Parodi Bir Din: Russel’ın Çaydanlığı

1

Russel Kimdir?


18 Mayıs 1872 yılında Britanya’da doğmuştur. Aristokrat bir ailenin çocuğuydu. Babası ateistti. Russell’ın bir abisi ve bir de ablası vardı. İki yaşındayken annesini daha sonra da ablasını kaybetti. Dört yaşındayken de bronşit dolayısıyla babasını kaybetti. 2 Şubat 1970’de de kendisi hayatını kaybetmiştir. Ünlü bir İngiliz filozofudur. Gençlik yıllarında sıkıntılı zamanlar geçirmiştir. Hatta intihar etmeyi düşündüğü bile söylenir. Genelde evde özel dersler alarak eğitimini sürdüren Russel geometriye ilgi duyardı. Aynı zamanda da matematikçi, tarihçi, toplumsal eleştirmen ve bilgindir. Matematik ve mantık alanlarında çığır açmıştır. Felsefe alanında da çok başarılıdır. Özellikle Alfred North Whitehead’den özellikle etkilenmiştir. Metafizik ve mantık görüşleri arasında çok yakın bir ilişki vardır. Matematiksel mantık Russel’in inancına destek olur. Onun görüşlerine göre dünya tek bir tözden oluşmaz. Çok sayıda birbirinden ayrı ve tikel şeylerden oluşur.

Parodi Bir Din: Russel’ın Çaydanlığı
Bu bağlamda önce parodi din ne demektir ona bakalım:
Parodi din, bir dini bir mezhebi veya kültü parodileştiren, komik bir şekilde taklidini yapan dinlere denir. Ya da taklit din olarak da söylememiz mümkündür.
Parodi dinlerin altında ciddi bir inanç yatmaz. Parodi dinler, dinlerin ve mezheplerin mantıksız buldukları inançlarını eleştirmek amacıyla yapılır. Bunu yapanlar eğlenmekten ve benzer düşüncelerle tanışmaktan öteye gidemezler.
Buradan çıkarılması gereken düşünce şu şekilde olacaktır; eğer bir sav, bir parodide de kullanılabiliyorsa kesinlikle hatalıdır.” Çünkü parodiler mantıksız, taklitçi ve gülünç düşüncelerdir.”
İşte pek çok Parodi Dinlerinin en ünlülerinden biri olan Russel’in Çaydanlığı.
Russel’in çaydanlığı diğer bir adıyla göksel çaydanlık olarak bilinir. Russel’in uydurmuş olduğu bir isimdir. Pek çok parodi dine de ilham kaynağı olmuştur. Russel’in söylediği şey şudur: Eğer ben bir şeyi gördüğümü söylersem ve bu görmüş olduğum şeyin tarifini kendimce yapsam, bir takım iddialarda bulunsam, kimse bu görmüş olduğum şeyin aksini kanıtlayamazdı. Temel düşünce budur. Bunu çaydanlık kavramı ile anlatmamız gerekirse:
Eğer ben Dünya ile Mars arasında elips biçiminde bir yörünge çevresinde güneşin etrafında dönen Çin seramiğinden yapılmış olan bir çaydanlık olduğunu öne sürseydim ve bu çaydanlığın da en güçlü teleskoplarla bile tespit edilemeyecek kadar küçük olduğunu söyleseydim, bu kadar ayrıntıcı ve dikkatli davransaydım kimse bu görüşümün tersini kanıtlayamazdı. Çünkü en ince ayrıntısına kadar kimsenin aklında bir şüphe kalmayana kadar, tüm cevaplarını yanıtlamış ve kafalardaki tüm soru işaretlerini gidermiş olacaktı. Bu sebepten dolayı da kimsenin bir şüphesi kalmayacak ve aksini de iddia edemeyeceklerdi.
Ancak, eğer böyle bir çaydanlığın varlığı eski kitaplarca onaylansaydı ya da Pazar günü kilisede kutsal gerçeklik olarak öğretilseydi ve okullarda çocukların beynine kazınsaydı, kabul ettirilseydi onun varlığından kuşku duyulmayacaktı. Hatta bundan kuşku duymakta bir gariplik belirtisi olarak görülecekti. Hatta ve hatta o kuşkuyu duyan kişinin de bir ruh doktoruyla görünmesi gerekecekti. İşte bu Russel’in çaydanlık adını verdiği parodisidir.

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here