Osmanlı Yenilik Hareketleri: Islahat Fermanı

0

Islahat Fermanı Nedir?

Osmanlı İmparatorluğu padişahı Sultan Abdülmecid tarafından devletin çöküşünün önüne geçmek için 18 Şubat 1856 yılında yayınlamış olduğu siyasi kuruluşlar, kişisel haklar ve yeni kurulacak kurumların önünü açacak yenilikleri içeren ve çok büyük değişiklerin bulunduğu bir fermandır. Genel olarak toplumun tümünü kapsayacağı yönünde görünse de Islahat Fermanı, Müslüman olmayan halka verilen imtiyazlarla daha çok dikkat çekmiştir. Kısacası Osmanlı İmparatorluğu dış ülkelerin siyasi ve maddi olarak yardımına ihtiyaç duyar bir konuma geldiği için sempatik gözükmek için bu fermanı çıkarmıştır.

Islahat Fermanı İlan Edilme Nedenleri

Islahât Fermânı Tanzimat Fermânı’ndan oldukça farklıdır. Diğer yayınlanan tüm fermanlar devletin kendi insiyatifi ile yayınlanmış ,fakat Islahat Fermanı yapılırken bu defa fermanı zorunlu kılan bir çok dış ve iç sebep oluşmuştur. 1853-55 Kırım Savaşı ve sonrasında, 25 Şubat 1856 tarihinde toplanan Paris Kongresi, Islahât Fermânı’nın ilan edilmesinin asıl sebebidir. Söz konusu savaşın ana sebebi de, Rusya başta olmak üzere güçlü Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti üzerinde yürütmüş oldukları siyaset ve buna alet olarak Osmanlı azınlıklarını kullanmalarıdır.

Kırım Savaşı öncesinde çeşitli ülkeler tarafından Osmanlı topraklarını paylaşmak amacıyla gizli toplantılar yapılmaktaydı. Bazı devletler ise toprak bütünlüğünü koruyacak fakat kendilerine bağımlı bir Osmanlı Devleti istiyorlardı. Bu planları uygulama içinde gayrimüslimleri kullanıyorlardı. Rusya’nın amacı, Osmanlı Devleti’ni parçalayarak paylaşmak veya da kendi kontrolünde tutmaktı. Bunun için, Osmanlı’nın Avrupa’dan uzak kalması için tüm gücünü kullanıyordu.

1848 yılında Macaristan’daki ihtilalcilerin Türk topraklarına sığınmaları ve Ruslar’ın Buğdan’ı işgal etmesi üzerine yapılan görüşmelerde Ruslar’ın, Kudüs’te bir takım haklar istemesi Osmanlı-Rus ilişkilerini tamamen bozmuş, mesele bir krize dönüştürmüştür. Osmanlının yapılan çeşitli görüşmeler sonucunda Kudüs’te bir takım haklar vermesine rağmen Rusları bu da memnun etmedi ve başka taleplerde bulunmaya devam etti. Osmanlının istenilen ek talepleri kabul etmemesi üzerine Rusya ile savaş haline gelinmiştir. Ve beklendiği üzere Osmanlı ve Rusya arasında Kırım Savaşı başladı. İngiltere ve Fransa kendi çıkarlarının zedeleneceği düşüncesi ile Osmanlı İmparatorluğu’nun yanında savaşa girdi. Kırım savaşını İngiltere ve Fransa’nın desteği ile kazanan Osmanlı, Rusya ile Paris Antlaşmasını imzalamıştır. Paris Antlaşması sonrası bu defa Osmanlı İngiltere ve Fransa’nın yenilikler yapılması konusunda baskısı altına girmiştir.

Islahât Fermânı her ne kadar büyük devletlerin yoğun baskı ve çabaları sonucunda ilan edilmiş olsa da, iç sebepler olarak gösterebileceğimiz siyasî ve ekonomik sebepler vardır. Tanzimat Fermânı’ndan Kırım savaşına kadar geçen süreçte, gayrimüslim halka bazı haklar verilmişti.Buna rağmen bu haklar yeterli olmamıştı.
Gayrimüslimleri Müslümanlarla eşit hale getirecek bir fermân, yabancı devletleri himaye bahanesiyle Osmanlı İmparatorluğu’na karışmaktan mahrum bırakacak, “Osmanlılık” fikrinin doğması için olumlu bir zemin hazırlayacak, milliyetçilik akımının tesirlerini azaltacaktı.
Diğer taraftan Osmanlı İmparatorluğu, toprak bütünlüğünü korumanın yanında, bir Avrupa devleti olarak kabul görmek istiyordu. Islahât Fermânı, Osmanlı Devleti’ne Avrupa Uyumu’nun kapılarını açacak bir anahtar olarak görülmüştür. Ekonomik açıdan da Islahât Fermânı’nın önemli bir ihtiyaç olarak görünmekteydi.Osmanlı ekonomisi uzun süreden beri iflasın eşiğindeydi.
Düzenli bir vergi sisteminin olmaması, paranın değerinin sabit tutulamaması, kapitülasyonlar ve ticari sözleşmelerle yabancı devletlere tanınan malî ayrıcalıkların gittikçe artması, devletin ciddi bir bütçe ortaya olmaması ve  çok büyük boyutlarda dış borçlanmaya gidilmesi İmparatorluğun ekonomik çöküşünü hazırlamış ve Islahât Fermânı’nın gerekçelerinden birisi olmuştur.

Islahat Fermanı Ferman Metni (18 Şubat 1856)

Fermanda yer alan hükümlerden bazıları şunlardır:
1. Müslim ve gayrimüslim Osmanlı tebaası kanun önünde eşit olacaktır.
2. Hiçbir mezhep diğerinden üstün sayılmayacaktır.
3. İmparatorluk içinde bulunan her toplum okul açabilecektir.
4. Vergiler eşit alınacak, iltizam usulü kaldırılacaktır.
5. Gayrimüslimlerin, askeri ve sivil bütün okullara girebilmeleri sağlanacaktır.
6. Gayrimüslimler devlet memuru olabilecektir.
7. Müslümanlarla gayrimüslimler veya gayrimüslimlerin kendi aralarındaki ceza ve ticaret davalarının”muhtelif divanlarda” görülmesi sağlanacaktır.
8. Gayrimüslimlerin de askerlik hizmetiyle yükümlü olması; fakat “bedel” vererek askerlikten muaf olmaimkânının tanınması sağlanacaktır.
9. Yerli mevzuata uymak şartıyla yabancılar gayrimenkul edinebileceklerdir.
10. Mahkemelerde gayrimüslimlerin şahitliği kabul edilecek ve mahkemeler açık yapılacaktır.
11. Rüşvet kaldırılacak, mali, adli, sosyal ve askeri ıslahatlara devam edilecektir.
12. Resmi evrak ve haberleşmede gayrimüslimlere hakaret edici sözler kullanılmayacaktır.
13. Gayrimüslimlerin, mezheplerinin dokunulmazlığı, imtiyazlarının korunması sağlanacak,
gayrimüslimler vilayet ve nahiyelerin yönetim meclislerine üye olabileceklerdir.
14. Maarif ve bayındırlığa önem verilecektir.
15. Müslümanlarla, gayrimüslimler arasında sosyal, iktisadi davalara bakmak için karma
mahkemeler kurulacaktır.

Görüldüğü üzere Islahat Fermanı, Hıristiyanların hak ve imtiyazlarını artırıcı, dolayısıyla Müslümanların haklarını ise kısıtlayıcı prensipler ihtiva ediyordu. Bu sebeple Müslüman halkın tepkisine yol açtı. Bu fermanla birlikte Hıristiyan kavimler arasında Milliyetçilik fikirleri daha kolay yayılmaya başlamış ve sonuçta devlet için yıpratıcı sonuçlar doğurmuştur. Ayrıca Avrupa devletlerinin Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmasını kolaylaştırmıştır. Islahat Fermanının ilanından bir süre sonra istedikleri her türlü imtiyazı alan gayrimüslimler devletin her yerinde çeşitli ayaklanmalar çıkararak parçalanma sürecinin ilk ateşini yakmışlardır.

 

Islahat Fermanı I. Meşrutiyet

Tanzimat ve Islahat Fermanlarından sonra Osmanlı yönetiminin gayrimüslimlere aşırı derecede imtiyazlar vermesi üzerine, Osmanlı halkında oluşan tepkiyi azaltmak için ‘Jön Türkler’ denilen halk hareketinin baskısı ile ilk defa anayasa (Kanun-u Esasi) düzenlemek zorunda kalmış ve buna da 1.Meşrutiyet denmiştir(23 Aralık 1876). Anayasa sözü veren 2.Abdülhamid bu sebeple tahta oturmuştur.

⇒ Osmanlı devletinde ilk kez rejim değişikliği olmuş ve parlementer sisteme geçilmiştir.

⇒ Tüm azınlık gruplar parlamentoda temsil hakkı almıştır.

⇒ Osmanlı halkı,seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur.

⇒ İlk defa Anayasa yürürlüğe girmiştir.

⇒ Parlamento padişahın seçtiği Ayan meclisi ve halkın seçtiği Millet meclisinden oluşuyordu.

⇒ 71 Müslüman 48 gayrimüslimden oluşan Millet meclisi ve 26 kişiden oluşan Ayan meclisi vardı.

⇒ Bir sene sonra 1.Meşrutiyet dönemi Abdülhamid tarafından iptal edilmiş ve baskıcı rejime geri dönülmüştür.

Islahat Fermanı II. Meşrutiyet

Fermanlar ve 1. Meşrutiyet ilan edilip ve bir süre sonra kaldırılması Osmanlı’da suları durultmadı. Çünkü Islahat Fermanı ile gayrimüslimlere verilen imtiyazlar, onların çok rahat hareket etmesine olanak sağlıyordu. Sürekli ayaklanmalar ve iç karışıklıklar devam etti. 24 Temmuz 1908 yılında baskılara dayanamayan Sultan Abdülhamid 2.Meşrutiyeti mecburiyetten ilan etmiştir. Meşrutiyet ilanına rağmen İstanbul’da 13 Nisan 1909 yılında 31 Mart olayı denilen ayaklanma çıkmış ve rejime karşı ilk ayaklanma olarak tarihe geçmiştir. Neticesinde ayaklanma bastırılmış ve İstanbul huzura kavuşmuştur. Abdülhamid ayaklanmayı desteklediği gerekçesi ile tahttan indirilmiştir.Anayasada bazı değişiklikler ile padişahın yetkileri kısıtlanmıştır.

Fakat yapılan hiçbir şey çözüm olamamış ve çöküş daha da hız kazanmıştır.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here