Paul Valery: Herkes Tarafından Doğru Kabul Edilen Şeyler Büyük Olasılıkla Yanlıştır

0

”Düşünür; yeniden düşünen ve şimdiye kadar üzerinde düşünülmüş şeylerin asla yeterince düşünülmemiş olduğu kanısına varan kimsedir.”

Paul Valery 30 ekim 1871 yılında dünyaya gelmiştir. Güney Fransa’da Sete adlı bir liman kentinde doğmuştur. Babası Korsikalı bir gümrük memurudur. Annesi ise asil bir İtalyan kadınıdır.

20 yüzyılın en büyük şairlerinden birisi olmayı başarmıştır. 1894 yılından itibaren her gün mümkün olduğunca aksatmamaya özen göstererek düşüncelerini bir deftere aktarmıştır. Daha sonra yayınlandığı üzere anlaşılmıştır ki ”Defterler” aslında bu önemli şairin daima aynası konumunda kalmıştır.

Deniz Mezarlığı adlı eseri ise şairin şiir sanatının doruklarına çıkmış olduğu zamanki eseridir. Bunun dışında aynı zamanda felsefe ve eğitim üzerine de yazılar yazmıştır.

1925 yılında Fransız Akademisi’ne seçilmiştir.

Paul Valery, çok büyük bir şair olmanın yanı sıra aynı zamanda Sembolizm akımının en önemli temsilcilerinden birisidir.

Paul Valery, liseden mezun olduktan sonra  Montpellier Üniversitesi’nde hukuk eğitimi görmeye başlamıştır. Aradan fazla zaman geçmeden daha çok tabiat bilimleri, müzik ve edebiyata ilgi duymaya başlamıştır. 1892 yılında kendini tamamen yazarlık çalışmalarına verebilmek için Paris’e yerleşmiştir. Ünlü yazar güzellikle gerçeklik konusundaki düşlerinin şiirle gerçekleşemeyeceğini anlayınca derin bir ruhsal bunalıma girmiştir. Bunun üzerine aynı yıl içerisinde girdiği bunalımdan dolayı edebiyat alanında kariyer yapma çalışmalarından vazgeçmiştir. Bunun yerine daha çok matematikle ilgilenmeye karar vermiştir.  1894′ yılında düşüncelerini günü gününe kaydetmeye başlamıştır. 51 yıl boyunca buna devam etmiştir ve ortaya 271 defter çıkmıştır.  Cahiers adıyla yayınlanan bu defter post modern dönem insanının bilinç analizi olmuştur. Andre Gide ile arkadaşlığını yaşam boyu sürdüren Valery, adı geçen yazarla mektuplaşmalarında Cahiers’lerin düşüncelerine hakim olmak için bir olanak sağladığını belirtmiştir.  Bu defterler kültür, politika, din ve felsefe konularındaki düşüncelerini olduğu gibi düz yazı, şiir, kara kalem çalışmaları ve sulu boya resimlerinden oluşmaktadır.

En üst düzeydeki soyuk düşüncelerini tam bir sanatsal yaratıcı güçle birleştirerek seçkinleşen Leonardo da Vinci’yi en ideal insan tipi olarak gören Valery, Leonardo da Vinci Yöntemine Giriş adlı kitabında bu hayranlığını dile getirmiştir. Aynı yıllarda 10 bölümden oluşan ve 1946 yılında tamamı yayınlanan Teste dizisinin ilk kitabı Mösyö Teste ile Bir Akşam’ı da çıkarmıştır. azarın manevi değerleri anlatmayı amaçladığı bu metinlerin odak noktasını, çok sıkı zihinsel bir çilecilik içinde yaşanan borsa spekülatörü Mösyö Teste oluşturmaktadır.

Paul Valery, 1897 yılında Savaş Bakanlığı’nda tutanak sekreterliği görevine getirilmiştir. Üç yıl sonra Jeannie Gobullard ile evlenen yazar, 1920’ye kadar çalışacağı Havas adlı haber ajansına da o yıllarda geçmiştir. 1917 yılında dört yıllık bir çalışmanın ürünü olan Genç Parque adlı ilk manzum yapıtını tamamlamıştır. Bu yapıtında 512 dizelik klasik Aleksandren’lerden oluşmaktadır. Yaşamı düzenleyen üç kader tanrıçasının en genci, şairin yeni uyanmış olan yaratıcı gücünü simgelemektedir. Şiirin bunun dışında, Valery’nin estetik bir teori ve bunun pratik uygulaması için verdiği savaş vurgulanmaktadır. Valery için önemli olan biçimdir. Şiir sanatına karışık bir evren olarak bakan şair, şiirin arkasında bir anlam aramaksızın bir partisyon gibi okunması gerektiğini savunmuştur. Büyüler adlı yapıtı poesie pure denilen arı şiir akımına dayanan ve estetiğin otonom dünyasını üretmeyi amaçlayan sembolik şiir antolojisi içinde yayınlanmıştır. Bu antolojinin en ünlü şiiri ölüm ve yaşam, zaman ve edebiyat konularında şiirsel bir meditasyon olan Deniz Mezarlığı adlı, Rainer Maria Rilke tarafından 1925’ta Almanca’ya çevrilen şiir olmuştur. Pitya Delfi Kehaneti’nin aynı adlı rahibesinin öyküsünü anlatan bu yapıtta sanatçının esinine uymasının mı yoksa çalışarak yaptığını oluşturması gerektiğinin mi sorusunu ele almaktadır. Valery için her zaman çalışma süreci, sağlanan sonuçtan daha önemli olmuştur. Bu nedenle “Palmiye” şiirinde de şiir çalışmalarını ele almıştır. Sonraki yıllarında deneme yazarlığına ağırlık veren Paul Valery, bu yazılarıyla şiirin birçok modern kavramına öncülük etmiştir. 1925 yılında Academie Française üye seçilen yazar, bir yıl sonra Rhumbs adlı aforizma denemesini yayınlamıştır. 1927 yılında denemenin ikinci cildi olan Autre Rhumbs çıkmıştır. 1937 yılında College de France’a Şiir Sanatı Kürsüsü Profesörü olarak atanan Valery, dört yıl sonra Benim Faust’um adlı tiyatro oyununu yazmıştır. Bu oyunda düşlemeyi ve varolmayı eşsiz bir biçimde birleştiren bir kişilik olarak gördüğü Goethe’yi incelemesi sonucunda kaleme almıştır. Oyunun başkahramanı olan Faust adındaki bilgin, sekreterine yaşamının toplamı ve takdiri anlamında bir tür anlarından oluşan son eserini dikte ettirmektedir. 20 Temmuz 1945’te Paris’te yaşamını yitirip aramızdan ayrılan Paul Valery, devlet töreniyle defnedilmiştir.


Paul Valery Eserleri: 

  1. Leonardo da Vinci Yöntemine Giriş (Leonardo / Introduction a la methode de Leonardo da Vinci, 1895),
  2. Mösyö Teste ile Bir Akşam (Une soiree avec Monsieur Teste, 1985),
  3. Genç Parque (Le jeune Parque, 1917),
  4. Öpalinos ya da Mimar (Eupalions ou architecte, 1923),
  5. Ruh ve Dans (L’ame et la danse, 1923),
  6. Benim Faustum (Mon Faust, 1941)

Paul Valery Sözlerinden bazıları: 

  • Herkes tarafından doğru kabul edilen şeyler büyük olasılıkla yanlıştır.
  • Kendimizden ne kadar habersiz olduğumuzu, yazdıklarımızı yeniden okurken anlarız.
  • Bir şey arzu etmek, mutlu olmamak demektir.
  • Aşk, birlikte aptallaşmaktır.
  • Sertlik, bir çeşit ahmaklıktır.
  • Söylediğin her şey seni anlatıyor; özellikle başka birinden söz ettiğinde.
  • Gerçek şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir amacı yoktur. Kendisinde başlar, kendisinde biter. Bütün soyluluğu da buradan gelir.
  • İnsan bedeni dünyayı ikiye ayırır: Renk dünyası, acı dünyası.
  • Tüm gönlümle inanıyorum ki, her insan kendi hayatının yanı sıra birkaç hayat daha sürüyor olmasaydı, kendi hayatını yaşayamazdı.
  • Biz uygarlıklar şimdi ölümlü olduğumuzu biliyoruz.
  • Başarı, insanın isteğini elde etmesi, mutluluk ise, elde ettiğini istemesidir.
  • Kitapların gayesi insanlara dürüst, terbiyeli ve çalışkan olmayı öğretmektir.
  • Nezaket organize edilmiş kayıtsızlıktır.
  • Evrensel olan, yalnızca bunu gerektirecek ölçüde kaba olandır.
  • Elimi dostça omzuna koydum, meğer yarası tam oradaymış.
  • Her zaman yazabileceğimi hiçbir zaman yazmam.
  • Yaşlanmak, olabilirliğin azalmasıdır.
  • Düşünür; yeniden düşünen ve şimdiye kadar üzerinde düşünülmüş şeylerin asla yeterince düşünülmemiş olduğu kanısına varan kimsedir.
  • En önemli düşüncelerimiz, duygularımızla çelişenlerdir.

Bir Paul Valery Şiiri: 

HELENA

Gök! Benim… Geliyorum ölüm mağaralarından,
Duymaya çarpışını sahile dalgaların,
Görüyorum altın kürekli kadırgaların
Belirişlerini şafakla karanlıklardan.

Ünlüyor kralları şimdi bu yalnız eller,
Tuzlu sakalları parmaklarımı eylerdi;
Ağlıyordum. Onlar utkularını söylerdi
Ardında gemilerin uzaklaşan körfezler.

Duyuyorum boynuzların, süel boruların
Kalkışına tempo tutuşunu kürelerin;
Boğuyor gürültüyü türküsü tayfaların.

Şanlı burnunda gemilerin, coşkun Tanrılar,
O eski gülüşleriyle dövdüğü denizlerin
Yontuk, dost kollarını bana uzatıyorlar.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here