuluşa doğru gidecek ya da ya da çöküşe. Dünya ölümle ekonomi arasında sıkıştı kaldı.”

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here