Özgür Ruh-Özgür Düşünce : Edward Wadie Said

0

Tam adı Edward Wadie Said‘dir.

Oldukça varlıklı bir iş adamı ve iyi bir hristiyan olan Filistinli bir babadan ve Lübnanlı hristiyan bir anneden Kudüs’te dünyaya gelmiştir.

Said, 12 yaşına kadar hayatını Kahire ve Kudüs’te dönüşümlü olarak sürdürmüştür ve 1947’de Anglikan St. George Akademisine kabul edilmiştir.

1948’de ise yaşanan Arap- İsrail savaşı sırasında aile mülteci konumuna düşmüştür ve bu sebeple hayatlarını sürdürmek için göçmen olarak Mısır’a gitmişlerdir.

Daha sonra eğitimini seçkin koloni okullarında devam ettirmiştir ancak bu okullarda ingilizce dışında bir dil konuşmak tamamen yasaktır.

Aldığı bu Anglosakson eğitim sırasında Said’e öğretilen bilgilerin yanında ek olarak Avrupa olmayan diğerlerden olduğunu da öğretmeyi ihmal etmemişlerdir. Kendisi bu durumu şu cümlelerle özetlemiştir;

“Biz’i Onlar’dan ayıran dilsel, kültürel, ırksal ve etnik çizgi idi. Benim Anglikan kilisesine bağlı olarak doğmuş, orada vaftiz edilmiş ve kilisenin bir üyesi olmuş olmam işimi kolaylaştırmıyordu.”

Said, haylaz bir çocukluk geçirmiştir ve haylazlıkları yüzünden Mısır’daki eğitim aldığı okuldan uzaklaştırılmıştır. Bu uzaklaştırma sonucunda babası Said’i eğitimini tamamlayabilmesi için Amerika’ya göndermiştir. Eğitimine devam eden Said, Üniversite eğitimini Princeton ve Harvard’da tamamlamıştır.

Bu yıllar arasında, ailesi Mısır’dan ayrılmış ve Lübnan’a yerleşmiştir. Said, tatillerini ailesinin yanında Lübnan’da geçirir ve bu sırada edebiyat, müzik ve felsefe eğitimi almıştır.

Edward Wadie Said, 1963 yılında New York’da olumbia Üniversitesinde ders vermeye başlamıştır. O yıllarda Said, bir çok insana hitap etmeye başlamıştır ve bu yüzden Filistinli ya da Arap olarak değil, orta doğulu olarak anılmaya başlanmıştır. İçinde bulunduğu durumunun garipliğini çok fazla hissetmiş olmasına rağmen o yıllarda bilinçli hiçbir tepki oluşturmamıştır ve 1967 yılına kadar politik bir eylemin içinde yer almamıştır.

1967 yılında ise geleneklerinden kopuk bir şekilde yaşadığını vurgulamıştır. Üniversitede politik hareketlilik, Arap – İsrail ve Vietnam Savaşı birbirine çakışmıştır ve Said’in değişikliklerinin başlangıcıdır.

Bu çakışmalar sonucu Filistin Milliyetçiliği hareketine katılmaya karar verir. Yahudi karşıtı birisi gibi izlenim bıraktığı için ABD’de Said’e karşı eleştiriler başlar.

ABD’de kazanılmış kimliği, doğduğu ve uzaklaştırıldığı kültürün arasındaki farklılıkların oluşmasına izin verdiği düşüncesiyle 1972’de sabbatical hakkını Beyrut’da Arap edebiyatı konusunda çalışarak kullanmıştır. Böylece kendisini hem Amerikalı hem de Arap olarak görmeye başlar ve bu görüş onda iki farklı düşünce algısını oluşturur. Said artık hem birlikte, hemde birbirinin karşıtı olarak ayrı düşünceler geliştirmeye ve bu düşüncelerini yazmaya başlamıştır.

70’lerin sonlarında ise Enver Sedat ve Yaser Arafat tarafından barış görüşmelerine Filistin temsilcisi olarak atanmaya başlamıştır. Sürgünde Filistin Parlamentosunda 14 yıl görev yapmıştır.

1980’lerin sonunda ise FKÖ lideri  Yaser Arafat’la aynı görüşte olmadığından barış görüşmelerinde görev almaz ve barış karşıtı olmakla suçlanmıştır.

1985’te ise İsrail Savunma Gücü tarafından Nazi olmakla suçlanmıştır ve bu suçlamaların sonucunda ciddi tehditler almıştır.

1999’da ise  “Out of Place” adını verdiği anılarını yayınlamaya karar verir.

Said, ingilizce ve arapça dışında bir de fransızcayı çok iyi bilmektedir ve Londra’da yayınlanan The Guardian, Fransa’da yayınlanan Le Monde Diplomatique ve Arapça yayınlanan günlük Al-Hayat gazetelerine düzenli olarak yazılar yazmıştır.

1978 yılında ”Oryantalizm” (Şarkiyatçılık) yayını oldukça dikkat çekmiş ve çok tartışılmıştır.

Said, bu tartışmaları aldırmadan yayınlarına devam etmiştir ve 10 kitabı 14 dile çevirilmiştir.

1990’lı yılların başında Lösemiye yakalanmıştır ve bu sebeple 25 Eylül 2003’te New York’taki bir hastanede 67 yaşında aramızdan ayrılmıştır.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here