Orhun Abideleri Nedir?

0

Hep ilk yazılı belgelerimiz diye ezberleyerek öğrendiğimiz, o güzel Orhun Abideleri’nin üzerine kazınmış olan yazıların içinde ne olduğunu düşündünüz mü ? Bilge Kağan’ın Çinliler hakkında söylediklerini ya da Türk halkının neler çektiklerini ? Bazen öğretmenimiz sınavda sorduğunda bile ismini yazamadığımız o anıtların aslında ne kadar değerli eserler olduğunu ve bu üç yazıt dışındaki Köktürk Bengü Taşları’nı ?

Evet, sadece isimleri aklımızda kalan Orhun Abideleri’ne geçmeden önce kısaca diğer eserlerden bahsetmek istiyorum. Peki neden aslında bu yazıtlar Orhun abidelerinden önce yazılmasına rağmen sadece Orhun abideleri aklımızda ? Ya da neden o daha önemli ? Ben size cevabını söyleyeyim. Çünkü o diğer eserler ya eksik ve cümleleri tam değil ya da bazı yerleri okunmuyor. Orhun abideleri hem ilk Türk adının geçtiği yazı olması, hem de içeriği en güzel olan, Köktürk dönemi dilinin özelliklerini en iyi anlatan yazı olması dolayısıyla önemlidir. Şimdi onlara geçmeden önce şu diğer eserler neymiş bir bakalım.
✓Çoyr Yazıtı: Bugün Moğolistan sınırları içerisinde bulunan ve tarihini bildiğimiz en eski yazıt olan Çoyr tahmini olarak 687 ile 692 arasında yazılmıştır. 6 satırdan oluşan bu yazıt bir Köktürk askerinin İlteriş’e katıldığını anlatır.
✓Hoytu Tamir: Bu metnin diğerlerinden bir farklı vardır. Diğerleri gibi taşın üzerine bir çivi yardımıyla kazınmış değil , kayaların üzerine boya ile yazılmıştır. Bu kaya parçaları 21 adet olup , satır sayısı ise 42’dir. Tahmini olarak 717 ile 720 arasında yazılmıştır. İçeriğinde ise Tarduşların başındaki kişinin yani Köl İç Çor’un yaptığı savaştan ve Beş Balık’a yapılan savaştan bahsedilmektedir.
✓Işbara Tamgan Tarkan( Ongin): Isbara Tamgan Tarkan’ın ve babasının , İlteriş ve Bilge Kağan zamanında Türkler için neler yaptıklarını, nasıl çalıştıklarını anlatan bir yazıttır. 19 satır olan bu yazıtın 719-720 yılları arasında dikildiğini tahmin etmekteyiz.
✓ Köl İç Çor (İhe-Haşete): 10 satırlık bir yazıttır ve tahminen 724 yılında yazılmıştır.
✓İhe-Nur: Yazıtın 730 yılında yazıldığını tahmin edilmektedir.
✓Hangiday: Kaya üzerine yazılan bu yazıt 4 satırdır.


Evet, geldik şimdi Tengri teg tenride bolmış Türük Bilge Kağan’a. Bu sözü genel olarak hepimiz biliyoruz ya da günümüzde popüler olan Köktürk harfleriyle yazılmış bir çok eşyayı kullanıyoruz. Orhun Yazıtları’nı okuduğumuzda insan gerçekten Türk olduğu için bir kez daha gurur duyuyor.
Orhun Abideleri dediğimiz bu güzel eserleri anlatırken yazıtlardan parçalara da yer vermeye çalışacağım ki sizi sıkmayayım. Yazıtlara geçmeden önce neden bu eserlere Göktürk, Köktürk, Yazıt, Abide denildiğini açıklamak istiyorum. Üzerinde araştırmalar yapan hocalarımızın kullanım şekillerinden dolayı isimleri değişiklik gösterir.

** Tonyukuk Yazıtı:

6.yüzyılda ortaya çıkmış bizim adımız. T’umen ya da diğer ismiyle Bumin isimli hakanımız Avarlara başkaldırmış ve onların Moğolistan’daki egemenliğine son vermiştir. Daha sonra ise ilk devletimiz olan Birinci Köktürk kurulur. Neden Birinci , İkinci diye ayırıyoruz? Çünkü ilk devletimiz uzun yıllar Çin’in egemenliği altında yaşamış ve 670 yılında tekrardan bağımsızlığını kazanmıştır. İkinci Köktürk Devleti’nin başındaki isim ise İlteriş Kağan’dır. Evet, Bilge ve Köl Tigin Kağan’ın babaları olan İlteriş Kağan. Vezir ise Tonyukuk’tur ve Tonyukuk aynı zamanda ilk Türk tarihçisi, hatıra türünün ilk temsilcisi ve önemli bir devlet adamıdır.
Tonyukuk yazıtı 725-726 tarihleri arasında, Tonyukuk tarafından diktirilmiştir. Hâlâ yerinde duran yazıtın iki parçası vardır ve bunların büyük olanı 35, küçük olanı ise 27 satırdır. Tonyukuk, yazıtı o zamanın halkının anlayabileceği şekilde yani sanatsız ve sadece bir şekilde yazmıştır. Sizi ezber bilgiler ile çok sıkmamak için aşağıya eserin içinden parçalar bırakıyorum.

✓ “Bilge Tonyukuk, ben özüm, Tabgaç ilinge kılıntım. Türk bodun Tabgaçka körür etti. Türk bodun, kanın bulmayın Tabgaçda adrıltı, kanlantı; kanın kodup Tabgaçka yana içikti. Tengri ança yemiş Erinç: “Kan bertim, kanıngın kodup içikding.” İçikdük üçün Tengri “Öl.” Temiş, erinç. Türk bodun ölti, alıntı, yok boltı. Türk Sir Bodun yerinte bod kalmadı.”

• “Ben Bilge Tonyukuk, ben kendim, Çin yönetimi sırasında doğdum. Türk halkı(o zaman) Çin’e bağımlıydı. Türk halkı, (kendi) hanını bulamayınca, Çin’den ayrıldı; han sahibi oldu; (fakat) hanını bırakıp Çin’e yeniden bağımlı oldu.
Tanrı şöyle demiş olmalı: (Sana) han verdim, hanını bırakıp yine bağımlı oldun.” (Türk halkı yeniden ) bağımlı olduğu için Tanrı “Öl!” demiş. Türk halkı öldü, mahvoldu, yok oldu. Türk Sir halkı (nın) ülkesinde boy kalmadı.”  (Tekin,1995, s.74)

** Kül Tigin Yazıtı: 

Yıl 1889. Gazeteci ve etnograf olan N.M. Yadrintsev , Orhun ırmağı bölgesinde , Koşo-Çaydam gölünün yakınlarında yerde mermerden bir taş görür. Gördüğü yazıtın üzerinde ilginç ve bilmediği yazılar vardır. İşte bu yazıt Kül Tigin Yazıtı’dır. Çok sevdiği kardeşi vefat edince Bilge Kağan tarafından dikilen taştır bu. İçinde bu Köktürk prensinin kahramanlıkları, savaşları anlatılmaktadır. Taşın üzerine yazıları yazan kişi Yollug Tigin olmasına rağmen yazıtta konuşan Bilge Kağan’dır. Peki bu eseri önemli kılan en önemli şey nedir ? Ben size söyleyeyim. Çünkü bu yazıt sanatkarane bir şekilde yazılmış olan ilk eserdir. Ve döneminin dil özelliklerini en iyi şekilde yansıtmaktadır. Yazıt 4 yüzünün birisi Çince yazılmış olan ve toplam 71 satırdan oluşur. Peki neden bu prens önemli diye soracak olursanız da size vereceğim cevap şudur: Babası İlteriş Kağan’ın vefat etmesi üzerine tahta amcaları Kapgan Kağan geçmiştir. Kapgan Kağan’da vefat edince Kül Tigin yaptığı bir planla amca oğullarını mağlup etmiş ve abisi Bilge Kağan’ı tahta oturttmuştur. Birçok sefer yapan bu iki kardeş, bir gün Dokuz Oğuzlarla savaş yaparken Kül Tigin orada şehit olmuştur ve 47 yaşındadır. İşte bundan sonra da Bilge Kağan bir anıt diktirmiştir. Yazıt 21 Ağustos 732 tarihinde dikilmiştir. Metnin giriş kısmından ve sevdiğim cümlelerden örnekler vermek istiyorum.

✓ “Tengri teg tengride bolmış Türk Bilge Kağan, bu ödke oturdum. Savcının tüketi eşidgil, ulayu iniyigünüm, oğlanım, birki uğuşum, bodunum , birye Şadapıt beğleri , yırya Tarkat buyruk beğler, Otuz [Tatar…………..]”

• “(Ben), Tanrı gibi Tanrıdan olmuş Türk Bilge Kağan, bu devirde (tahta) oturdum. Sözlerimi baştan sona işitin, önce (siz) erkek kardeşlerim,(ve) oğullarım, birleşik boyum (ve) halkım, sağdaki Şadapıt beyler, soldaki Tarkanlar (ve) kumandan beyler, Otuz [Tatar……] …

İçinden Parçalar: 

✓ “Üze kök tengri asra yağız yer kılıntukta, ekin ara kişi oğlı kılınmış.”
• Üstte mavi gök (yüzü) altta (da) yağız yer yaratıldığında, ikisinin arasında insan oğulları yaratılmış.
✓ ” Tört bulung kop yağı ermiş. Sü sülepen, tört bulungdaki bodunuğ kop almış, kop baz kılmış. Başlığığ yüküntürmüş, tizliğiğ sökürmiş.”
• Dört bucak hep düşman imiş. Ordular sevkederek, dört bucaktaki hep almış, hep (kendilerine) bağımlı kılmışlar. Başlılara baş eğdirmişler, dizlilere diz çöktürmüşler. (Tekin,1995,s.34-46)

** Bilge Kağan Yazıtı:

Bilge Kağan

Yine N.M.Yadrintsev’in Kül Tigin’in bir kilometre ilerisinde bulduğu Bilge Kağan Yazıtı, 24 Eylül 735 yılında diktirilmiştir. Yazıtı diktiren kişi Bilge Kağan’ın oğlu Tengri Kağan‘dır. Kül Tigin Yazıtı ile Bilge Kağan Yazıtı birbirine çok benzemektedir. Hemen hemen aynıdır, bile diyebiliriz. Peki bu yazıt hâlâ ayakta mi diye düşünürsek, ayakta ama harap bir durumdadır ve bazı yerleri okunamamaktadır.
Yazıtın içeriğinde İstemi ve Bumin Kağan zamanları, Çin’e esir düşmemiz ve tekrar Çin’in esaretliğinden kurtulunması anlatılmaktadır.

Haydi gelin metni inceleyelim:
✓ Yeti yeğirmi yaşıma Tangut tapa süledim. Tangut bodunug buzdum. Oğlın, yüzden[tuz]un, yılkısın barımın anta altım.
• On yedi yaşımda Tangutlara doğru sefer ettim. Tabgut halkını hezimete uğrattım. Çocuklarını, kadınlarını, at sürülerini ( ve tüm) varlıklarını o zaman aldım.
✓ Tengri yarlıkaduk için , men kazgantuk üçün Türük bodun [ança] kazgantuk[mış] erinç. Menü iniliğü bunça başlayu kazgantuk[asar], Türük bodun ölteçi erti, yok boltaçı etti.
• Tanrı buyurduğu için, ben çalışıp kazandığım için Türk halkı da öylece kazanmış (oldu) şüphesiz. Ben erkek kardeşimle beraber bu kadar önderlik edip çalışmasa ve muvaffak olmasa İdim, Türk halkı ölecek idi, yok olacak idi.
✓ [Neng y]ılsığ bodunta [üze olurtum. T]igin eki şad inim Kül Tigin [bir]le sözleştimiz: Kangımız eçimiz kazganmış bodun atı küsü yok bo[lmazın] tiyin Türük bodun üçün tün udımadım, küntüz olurmadım; inim Kül T[igin birle , eki şad] birle ölü yitü kazgantım. Ança kazganıp birki bodunug ot sub kılmadım.
• (Ben) hiç de zengin ve müreffeh bir halk üzerine hükümdar olmadım. (Tam tersine), karnı aç, sırtı çıplak yoksul (ve) sefil (bir) halk üzerine hükümdar oldum. Prens iki şad (ve) kardeşim Kül Tigin ile konuşup anlaştık. Babamızın (ve) amcamızın kazanmış oldukları halkın adı sanı yok olmasın diye Türk halkı için gece uyumadım, gündüz oturmadım; kardeşim Kül Tigin ile iki şad ile (birlikte) ölesiye yitesiye çalıştım, çabaladım. Öylece çalışıp çabalayıp birleşik halkı ateş (ile) su (gibi birbirlerine düşman) etmedim. (Tekin,1995,s.52-73)

 

Köktürkçe(Orhun Türkçesinin Ses ve Biçim Özellikleri: 

 Günümüz Türkçesinde tüm ünlü ve ünsüz harfler kelimenin her yerinde kullanılırken , Orhun Türkçesi’nde ünlüler kelimenin her yerinde kullanılır ama ünsüzlerde sadece b,ç,k,k(kalın),s,t ve y sesleri kelime başında bulur. Tabi istisnalar vardır. Ayrıca c,f,h,j,y sesleri yoktur. Buna ek olarak damak n’si kapalı é sesi vardır.

 Asli uzunluklar korunmuştur. Örneğin âç(aç) , ât(at) gibi.

 Orhun Türkçesi’ndeki kelimeler günümüze geldiğinde bazı değişikliklere uğramıştır. Bunları gösterirken -k ünsüzü korunmuştur, diyoruz. k’nin dışında t,b,ç,g,ğ’ler korunmuştur. Buna örnek olacak olursak;
✓ança(anca), en(ev), kelti(geldi), kör-(gör-), yabız(yavuz), bunça( bunca) ,…

 Sıfat fiil ekleri şunlardır: -(X)gma, -DaçI, -Ar, -dUk, -mAz, -sIk.

 Zarf fiil ekleri şunlardır: -A, -(X)p, -(y)U, -sAr, -yIn, -(X)pAn, -mAtI(n)

Not: Buradaki büyük a harfi onun a ya da e olacağını, x a,e,ı,i de olabileceğini, d t ve d olabileceğini gösterir. Bu da büyük ünlü uyumuna göredir.

 Soru edatı iki tanedir: Birisi mı , diğeri ise gu dur.

 Hal eklerinde henüz ayrılma hali eki oluşmadığı için ayrılma ve bulunma hali birliktedir. Örneğin; yir-te ( yerde), yış-dan(ormandan)

 Yönelme hali eki -ka’dır. Örneğin; kapıg-ka(kapıya) , yazı-ka(ovaya) gibi..

 Belirtme halı eki değişiklik göstermektedir. İyelik eki almamış sözcüklerden sonra -(X)g, iyelik eki almış kelimelerden sonra -In zamirlerden sonra ise -nI’dır. Hepsine örnek verecek olursak ; bodun-ug(halkını) , kişi-g(kişiyi), sabım-ın(sözümü), bu-nı(bunu),…

 Geniş ve şimdiki zaman aynıdır. O zamanlar -yor olan simdiki zaman eki oluşmamıştır ve geniş zaman eki de -Ar, -Urdur.

 Gecmiş zaman da bilinen geçmiş zamanda 1 ve 2.şahıslarda -DX, 3.şahıslarda -DI’dır. Öğrenilen geçmiş zamanda ise sadece 3.tekil şahıs çekimi vardır ve eli -mış’tır.

 Günümüz Türkçesinde v ile kurulan 3 kelime, Orhun Türkçesi’nde b ile kurulmuştur. Bunlar bir-iki(ver-), bar(var) ve bar-(var-)dır.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here