Osmanlı Sosyalist Fırkası

0

Osmanlı Sosyalist Fırkası,15 Eylül 1908 II. Meşrutiyet’in ilanından 2 yıl sonra yani 1910 yılının Eylül ayında kurulan bir partidir. Türkler tarafından kurulmuş ilk sosyalist parti olan Osmanlı Sosyalist Partisi’nin kurucusu o zamanın İştirak Dergisini yazan ve yayınlayan Hüseyin Hilmi’dir. Partinin kuruluş ve yönetiminde Baha Tevfik, Sosyalist gazetesi sahibi Namık Hasan, Hamit Suphi ve İnsaniyet gazetesi sahibi İbnüttahir İsmail Faik de görev aldı. Çoğu sol yanlı kişilerin ilk bildiği parti ve kabul ettikleri Mustafa Suphi’nin kurduğu Türkiye Komunist Partisi’dir. Zaten TKP’lilerde kendilerinden önceki hareketleri önemsemiyorlar ve kabul etmiyorlardır. Ve bu yazımla açıklamak istiyorum ilk Sosyalist hareketlenmeler Osmanlı zamanında olmuştur bu yazacaklarımda kanıtıdır.

Osmanlı Sosyalist Fırkası; dönemin bütün ideolojik ve siyasi rüzgârlarından etkilenmiş, hem İttihatçı diktatörlüğüne direnmiş hem de işgal ordularının denetimindeki İstanbul’da sosyalizmin ‘Osmanlı amele sınıfıyla’ buluşmasına öncülük etmiş özgürlükçü hareketlerden sadece birisidir.

İştirak Dergisi ise sosyalizmi tanıtan yazılara önem verilmektedir; “Sosyalizm Nedir” başlıklı yazı dizisi ilk sayıdan başlayıp devam etmekte, “Sosyalizm ve Köylüler”, “Sosyalizmin Geleceği”, “İşçi ve Düşün Adamları”, “Amerikalı Bir Milyarderin Bir Sosyalist ile Konuşması”, “Tatil-i Eşgal” (Grev), “Bugünkü Toplumsal Sınıfların Oluşması”, “Sermaye ve Emek” tarzında yazı dizileri sürekli yer almaktadır. Dış dünyadan haberlere de rastlamak mümkün; örneğin Marsilya’daki grevler, Rusya’da sosyalistlerin yargılanması gibi olaylar günü gününe izlenmekte ayrıca ünlü sosyalistlerin (Blanqui, Prud’homme, Bakunin) yaşam öyküleri yer almaktadır. Bunların dışında ikinci sayıda Bursa’da ipek tezgahlarında zor koşullar altında çalışan amele kızların milletvekillerine açık mektubu dikkate değer. 13. ve müteakip sayılarda Tramvay Şirketi çalışanlarının grevine geniş yer verilmiş, bunu Tophane Fabrikası işçilerinin eylemlerinin anlatılması izlemiştir. Osmanlı hanedanına damat olanlara maaş bağlanması üzerine de çok şiddetli tenkitler yapılmaktadır.

İştirak Dergisi o zamanın sosyalist oluşumlarından bahseden yazıların birikimi değerindedir ve bu yazıların yayınlanması o zaman ki iktidar İttihat ve Terakki’yi rahatsız ediyordu.20. sayısında Osmanlı Sosyalist Fırkası‘nın beyanname ve programını yayımladığı için “Ameleyi isyana teşvik ettiği” gerekçesiyle sıkıyönetimce kapatıldı. Uzun bir aradan sonra 20 Haziran 1912’de 1. sayıdan başlayarak 15 gün olarak, 27 Temmuzda ise Osmanlı Sosyalist Fırkası’nın yayın organı olarak haftada iki kez yayımlanmaya başladı. Daha sonra günlük akşam gazetesine dönüştü.Her ne kadar sosyalizm fikri Osmanlı Türk-Müslüman unsuru için yeni ise de, aydınlar arasında bu fikir bir süredir tartışılmaktadır ve taraftarlarından daha fazla muarızları vardır. İştirâk çevresi, sosyalizmin,Osmanlı-Müslüman değerlerine aykırı, zenginlerin servetini yağmalamayı amaçlayan, aile düşmanı, “iştirâk-i emval ve iyal” (mallarda ve kadında ortaklık) taraftarı, köksüz, ütopik bir fikir olduğu anlayışına karşı da mücadele etmek gereği hissetmiştir. Sosyalizm fikrinin yanlış anlaşılmasına karşı yayınlarda yoğun bir çaba verildiği gözlemlenir. Bu düşüncenin köklerinin çok eskilere dayandığı fikri savunulmuş, yerel değerlerlerle uyum içerisinde olduğunu ispat etmek için de dinin de sosyalizmin savunduğu ilkeleri içerdiği ayet ve hadislerden de yararlanılarak iddia edilmiştir.

1910 yılında Sada-yı Milliye gazetesi yazarlarından Ahmet Samim’in öldürülmesinden sonra İştirak Dergisi özel br yayım hazırlayarak sert eleştiriler yaparak zaten durumdan hoşnut olmayan İttihat ve Terakki’nin tutumunu daha da sertleşmesine yol açtı. Bu arada da eski Jön Türklerden Doktor Refik Nevzat Paris’te Hüseyin Hilmi ile görüşerek Avni Kemal,Fuad Nevzat,M.Zeki ve Kadri Hoca ile örgütün Paris şubesini kurmuştur.Öte yandan Hüseyin Hilmi’nin II. Enternasyonal ve Fransız sosyalist önder Jean Jaurès ile kurduğu ilişkiler de ileriye götürülemedi.Osmanlı Sosyalist Fırkası da baskılarla karşılaştı. Yurt dışında bulunan Hüseyin Hilmi dönüşünde tutuklanarak Sinop’a gönderildi ve Mondros Mütarekesi’ne (1918) değin çeşitli yerlerde sürgünde kaldı. Bu dönemde partinin çalışmaları da kesintiye uğradı. Mütarekeden sonra İstanbul’a dönen Hüseyin Hilmi 1919’da Osmanlı Sosyalist Fırkası’nın devamı niteliğinde Türkiye Sosyalist Fırkası’nı kurdu.

Son olarak bahsetmeliyim ki ilk Sosyalist hareket Osmanlı içinde zaten varolmaya ve konuşulmaya başlanmış fakat dar bir kitleye sahip olunduğu için daha fazla yol kat edilememiştir. Osmanlı Sosyalist Fırkası’nı artık solcuların benimsemesi ve sahiplenmesi gereklidir. Yapının temeli TKP ile değil de OSF ile atıldığını herkes bilmelidir.

 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here